HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
FAHRİ EFENDİ
Terceme-i hali atide zikr olunacak olan Nakşi-i Sünbüli hazretlerinin halifesidir. Piri Paşa'da l shak-ı Karaman! Dergahı meşihatine ta'yin olunmuş idi. Fi'l-asl l stan bul'da Odabaşı'ndaki Koruk mahallesinde sakin olmağla bu tekkenin sebeb-i şöhreti olmuştur. Yirmi sene şeyh olup, irtihalinde bu dergah haziresinde defn olunmuştur. "Vecd-gah-ı nafme göçdü Fahri " (<.>fa <.> Ş ....,.U olS'" J) ( 1 1 48/1 735 ) tarihi dir. Ziver Ahmed Efendi isminde bir zat söylemiştir. Müretteb Divan'ı vardır. "Ez-can u dil Peygamber'e aşık isen salla aleyh Sahib çıkar raz-ı ceza şekk itme gel salla aleyh " na't-ı şerifi onundur. ( Kaddesa'llahu esraruhum) Elyevm Koruk Tekkesi meşihatinde, rical-i Sünbüliyye'den Zekai Efendi'nin bu lunması bu münasebetledir. 163. " ( Ey Muhammed ! ) Senin göğsünü açıp genişletmed ik m i ? " 94. inşirah sures i, !. ( H ) Şeyh Şuayb Şerefeddin Efendi Hazrecleri 317 ŞEYH ZEKAİ EFENDİ Muhammed Zekat Efendi, Merkez Efendi Dergahı şeyhi Muhammed Nureddin Efendi merhumun ikinci mahdumudur.
Nureddin Efendi'nin validesi, kibar-ı meşa yıh-ı Şa'baniyye'den Mustafa Zekai Efendi hazretlerinin mahdumunun kerimesidir. Bu sebeble Zekat Efendi, ceddine nisbetle tahallus etmiştir. l stanbul'da 1 270 sene-i hicriyyesinde ( 1 854), zinet-saz-ı alem-i dünya olmuştur. Bu satırları /225/ yazdığım 1 342/( 1 924) senesi Ramazanında yetmiş iki yaşına ka dem-zen olmuş bir pir-i muhteremdir. Biraderleri Ahmed Mes'ud Efendi'den müstah lef olup, te'min-i maişet-i dünya emeliyle Maliye'de Banka Odası'na sinin-i medide devam etmiş ve 1 324/( 1 906) senesinde i'lan-ı MeşrGtiyyet'i müteakib hayat-ı me'mu riyyetten feragat edip, bi'l-ahare tekaüdü icra kılınmıştı. Balada ismi geçen Koruk Dergahı meşihati uhdelerine tevcih olundukta, sırf gayret ü himmet ile dergahın ih yasına sebeb olmuş idi. Harikı müteakib dergahın yeniden ihyasını idrak etmiş ve muvaffak olmuştur. Tarik-ı Sünbüli'ye nisbetleri peder-i ekremlerinden olduğunu söylerler.
Mah dumları Muhammed Nurullah Bey ile Kocamustafapaşa hatib vekili Hafız Muham med Sabri Efendi, halifeleridir. Zekai Efendi mesleğine aşık bir zattır. Devrani şeyhler arasında zikir idare eden lerin mümtazlarındandır. İ rtihalinden birkaç gün evvel birader-zadeleri Muhammed NGreddin Efendi'ye tac giydirmiştir. Sünbül Efendi Hankahı şeyhi merhGm Rızaed din Efendi ve mahdumu Kutbeddin Efendi zamanında tevhid-hanede zikr aleminde ki hal ve r. eş'eleri el'an kalb-i fakiranemde ebedi intiba'lar bırakmıştır. Hankah-ı Sünbüli'de piş-kademliği vardır. Bir gün hasbıhal eylediği sırada Hz. Sünbül Sinan efendimizin ve sair eızze-i kiramın mücahedfü u riyazat-ı şedidelerinden ve şahid-i emele iktırab için ettikleri feda-karlıktan bahs eylediler de, "Bizlerin bu ataletimize , kabiliyyeısizligimize karşı, ehlu'lliih-ı ıziim efendilerimizin hankiihla:rına kabUl olumnaklığı ınız büyük lutufdur, adab-ı sülılk fi-zamilninil mahv oldu. ,, diye ızhar-ı asar-ı teessür bu yurmuşlardır.
Orta boylu, beyaz sakallı, terbiyeli, haluk, güler yüzlü bir zattır. Zamanımız me şayıh-ı Sünbüliyyesi arasında onun yerini tutacak sanisi yoktur, diyebilirim. lshak-ı Karamani'nin bakaya-yı ızamını nakl mes'elesinden bahs açılınca, "Müşiirünileyh bu dergalula icrii-yı meşihat etmişler. Zannederim, Molla Güriini ile beynlerinde nasılsa bey nunet husftle gelmiş ve hastalandıkları zaman amcaları P"m Mehmed Paşa'nın Haliç'te ka in konak veya yalılarına götürülerek irtihalleri vukuuıula, ihtiyiir-ı zahmetle Taşkasab' a ka dar götürülmek külfetini ihtiyardan ise , beni Südlüce'de defn ediniz.", yolundaki vasiyet leri üzerine oraya defn edilmişler idi. 318 Seflne-i Evliya Ahlran dergahına bakaya-yı ızamını nakl arzu ettim. Meşayıhdan ba'zı zevat hu zuruyla kabr-i enverleri açıldıkta kemiklerini iskelet halinde, yalnız göğüs kemikleri nin üzerine taş düşerek zedelenmiş bir vaz'iyyette bulmuşlar.
Ta'zimat-ı fevka'l-ade ile dergahın /226/ makberesine nakl edildiğini tafsil eylediler. Muhammed Zekai Efendi, 2 Rebiü'l-evvel 1 343 ve 1 Teşrinievvel 1 340 ( 1 924) tarihine müsadif Çarşamba günü veya bir gün evvel, dar-ı cemale intikal eylemekle, cenazeleri Koruk Tekkesi'nden, Aksaray tarikıyla Hz. Sünbül'e nakl ve orada nama zı ve emr-i tezkiyesi ifa ve eda olunarak, Cenab-ı Merkez hankahına götürülüp, tür be-i şerifede, biraderleri Ahmed Mes'ud Efendi'nin kabrinde vedia-i rahmet-i Rah man kılınmıştır. Tarikaten zayiattandır. ( Kaddesa 'llahu sırrahu) Mevlevi Tahir Beyefendi biraderimizin beyanına göre, Molla Gürani, Fatih dev ri ulemasından olup, l shak-ı Karamani'nin zaman-ı zuhurlarıyla arada bir fark-ı azim olduğundan, mumaileyh şeyh efendinin, "Molla Gürani ile aralarında beynunet ha sıl" olmasından bahs etmesi tarihen yanlıştır. Belki Molla Gürani olmayıp, o zaman ulemasından diger bir zat olsa gerektir. (Fakat) Molla Gürani'nin tarih-i irtihali 893/( 1 488)'tür.
Hz. Şeyhin tarih-i irti hali 933/( 1 527) olup, Molla Gürani'den sonra kırk sene daha yaşamıştır. Bidil.yeten araları açılmış olması da ihtimalden baid değildir. Tarihe nazaran her ikisinin yek-di geri ile mülakatı müsteb'id değildir. Belki Zekai Efendi'nin rivayetinde eksiklik vardır. Bir de Suudu'l-Mevlevi Beyefendi biraderimizin nakline göre bakaya-yı ızamın nakli için kabirleri açıldıkta bir toprak yığını ve bu meyanda iki-üç parça ufak kemik görülerek, o kemiklerle toprağın dergaha nakl olunduğu ve bu toprak yığınının mü rur-ı zaman ile çöküntü mahsulü bulunduğu anlaşılmış ve Zekai Efendi'nin irtihalin de na'şının nakline vasıta olan tabı1tun, l shak-ı Karamani'nin bakaya-yı ızamını nakl ettikleri tabı1t olup, Zekai Efendi'nin bunu teberrüken saklayıp, Hazret'in bakaya-yı ızamının temas ettiği o tabutu teberrük addederek vasıyyet etmişlerdir. Suudu'l-Mevlevi Bey tarafından söylenilen tarihdir: Mevkuf il1i ezkô.r ile tevhide vücUdu Yetmiş sene sırran ve cihô.ran didi Alliih Tek.bir ile tiirihi sünUh eyledi kalbe Allah diye gitdi Zekô.yl-i dil-agah ( o IS'" 1 J.) (.;!IS'".) ı.S J.::.$' .) .J.l 1) Şeyh Muhammed Nurullah Efendi, Zekai Efendi-zil.dedir.
Pederinin yerine geç miştir.