Ara
Menü

Muhammed el-Hifnî

Muhammed el-Hifnî (1690-1767), Ezher’de yetişen ve 1758’de Ezher şeyhliğine getirilen; Kutbüddin Mustafa el-Bekrî’den aldığı Halvetî-Şâbânî terbiyeyi Mısır’ın ilim, irşad ve siyaset çevrelerine taşıyan Hifniyye pîridir.

Doğum
1690
Vefat
1767
Unvan
Halvetiyye-Şâbâniyye’nin Hifniyye kolunun pîri, Şâfiî âlimi ve Ezher şeyhi

Hafnâ’dan Ezher’e

Ebü’l-Mekârim Şemsüddin Muhammed b. Sâlim el-Hifnî 1101/1690’da Mısır’ın Bilbîs şehrine bağlı Hafnâ köyünde doğdu; bu sebeple Hafnâvî ve Hafnevî nisbeleriyle de anıldı. On dört yaşında babasıyla Kahire’ye giderek Ezher’e kaydoldu. Şemseddin Muhammed el-Büdeyrî, Îd b. Ali en-Numrusî ve Abdullah b. Sâlim el-Basrî gibi âlimlerden ders ve icazet aldı.

Âlimliği

Şâfiî fıkhı ve fıkıh usulünün yanı sıra tefsir, hadis, kelâm, mantık, nahiv ve aruz sahalarında yetişti. Ezher’de bu ilimleri okutması, onun tasavvufî irşadını medrese tahsilinden ayrı değil onunla birlikte yürüttüğünü gösterir. İlmî itibarı yalnız talebe çevresiyle sınırlı kalmadı; dönemin siyasî ve idarî çevrelerinde de sözü dinlenen bir isim oldu.

Şâbâniyye-Bekriyye terbiyesi

İlk olarak Mukrî diye tanınan Ahmed eş-Şâzelî’ye intisap etti. 1133/1721’de Kahire’ye gelen Halvetiyye-Şâbâniyye’nin Bekriyye şubesi pîri Kutbüddin Mustafa el-Bekrî ile karşılaşınca ona bağlandı. Seyrüsülûkünü el-Bekrî’nin yanında tamamladı ve 1139/1727’de hilâfet aldı. 1149/1736’da şeyhini görmek üzere Kudüs’e gitti ve burada dört ay kaldı. Bu silsile bağı Hifniyye’yi bağımsız bir ana tarikat değil Şâbâniyye-Bekriyye içinden gelişen bir kol olarak okumayı gerektirir.

Ezher şeyhliği

1171/1758’de Ezher şeyhliğine getirildi. Bu makam, ders halkası ile tasavvuf sohbetinin aynı şahsiyette birleşmesini ve Hifnî’nin çok geniş bir talebe-halife çevresi kurmasını kolaylaştırdı. Cebertî yirmi dört halifesinin adını verir. Hifniyye daha sonra Ticâniyye, Derdîriyye, Rahmâniyye, Ezheriyye ve Mervâniyye adlı beş kola ayrıldı; bu kolların her biri Hifnî’nin doğrudan öğretisiyle sonraki kurumsal gelişmeleri birbirine karıştırmadan incelenmelidir.

Hac, vefat ve kabri

1179/1766’da hacca gitti. 27 Rebîülevvel 1181’de, milâdî 23 Ağustos 1767’de Kahire’de vefat etti ve Karâfe Mezarlığı’na defnedildi. Meşhur Hanefî fakihi İbn Âbidîn onun soyundan gelmektedir.

Eserleri

Hifnî’nin eserleri tek bir alana sıkışmaz. Süyûtî’nin el-Câmiʿu’ṣ-ṣaġīr’i üzerine yazılan Azîzî şerhine hâşiyesi; Bûsîrî’nin Hemziyye’sine İbn Hacer el-Heytemî tarafından yazılan şerh üzerine Enfesü nefâʾisi’d-dürer; Bedir Gazvesi’ne katılan sahâbîlere dair es̱-S̱emeratü’l-behiyye; nahiv, ferâiz, fıkıh usulü, kelâm ve zikir hakkında hâşiye ve risâleleri vardır. Bu külliyat onun hem okutulan metinlerle çalışan bir Ezher hocası hem de zikir ve tasavvuf âdâbı hakkında yazan bir şeyh olduğunu gösterir.

Menâkıb literatürü

Hasan b. Ali el-Mekkî’nin Hifnî’nin menkıbe ve kerametlerine dair el-İbârât adlı risâlesi, şeyhin çevresinde oluşan gelenek hafızasının ayrı bir kaynağıdır. Bu rivayetler doğrulanabilir hayat çizgisinin yerine geçirilmeden Menâkıbnâme katmanında ele alınmalıdır.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Müridlerinin kaleme aldığı menâkıb risâleleri

Hifnî'nin müridleri onun hakkında müstakil menâkıb ve kerâmet risâleleri yazmış, halifelerinden yirmi dördünün adı ayrıca zikredilmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Hifnî hakkında kendi müridleri müstakil risâleler kaleme almıştır. Bunlardan Hasan b. Ali el-Mekkî'nin el-İbârât fî ba'zı mâ li'ş-Şeyh el-Hifnî mine'l-menâkıb ve'l-kerâmât adlı risâlesi, sonraki kerâmet derlemelerine de kaynaklık etmiş ve Nebhânî bu eserden bir bölüm nakletmiştir.

Halifelerinin sayısı da bu ilgiyi doğrular: Cebertî onun halifelerinden yirmi dördünün adını ayrıca zikreder. Ayrıca Hanefî fıkhının tanınmış ismi İbn Âbidîn'in Hifnî'nin soyundan geldiği kaydedilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hifniyye'den doğan kollar

Hifnî'ye nisbet edilen Hifniyye, kendisinden sonra Mısır'dan Kuzey Afrika'ya uzanan müstakil kollara ayrılmıştır; kolların sayısında kaynaklar ayrışır.

Metni gösterMetni daralt

Hifnî'ye nisbet edilen Hifniyye, onun ardından tek bir merkezde kalmayıp müstakil kollara ayrılmıştır. Bir kayıtta bu kollar Ticâniyye, Derdîriyye, Rahmâniyye, Ezheriyye ve Mervâniyye olmak üzere beş tane sayılır; başka bir kayıtta ise Mervâniyye anılmadan Derdîriyye, Ticâniyye, Rahmâniyye ve Ezheriyye şeklinde dört kol zikredilir.

Bu kolların coğrafyası, Kahire'de ders veren bir Ezher şeyhinin tesirinin Mısır'la sınırlı kalmadığını gösterir: Derdîriyye Mısır'da, Rahmâniyye Cezayir'de gelişmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Bekriyye silsilesi içindeki yeri

Hifniyye, Kutbüddin el-Bekrî'den sonra Şâbâniyye-Bekriyye'nin ayrıldığı üç koldan biridir.

Metni gösterMetni daralt

Hifnî'nin kurduğu kol, Halvetiyye'nin geniş şeceresi içinde belirli bir düğüm noktasında durur: Şâbâniyye'den Karabaşiyye, Karabaşiyye'den Bekriyye doğmuş; Kutbüddin Mustafa el-Bekrî'den sonra Bekriyye Hifniyye, Semmâniyye ve Kemâliyye olmak üzere üç kola ayrılmıştır.

Bu tasnifte Hifniyye, Bekriyye'nin Mısır'daki devamını temsil eder. Kutbüddin el-Bekrî'nin müntesiplerinin 100.000'i aştığının kaydedilmesi, Hifnî'nin devraldığı halkanın büyüklüğünü gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Kahire'den Mağrib'e uzanan halifelik

Hifnî, müridi Muhammed b. Abdurrahman'ı önce Dârfûr ve Hindistan'a göndermiş, dönüşünde halife tayin ederek Cezayir'e yollamıştır.

Metni gösterMetni daralt

Hifnî'nin irşad anlayışında halife göndermek, tarikatı yaymanın esas yolu olmuştur. Cezayirli Muhammed b. Abdurrahman, hac dönüşü Kahire'de kalıp Ezher'de okurken arkadaşı Ahmed ed-Derdîr vasıtasıyla Hifnî'nin talebeleri arasına katılmış ve ona mürid olmuştur.

Şeyhi onu önce tarikat faaliyetleri için Sudan'ın batısındaki Dârfûr'a, oradan da Hindistan'a göndermiştir. Altı yıl sonra Kahire'ye döndüğünde Hifnî kendisini halife tayin edip memleketi Cezayir'e yollamış, o da orada Mağrib'in ilk Halvetî zâviyesini açmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKAMahmûd el-KürdîOsmanlı tasavvuf kaynaklarında silsilesi, Halvetiyye'nin Hifniyye kolunun kurucusu Şeyh Hifnî üzerinden Kutbüddin el-Bekrî, Karabaş Velî ve Şâbân-ı Velî'ye ulaşır. Hifnî'nin vefatından sonra ona bağlanan müridler bulunması da bu iki ismin aynı Kahire muhitinde ardışık iki merkez olduğunu gösterir.TALEBESİ / HALİFESİŞeyh Mustafa el-Bekri HazretleriHifnî'nin şeyhi. 1133 (1721) yılında Kahire'ye gelen Kutbüddin el-Bekrî ile tanışınca ona intisap etmiş, seyrü sülûkünü onun yanında tamamlayarak 1139 (1727) yılında hilâfet almıştır.TALEBESİ / HALİFESİMuhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-CurcurîHifnî'nin müridi ve halifesi. Ezher'de onun talebeleri arasına katılmış; Dârfûr ve Hindistan'a gönderildikten sonra halife tayin edilerek Cezayir'e yollanmış ve Rahmâniyye'yi kurmuştur.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Kişi dosyasındaki coğrafya kaydı
Ortak kaynak kataloğunu aç →