Ara
Menü

Keşfî Osman Efendi

Keşfî Osman Efendi (ö. 1715), Erzurumlu; Cennetî Efendi'nin halifesi, Niksar, Edirne ve İstanbul'da cami ve tekke yaptıran Celvetî şeyhidir.

Vefat
1715
Unvan
Celvetî şeyhi, hayır eserleri bânisi ve şair

Ailesi ve intisabı

Erzurumludur. Babası Keşfî Osman Efendi, dedesi Keşfî Muhammed Efendi'dir. Erzurum'dan Niksar'a göç etti; daha sonra İstanbul'a gelerek Cennetî Efendi'den tasavvuf terbiyesi ve hilâfet aldı. Bazı rivayetler Kādiriyye'den de feyiz aldığını bildirir; ana irşad hattı Celvetiyye'dir.

Cami ve tekkeleri

Niksar'da bir cami ve tekke, Edirne'de bir cami, İstanbul Şehzadebaşı-Vezneciler'de bir cami ve tekke yaptırdı. İstanbul'daki merkezinde postnişin olarak hizmet etti.

Vefatı ve kabir ihtilâfı

“Türbetü'l-azîz” terkibinin gösterdiği 1127/1715'te vefat etti. Niksar'daki türbesi ziyaret yeri olarak anılır. Ayvansarâyî onun Kasımpaşa'da Hâşimî Osman Efendi dairesinde öldüğünü yazar; Vassâf ise Hâşimî hazîresinde mezarını bulamadığını, aile bağının bu kayda sebep olmuş olabileceğini belirtir. Ölüm yeri ile defin yeri bu nedenle özdeşleştirilmemiştir.

Şiiri

Şol gönül kim mübtelâ-yı derd-i aşkullah olur,
Derdine dermân bulunca işi âh u vâh olur.

Hicret güzergâhı ve yaptırdığı eserler

Sefîne-i Evliyâ, Keşfî Osman Efendi'yi Cennetî Efendi'nin halifesi olarak tanıtır. Erzurum'dan Niksar'a hicret etmiş, ardından İstanbul'a giderek şeyhinden feyz almıştır. Vassâf ayrıca bir rivayete göre Kādirî yolundan da feyzi bulunduğunu kaydeder.

Faaliyeti üç şehre yayılır: Niksar'da bir cami ile bir tekke, Edirne'de bir cami, İstanbul'da Şehzadebaşı Vezneciler'de bir cami ile bir tekke yaptırmıştır. Vezneciler'deki tekkede seccâde-nişîn olarak posta oturmuş, irşad hizmetini burada yürütmüştür.

Vefatı ve kabri üzerindeki ihtilâf

Vefat yılı, ebced değeri 1127'yi veren “Türbetü'l-Azîz” terkibinden çıkarılmıştır; bu da milâdî 1715'e karşılık gelir. Sefîne türbesinin Niksar'da bulunduğunu ve ziyaret olunagelmekte olduğunu belirtir.

Buna karşılık Hâfız Hüseyin Ayvansarâyî, Vefeyât'ında onun Kasımpaşa'da Hâşimî Osman Efendi dairesinde vefat ettiğini yazar. Vassâf bu kaydı yerinde araştırdığını, Hâşimî hazretleri civarında böyle bir kabir bulunmadığını, Hâşimî ahfadından ve Hâşimî Dergâhı şeyhi Süreyya Efendi'ye sorduğunda onun da bir şey bilmediğini söyler. Kendi tahminine göre Vefeyât'taki ifade, Keşfî Osman Efendi'nin bu aileyle olan akrabalığından kinaye olabilir: metne göre kendisi Hâşimî Osman Efendi'nin damadı, yahut onun mahdumu Şeyh Hamdullah Efendi'nin damadıdır. Şeyh Hamdullah Efendi ise Kasımpaşa'da Okmeydanı'nda Sinan Paşa Camii bitişiğindeki türbede medfundur.

COĞRAFÎ HAFIZA6 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi6 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Şiirlerinden kalan bir beyit

Sefîne, şiirlerinden örnek olarak aşk derdine tutulan gönlün derman bulunca âh u vâha düştüğünü söyleyen bir beyti aktarır.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, onun şiirlerinden örnek olarak tek bir beyti kaydeder: Allah aşkının derdine müptelâ olan gönlün, derdine derman bulduğunda işinin âh u vâh olacağını söyleyen bir beyittir. Beyit, dermanın derdi dindirmediği, aksine daha derin bir yakınmaya kapı açtığı fikri üzerine kuruludur; tasavvuf şiirinin devâ ile derdi yer değiştiren mantığını kısa bir çelişki içinde toplar.

Çerçeve. Sefîne'nin şairliğine dair verdiği tek somut delil bu beyittir; bir divan ya da mürettep eserden söz edilmez. Elimizdeki metin bu noktada kısmen bozuk olduğu için beyit burada olduğu gibi alıntılanmamış, muhtevası anlatılmakla yetinilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Vefeyat'ta, o yolda yazılması ihtimal ki, onlarla olan münabet-i aileden kinayedir.

Metni gösterMetni daralt

Vefeyat'ta, o yolda yazılması ihtimal ki, onlarla olan münabet-i aileden kinayedir. Şol gönül kim mübtela-yı derd-i aşku'Uô.h olur Derdine derman bulunca işi a.Jı u vah olur ( beyiti) asar-ı şi'riyyesindendir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 1

"Türbetü'l-Aziz" ( y.yJI '-!;) terkibinin delaleti üzere 1 1 27 sene-i hcriyyesinde ( 1 7 1 5 ) irtihal eylemiş ve Niksar'da türbesi ziyaret olunagelmekte bulunmuştur. Hafız Hüseyn-i Ayvansarayi, Vefeyat nam eserinde, "Kiisımpaşa'da, Hii.şinu Os­ man Efendi dairesinde azm-i cennet eylemiştir. Tahkikatta bulundum, Haşimi hazretleri civarında böyle bir kabir yoktur.

Metni gösterMetni daralt

"Türbetü'l-Aziz" ( y.yJI '-!;) terkibinin delaleti üzere 1 1 27 sene-i hcriyyesinde ( 1 7 1 5 ) irtihal eylemiş ve Niksar'da türbesi ziyaret olunagelmekte bulunmuştur. Hafız Hüseyn-i Ayvansarayi, Vefeyat nam eserinde, "Kiisımpaşa'da, Hii.şinu Os­ man Efendi dairesinde azm-i cennet eylemiştir. Tahkikatta bulundum, Haşimi hazretleri civarında böyle bir kabir yoktur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 2

Vefeyat'ta, o yolda yazılması ihtimal ki, onlarla olan münabet-i aileden kinayedir.

Metni gösterMetni daralt

Vefeyat'ta, o yolda yazılması ihtimal ki, onlarla olan münabet-i aileden kinayedir. Şol gönül kim mübtela-yı derd-i aşku'Uô.h olur Derdine derman bulunca işi a.Jı u vah olur ( beyiti) asar-ı şi'riyyesindendir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Cennetî Efendi'nin halifesi: Erzurum'dan Niksar'a, oradan İstanbul'a

Sefîne, Keşfî Osman Efendi'yi Cennetî Efendi'nin halifesi olarak tanıtır ve Erzurum'dan Niksar'a hicret edip sonra İstanbul'a giderek şeyhinden feyz aldığını kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf'ın kaydına göre Keşfî Osman Efendi, Cennetî Efendi hazretlerinin halifesidir. Erzurum'dan Niksar'a hicret etmiş, ardından İstanbul'a giderek şeyhinden feyz almıştır. Metin ayrıca bir rivayete göre Kādirî yolundan da feyzi bulunduğunu belirtir; böylece tek bir nispetle sınırlanmayan bir intisap tablosu çizilir.

Çerçeve. Doğu Anadolu'dan Tokat havalisine, oradan İstanbul'a uzanan bu güzergâh, XVII. yüzyıl sonunda taşra ile payitaht arasındaki tarîkat trafiğinin tipik örneğidir. Kādirî feyzine dair kayıt ise Sefîne'de kesin bir bilgi olarak değil “bir rivayete göre” kaydıyla verilmiştir; çok yollu nispet iddiaları menâkıb kaynaklarında sık görüldüğü için ihtiyatla okunmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Niksar, Edirne ve Vezneciler'de yaptırdığı camiler ve tekkeler

Sefîne, Keşfî Osman Efendi'nin Niksar'da bir cami ile bir tekke, Edirne'de bir cami, İstanbul'da Şehzadebaşı Vezneciler'de bir cami ile bir tekke yaptırdığını ve burada seccâde-nişîn olduğunu kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf'ın verdiği liste, bir şeyhin faaliyetini üç şehre yayılmış bir bânîlik faaliyeti olarak gösterir: Niksar'da bir cami ve bir tekke, Edirne'de bir cami, İstanbul'da Şehzadebaşı Vezneciler'de bir cami ile bir tekke. Metin, kendisinin bu son tekkede seccâde-nişîn olduğunu, yani posta oturup irşad hizmetini burada yürüttüğünü belirtir. Böylece yaptırdığı yapılar arasında Vezneciler'deki tekke, onun asıl merkezi hâline gelmiştir.

Çerçeve. Bir tarîkat şeyhinin aynı anda hem bânî hem seccâde-nişîn olması, tekkenin sadece bir manevî halka değil, vakıf ve imar faaliyetiyle ayakta duran bir kurum olduğunu hatırlatır. Sefîne bu bilgileri menkıbe kalıbıyla değil doğrudan sayarak verdiği için, yapı adları ve şehirler tarihî kayıt değeri taşır; ancak yapıların bugünkü durumu hakkında metinde bilgi yoktur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

“Türbetü'l-Azîz” terkibi ve 1127/1715 vefatı

Vefat yılı, ebced değeri 1127'yi veren “Türbetü'l-Azîz” terkibiyle tespit edilir; Niksar'daki türbesi ziyaret edilegelmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Keşfî Osman Efendi'nin vefatını “Türbetü'l-Azîz” terkibinin delâletiyle 1127 hicrî senesine (1715) yerleştirir ve Niksar'daki türbesinin ziyaret olunagelmekte olduğunu kaydeder. Tarih burada bir defter kaydından değil, harflerin sayı değerinden çıkarılmıştır; yani vefat yılı bilgisinin kaynağı bizzat türbeye düşürülen tarih terkibidir.

Çerçeve. Ebced hesabıyla tarih düşürme Osmanlı kitâbe geleneğinin başlıca yöntemidir ve çoğu zaman tek tarih kaynağı olarak kalır. Bu yöntem güvenilir olmakla birlikte hesap hatalarına ve istinsah sırasında harf değişimlerine açıktır; bu sebeple 1127/1715 tarihi, terkibin okunuşuna bağlı bir kayıt olarak değerlendirilmelidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Kabir yeri ihtilâfı: Niksar mı, Kasımpaşa mı?

Ayvansarâyî'nin Vefeyât'ı onu Kasımpaşa'da Hâşimî Osman Efendi dairesinde gösterirken, Vassâf yaptığı tahkikatta orada böyle bir kabir bulunmadığını söyler ve türbesini Niksar'da kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne iki ayrı kaydı yan yana koyar. Hâfız Hüseyin Ayvansarâyî, Vefeyât adlı eserinde onun Kasımpaşa'da Hâşimî Osman Efendi dairesinde vefat ettiğini yazmıştır. Vassâf ise bizzat tahkikatta bulunduğunu, Hâşimî hazretleri civarında böyle bir kabir olmadığını, hatta Hâşimî ahfadından ve Hâşimî Dergâhı şeyhi Süreyya Efendi'ye sorduğunda onun da haberdar olmadığını belirtir. Kendi kaydında ise türbesi Niksar'dadır ve ziyaret edilmektedir. Vassâf, Vefeyât'taki ifadenin ihtimalle aile münasebetinden kinaye olarak yazılmış olabileceğini düşünür.

Çerçeve. Bu, iki kaynak arasındaki çelişkinin yerinde araştırmayla sınandığı nadir örneklerden biridir ve Vassâf'ın yöntemini gösterir: rivayeti aktarmakla yetinmeyip mahalline gitmiş, ehlinden sormuştur. Yine de mesele kesin çözülmüş değildir; burada Niksar kaydı da Kasımpaşa kaydı da olduğu gibi korunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Hâşimî çevresiyle akrabalık bağı

Sefîne, Keşfî Osman Efendi'nin Hâşimî Osman Efendi'nin damadı veya oğlu Şeyh Hamdullah Efendi'nin damadı olduğunu kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, Keşfî Osman Efendi'nin Hâşimî Osman Efendi'nin damadı, yahut onun mahdumu Şeyh Hamdullah Efendi'nin damadı olduğunu belirtir; iki ihtimali de açık bırakır. Şeyh Hamdullah Efendi'nin Kasımpaşa'da Okmeydanı'nda Sinan Paşa Camii bitişiğindeki türbede medfun bulunduğunu ekler. Vassâf'a göre Vefeyât'ta kabir yerinin Kasımpaşa olarak yazılması, ihtimalle bu aile münasebetinden kinayedir.

Çerçeve. Akrabalık bağları tekke çevrelerinde sadece hususî bir mesele değil, meşihatin ve mekânın aktarımını belirleyen bir yapıdır; bir şeyhin adının başka bir dergâhla birlikte anılması çoğu zaman bu bağlardan doğar. Sefîne'nin bu notu, kabir yeri ihtilâfına da makul bir açıklama önerdiği için ayrıca değerlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

ŞEYH KEŞFİ OSMAN EFENDİ Cenneti Efendi hazretlerinin halifesidir. Pederi Keşfi Osman Efendi, onun pederi Keşfi Muhammed Efendi hazeratıdır.

Metni gösterMetni daralt

ŞEYH KEŞFİ OSMAN EFENDİ Cenneti Efendi hazretlerinin halifesidir. Pederi Keşfi Osman Efendi, onun pederi Keşfi Muhammed Efendi hazeratıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Niksar · TürkiyeKeşfî Osman Efendi Türbesi (Niksar)Sefîne'ye göre 1127/1715'te vefat etmiş ve Niksar'daki türbesi ziyaret olunagelmiştir. Metin türbenin şehir içindeki yerini tarif etmez. İlişkili kişi dosyası Keşfî Osman Efendi : Keşfî Osman Efendi (ö. 1127/1715), Erzurum’dan Niksar ve İstanbul’a uzanan hayatında Fenâyî Mehmed Cennet Efendi’den hilâfet alan; Niksar, Edirne ve İstanbul’da cami ve tekkeler kuran Celvetî şeyhidir.İstanbul · TürkiyeVezneciler'deki cami ve tekkesi (Şehzadebaşı)Sefîne, Şehzadebaşı'nda Vezneciler'de bir cami ve bir tekke inşasına muvaffak olduğunu ve burada seccâde-nişîn olduğunu kaydeder. Yapının adı ve tam konumu metinde verilmez. İlişkili kişi dosyası Keşfî Osman Efendi : Keşfî Osman Efendi (ö. 1127/1715), Erzurum’dan Niksar ve İstanbul’a uzanan hayatında Fenâyî Mehmed Cennet Efendi’den hilâfet alan; Niksar, Edirne ve İstanbul’da cami ve tekkeler kuran Celvetî şeyhidir.Niksar · TürkiyeNiksar'da yaptırdığı cami ve tekkeSefîne'ye göre Erzurum'dan hicret ettiği Niksar'da bir cami ve bir tekke yaptırmıştır. Yapıların adı metinde geçmez. İlişkili kişi dosyası Keşfî Osman Efendi : Keşfî Osman Efendi (ö. 1127/1715), Erzurum’dan Niksar ve İstanbul’a uzanan hayatında Fenâyî Mehmed Cennet Efendi’den hilâfet alan; Niksar, Edirne ve İstanbul’da cami ve tekkeler kuran Celvetî şeyhidir.Edirne · TürkiyeEdirne'de yaptırdığı camiSefîne, Edirne'de bir cami inşa ettirdiğini kaydeder; caminin adı ve semti belirtilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Keşfî Osman Efendi : Keşfî Osman Efendi (ö. 1127/1715), Erzurum’dan Niksar ve İstanbul’a uzanan hayatında Fenâyî Mehmed Cennet Efendi’den hilâfet alan; Niksar, Edirne ve İstanbul’da cami ve tekkeler kuran Celvetî şeyhidir.TARİHÎ MEKÂNHaşimi DergahıKaynakta geçen mekân Haşimi Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Keşfî Osman Efendi.TARİHÎ MEKÂNKeşfî Osmân Efendi DergâhıKaynakta geçen mekân Keşfî Osmân Efendi Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Şeyh Muhammed Efendi Hazretleri.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Keşfî Osman Efendi
  4. [4]Sefîne-i Evliyâ
Ortak kaynak kataloğunu aç →