Ara
Menü

Ömer el-Bekrî

Ömer el-Bekrî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin dînever hattı halkalarındandır. Kayıtları Dînever çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.

Yol
Bayramiyye
Mekân
1 bağlantı
Unvan
Dînever hattı
Geniş biyografi

Bu metin, Cerrâhî silsile arşivindeki kişi dosyasının tamamı esas alınarak paragraf ve manzume düzeni korunmak suretiyle hazırlanmıştır. Gelenek içi menkıbeler tarihî kayıtlarla aynı kesinlikte değerlendirilmez.

Hayatı ve silsiledeki yeri

IX. LEMZA’NIN 1. ZÂÎKASI

ŞEYH ÖMERÜ'L-BEKRÎ HAZRETLERİNİ BEYAN EDER

O, nur yolunun rehberi olanların zikr ehli. Hakk'm sırlanmn Hümâ kuşudur. Şeyh Ömeru 1-Bekrî hazretleri, çocukluğundan saçma ak düşmeye başlayan olgunluk çağına, otuz yaşlarına kadar şeyhiyle birlikte olmuştur. Onun dervişleri arasında, şeyhinin terbiyesi altında büyümüştür. Biâtı ondandır.

Şiir

Sadef-i fakra içinde ol lu'lû,

Hâsıl olmuştu fakr olup hem Hû

Nakledildiğine göre: Bir ara şeyhi Vecîhüddîn ile hacca gitmişlerdi. Şeyh Ömeru 1-Bekrî, bu yolculuğu şöyle hikâye eder. ’1-Bizimle birlikte, şeyhin bir dervişi bize yoldaş olmuştu. Birlikte yürüyüp, bir mevki'e geldik. Bizden başka etrafta hiç kimse görünmüyordu. Üzerimize gaflet geldi. Şeyh hazretleri bir yere sırtını vermiş, oturuyordu. O dervişe şuralarda biraz gezin, çoban tayfasından yan çıplak bir zât bulup, bize yiyecek bir şey tedârik eyle" deyince, Derviş: "-Böyle bir yerde kuş bile, uçmaz, insan burada ne gezer.

Hayvan da yoktur" diye karşılık verdikten sonra, istemeye istemeye biraz dolaştı. Az sonra gözle görünmez oldu. Aradan bir yıldız zamanı geçmeden yeniden göründü. Yanımıza geldiğinde üstü başı kan ve perişânlık içinde idi. Hırkası parçalanmış bir hâlde karanlıklar içinden çıkıp geldi. "-Sana böyle ne oldu?" diye sorunca: ". Buradan biraz uzaklaştığımda, bir çoban ile sürüsünü gördüm. Ona doğru giderken, birdenbire çölün içinden urban eşkiyâsı üzerime saldırıp, beni yere yatırarak, döğüp, perişân ettiler. O mert çoban yetişip, beni onların ellerinden kurtardı. Buraya kadar güçlükle gelebildim.

İşte hâlimi görüyorsunuz. Allah'a hamd olsun cânımı kurtarabildim" dedi. Bu olayı şeyh işittiğinde, tebessüm ederek: "-Kişi itikâdını doğru kılmalı, gönlünü temiz ve aydınlık tutmalıdır." diye buyurdu. Sonra kâfile hâlinde yola koyuldular. Şeyh yolda yoldaşlarına bakıp: "-Sizîer de o zâtı merâk edip, o hâli bilmek istiyor musunuz?"diye sorunca, ben: "-Bize senin sözün kâfidir. İşittik ve itâat ettik, ey şeyh" dedim, Şeyh'in izni ile bir miktar yol yürüdüm. Az ötede eşkiyâ, Urban tâifesini gördüm. Yolu tutmuşlardı. Onlar da beni gö- rüp, yanıma geldiler. Hâlimizi sordular.

Anlattım. Bana tâze kuzu eti ve bir bardak su verdiler. Onları şeyhin huzuruna götürdüm. O gıdânın bir kısmını yiyip, sudan biraz içtik. Ehlullâh’m bereketi ile o sudan abdest alıp, akşam namazlarımızı eda ettik. Bu hâlde Kâbe'ye ulaştık, oradaki seyyahlara ve kervân sahiplerine başımızdan geçenleri naklettim. Hepsi hayretler içinde kaldılar ve: "-Hiç kimse şimdiye kadar o civârlarda böyle bir şeye rastlamadı" dediler.

Şiir

Evliyâ'nın nefesinde berekât,

Vâr mukarrer4 mürîd isen derecât.

Şeyh ömeru 1-Bekri hazretleri: "-Bir zaman sonra şeyhin keyifli bir ânında başlarından geçen bu hâlin mânâsını kendisine sordum. Bana, "- Zaruret hâli ve mahallinde Allah kapısının fakirlerine lütfedilen ve (Mâide’t-ullâh) denen gıdâ, Allah'ın lütuf ve inâyetiyle, sâlikin itikâdma göre tecellî eden bir hâldir. Yoksa orada ne çoban, ne sürüsü, ne de gözlerinle gördüğün Urban eşkiyâsı vardır" diye olayı açıkladı. Şeyh Ömer hazretleri, (487 H./1094 M.) tarihinde vefât etti. Halife "El-Müstezhir Bili âh Ahmed b. Abdullâh" zamanında yaşayıp, ölmüş ve "Dînever" de kendi bağı içinde defnedilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZAÖmer el-Bekrî TürbesiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

ŞEYH ÖMER el-BEKRİ Sülale-i Sıddikiyye'dendir. Vecihüddin el-Kadi'nin halifesidir. 520/( 1 1 26)'de in­ tikal eyledi. (Kaddes a'llahu sırrahfı) EBU'N-NECİB-İ SÜHREVERDİ Ekabir-i ehlu'llahdan bir zat-ı ali-kadrdir.

Metni gösterMetni daralt

ŞEYH ÖMER el-BEKRİ Sülale-i Sıddikiyye'dendir. Vecihüddin el-Kadi'nin halifesidir. 520/( 1 1 26)'de in­ tikal eyledi. (Kaddes a'llahu sırrahfı) EBU'N-NECİB-İ SÜHREVERDİ Ekabir-i ehlu'llahdan bir zat-ı ali-kadrdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAKadı VahyüddinKadı Vahyüddin → Şeyh Ömer el-Bekri: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.HOCASI / ŞEYHİŞeyh Vecihüddin el-KâdiŞeyh Vecihüddin el-Kâdi, Şeyh Ömer el-Bekri kaydında mürşid/halife bağıyla anılır.SONRAKİ HALKAEbû Necîb es-SühreverdîŞeyh Ömer el-Bekri → Ebû Necîb es-Sühreverdî: Nûreddin Cerrâhî öncesindeki Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak aktarım bağlantısı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Dinever · İranÖmer el-Bekrî TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH ÖMER EL-BEKRİ” adıyla, CÜNEYDİYYE çevresinde, DİNEVER/İRAN ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi İRAN'IN DİNEVER ŞEHRİNDE VEFAT ETTİĞİ RİVAYET EDİLİYOR. KABRİNİN YERİ BİLİNMİYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 487 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.