HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bu zât-ı muhterem, tarîk-ı Kâdirî’de teşehhür etmiş, ârif-i bi’llâh bir mürşid-i
hakâyık- agâhtır. Bolu’da zînet-sâz-ı âlem-i şuhûd olmuştur. Pederleri, “Akkavuk-zâde”
denilmekle meşhûr Hasan Efendi b. İbrâhîm’dir.
İbrâhîm Efendi, berâ-yı ticâret İstanbul’a gelip, Ayasofya’da bir tâcirin yanında
bulunarak bir taraftan da tahsîl-i ulûma çalışmıştır. Bir müddet sonra, tarîkat-ı aliyye-i
Kâdiriyye’den münzevî Şeyh Ömer el-Vasfî’ye müncezib olup neş’e-i tarîkatla mütezevvık
olarak, netîceten bu zâtın şeyhi Mustafa Fedâyî Efendi’den müstahlef olmuştur.
Mustafa Fedâyî Efendi, Cerrahpaşa civârında, Bayrampaşa Dergâh-ı şerîfi
hazîresinde medfûndur. Tarîk-ı Halvetîden Ramazân Efendi hazretlerine müntehî silsile-i
tarîkatları ber-vech-i atîdir:
Şeyh Filibecikli Ali Efendi, Şeyh Keşfî İbrâhîm Efendi, Şeyh Ahmed Efendi,
Şeyh Rûmî Hüseyin Efendi, Şeyh Lofçalı Ali Efendi, Şeyh Debbağ Ali er-Rûmî, Şeyh
Mestci-zâde İbrâhîm Efendi, Şeyh Mestçi Ali er-Rûmî, Şeyh Kutbu’l-muvahhidîn
Ramazân Efendi (kaddesa’llâhu esrârahum) hazretleri.
Mustafa Fedâyî Efendi, esâsen tarîkat-ı aliyye-i Kâdiriyye'dendir. Şeyh İbrâhîm
Efendi, Haremeyn-i Muhteremeyn'i ziyârete mazhar oldukları zamân, ehlu’llâhtan pek çok
zevâta mülâkî olarak iktisâb-ı kemâl eylediler. Ba’dehû İstanbul’da, Sultân Ahmed’de
Karslıoğlu Muhammed Ağa Hanı’nda bir hücrede ihtiyâr-ı ikâmet ü uzlet edip, halîfesi
Şeyh Mustafa Şevki Efendi delâlet ve himmetiyle, 1275/(1859) senesinde, o civârda
Toprak Sokağı’nda, el-yevm mevcûd bulunan dergâh-ı şerîfin inşâsına muvaffakiyyet
elverip, buraya nakil ve irşâd-ı ibâd ile meşgûl oldular. On dört sene kadar burada bulunup
1289 senesi Zi'l-ka'de’sinin on ikinci Perşembe günü (12 Ocak 1873), âlem-i cemâle intikâl
etmekle, vasiyetleri mûcibince Üsküdar’da; Karacaahmed’de merkad-i münîflerine defn
olundular. Üzerlerine demirden şebeke yapılıp, el-yevm ziyâretgâh-ı enâmdır.
Mezâr taşından:
“Tarîkat-ı aliyye-i Kâdiriyye meşâyıh-ı izâmından, mürşid-i agâh, el-mücâhidü fî
sebîli’llâh, hâdimü’l-fukarâi ve’l-mesâkîn, bende-i Âl-i Abâ, merhûm ve mağfur el-muhtâc
ilâ rahmeti Rabbihi’l-Gafûr es-Seyyid el-Hâc eş-Şeyh Kaygusuz İbrâhîm Baba-yı Boluvî b.
eş-Şeyh Ömer el-Vasfî Akkavuk-zâde. Rûh-ı şerîfleriçün rızâen li’llâhi’l-Fâtiha. 12 Zi’l-
kâde 1289 (11 Ocak 1873) yevm-i Perşembe.”
Onbir halîfesi, birkaç bin muhibbân ve dervîşanı olup, hulefâsının en meşhûru, Şeyh
Mustafa Şevki Efendi merhûmdur. Hadâiku’l-Envâr fî Kelâmi’l-Kibâr nâm eserinde,
İbrâhîm Efendi’yi tafsîlen medh u senâ eylemiştir. (Kaddesa’llâhu sırrahu)
Şu medhiyye onundur:
Gevher-i sırr-ı velâyet
Menba’-ı bahr-ı emânet
Dürr-i deryâ-yı sadâkat
Azîzim Şeyh Kaygusuz
Semt-i Fîrûzağa’da
Dergâhıdır güşâde
Şevkî kâid-i seccâde
Azîzim Şeyh Kaygusuz
Adını taşıyan iki yer: Sultanahmet'teki tekke ve Karacaahmet'teki bölüm
Onun İstanbul topografyasındaki izi iki yerde sürülebilmektedir. Bunlardan biri Sultanahmet'teki Kaygusuz Tekkesi'dir; Kādiriyye'nin İsmâil Rûmî'ye nisbet edilen Rûmiyye kolunun İstanbul'da XIX. yüzyılda açılan tekkeleri arasında sayılan bu yapı, mimari tipoloji içinde dönemin sıradan meskenlerinden ayrılmayan mütevazi ev-tekkeler grubuna girer. Tekkenin XIX. yüzyıl sonunda faal olduğu, zâkirbaşı Şeyh Hulûsi Efendi'nin pazar akşamları burada zikir idare ettiğini gösteren haftalık çizelgesinden bilinmektedir.
İkincisi Üsküdar'daki Karacaahmet Mezarlığı'nın "Kaygusuz İbrâhim Baba" adlı bölümüdür. Tıbbiye caddesiyle Saraçlarçeşmesi caddesi arasındaki adanın üst kısmını kaplayan bu bölümde kendisi ve müridleri gömülüdür; aynı bölümde ayrıca Nâmık Paşa aile sofası bulunmaktadır.