HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Mahmûd Encîrfağnevî
Ârif Rîvegerî'nin ardından Hâcegân çevresinin taşıyıcı halkasıdır. Kaynaklarda zikir usulü ve mürid eğitimi etrafındaki uygulamalarıyla anılır; hayatına ilişkin tarihler ihtiyatla ele alınmalıdır.
Kronoloji: Doğum tarihi kesin değil – 1315. Tarihler farklı kaynaklarda küçük değişiklikler gösterebilir.
Öne çıkan eksenler: zikir, sohbet, Mâverâünnehir.
Silsiledeki yeri: Ârif Rîvegerî sonrasında, Ali Râmîtenî öncesinde yer alır. Bu sıralama, eserde esas alınan yazılı Nakşibendî-Hâlidî silsile tertibini gösterir; her tarihî etkiyi veya bütün icazet kollarını kapsayan tek çizgi olarak okunmamalıdır.
Fağne'den Buhara'ya
Kaynak, Mahmûd Encîrfağnevî'yi silsile-i aliyyenin on birinci halkası olarak tanıtır ve Buhara'nın Fağne köyünde doğduğunu, 1315 yılında vefat ettiğini kaydeder. Geçimini el emeğiyle sağladığı belirtilir; metin bu işi “mimarlık” diye adlandırır.
Hâce Ârif-i Rîvegerî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişti, maddî ve manevî ilimlerde zamanının önde gelenlerinden oldu. İnsanları irşad etmek üzere hocasından icâzet aldı; kaynağa göre yetiştirdiği âlimlerin en büyüğü ve kendisinden sonraki halifesi Hâce Ali Râmîtenî'dir.
Cehrî zikrin başlaması ve Buhara'daki müzakere
İrşadla vazifelendirilince vaktin gereği olarak sesli zikre başladı. Kaynağa göre bu ilk defa hocasının vefat hastalığı sırasında Rîveger tepesinde oldu; Hâce Ârif'in o sırada söylediği “Şimdi vaktidir” sözü, uygulamanın onaylandığına işaret sayılmıştır. Hocasının vefatından sonra Kale Kapısı önündeki mescitte sesli zikre devam etti.
Bunun üzerine Hâce Muhammed Pârisâ'nın dedelerinden Mevlânâ Hâfızuddin, Şemsüleimme Hulvânî'nin işaretiyle Buhara'da dönemin önde gelen imam ve âlimlerinin huzurunda kendisine hangi niyetle cehrî zikirle meşgul olduğunu sordu; aldığı cevabı yeterli bularak “Niyetiniz böyle dürüst olunca, böyle zikretmeniz caiz olur” dedi.