HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve tahsili
Mustafa Ma‘nevî Efendi, Karabaş-ı Velî diye tanınan Ali Alâeddin Atvel'in oğlu ve halifesidir. Zâhirî ilimleri babasından ve devrinin diğer âlimlerinden, tasavvufî kemâlini ise doğrudan babasının terbiyesinden aldı.
İstanbul'daki görevleri
Safer 1103/Ekim 1691'de Sokollu Mehmed Paşa Zâviyesi meşîhatine getirildi; aynı zamanda Yeni Cami'de vaizlik yaptı. Yaklaşık beş yıl sonra 1108/1696-97'de ordu şeyhliğine tayin edildi. Bir vaazında padişahın mizacına aykırı görülen sözler söylemesi üzerine İstanbul'a döndürüldü ve eski tekke hizmetini sürdürdü. Bu kayıt, kaynakların onun doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen tavrıyla ilişkilendirdiği tarihî bir görev hadisesidir.
Eserleri
İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-hikem'ine bir şerh yazdığı belirtilir. Mürettep divanı ve çok sayıda tasavvufî manzumesi vardır. Şiirlerinde aşk, fedakârlık, Hz. Peygamber'e muhabbet, evliya ziyaretleri ve irşad yollarının müşterek hafızası işlenir.
Şiirlerinde yolculuk ve ziyaret
Uzun bir selâmnâmesinde Medine'den Bağdat'a, Şam'dan Konya, Kastamonu, Bursa ve İstanbul'a uzanan geniş bir ziyaret coğrafyası kurar. Abdülkādir-i Geylânî, Mevlânâ, Sadreddin Konevî, Necmeddîn-i Kübrâ, Şa‘bân-ı Velî, Hacı Bektaş-ı Velî, Hacı Bayrâm-ı Velî, Eşrefoğlu Rûmî, Niyâzî-i Mısrî, Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî gibi şahsiyetleri aynı dua ve hatırlama dili içinde anar. Bu şiir, kurumsal silsile belgesi değil, XVII. yüzyıl sûfî ziyaret hafızasıdır.
Vefatı ve kabri
Cemâziyelâhir 1114/Ekim 1702'de vefat etti. Üsküdar'daki Nasûhî Âsitânesi hazîresine defnedildi. Mezar taşında “eş-Şeyh Ma‘nevî b. eş-Şeyh Ali Efendi, 1114” yazılıdır.
Şiirinden
Cân u baştan geçmeyen cânâna olmaz âşinâ
Câm-ı hüdâdan içmeyen mestâne olmaz âşinâ
Ma‘neviyâ cân u başın ver bugün dost yoluna
Cism ü cânın vermeyen kurbâna olmaz âşinâ