HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Nispeti ve irşad görevi
Fahrî Efendi, kaynakta “Nakşî-i Sünbülî” adıyla anılan şeyhin halifesi olarak gösterilir. Bu ifade Nakşibendiyye aidiyeti değil, mürşidinin ismi ve Sünbülî nispetidir. Halvetiyye’nin Sünbüliyye koluna mensuptur.
Pîrî Paşa semtindeki İshak-ı Karamânî Dergâhı’nın meşihatına tayin edildi. İstanbul’da Odabaşı civarındaki Koruk Mahallesi’nde oturduğu için “Koruklu” diye tanındı; dergâh da zamanla Koruk Tekkesi adıyla şöhret buldu. Burada yirmi yıl şeyhlik yaptı.
Vefatı
1148/1735’te vefat etti ve hizmet ettiği dergâhın haziresine defnedildi. Vefatı için Zîver Ahmed Efendi’nin “Vecdgâh-ı nağme göçdü Fahrî” mısraını tarih düşürdüğü kaydedilir.
Şiiri
Mürettep bir divanı bulunduğu bildirilir. Kaynakta ona ait olduğu belirtilen na‘tın matlaı şöyledir:
Ez cân u dil Peygamber’e âşık isen sallı aleyh,
Sâhib çıkar rûz-ı cezâ, şek etme gel sallı aleyh.
Eski kaydın devamında yer alan Muhammed Zekâî Efendi biyografisi Fahrî Efendi’ye ait değildir; kişi sınırı düzeltilerek bu dosyadan çıkarılmıştır.