Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Bursa’daki rüyanın Ali Paşa Zâviyesi’nde karşılığı

Sarhoş Bâlî’nin Bursa’da rüyasında gördüğü zikir halkasını yıllar sonra İstanbul’daki Ali Paşa Zâviyesi’nde aynen bulması ve Ramazan Efendi’ye intisap etmesi anlatılır.

Sarhoş Bâlî EfendiNev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 688-707 · s. 696

Atâyî, Sarhoş Bâlî’nin ilmiye yolundan ayrılıp Halvetiyye’ye girmesinin sebebini kendisinden nakledilen bir rüyaya bağlar. Bâlî henüz Bursa’da ilim tahsil ederken bir gece rüyasında geniş bir yola çıktı; uzaktan zikir ve tehlil sesleri işitti. Sesin geldiği meclise girdiğinde nur yüzlü sûfîlerin halka kurduğunu, halkanın kenarında murakabe hâlinde oturan bir şeyhin başını kaldırıp kendisine baktığını gördü.

Şeyh onu halkaya çağırdı. Bâlî ise önce tahsilini tamamlamak ve bazı âlimlerden ders almak istediğini, bunları bitirdikten sonra şeyhin ayağına yüz sürmeyi en büyük arzusu sayacağını söyledi. Ardından uyandı.

Birkaç yıl sonra İstanbul’da arkadaşlarıyla dolaşırken bir zâviyeden yükselen tevhid sesini duydu. İstemeden o tarafa yönelip içeri girdiğinde, karşısında Bursa’daki rüyasında gördüğü meclisin aynısını buldu. Halkanın kenarındaki şeyh kendisini yanına çağırdı; Kur’an’dan kalplerin Allah’ı anmakla ürpermesi vaktini hatırlatan âyeti okudu ve Bâlî’nin ders almak istediği âlimin vefat ettiğini söyleyerek artık bahanesinin kalmadığını bildirdi.

Bâlî bu hitap üzerine tövbe edip bağlandı. Şeyhin Ali Paşa Zâviyesi postnişini Ramazan Efendi olduğunu öğrendi ve onun yanında Halvetî terbiyesine başladı.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.