HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hafnâ’dan Ezher’e
Ebü’l-Mekârim Şemsüddin Muhammed b. Sâlim el-Hifnî 1101/1690’da Mısır’ın Bilbîs şehrine bağlı Hafnâ köyünde doğdu; bu sebeple Hafnâvî ve Hafnevî nisbeleriyle de anıldı. On dört yaşında babasıyla Kahire’ye giderek Ezher’e kaydoldu. Şemseddin Muhammed el-Büdeyrî, Îd b. Ali en-Numrusî ve Abdullah b. Sâlim el-Basrî gibi âlimlerden ders ve icazet aldı.
Âlimliği
Şâfiî fıkhı ve fıkıh usulünün yanı sıra tefsir, hadis, kelâm, mantık, nahiv ve aruz sahalarında yetişti. Ezher’de bu ilimleri okutması, onun tasavvufî irşadını medrese tahsilinden ayrı değil onunla birlikte yürüttüğünü gösterir. İlmî itibarı yalnız talebe çevresiyle sınırlı kalmadı; dönemin siyasî ve idarî çevrelerinde de sözü dinlenen bir isim oldu.
Şâbâniyye-Bekriyye terbiyesi
İlk olarak Mukrî diye tanınan Ahmed eş-Şâzelî’ye intisap etti. 1133/1721’de Kahire’ye gelen Halvetiyye-Şâbâniyye’nin Bekriyye şubesi pîri Kutbüddin Mustafa el-Bekrî ile karşılaşınca ona bağlandı. Seyrüsülûkünü el-Bekrî’nin yanında tamamladı ve 1139/1727’de hilâfet aldı. 1149/1736’da şeyhini görmek üzere Kudüs’e gitti ve burada dört ay kaldı. Bu silsile bağı Hifniyye’yi bağımsız bir ana tarikat değil Şâbâniyye-Bekriyye içinden gelişen bir kol olarak okumayı gerektirir.
Ezher şeyhliği
1171/1758’de Ezher şeyhliğine getirildi. Bu makam, ders halkası ile tasavvuf sohbetinin aynı şahsiyette birleşmesini ve Hifnî’nin çok geniş bir talebe-halife çevresi kurmasını kolaylaştırdı. Cebertî yirmi dört halifesinin adını verir. Hifniyye daha sonra Ticâniyye, Derdîriyye, Rahmâniyye, Ezheriyye ve Mervâniyye adlı beş kola ayrıldı; bu kolların her biri Hifnî’nin doğrudan öğretisiyle sonraki kurumsal gelişmeleri birbirine karıştırmadan incelenmelidir.
Hac, vefat ve kabri
1179/1766’da hacca gitti. 27 Rebîülevvel 1181’de, milâdî 23 Ağustos 1767’de Kahire’de vefat etti ve Karâfe Mezarlığı’na defnedildi. Meşhur Hanefî fakihi İbn Âbidîn onun soyundan gelmektedir.
Eserleri
Hifnî’nin eserleri tek bir alana sıkışmaz. Süyûtî’nin el-Câmiʿu’ṣ-ṣaġīr’i üzerine yazılan Azîzî şerhine hâşiyesi; Bûsîrî’nin Hemziyye’sine İbn Hacer el-Heytemî tarafından yazılan şerh üzerine Enfesü nefâʾisi’d-dürer; Bedir Gazvesi’ne katılan sahâbîlere dair es̱-S̱emeratü’l-behiyye; nahiv, ferâiz, fıkıh usulü, kelâm ve zikir hakkında hâşiye ve risâleleri vardır. Bu külliyat onun hem okutulan metinlerle çalışan bir Ezher hocası hem de zikir ve tasavvuf âdâbı hakkında yazan bir şeyh olduğunu gösterir.
Menâkıb literatürü
Hasan b. Ali el-Mekkî’nin Hifnî’nin menkıbe ve kerametlerine dair el-İbârât adlı risâlesi, şeyhin çevresinde oluşan gelenek hafızasının ayrı bir kaynağıdır. Bu rivayetler doğrulanabilir hayat çizgisinin yerine geçirilmeden Menâkıbnâme katmanında ele alınmalıdır.