HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Pîrin ilk iki müridinden biri
Şeyh Köstendilli daha sonra… Süleyman Veliyyüddin ve Mehmed Hüsâmeddin adlı müridleriyle birlikte oraya gitmesini ve onların terbiyesiyle ilgilenmesini istedi.
Yani Nûreddin Cerrâhî'ye terbiye için verilen iki mürdden ikincisidir; sonradan onun yedi halifesinden biri olmuştur.
Kurduğu tekke
XVIII. yüzyılın ilk yarısında, İstanbul'da Karagümrük'teki Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi'nin yanı sıra… Şeyh İğci Mehmed Hüsâmeddin de Fatih Otlukçu Yokuşu'nda Hâcegî Mescidi Tekkesi'ni kurmuştur. Bu sonuncusuna İğci (İplikçi) Mehmed Hüsâmeddin Tekkesi de denilmektedir.
Tekke ve zâviyelerin kapatıldığı 1925 yılında yalnız beş Cerrâhî tekkesinin faaliyette olduğu görülmektedir. Bunlar Cerrâhî Âsitânesi, her iki Sertarikzâde, İğci Mehmed Hüsâmeddin ve Karagöz tekkeleridir.
Bugüne ulaşan silsile
Tarikatın Nûreddin Cerrâhî'den başlayarak… İğci Mehmed Hüsâmeddin (ö. 1169/1755), Abdurrahman Hilmî (ö. 1215/1800), Mehmed Ârif Dede (ö. 1238/1823), Abdülaziz Zihnî (ö. 1270/1854), Mehmed Rızâeddin Yaşar (ö. 1331/1913), İbrahim Fahreddin ([Erenden], ö. 1966) ve onun halifeleri Muzaffer Ozak (ö. 1985) ile Safer Dal vasıtasıyla günümüze ulaşan iki silsilesi vardır.
Kaynak notu. İğci Mehmed Hüsâmeddin Efendi'nin TDV İslâm Ansiklopedisi'nde müstakil bir maddesi bulunmamaktadır. Bu kart, TDV'nin “Cerrâhiyye”, “Nûreddin Cerrâhî” ve “Nûreddin Cerrâhî Tekkesi” maddelerindeki kayıtlara, CMS künyesine ve Cerrâhî silsilenâmesine dayanır; hakkında bunların ötesinde bilgi verilmemektedir ve uydurulmamıştır.