Ara
Menü

Sarhoş Bâlî Efendi

Sarhoş Bâlî Efendi (ö. Zilkade 980/Mart 1573), Tire'de doğmuş; müderrislikten Halvetî seyrüsülûkuna geçerek İstanbul Kurşunlu Türbe Zâviyesi'nde irşad yürütmüştür.

Vefat
1572
Unvan
Cevherî mahlaslı Halvetî şeyh, müderris ve Kurşunlu Türbe Zâviyesi postnişini

Tire'den ilmiye yoluna

Tire'de doğdu. Babası Şehzade Ahmed'in hocasıydı. Hayreddin Efendi'den mülâzım oldu ve yirmi beş akçe ile Kepenekçi Medresesi'nde müderrisliğe başladı.

Halvetî terbiyesi

Bursa'daki talebelik yıllarında gördüğü zikir halkası rüyasının yıllar sonra İstanbul'da karşısına çıktığı anlatılır. Ali Paşa Zâviyesi'ndeki Ramazan Efendi'ye bağlandı. Bu mürşid 963/1556'da vefat eden başka bir Ramazan Efendi'dir; 1616'da vefat eden Ramazâneddin Mahfî ile birleştirilmemiştir.

Kurşunlu Türbe Zâviyesi

Medrese dersleriyle zikir ve evrâdı bir süre birlikte sürdürdü; irşad izni aldıktan sonra İstanbul'daki Kurşunlu Türbe Zâviyesi'ne şeyh oldu. Devlet ileri gelenlerinin davet ve hediyelerinden uzak durduğu, buna rağmen sınır gazilerine at gönderdiği kaydedilir.

Şiir ve irfan çevresi

“Cevherî” mahlasıyla şiir yazdı. Şair Nev‘î'nin Hasb-i Hâl adlı eserindeki birçok tasavvufî fikrin onun sohbetlerinden derlendiği aktarılır.

Vefatı

Zilkade 980'de, Mart 1573'te vefat etti. Cenaze namazı Fatih Camii'nde kılındı ve zâviyesinin haziresine defnedildi.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Rüyada gösterilen kabir

Zâviyenin şeyhi Ahmed Efendi rüyasında Bâlî Efendi'yi görmüş; meydan odasının altında define bulunduğu işaretiyle kazılan yerde bir kabir çıkmış ve burasının onun medfeni olduğuna hükmedilmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne'nin naklettiğine göre buranın şeyhi Ahmed Efendi merhumun rüyasında Bâlî Efendi görünmüş ve meydan odasının altında define bulunduğunu işaret etmiştir. Birkaç gece sonra aynı hâli tekrar buyurunca kazmışlar; bir kabir bulmuşlar, kemikler iskelet hâlinde duruyormuş.

Bunun üzerine bu kabrin Bâlî Efendi'nin mübarek medfeni olduğunu anlamışlardır. Rivayet, define kelimesinin iki anlamı üzerine kuruludur: aranan hazine, gömülü olan velînin kendisi çıkmıştır.

Metin, hikâyenin sonunu da verir: taş ve türbe yapılması imkân bulununca yapılmak üzere ertelenmiş, fakat Ahmed Efendi vefat edince iş olduğu gibi kalmıştır.

Çerçeve. Kabrin rüya yoluyla bulunması, menâkıb geleneğinin en yaygın kalıplarındandır ve unutulmuş bir medfenin yeniden sahiplenilmesini anlatır. Burada anlatılan, belgeye dayanan bir keşif değil, tekke hafızasının kendi içinde ürettiği bir tespittir; kabrin kimliği de bu rüyaya dayandırıldığı için gelenek rivayeti olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Bursa’daki rüyanın Ali Paşa Zâviyesi’nde karşılığı

Sarhoş Bâlî’nin Bursa’da rüyasında gördüğü zikir halkasını yıllar sonra İstanbul’daki Ali Paşa Zâviyesi’nde aynen bulması ve Ramazan Efendi’ye intisap etmesi anlatılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Atâyî, Sarhoş Bâlî’nin ilmiye yolundan ayrılıp Halvetiyye’ye girmesinin sebebini kendisinden nakledilen bir rüyaya bağlar. Bâlî henüz Bursa’da ilim tahsil ederken bir gece rüyasında geniş bir yola çıktı; uzaktan zikir ve tehlil sesleri işitti. Sesin geldiği meclise girdiğinde nur yüzlü sûfîlerin halka kurduğunu, halkanın kenarında murakabe hâlinde oturan bir şeyhin başını kaldırıp kendisine baktığını gördü.

Şeyh onu halkaya çağırdı. Bâlî ise önce tahsilini tamamlamak ve bazı âlimlerden ders almak istediğini, bunları bitirdikten sonra şeyhin ayağına yüz sürmeyi en büyük arzusu sayacağını söyledi. Ardından uyandı.

Birkaç yıl sonra İstanbul’da arkadaşlarıyla dolaşırken bir zâviyeden yükselen tevhid sesini duydu. İstemeden o tarafa yönelip içeri girdiğinde, karşısında Bursa’daki rüyasında gördüğü meclisin aynısını buldu. Halkanın kenarındaki şeyh kendisini yanına çağırdı; Kur’an’dan kalplerin Allah’ı anmakla ürpermesi vaktini hatırlatan âyeti okudu ve Bâlî’nin ders almak istediği âlimin vefat ettiğini söyleyerek artık bahanesinin kalmadığını bildirdi.

Bâlî bu hitap üzerine tövbe edip bağlandı. Şeyhin Ali Paşa Zâviyesi postnişini Ramazan Efendi olduğunu öğrendi ve onun yanında Halvetî terbiyesine başladı.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 688-707.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Cevherî mahlası

Şiirde mahlası Cevherî'dir; Sefîne ona ait bir beyit nakleder, fakat elimizdeki metinde bu beyit ağır OCR hasarı taşımaktadır.

Metni gösterMetni daralt

Metin, Bâlî Efendi'nin edebî kimliğini kısa bir cümleyle tespit eder: şiirde mahlası Cevherî'dir. Ardından ona ait olduğu belirtilen bir beyit nakledilir.

Beytin ilk yarısı, izzet ve şeref maksat ise diye başlayan bir hitapla kurulur; ikinci mısrada sözü hikmetten söylemek ile avamla konuşmamak arasında bir ölçü verilir. Ancak elimizdeki metinde bu mısra bozuk olduğundan burada tam alıntı yapılmamış, yalnızca sağlam okunabilen kısmın işaret ettiği anlam belirtilmiştir.

Çerçeve. Mahlas tespiti, dîvân mecmualarında Cevherî imzalı şiirlerin takibi için işe yarar bir anahtardır; ancak aynı mahlası kullanan başka şairler de bulunabileceğinden tek başına nispet delili sayılmamalıdır. Beytin metni, kurtarılmış nüshadaki bozukluk sebebiyle ayrıca doğrulanmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Hasb-i Hâl'in sohbet kaynağı

Nev‘î'nin tasavvuf, sülûk ve aşk bahislerini işleyen Hasb-i Hâl'indeki birçok fikrin Bâlî Efendi'nin sohbetlerinden geldiği aktarılır.

Metni gösterMetni daralt

Bu kayıt Bâlî Efendi'yi eserin müellifi yapmaz; sözlü irfan çevresinin metne etkisini gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 688-707.

Öğütleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Yedikule'de medfün olduklarına dair de rivayet vardır. Buranın şeyhi Ahmed Efendi merhGmun rü'yasında görünen Bali Efendi, "Meydan odasının altında define vardır." diye işaret ve birkaç gece sonra tekrar emr-i keyfiyyet buyurmasıyla kazmışlar, bir kabir bulmuşlar, kemikleri iskelet halinde duru­ yor. Anlamışlar ki, bu kabir Bali Efendi hazretlerinin medfen-i mübarekidir.

Metni gösterMetni daralt

Yedikule'de medfün olduklarına dair de rivayet vardır. Buranın şeyhi Ahmed Efendi merhGmun rü'yasında görünen Bali Efendi, "Meydan odasının altında define vardır." diye işaret ve birkaç gece sonra tekrar emr-i keyfiyyet buyurmasıyla kazmışlar, bir kabir bulmuşlar, kemikleri iskelet halinde duru­ yor. Anlamışlar ki, bu kabir Bali Efendi hazretlerinin medfen-i mübarekidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

Yedikule'de medfün olduklarına dair de rivayet vardır. Buranın şeyhi Ahmed Efendi merhGmun rü'yasında görünen Bali Efendi, "Meydan odasının altında define vardır." diye işaret ve birkaç gece sonra tekrar emr-i keyfiyyet buyurmasıyla kazmışlar, bir kabir bulmuşlar, kemikleri iskelet halinde duru­ yor. Anlamışlar ki, bu kabir Bali Efendi hazretlerinin medfen-i mübarekidir.

Metni gösterMetni daralt

Yedikule'de medfün olduklarına dair de rivayet vardır. Buranın şeyhi Ahmed Efendi merhGmun rü'yasında görünen Bali Efendi, "Meydan odasının altında define vardır." diye işaret ve birkaç gece sonra tekrar emr-i keyfiyyet buyurmasıyla kazmışlar, bir kabir bulmuşlar, kemikleri iskelet halinde duru­ yor. Anlamışlar ki, bu kabir Bali Efendi hazretlerinin medfen-i mübarekidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Sarhoş lakabının izahı

Sefîne, Sarhoş denilmesinin şarap düşkünlüğünden değil, ilâhî aşk şarabıyla sermest ve hayran olmasından kinaye olduğunu açıkça belirtir.

Metni gösterMetni daralt

Hüseyin Vassâf, bu lakabı bir yanlış anlamaya kapı bırakmadan izah eder: Sarhoş denilmesi bâde-perest olmasından değil, şarâb-ı aşk-ı ilâhî ile sermest ve hayran olmasından kinayedir.

Böylece lakap, bir ayıp değil bir hâl tarifi hâline gelir; tasavvuf edebiyatının mey ve sarhoşluk istiaresi, burada doğrudan bir kişinin adına yapışmıştır.

Çerçeve. Müellifin böyle bir açıklamaya lüzum görmesi, lakabın kendi devrinde de yanlış anlaşılabildiğini gösterir. İzah tarihî bir olay kaydı değil, gelenek içinden yapılmış bir yorumdur; ancak lakabın varlığı ve yaygınlığı bakımından kayıt niteliği taşır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Şeyh Ramazan Efendi'nin halifesi

Sefîne onu doğrudan Şeyh Ramazan Efendi'nin halifelerinden biri olarak tanıtır; babasının Amasyalı olduğunu da kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Metin, Sarhoş Bâlî Efendi'yi tanıtırken bağını tek cümlede kurar: Şeyh Ramazan Efendi'nin bir halifesi Sarhoş Bâlî Efendi'dir. Bahis bu cümleyle açılır, yani kaynağın onu yerleştirdiği ilk çerçeve budur.

Aynı bahiste ailesine dair kısa bir bilgi de verilir: pederi Amasyalı imiş. İstanbul'da Ağakapısı civarında, Kurşunlu Türbe yakınındaki zâviyede bulundukları rivayet edilir ve 980/(1572) tarihinde vefat etmiştir.

Çerçeve. Halifelik kaydı, onu Halvetiyye'nin Ramazâniyye çevresine bağlayan temel bilgidir ve kaynağın kendi tasnifini yansıtır. Buna karşılık baba memleketi imiş kalıbıyla, zâviyedeki bulunuşu ise mervîdir kalıbıyla verildiği için bu iki bilgi rivayet seviyesindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kabri hakkında iki ayrı rivayet

Metin hem Ağakapısı civarındaki zâviyede rüya üzerine bulunan kabri hem de Yedikule'de medfun olduğuna dair rivayeti yan yana kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, defin yeri konusunda tek bir hüküm vermez. Bir yandan Ağakapısı'nda Kurşunlu Türbe civarındaki zâviyede, meydan odasının altında bulunan kabrin onun medfeni olduğu anlatılır.

Öte yandan aynı bahiste açıkça şu kayıt düşülür: Yedikule'de medfun olduklarına dair de rivayet vardır. Müellif iki rivayeti de aktarır, birini diğerine tercih etmez.

Çerçeve. On altıncı yüzyıl şeyhlerinin kabir yerlerinde bu tür ikilikler sık görülür; mezar taşı bulunmadığında hafıza birden çok yer üretir. Burada doğru olan, çelişkiyi çözmek değil olduğu gibi kaydetmektir: her iki rivayet de kaynağın kendi metnindedir ve hangisinin doğru olduğu Sefîne'den anlaşılamaz.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

SARHOŞ BALİ EFENDİ Şeyh Ramazan Efendi'nin bir halifesi Sarhoş Bali Efendi'dir. Bu "Sarhoş" denil­ mesi bade-perest olmasından değil, şarab-ı aşk-ı ilahi ile ser-mest ü hayran olmasın­ dan kinayedir.

Metni gösterMetni daralt

SARHOŞ BALİ EFENDİ Şeyh Ramazan Efendi'nin bir halifesi Sarhoş Bali Efendi'dir. Bu "Sarhoş" denil­ mesi bade-perest olmasından değil, şarab-ı aşk-ı ilahi ile ser-mest ü hayran olmasın­ dan kinayedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 2

Bu "Sarhoş" denil­ mesi bade-perest olmasından değil, şarab-ı aşk-ı ilahi ile ser-mest ü hayran olmasın­ dan kinayedir. Pederi Amasyalı imiş. l stanbul'da Ağakapısı'nda, Kurşunlu Türbe civarında Altıncı laviyesi'nde bu­ lundukları mervidir. 980/( 1 572) tarihinde irtihal-i dar-ı naim eylediler. Allame l bn-i Kemal hazretlerinin pederi Kemal Paşa ile (onun) pederi Süleyman Bey de burada defin-i hak-i gufrandır.

Metni gösterMetni daralt

Bu "Sarhoş" denil­ mesi bade-perest olmasından değil, şarab-ı aşk-ı ilahi ile ser-mest ü hayran olmasın­ dan kinayedir. Pederi Amasyalı imiş. l stanbul'da Ağakapısı'nda, Kurşunlu Türbe civarında Altıncı laviyesi'nde bu­ lundukları mervidir. 980/( 1 572) tarihinde irtihal-i dar-ı naim eylediler. Allame l bn-i Kemal hazretlerinin pederi Kemal Paşa ile (onun) pederi Süleyman Bey de burada defin-i hak-i gufrandır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 3

Buranın şeyhi Ahmed Efendi merhGmun rü'yasında görünen Bali Efendi, "Meydan odasının altında define vardır." diye işaret ve birkaç gece sonra tekrar emr-i keyfiyyet buyurmasıyla kazmışlar, bir kabir bulmuşlar, kemikleri iskelet halinde duru­ yor. Anlamışlar ki, bu kabir Bali Efendi hazretlerinin medfen-i mübarekidir. Taş ve türbe yaptırılması sia-i hale ta'lik bulunmuş iken, Ahmed Efendi irtihal edince ala­ halihi kalmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Buranın şeyhi Ahmed Efendi merhGmun rü'yasında görünen Bali Efendi, "Meydan odasının altında define vardır." diye işaret ve birkaç gece sonra tekrar emr-i keyfiyyet buyurmasıyla kazmışlar, bir kabir bulmuşlar, kemikleri iskelet halinde duru­ yor. Anlamışlar ki, bu kabir Bali Efendi hazretlerinin medfen-i mübarekidir. Taş ve türbe yaptırılması sia-i hale ta'lik bulunmuş iken, Ahmed Efendi irtihal edince ala­ halihi kalmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeAğakapısı, Kurşunlu Türbe civarındaki zâviyeSefîne'ye göre İstanbul'da Ağakapısı'nda, Kurşunlu Türbe civarındaki zâviyede bulundukları rivayet edilir; rüya üzerine meydan odasının altında bulunan kabir de buradadır. Allâme İbn Kemâl'in babası Kemal Paşa ile onun babası Süleyman Bey de burada medfundur. Zâviyenin adı metinde bozuk okunduğundan ve semt içindeki yeri tarif edilmediğinden koordinat girilmemiştir.İstanbul · TürkiyeMüştâkzâde / Kurşunlu Türbe Dergâhıİki adla kaydedilen zâviye Sarhoş Bâlî Efendi’nin İstanbul’daki irşad merkezi kişi dosyasında Kurşunlu Türbe Zâviyesi olarak geçer. Sefîne-i Evliyâ aynı yapının sonraki dönemde Müştâkzâde Dergâhı adıyla anıldığını bildirir. Sarhoş Bâlî’nin İstanbul dönemi Tire’de doğan Sarhoş Bâlî, medrese ve müderrislik hayatından Halvetî seyrüsülûkuna yöneldi; İstanbul’daki bu zâviyede irşad yürüttü. 980/1573’teki vefatı mekânın XVI. yüzyıl katmanı için tarih sınırı verir. Açık kalan konum sorusu Kurşunlu Türbe ve Müştâkzâde adlarının kaynak içinde aynı merkezin dönemsel adları olduğu anlaşılır. Fakat ilçe, mahalle ve yapı parseli henüz güvenilir biçimde eşleştirilemediği için şehir düzeyinden daha kesin konum verilmemiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3
  3. [3]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 688-707
  4. [4]Kişi dosyasının kaynakları — Sarhoş Bâlî Efendi
  5. [5]Sefîne-i Evliyâ
Ortak kaynak kataloğunu aç →