Ara
Menü

Seyyid Ata (Seyyid Ahmed)

Asıl adı Seyyid Ahmed olan Seyyid Ata, Zengî Ata'nın ikinci halifesi; tevazu ve hizmet öğretisiyle anılan Yesevî şeyhidir.

Yol
Yeseviyye
Unvan
Zengî Ata'nın ikinci halifesi

Buhara'dan Taşkent'e arayış

Uzun Hasan Ata, Seyyid Ata, Sadr Ata ve Bedr Ata Buhara'da birlikte ilim tahsil eden dört arkadaştı. Mürşid aramak üzere medreseden ayrılıp Türkistan'a yöneldiler ve Taşkent sahrasında Zengî Ata ile karşılaştılar.

İlim, soy ve tevazu sınavı

Asıl adı Seyyid Ahmed'dir. Reşehât'ın gelenek içi anlatısında, seyyidlik ve ilim sahibi olmanın başlangıçta Zengî Ata'ya teslimiyetine engel olduğu; Anber Ana'nın aracılığı ve kendi tevazuu sayesinde bu engeli aştığı anlatılır.

İrşadı ve çevresi

Zengî Ata'nın özel teveccühünden sonra kısa zamanda irşad mertebesine ulaştığı kaydedilir. Hâce Ali Râmîtenî ile çağdaştı. İsmâil Ata başlıca halifeleri arasında anılır.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Seyyid Ata’nın tevazu ile açılan yolu

Seyyid Ata’nın ilmine ve nesebine güvenmesinin mânevî yolculuğuna engel oluşu; Anber Ana’nın aracılığı ve Zengî Ata’nın teveccühüyle bu düğümün çözülüşü anlatılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Reşahât’ın nakline göre Seyyid Ahmed, Zengî Ata’nın hizmetinde uzun süre riyâzet ve mücâhede ile çalıştığı hâlde aradığı mânevî açılışa erişemedi. Bunun üzerine durumunu Anber Ana’ya anlattı; onun sözünün Zengî Ata katında makbul olduğunu söyleyerek kendisi için aracılık etmesini istedi.

Anber Ana, Seyyid Ata’ya geceleyin siyah bir keçeye sarılıp Zengî Ata’nın sabah abdeste çıkarken geçtiği yol üzerine uzanmasını söyledi. Aynı gece Zengî Ata’ya da Ahmed’in fakir, seyyid ve âlim bir kimse olduğunu, uzun zamandır hizmetinde bulunduğu hâlde henüz inayet nazarına erişemediğini arz etti.

Zengî Ata tebessüm ederek Seyyid Ahmed’in önündeki engelin bizzat seyyidliği ve ilmiyle övünmesi olduğunu açıkladı. İlk karşılaşmalarında kendisini ona tanıttığını; fakat Ahmed’in, “Ben seyyid ve âlim iken bir çobana nasıl tâbi olurum?” düşüncesine kapıldığını söyledi. Bununla birlikte Anber Ana’nın şefaati sebebiyle onu bağışladığını bildirdi.

Seher vakti yola çıktığında siyah keçeye sarılmış birinin yerde yattığını gördü. Ayağını onun göğsüne basınca Seyyid Ahmed, Zengî Ata’nın ayaklarına sarılıp yüzünü sürerek niyazda bulundu. Zengî Ata kim olduğunu sordu; “Ahmed” cevabını alınca, “Kalk; bu tevazu ve kırıklık senin hâlini düzeltti” dedi ve ona teveccüh etti.

Rivayete göre Seyyid Ata o anda maksadına erişti, kalbinde açılmalar hissetti ve kısa zamanda irşad mertebesine ulaştı. Anlatı, bilgi ve nesebin küçümsenmesini değil; bunların benlik iddiasına dönüşmesi hâlinde mânevî terbiyenin önünde perde olabileceğini vurgular.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Fahreddin Ali Sâfî, Reşahât Aynü’l-Hayât.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Fahreddin Ali Sâfî, Reşahât Aynü’l-Hayât
  2. [2]Fahreddin Ali Sâfî, Reşehât Aynü'l-Hayât
Ortak kaynak kataloğunu aç →