HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İbril'den İstanbul'a
Mustafa Vahyî Efendi İbril'de doğdu. İstanbul'a gelerek dinî ilimleri tahsil etti; Farsça ve klasik tasavvuf edebiyatında yetişti.
İntisabı ve sohbet çevresi
Tarikata yöneldiğinde Şeyh Emin Efendi'ye intisap etti. Hoca Neş'et Efendi ile aynı irfan ve sohbet çevresinde bulundu. Bu bağ, onu XIX. yüzyıl başı İstanbul Nakşibendî-Mesnevîhanlık muhitine yerleştirir; kaynakta bulunmayan bir hilâfet veya postnişinlik iddiası eklenmemiştir.
Çatladıkapı'daki dersleri
Çatladıkapı civarındaki evinde talebelere Farsça okuttu; Mesnevî-i Şerîf'in mânaları ve incelikleri üzerine dersler verdi. Böylece tekke postundan ziyade ev, ders ve sohbet çevresinde etkili olan bir âlim olarak tanındı.
Muîn ustalığı
Tarikat mensuplarının murakabe sırasında bedenlerini desteklemek için kullandıkları “muîn”lerin yapımında mahirdi. Kaynak, onun imal ettiği muînlerin işçilik ve bezeme bakımından meşhur olduğunu bildirir. Bu kayıt, Vahyî Efendi'nin ilmî kimliği yanında derviş çeyizi ve tekke zanaatları tarihindeki yerini de gösterir.
Vefatı ve kabri
18 Muharrem 1233/28 Kasım 1817 Perşembe günü vefat etti. Topkapı dışında, Maltepe yolunun sağındaki Sakızağacı mevkiinde Hoca Neş'et Efendi'nin kabri önüne defnedildi.
Mezar taşı manzumesi
Hazret-i Vahyî Efendi ol azîz-i Nakşibend
Cân atıp Mevlâ'ya göçtü, azzehü'l-Mevlâ ledeyhGerçi kıldı rûzgâr efsürde şem‘-i ömrünü
Reh-nümâ-yı azm-i pâkidir nidâ-yı “irciî”Merkadinde cenneti, cennette görsün vuslatı
Hep tarîkat dilleri böyle dedi târîhini:Hakk'a göçtü rûh-ı Vahyî, rahmetullahi aleyh
Manzume gelenek içi mezar taşı kaydıdır; biyografik tarih için kitâbedeki 1233/1817 tarihi esas alınmıştır.
