Ara
Menü

Şeyh Fahreddin-i Himmeti

FAHREDDİN-İ HİMMETİ Nazilli'de Ahmed Efendi nam zatın sulbünden 1 265/( 1 849) senesi şehr-i Şa'ba nında (Haziran 1 849) zinet-saz-ı alem-i şuhud oldu. Nazilli'de Mekteb-i Sıb yan'da okuyup, medreseye devam ve muallim-i mahsustan tederrüs eylemiştir. On üç yaşında iken 1 278 senesi Muharreminde (Temmuz 1 86 1 ) Nazilli kazası Müskirat Ki tabeti'ne; 1 284…

Yol
Halvetiyye
Mekân
3 bağlantı
Unvan
Himmetiyye şeyhi, devlet görevlisi ve müellif

Hayatı ve irşad çevresi

FAHREDDİN-İ HİMMETİ Nazilli'de Ahmed Efendi nam zatın sulbünden 1 265/( 1 849) senesi şehr-i Şa'ba nında (Haziran 1 849) zinet-saz-ı alem-i şuhud oldu. Nazilli'de Mekteb-i Sıb yan'da okuyup, medreseye devam ve muallim-i mahsustan tederrüs eylemiştir. On üç yaşında iken 1 278 senesi Muharreminde (Temmuz 1 86 1 ) Nazilli kazası Müskirat Ki tabeti'ne; 1 284 Recebinde (Ekim 1 867) Nazilli'de muhterık çarşı inşaat komisyon ki tabetine; 1 287 Zi'l-ka'desi'nde (Ocak 1 87 1 ) A'şar Kitabetine; 1 289 Muharrem'inde (Mart 1 872) A'şar Başkitabeti'ne ta'yin edilmiş.

Ba'dehfi hıdmet-i askeriyyesini ifa ederek Şeyh Emin Efendi'nin ilhahıyla lstanbul'a gelmiştir ki Fahri Efendi'nin henüz genç iken müşarünileyhe intisab eylediği nümayan olur. 1 296 Muharreminin yirmi beşinde ( 19 Ocak 1 879) İ stanbul'da Zahire Gümrüğü Kolculuğu'na ba'dehfi Mubassırlığına, icmal mukayyidliğine, manifatura mukayyidli ğine, kantariyye mukayyidliğine, bir sene sonra tahrirat kitabetine irtika ile İstanbul Emtia-i Ecnebiyye Gümrüğü Nezareti tahrirat mümeyyizi oldu. 18 Kanun-ı evvel 1329/(30 Aralık 1 9 1 3)'da tekaüdü icra kılınmıştır.

Eınin Efendi'den ikmal-i süluka muvaffak olup, hilafetle kam-yab olmuş bir ta raftan hıdmet-i devlete müdavim iken diğer taraftan tarikat-ı aliyyeye ikdam eyler di. Himmeti tarikat mahlasıdır.. Azizi seyahata çıktıkça onu tevkil eylerdi. Yirmi beş sene kadar hıdınet-i vekaleti vardır. Aksaray'da Şekerci Sokağı'nda tarikat-ı aliyye i Nakşıbendiyye mahsus dergah harikta yandığından arsası tekke inşa etmek üzere Hazrec-i Şeyh Abdulldh Saldhaddin-i Uşşdki 485 Fahri azize tefviz olunmakla inşa-yı dergaha muvaffak olmuşlardı.

O zaman söyledi ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir.

Azizinin irtihalinden sonra kendilerinde hayret ü istiğrak zuhfüa gelip nihayet 14 Şevval 1 333 ve 1 2 Ağustos 133 1/(24 Ağustos 1 9 1 5 ) tarihinde Çarşamba günü ve da' -ı alem-i fena edip, na'ş·ı münifi azizim Mustafa Efendi gasl eyleyerek ba'de't-tec· hiz ve't-tekfin ikindi namazı Valide Cami' -i Şerifi'nde ba'de'l-eda dergah-ı şerifin bahçesinde ihzar olunan kabirde defn olunmuştur. Altmış sekiz sene muammer olmuşlardır. Gayet nazik, haluk, tarikına sadık, azi· zine aşık bir zat idi. Nahifü'l-bünye olup, kabaca sakallı, mütenasibü'l-endam idi. Da iye-i şöhretten müctenib ve pek mahviyet-kar idi.

Mubahase-i tasavvufiyyeyi sever, erenlerin sözlerinden zevk alırdı. Hz. Salahi'ye çok muhabbeti olup, onun asarını cem' ve tahrir hususunda pek büyük gayret göstermişlerdi. Mahdumları Emin Efendi, pederlerinden bahs ettiği sırada ahd-i sahavet ü şeba betimize tesadüf eden eyyam-ı ahire-i hayatiyyesinde Hz. Salahı Divan'ıyla, asar-ı ali yesinden bir kısmını pek şayan-ı hayret bir azın u himmetle istinsah etmişlerdi. Ay· !arca meşgul oldular. Bu esnada uykusuz geçirdiği geceleri pek çok idi. Bu vecd i tahrire ve Hz.

Salahi ile hem-bezm-i mahremiyyet olduğu bu gecelere bizi alaka-dar etmemek istediği için olacak ki muavenetimiz hakkında bir ima vü işaret dahi göster memiştir. Fahri Efendi merhumun tesettüre meyli ziyade idi. Vazife-i resmiyyesine devam ettiği müddetçe kisve-i mülkiyyeyi labis olurdu. Dergahta bulundukça arakiyye üze rine yeşil sarık sarar kisve-i sUfiyyeye bürünürdü. Yalnız arakiyye giydiği ve haydari yi labis olduğu da kesretle vaki' idi. Evvelce Şeyh Ömer Hulusi Efendi hazretlerine damad olmuştu. Zevceleri irtihal eylemiştir.

Bi'l-ahare burada teehhül edip, Mu hammed Emin ve Salahaddin isminde iki evladı dünyaya gelmiştir. Eınin Efendi ca nişinidir. 486 Sefine-i Evliyıi Bir zamanlar şiirle iştigal ettiğine, yazdığı birkaç manzumeler şehadet eyliyor. Himmeti mahlasıyla söylenmiş manzumelerinden bir kaçı balada yazıldığı gibi, ikisi ni de ber-vech-i ati yazıyorum. Tabiat-ı şi'riyyeleri olmadığından bi'l-ahare bu mes leği terk etmişlerdir.

Alı-ı mazlilm yerde kalmaz müntakimdir ol Gani Akıbet bulur belasın ehl-i İslam düşmeni Doksan üç sal.inde viran itdi Moskof Rum ilin Kendi ülkesinde görsün an karib on mislini Oldular mecbar-ı hicret bunca yüz bin müslimin Nice bin tıfl. u nisa hem kıldılar can terkini Ehl-i servet nice beyler daRılup oldu faklr İhtiyar itmişdi nilçar ıerk-i dar u meskeni Rus Muharebesi esnasında teessür haliyle yazdığı manzumedendir. Duası yerini buldu. Rusya here ü merc oldu. Azizinin hulefasından 286.

sahifede ismi muharrer Hacı Ömer Dede'nin rıhleti ve Manisa'da inşa eylediği dergah hakkındaki manzumesi: Gafl.et·i faniden arif çeşmi bidar eyledi Ma-sivadan kesdi meyli vasl-ı dfdb:r- eyledi Haz:ret·i P"ır'im Hüsameddin yolunda gör bu zat İntisab-ı mürşid ile kesb-i esnu1r eyledi İlm-i esmayı ha/Cıkat mektebinden okuyup Nefsinin ewarnıa agah olup kar eyledi Bezl-i nakd ile mücedded eyleyüp vaz' -ı esas Yapdı bu Dergah-ı Uşşaki'yi ol dar eyledi Fatiha-han ola ihvan rilhU1ıa ıa haşre dek Mecnıau 'l-uşşak kılup madamki lsar eyledi Hazret·i Şeyh Alxlullah Salahaddin-i Uşş3ki .

487 Yazılup tiirlhi dindi Şeyh Ômer Abdü'l-Gani Da'vet-i Hak oldu derhal azm-i dil-dar eyledi ( ı.>I _;l...l.) r.· Jl> J .) ı.>...l Jı ...;.> .::. r.)) - sene 1 293 İnihalleri üzerine söylediğim manzume-i tarihiyyedir: Cenilb-ı Şeyh Fahn alem-i uşşaka zlnetdi VücUd-ı mekremet-efzadu ehl-i aşka ni'metdi Tamilm altmış sekiz yıl dem-güzılr-ı illem olmuşdur Edib ü kani' vü hoş sohbet ü ehl-i muhabbetdi Nazımda Himmeti mahlaslu:lrr ol mürşid-i Hak-bin Tarfkatda kulub-ı ehl-i irfilrıo.

beş[tretdi Visill- i yilr ile dil-şad olup terk-i suy itdi Be-feyZ.-i tam uluvv-ı ziltma tilrlh-i rıhletdi Mübilrek merkadi müstatrak-ı envilr-ı Hak olsun Füyuzu kalb-i Vassdf'a misill-i ayn-ı rahmetdi < rl; > = 1 33 1 < r l; ._;..,Aı ) = 1 333 Müşiirünileyh ile hukuk-ı kadime ve meveddet-i samimiyye meyanemizde cari idi. Tarihi ba'zı şeyler hakkında sorduğum şeylere cevab olmak üzere yazdığı mektu bu aynen ilsak ediyorum: Kendilerini çok severdim ve ale'l-ekser meclislerinde bulunur idim.

Silsile-na me-i Uşşakıyye de Şeyh Emin Efendi'yi beyandan sonra, ' Bu ziitm peyrev-i irfô.m Şeyh Fahn Efendi ' dir Tarik-ı aşk-ı Hak' da reh-nümily-ı semt-i cfüuindır Uyiin-ılrô.-yı candır niir-ı ru-yı tiib-efzilsı Enis-i riih-ı Vassaf ô.şık-ı mahbUb-ı Sübhandır diye arz-ı muhabbet etmiştim. Şeyh Ömer Hulusi Efendi hazretlerine damad olmak şerefi de, kadirlerini bir kat daha i'la eylediği gibi, onların irtihallerinde Himmeti mahlasıyla söyledikleri tarlh-i manzum dahi bir hatıra-i muhassasa teşkil eylemiştir. Atideki mektub kendi yazı ve ifadeleri olup taraf-ı fakiranemden vuku' bulan istiza ha cevab makamındadır.

Teberrüken ve aynen telsik olundu: "HuzüM alilerine! İ zzetlü Efendim Hazretleri! "23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze rine Hz.

Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber (kudılise sırrUhu'l-ezher) hazretlerinin Fütuhcit-ı Mekkiyye 'sinden kırdat olunan kıt'a-i Arabiyye fakirce mazbUt ve mukayyed olmadığından taharri ettirilmekte olmasına ve şiiyet bulunamaz ise kendisine müriicaat olunması ba' zı ihva na tenblh olunmuş .

Biııiie naleyh elde edildiginde iıışiia'lldh onun da takdimi mukarrerdir. Mezkur keremııdme-i aliyyeleriııde fakirde mahfuz iisar-ı mevcUdenin , ( Bir iki günde istinsah edebilmek için iare buyunılur ise emniyyeti sG-i isti'mal etmeyeceğimi te'min ederim.

) ibaresiyle bir fıkra münderic idügi görülüp , lede' t-teemmül fıkra-i mezbUre dil-i mir' dtı mukdbiliınde şimdiye degin zan ve belki mahsU.S bile olmayan öyle bir fikrin vücUdu nu ima eder surette iiylne-i safiye/erine aks-enıliiz olmasından dolayı ddiınd saykal u incilii sıııı arzü ettiğim o mir' dtın köşe ve bucaklarında daha ne kadar levs ü gubiirın mestur ve muhtefi bulunduğunu mülahaza ve tahattur ettirerek bir mürebbi ve münebbih-i hakiki oldu da derece-i kadr ü i' tibdrını kendisine taıııttırdı . Teşekkürler ederim. 1kdz ve irşdd buyurdu nuz.

Maanıdfih fakirin zat-ı alilerine olan hüsıı-i muhabbe t ve derece-i i'timiidım icabınca iisdr-ı ınezkureııin istiıısiihına bilii- te'mlııdt eınr ve iirzü-yı aliyyelerinin zuhur u vürUduna her vakit anıdde ve güşiidedir. Hz.

Pir Efendimizin meniikıb-ı aliyyeleri meyiiııında tarafı devletten ba'zı müzekkiriit ı mühimmede murahhas ve vekalet suretiyle bi' z-zdt Biibıiill'de bulunarak ve o mehdfil ve meciilis riyiisetine alarak isbiit -ı vücUd buyurduklarında meşhUd ve ma'lum olan çul nim ten vücUduııa tenıds eder surette ve üstüne de ol vakitki teşrifiit-ı esmii nice makiima ve sı fat-ı me'muriyyete münaslb kürk ve siiire ilbds buyurduğu mezkftr çulun sdir emiinetler içe risiııde ziyaret-i eııdm u ihtiram olunmasıyla ve ceııdzesi Dersaddet' e vürUdunda Üskü dar' daki Paşalimanı denilen mahalde ba'zı harikalar zuhuru oranın ııdm-ı atlkı Öküzlimanı denmekle ma'ruf olmasıyla müstedel ise de meşlhatıııa veyahut arabanm suret-i müruruna dair mübdlağdta bir eserde tesadüf olunaıııamıştır .

MevsUk olan kendi hafidinin mürsel varakada yazmış olduğu tercüme-i hal alınası lciib ediyor. Saliihadln Efendimizi giiyet nefis ve hüsn-i hat ile muharrer daha diğer ba' zı iisılrı Hazret-i Şeyh Abdullfill Salfilladdin-i Uşşakı 489 münderic Dlvan-ı alilerini kitapçı Niyazı Efendi satmak üzere dergaha getirmiş ve zac-ı ali lerine gösterilmesini kendisine kerraren tenbfh ve tefhlm olunmuştu. Eğerçi gelmiş ve müba yaa. edilmiş ise hakikaten bir muvaffakiyettir. Mürsel müsvedde varakası da belki lüztlmu vardır mülahazasıyla leffen ve birlikte olarak iiide kılınmıştır.

Baki afiyette olunuz ve gönülden çıkannayımz azizim. 1 Nisan 1 328/( 1 3 Nisan 1 9 1 2) Muhammed Fahri" Hulefası: Meşhur Tesbihçi Ali Dede, Ahmed Efendi, Mesçi Salih Dede, Mustafa Safi Efendi, Hacı Mustafa Efendi Şeyh Hacı Mustafa Efendi Kayserilidir. Fatih C§.mi' -i şerifinde tahsil-i ulum etmiş, icazet almış. Müddet-i medide kadınlara kürsü şeyhliğinde bulunmuştur. Fahri Aziz'e intisab edip, sinin-i medide çalışarak ikmal-i süluka muvaffak olup, 1 324 senesi şehr-i Ramazanın Ley le-i Kadr'inde ( 14 Kasım 1906) azizim Mustafa Efendi ile birlikte hilafet almıştır. Ta rikat mahlası Sıdki'dir.

Azizimin bidayeten Fındık-zade Dergahı meşihatına bi'l-ahare Asitane-i Hz. Pir hizmetine ta'yini nasılsa bi-hasebi'l-beşeriyye Hacı Mustafa Efendi'nin hiss-i istirkabı nı uyandırmış idi. Keçeciler'deki dergah meşihatı münhal olunca, "Beni buraya t.a'yin için delalet et, inhada bulun." diye müracaat etmekle azizim "Birli.der! Şan-ı vakıf icabın ca Asiwne-i Uşşakiyye'den müstahlef olmak şarttır.

Şartu'l-vakıf ke-nassı's-şılri' nazariyye sine göre sizi oraya inha etmek vakfa karşı hıyanettir." demesine karşı, siz ayrıca hilafet veriniz, teklifinde bulundukta, "Azizimin mastaba-i irfô.nında yan yana bulunduk, rahle i tedrisinde beraber bulunduk. O size hilafet vermiş. Ben onu ibtal ile yeniden size hilafet ve rebilir miyim! RWı-ı aziz titrer, halk güler. Ehlu' llah la' net eder. " diye i'tizar eylemişti. Bu hal hakkı teslim edemeyen Mustafa Efendi'de büyük bir ukde-i iğbirar teşkil etmiştir Bi'l-ahare Hırka-i Şerifte Atikali Paşa Camii ittisalinde ki hanesini tevsian bir Uşşak!

Zaviyesi uyandırmasına muvaffak olup, resm-i güşadında azizimi da'vet et mişler ve azizim icabet buyurmuşlar iken azizimin izzet-i nefsini rencide edecek vasfi yet ibda eylemişlerdi. Azizim derya-dil olup, onların noksanına vermiş ve yine hoş görmüştü. Keçeciler Dergahı, İ zzet Efendi'den tekrar inhilal edince Molla Ahmed Efendi nam halife için yine aynı nakaratı okuyarak oraya ta'yini emrinde ısrar etmişler ise de kabul buyurulmadığından azizim için ateh getirmiştir. Hakkı batılı fark u temyizden acizdir.

Vesayete muhtac olacak derecede ma'lulu'l-efkardır diye aleyhinde mazbata yapıp hükumete takdim etmişler ise de bab-ı hükumette bu işi tedkik edenler mazba tayı mühürleyenlerin hakikattan uzaklaşmış erbab-ı ı'raz olduğuna kana'at hasıl edip, mazbatayı hükümsüz bırakmışlar. Azizimin intihab-kerdesi olan Hazmi Efendi'yi me şihata ta'yin eylemişlerdir. Hal böyle iken afvı ve derya-misal vasi' olan azizim bu iş ler hiç olmamış gibi onlara iltifattan hali kalmamıştır. Mustafa Efendi ziyaret-i Harameyn'e muvaffak olmuştur. Vasfi Bey namın da bir mahdumu vardır.

Dergah-ı şerifin inşasında, "Daru'l-füyOz-ı Uşşak!" ( J:> ;IJ ı)l.!.&-) 243 tarih düşmüştür. Pazar geceleri, icra-yı ayin olunur.

Vaki' olan taleb ve ar zu üzerine tarafımdan söylenen manzumedir: Mufalıham P"ır-i dest-girim Hüsameddin-i Uşşakı Kemal-i feyzidir bu ma'bed-i gül-zar-ı Uşşaki Yapıldı lutf-ı hak.kıla bin üç yüz kırkda bu dergilh Girenler tekke-i ir{arıa oldu yar-ı Uşşakı Hacı Mustafa Sıdk oldu bani hem de post-pıra Füyuz-ı Hazret-i Prr ' e tecellı-zar-ı Uşşakı Anın pek halisane himmetidir iş bu asarı Gelirler cem' olurlar bunda hep ebrılr-ı Uşşaki Keırıill- i aşk ile tevhid ü zikr itmekdedir uşşak Hakayık-bln olanlar görmede esrar-ı uşşaki Bütün ehl-i dile zinet-fezadır nCtr-ı zikıı 'l/lth Kuleı.b-ı aşıkam kapladı eıwlir-ı uşşaki Gel ey aşık safa ashabma in'lim-ı Hak çokdur Misal-i ayn-ı hikmet rCt-nümli ser-şd.r-ı uşşaki Huda tevftkını rehber idince ahdine lutfeı1 Heman hasıl olur maksUd görür didlir-ı uşşaki Gel ey Vassaf gözün aç gaflet itme vakt-i fırsatdır Açılsın dide-i ma'nli görünsün ylir-ı uşşaki Z43.

Bu ibarenin noktalı harflerinin toplanmasıyla 1 300 çıkmaktadır. ( H)

Kalemle tekke arasında bir ömür

Fahreddin Efendi’nin hayatı, son devir İstanbul’unda tarikat ile memuriyetin nasıl iç içe yürüdüğünün örneğidir. Nazilli’de on üç yaşında girdiği kalem hizmeti, kaza ölçeğindeki kâtiplikten başlayıp A‘şâr Başkitabeti’ne kadar ilerlemiş; askerliğinin ardından Şeyh Emin Efendi’nin daveti üzerine İstanbul’a gelmesiyle yeni bir safha açılmıştır.

Başkentte 1879’da Zahire Gümrüğü’nde kolculukla başlayan görevleri, ardı ardına gelen mukayyitlikler üzerinden Emtia-i Ecnebiyye Gümrüğü Nezâreti tahrirat mümeyyizliğine ulaşmış, 1913 sonunda emeklilikle noktalanmıştır. Sefîne, bu resmî hayatın yanında sülûkünü Emin Efendi’nin yanında tamamlayarak hilâfet aldığını da kaydeder.

Aksaray’daki dergâh ve son yılları

Aksaray’da Şekerci Sokağı’ndaki Nakşibendî dergâhı yandıktan sonra arsası kendisine verilmiş, dergâhı yeniden inşa etmiştir. Yeni yapıda âyin Pazar günleri icra edilmiş, zikirden önce hatm-i hâcegân okunarak vakfın şartı korunmuştur.

Son yıllarında Salâhî’nin eserlerini uykusuz gecelerde istinsah etmesi, oğlu Emin Efendi’nin hatırasında yer eden ayrıntıdır. 24 Ağustos 1915 Çarşamba günü vefat etmiş, Vâlide Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından kendi dergâhının bahçesine defnedilmiştir. Yerine oğlu Emin Efendi câ-nişîn olmuştur.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Azizinin ardından gelen istiğrak ve vefatı

Şeyhinin vefatından sonra hayret ve istiğrak hâli baş göstermiş, 24 Ağustos 1915’te vefat ederek dergâhın bahçesine defnedilmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne, azizinin irtihalinden sonra Fahreddin Efendi’de hayret ve istiğrak hâlinin zuhur ettiğini söyler. 14 Şevval 1333 / 12 Ağustos 1331 (24 Ağustos 1915) Çarşamba günü vefat etmiş; naaşını Mustafa Efendi yıkamış, ikindi namazı Vâlide Camii’nde kılındıktan sonra dergâhın bahçesinde hazırlanan kabre defnedilmiştir.

Vassâf onu şu cümleyle anar: “Gâyet nâzik, halûk, tarîkına sâdık, azîzine âşık bir zât idi.”

Çerçeve. Şeyhin ardından gelen istiğrak hâli, menâkıb geleneğinde bağlılığın delili sayılan bir motiftir; buradaki tarih, gasil ve defin bilgileri ise doğrudan tanıklığa dayanır. Kaydın anlatı kısmı ile takvim kısmı ayrı ağırlıkta okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Salâhî’nin eserlerini geceleyerek çoğaltması

Oğlu Emin Efendi’nin naklettiğine göre son yıllarında Salâhî’nin Dîvân’ını ve bazı eserlerini uykusuz gecelerde istinsah etmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Mahdumu Emin Efendi, babasından bahsederken hayatının son yıllarında Salâhî hazretlerinin Dîvân’ını ve eserlerinden bir kısmını şaşılacak bir azim ve gayretle istinsah ettiğini, bu sırada uykusuz geçirdiği gecelerin pek çok olduğunu anlatır.

Çerçeve. Uşşâkî çevresinde Salâhî-i Uşşâkî külliyatının elde çoğaltılarak yaşatıldığı bilinir; bu kayıt, o emeğin tek tek kişilerde nasıl göründüğünü oğlunun tanıklığıyla verir. Bilgi bir menkıbe değil, aile içi bir hatıradır; istinsah edilen nüshaların âkıbeti hakkında metinde bilgi yoktur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
ESER / METİN

Doksan üç Harbi üzerine yazdığı manzume

Himmetî mahlasıyla yazdığı bir manzumede Rus savaşının yol açtığı göç ve yıkımı anlatır.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Rus muharebesi sırasında teessürle yazdığı manzumeden bir parça nakleder: “Âh-ı mazlûm yerde kalmaz müntakimdir ol Ganî / Âkıbet bulur belâsın ehl-i İslâm düşmeni… Oldular mecbûr-ı hicret bunca yüz bin müslimîn / Nice bin tıfl u nisâ hem kıldılar cân terkini.” Manzume yüz binlerce insanın göçe zorlanışını, servet sahiplerinin yoksul düşüşünü ve yurt terk edilişini sıralar.

Vassâf, şiirlerini Himmetî mahlasıyla söylediğini, ancak şair tabiatı bulunmadığı için sonradan bu mesleği bıraktığını da ekler.

Çerçeve. Tekke şiirinin yalnız irfan diliyle sınırlı olmadığını, muhacirlik ve savaş gibi güncel felâketlerin de aynı kaleme girdiğini gösteren bir örnektir. Vassâf’ın şairliğini küçümseyen hükmü de dikkate değer: Sefîne, muhabbet duyduğu kişiler hakkında bile edebî değerlendirmeyi esirgemez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
ESER / METİN

Hacı Ömer Dede ve Manisa’daki dergâh için yazdığı manzume

Şeyhinin halifelerinden Hacı Ömer Dede’nin vefatı ve Manisa’da yaptırdığı dergâh üzerine bir manzume kaleme almıştır.

Metni gösterMetni daralt

Fahreddin Efendi’nin nakledilen ikinci manzumesi, azizinin halifelerinden Hacı Ömer Dede’nin vefatı ve Manisa’da inşa ettiği dergâh hakkındadır: “Hazret-i Pîr’im Hüsâmeddin yolunda gör bu zât / İntisâb-ı mürşid ile kesb-i esrâr eyledi… Bezl-i nakd ile mücedded eyleyüp vaz‘-ı esâs / Yapdı bu Dergâh-ı Uşşâkî’yi.”

Çerçeve. Manzume, hem bir vefat tarihi hem de bir bina kaydı işlevi görür; tekke çevrelerinde şiirin arşiv yerine geçtiği durumların tipik örneğidir. Metinde Hacı Ömer Dede’nin vefat yılı okunaklı biçimde verilmediği için burada tarih belirtilmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Divanı ve şiirleri

Mahdumları Emin Efendi, pederlerinden bahs ettiği sırada ahd-i sahavet ü şeba­ betimize tesadüf eden eyyam-ı ahire-i hayatiyyesinde Hz. Salahı Divan'ıyla, asar-ı ali­ yesinden bir kısmını pek şayan-ı hayret bir azın u himmetle istinsah etmişlerdi. Bu esnada uykusuz geçirdiği geceleri pek çok idi.

Metni gösterMetni daralt

Mahdumları Emin Efendi, pederlerinden bahs ettiği sırada ahd-i sahavet ü şeba­ betimize tesadüf eden eyyam-ı ahire-i hayatiyyesinde Hz. Salahı Divan'ıyla, asar-ı ali­ yesinden bir kısmını pek şayan-ı hayret bir azın u himmetle istinsah etmişlerdi. Bu esnada uykusuz geçirdiği geceleri pek çok idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

"23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te­ şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze­ rine Hz. Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü­ beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü­ nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber (kudılise sırrUhu'l-ezher) hazretlerinin Fütuhcit-ı M

Metni gösterMetni daralt

"23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te­ şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze­ rine Hz. Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü­ beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü­ nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber (kudılise sırrUhu'l-ezher) hazretlerinin Fütuhcit-ı M

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Divanı ve şiirleri 1

Mahdumları Emin Efendi, pederlerinden bahs ettiği sırada ahd-i sahavet ü şeba­ betimize tesadüf eden eyyam-ı ahire-i hayatiyyesinde Hz. Salahı Divan'ıyla, asar-ı ali­ yesinden bir kısmını pek şayan-ı hayret bir azın u himmetle istinsah etmişlerdi. Bu esnada uykusuz geçirdiği geceleri pek çok idi.

Metni gösterMetni daralt

Mahdumları Emin Efendi, pederlerinden bahs ettiği sırada ahd-i sahavet ü şeba­ betimize tesadüf eden eyyam-ı ahire-i hayatiyyesinde Hz. Salahı Divan'ıyla, asar-ı ali­ yesinden bir kısmını pek şayan-ı hayret bir azın u himmetle istinsah etmişlerdi. Bu esnada uykusuz geçirdiği geceleri pek çok idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Teberrüken ve aynen telsik olundu: "HuzüM alilerine! "23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te­ şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze­ rine Hz. Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü­ beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü­ nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber

Metni gösterMetni daralt

Teberrüken ve aynen telsik olundu: "HuzüM alilerine! "23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te­ şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze­ rine Hz. Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü­ beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü­ nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

Teberrüken ve aynen telsik olundu: "HuzüM alilerine! "23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te­ şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze­ rine Hz. Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü­ beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü­ nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber (kudılise sırrUhu'l-ezher) hazretlerinin Fütuhcit-ı Mekkiyye 'sinden kırdat olunan kıt'a-i Arabiyye fakirce mazbUt ve mukayyed olmadığından taharri et

Metni gösterMetni daralt

Teberrüken ve aynen telsik olundu: "HuzüM alilerine! "23 Mart 1 328/(4 Nisan 1 9 1 2) tiirlhiyle kerem-name-i aliyyelerinde te 'llf ve tertibine te­ şebbüs buyurulan Sefine-i &ıliyd nam kitaba dere olunmak üzere vaki' olan emr ü taleb itze­ rine Hz. Plr-i dest-g?rimiz Hüsiimeddln-i Uşşakı (kudılise sırrUhu'l-Bakl) efendimizin hafld.-i alileri tarafından müretteb ve muvakka' numarası biilis ında muharrer me'haz-i mergUbeden vaktiyle kayd u zabt edilmiş olan tercüme-i hali ile riciil-i Uşşiikıyye' den Cendb-ı Saliilıadrn 'in nezdimizde mahfuz ve zeviit-ı sôirede vücUdu meşhUd ve mesmu' iisiir-ı alileri esdmlsini mü­ beyyin tanzim kılınan pusula leffen takdim olunduğu gibi geçen sene Fındık-zade Dergiihı'nda tilavet olunan mevlid-i şerif esniisında Musullu Hiifız Osman Efendi tarafından Plr-i Müşiirü­ nileyh hazretleri hakkında Şeyh-i Ekber (kudılise sırrUhu'l-ezher) hazretlerinin Fütuhcit-ı Mekkiyye 'sinden kırdat olunan kıt'a-i Arabiyye fakirce mazbUt ve mukayyed olmadığından taharri et

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 2

Mezkur keremııdme-i aliyyeleriııde fakirde mahfuz iisar-ı mevcUdenin , ( Bir iki günde istinsah edebilmek için iare buyunılur ise emniyyeti sG-i isti'mal etmeyeceğimi te'min ederim. ) ibaresiyle bir fıkra münderic idügi görülüp , lede' t-teemmül fıkra-i mezbUre dil-i mir' dtı mukdbiliınde şimdiye degin zan ve belki mahsU.S bile olmayan öyle bir fikrin vücUdu­ nu ima eder surette iiylne-i safiye/erine aks-enıliiz olmasından dolayı ddiınd saykal u incilii­ sıııı arzü ettiğim o mir' dtın köşe ve bucaklarında daha ne kadar levs ü gubiirın mestur ve muhtefi bulunduğunu mülahaza ve tahattur ettirerek bir mürebbi ve münebbih-i hakiki oldu da derece-i kadr ü i' tibdrını kendisine taıııttırdı . Teşekkürler ederim. 1kdz ve irşdd buyurdu­ nuz. Maanıdfih fakirin zat-ı alilerine olan hüsıı-i muhabbe t ve derece-i i'timiidım icabınca iisdr-ı ınezkureııin istiıısiihına bilii- te'mlııdt eınr ve iirzü-yı aliyyelerinin zuhur u vürUduna her vakit anıdde ve güşiidedir.

Metni gösterMetni daralt

Mezkur keremııdme-i aliyyeleriııde fakirde mahfuz iisar-ı mevcUdenin , ( Bir iki günde istinsah edebilmek için iare buyunılur ise emniyyeti sG-i isti'mal etmeyeceğimi te'min ederim. ) ibaresiyle bir fıkra münderic idügi görülüp , lede' t-teemmül fıkra-i mezbUre dil-i mir' dtı mukdbiliınde şimdiye degin zan ve belki mahsU.S bile olmayan öyle bir fikrin vücUdu­ nu ima eder surette iiylne-i safiye/erine aks-enıliiz olmasından dolayı ddiınd saykal u incilii­ sıııı arzü ettiğim o mir' dtın köşe ve bucaklarında daha ne kadar levs ü gubiirın mestur ve muhtefi bulunduğunu mülahaza ve tahattur ettirerek bir mürebbi ve münebbih-i hakiki oldu da derece-i kadr ü i' tibdrını kendisine taıııttırdı . Teşekkürler ederim. 1kdz ve irşdd buyurdu­ nuz. Maanıdfih fakirin zat-ı alilerine olan hüsıı-i muhabbe t ve derece-i i'timiidım icabınca iisdr-ı ınezkureııin istiıısiihına bilii- te'mlııdt eınr ve iirzü-yı aliyyelerinin zuhur u vürUduna her vakit anıdde ve güşiidedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 3

Maanıdfih fakirin zat-ı alilerine olan hüsıı-i muhabbe t ve derece-i i'timiidım icabınca iisdr-ı ınezkureııin istiıısiihına bilii- te'mlııdt eınr ve iirzü-yı aliyyelerinin zuhur u vürUduna her vakit anıdde ve güşiidedir. Pir Efendimizin meniikıb-ı aliyyeleri meyiiııında tarafı devletten ba'zı müzekkiriit­ ı mühimmede murahhas ve vekalet suretiyle bi' z-zdt Biibıiill'de bulunarak ve o mehdfil ve meciilis riyiisetine alarak isbiit -ı vücUd buyurduklarında meşhUd ve ma'lum olan çul nim­ ten vücUduııa tenıds eder surette ve üstüne de ol vakitki teşrifiit-ı esmii nice makiima ve sı­ fat-ı me'muriyyete münaslb kürk ve siiire ilbds buyurduğu mezkftr çulun sdir emiinetler içe­ risiııde ziyaret-i eııdm u ihtiram olunmasıyla ve ceııdzesi Dersaddet' e vürUdunda Üskü­ dar' daki Paşalimanı denilen mahalde ba'zı harikalar zuhuru oranın ııdm-ı atlkı Öküzlimanı denmekle ma'ruf olmasıyla müstedel ise de meşlhatıııa veyahut arabanm suret-i müruruna dair mübdlağdta bir eserde tesadüf olunaıııamıştır . Me

Metni gösterMetni daralt

Maanıdfih fakirin zat-ı alilerine olan hüsıı-i muhabbe t ve derece-i i'timiidım icabınca iisdr-ı ınezkureııin istiıısiihına bilii- te'mlııdt eınr ve iirzü-yı aliyyelerinin zuhur u vürUduna her vakit anıdde ve güşiidedir. Pir Efendimizin meniikıb-ı aliyyeleri meyiiııında tarafı devletten ba'zı müzekkiriit­ ı mühimmede murahhas ve vekalet suretiyle bi' z-zdt Biibıiill'de bulunarak ve o mehdfil ve meciilis riyiisetine alarak isbiit -ı vücUd buyurduklarında meşhUd ve ma'lum olan çul nim­ ten vücUduııa tenıds eder surette ve üstüne de ol vakitki teşrifiit-ı esmii nice makiima ve sı­ fat-ı me'muriyyete münaslb kürk ve siiire ilbds buyurduğu mezkftr çulun sdir emiinetler içe­ risiııde ziyaret-i eııdm u ihtiram olunmasıyla ve ceııdzesi Dersaddet' e vürUdunda Üskü­ dar' daki Paşalimanı denilen mahalde ba'zı harikalar zuhuru oranın ııdm-ı atlkı Öküzlimanı denmekle ma'ruf olmasıyla müstedel ise de meşlhatıııa veyahut arabanm suret-i müruruna dair mübdlağdta bir eserde tesadüf olunaıııamıştır . Me

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 4

Bu hal hakkı teslim edemeyen Mustafa Efendi'de büyük bir ukde-i iğbirar teşkil etmiştir Bi'l-ahare Hırka-i Şerifte Atikali Paşa Camii ittisalinde ki hanesini tevsian bir Uşşak! Zaviyesi uyandırmasına muvaffak olup, resm-i güşadında azizimi da'vet et­ mişler ve azizim icabet buyurmuşlar iken azizimin izzet-i nefsini rencide edecek vasfi­ yet ibda eylemişlerdi. Azizim derya-dil olup, onların noksanına vermiş ve yine hoş görmüştü.

Metni gösterMetni daralt

Bu hal hakkı teslim edemeyen Mustafa Efendi'de büyük bir ukde-i iğbirar teşkil etmiştir Bi'l-ahare Hırka-i Şerifte Atikali Paşa Camii ittisalinde ki hanesini tevsian bir Uşşak! Zaviyesi uyandırmasına muvaffak olup, resm-i güşadında azizimi da'vet et­ mişler ve azizim icabet buyurmuşlar iken azizimin izzet-i nefsini rencide edecek vasfi­ yet ibda eylemişlerdi. Azizim derya-dil olup, onların noksanına vermiş ve yine hoş görmüştü.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 5

Azizim derya-dil olup, onların noksanına vermiş ve yine hoş görmüştü. Keçeciler Dergahı, İ zzet Efendi'den tekrar inhilal edince Molla Ahmed Efendi nam halife için yine aynı nakaratı okuyarak oraya ta'yini emrinde ısrar etmişler ise de kabul buyurulmadığından azizim için ateh getirmiştir. Vesayete muhtac olacak derecede ma'lulu'l-efkardır diye aleyhinde mazbata yapıp hükumete takdim etmişler ise de bab-ı hükumette bu işi tedkik edenler mazba­ tayı mühürleyenlerin hakikattan uzaklaşmış erbab-ı ı'raz olduğuna kana'at hasıl edip, mazbatayı hükümsüz bırakmışlar.

Metni gösterMetni daralt

Azizim derya-dil olup, onların noksanına vermiş ve yine hoş görmüştü. Keçeciler Dergahı, İ zzet Efendi'den tekrar inhilal edince Molla Ahmed Efendi nam halife için yine aynı nakaratı okuyarak oraya ta'yini emrinde ısrar etmişler ise de kabul buyurulmadığından azizim için ateh getirmiştir. Vesayete muhtac olacak derecede ma'lulu'l-efkardır diye aleyhinde mazbata yapıp hükumete takdim etmişler ise de bab-ı hükumette bu işi tedkik edenler mazba­ tayı mühürleyenlerin hakikattan uzaklaşmış erbab-ı ı'raz olduğuna kana'at hasıl edip, mazbatayı hükümsüz bırakmışlar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

On üç yaşında başlayan kâtiplik hayatı

Nazilli’de müskirat kitabetiyle başlayan memuriyeti, İstanbul gümrüklerinde tahrirat mümeyyizliğine kadar uzanmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Fahreddin Efendi’nin resmî hayatını tarih tarih kaydeder. Henüz on üç yaşındayken 1278 Muharreminde (Temmuz 1861) Nazilli kazası Müskirat Kitabeti’ne girmiş; 1284 Recebinde (Ekim 1867) yanan çarşının inşaat komisyonu kitabetine, 1287 Zilkadesinde (Ocak 1871) A‘şâr Kitabeti’ne, 1289 Muharreminde (Mart 1872) A‘şâr Başkitabeti’ne getirilmiştir.

Askerliğinden sonra Şeyh Emin Efendi’nin ısrarlı daveti üzerine İstanbul’a gelmiş; 1296 Muharreminin yirmi beşinde (19 Ocak 1879) Zahire Gümrüğü kolculuğuyla başlayan İstanbul memuriyeti mubassırlık, icmal, manifatura ve kantariye mukayyitliklerinden geçerek Emtia-i Ecnebiyye Gümrüğü Nezâreti tahrirat mümeyyizliğine kadar yükselmiş, 18 Kânûn-ı evvel 1329’da (30 Aralık 1913) emekliye ayrılmıştır.

Çerçeve. Bu sıralama, son devir şeyhlerinin çoğunun tekkeyle memuriyeti aynı ömürde taşıdığını gösteren belgeli bir örnektir: kalemde geçen otuz yılın karşılığında dergâhta bir postnişinlik yürümektedir. Tarihler resmî sicil diliyle verildiği için burada anlatı değil kayıt vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Yanan Nakşî dergâhının yerine kurulan tekke

Aksaray’da yangında yok olan Nakşibendî dergâhının arsası Fahreddin Efendi’ye verilmiş, o da yeni dergâhı yaptırıp vakfın zikir şartını korumuştur.

Metni gösterMetni daralt

Aksaray’da Şekerci Sokağı’nda Nakşibendiyye’ye mahsus dergâh yangında yandığında, arsası yeni bir tekke inşa etmek üzere Fahreddin Efendi’ye tevcih edilmiş ve dergâhı yaptırmaya muvaffak olmuştur. Vassâf o günlerde düşürdüğü tarihi de nakleder: “Bu dergâh-ı muallâyı Cenâb-ı Pîr’e nisbetle / İden inşâ Cenâb-ı Fahrî kim bir şeyh-i zî-şândır.”

Sefîne’nin yazıldığı sırada dergâh mamurdur; âyin Pazar günleri yapılır ve zikirden önce usulünce hatm-i hâcegân okunarak, yani Nakşî usulü sürdürülerek “şart-ı vâkıf yerine getirilir”.

Çerçeve. Kayıt, tekke hukukunun tarikat aidiyetinden daha bağlayıcı olabildiğini gösterir: binayı Uşşâkî meşrebinden bir şeyh yeniden kurar, fakat vakfın gerektirdiği Nakşî hatmi terk edilmez. Bu, İstanbul dergâhlarında sık görülen çok katmanlı usul birlikteliğinin somut bir örneğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

On üç yaşında iken 1 278 senesi Muharreminde (Temmuz 1 86 1 ) Nazilli kazası Müskirat Ki­ tabeti'ne; 1 284 Recebinde (Ekim 1 867) Nazilli'de muhterık çarşı inşaat komisyon ki­ tabetine; 1 287 Zi'l-ka'desi'nde (Ocak 1 87 1 ) A'şar Kitabetine; 1 289 Muharrem'inde (Mart 1 872) A'şar Başkitabeti'ne ta'yin edilmiş. Ba'dehfi hıdmet-i askeriyyesini ifa ederek Şeyh Emin Efendi'nin ilhahıyla lstanbul'a gelmiştir ki Fahri Efendi'nin henüz genç iken müşarünileyhe intisab eylediği nümayan olur. 1 296 Muharreminin yirmi beşinde ( 19 Ocak 1 879) İ stanbul'da Zahire Gümrüğü Kolculuğu'na ba'dehfi Mubassırlığına, icmal mukayyidliğine, manifatura mukayyidli­ ğine, kantariyye mukayyidliğine, bir sene sonra tahrirat kitabetine irtika ile İstanbul Emtia-i Ecnebiyye Gümrüğü Nezareti tahrirat mümeyyizi oldu. 18 Kanun-ı evvel 1329/(30 Aralık 1 9 1 3)'da tekaüdü icra kılınmıştır. Eınin Efendi'den ikmal-i süluka muvaffak olup, hilafetle kam-yab olmuş bir ta­ raftan hıdmet-i devlete müdavim iken diğer taraftan t

Metni gösterMetni daralt

On üç yaşında iken 1 278 senesi Muharreminde (Temmuz 1 86 1 ) Nazilli kazası Müskirat Ki­ tabeti'ne; 1 284 Recebinde (Ekim 1 867) Nazilli'de muhterık çarşı inşaat komisyon ki­ tabetine; 1 287 Zi'l-ka'desi'nde (Ocak 1 87 1 ) A'şar Kitabetine; 1 289 Muharrem'inde (Mart 1 872) A'şar Başkitabeti'ne ta'yin edilmiş. Ba'dehfi hıdmet-i askeriyyesini ifa ederek Şeyh Emin Efendi'nin ilhahıyla lstanbul'a gelmiştir ki Fahri Efendi'nin henüz genç iken müşarünileyhe intisab eylediği nümayan olur. 1 296 Muharreminin yirmi beşinde ( 19 Ocak 1 879) İ stanbul'da Zahire Gümrüğü Kolculuğu'na ba'dehfi Mubassırlığına, icmal mukayyidliğine, manifatura mukayyidli­ ğine, kantariyye mukayyidliğine, bir sene sonra tahrirat kitabetine irtika ile İstanbul Emtia-i Ecnebiyye Gümrüğü Nezareti tahrirat mümeyyizi oldu. 18 Kanun-ı evvel 1329/(30 Aralık 1 9 1 3)'da tekaüdü icra kılınmıştır. Eınin Efendi'den ikmal-i süluka muvaffak olup, hilafetle kam-yab olmuş bir ta­ raftan hıdmet-i devlete müdavim iken diğer taraftan t

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Tekke ve irşad mekânı 2

Yirmi beş sene kadar hıdınet-i vekaleti vardır. Aksaray'da Şekerci Sokağı'nda tarikat-ı aliyye­ i Nakşıbendiyye mahsus dergah harikta yandığından arsası tekke inşa etmek üzere Hazrec-i Şeyh Abdulldh Saldhaddin-i Uşşdki 485 Fahri azize tefviz olunmakla inşa-yı dergaha muvaffak olmuşlardı. O zaman söyledi­ ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu­ len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir.

Metni gösterMetni daralt

Yirmi beş sene kadar hıdınet-i vekaleti vardır. Aksaray'da Şekerci Sokağı'nda tarikat-ı aliyye­ i Nakşıbendiyye mahsus dergah harikta yandığından arsası tekke inşa etmek üzere Hazrec-i Şeyh Abdulldh Saldhaddin-i Uşşdki 485 Fahri azize tefviz olunmakla inşa-yı dergaha muvaffak olmuşlardı. O zaman söyledi­ ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu­ len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Usul, zikir ve seyrüsülûk 3

Aksaray'da Şekerci Sokağı'nda tarikat-ı aliyye­ i Nakşıbendiyye mahsus dergah harikta yandığından arsası tekke inşa etmek üzere Hazrec-i Şeyh Abdulldh Saldhaddin-i Uşşdki 485 Fahri azize tefviz olunmakla inşa-yı dergaha muvaffak olmuşlardı. O zaman söyledi­ ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu­ len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir. Azizinin irtihalinden sonra kendilerinde hayret ü istiğrak zuhfüa gelip nihayet 14 Şevval 1 333 ve 1 2 Ağustos 133 1/(24 Ağustos 1 9 1 5 ) tarihinde Çarşamba günü ve­ da' -ı alem-i fena edip, na'ş·ı münifi azizim Mustafa Efendi gasl eyleyerek ba'de't-tec· hiz ve't-tekfin ikindi namazı Valide Cami' -i Şerifi'nde ba'de'l-eda dergah-ı şerifin bahçesinde ihzar olunan kabirde defn olunm

Metni gösterMetni daralt

Aksaray'da Şekerci Sokağı'nda tarikat-ı aliyye­ i Nakşıbendiyye mahsus dergah harikta yandığından arsası tekke inşa etmek üzere Hazrec-i Şeyh Abdulldh Saldhaddin-i Uşşdki 485 Fahri azize tefviz olunmakla inşa-yı dergaha muvaffak olmuşlardı. O zaman söyledi­ ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu­ len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir. Azizinin irtihalinden sonra kendilerinde hayret ü istiğrak zuhfüa gelip nihayet 14 Şevval 1 333 ve 1 2 Ağustos 133 1/(24 Ağustos 1 9 1 5 ) tarihinde Çarşamba günü ve­ da' -ı alem-i fena edip, na'ş·ı münifi azizim Mustafa Efendi gasl eyleyerek ba'de't-tec· hiz ve't-tekfin ikindi namazı Valide Cami' -i Şerifi'nde ba'de'l-eda dergah-ı şerifin bahçesinde ihzar olunan kabirde defn olunm

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 4

O zaman söyledi­ ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu­ len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir. Azizinin irtihalinden sonra kendilerinde hayret ü istiğrak zuhfüa gelip nihayet 14 Şevval 1 333 ve 1 2 Ağustos 133 1/(24 Ağustos 1 9 1 5 ) tarihinde Çarşamba günü ve­ da' -ı alem-i fena edip, na'ş·ı münifi azizim Mustafa Efendi gasl eyleyerek ba'de't-tec· hiz ve't-tekfin ikindi namazı Valide Cami' -i Şerifi'nde ba'de'l-eda dergah-ı şerifin bahçesinde ihzar olunan kabirde defn olunmuştur. Gayet nazik, haluk, tarikına sadık, azi· zine aşık bir zat idi.

Metni gösterMetni daralt

O zaman söyledi­ ğim tarihtir: Bu dergô.h-ı muallô.yı Cenab-ı Pir' e nisbetle İden inşa Cenab-ı Fahri kim bir şeyh-i zt-şandır Be-feyz.·i himmet-i Plr-i celil inşd-yı dergaha Beca geldik.de tam tarıh-i cevher-dar nümayandır ( Jo'J ) Dergah el'an ma'mur olup Pazar günleri icra-yı ayin olunur v e zikirden evvel usu­ len hatm-i hacegan yapılır, şart-ı vakıf yerine getirilir. Azizinin irtihalinden sonra kendilerinde hayret ü istiğrak zuhfüa gelip nihayet 14 Şevval 1 333 ve 1 2 Ağustos 133 1/(24 Ağustos 1 9 1 5 ) tarihinde Çarşamba günü ve­ da' -ı alem-i fena edip, na'ş·ı münifi azizim Mustafa Efendi gasl eyleyerek ba'de't-tec· hiz ve't-tekfin ikindi namazı Valide Cami' -i Şerifi'nde ba'de'l-eda dergah-ı şerifin bahçesinde ihzar olunan kabirde defn olunmuştur. Gayet nazik, haluk, tarikına sadık, azi· zine aşık bir zat idi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeAksaray Şekerci Sokağı DergâhıYangında yanan Nakşibendî dergâhının arsasına Fahreddin Efendi tarafından yeniden inşa edilen dergâh; Pazar günleri âyin yapılır, zikirden önce hatm-i hâcegân okunurdu. Bahçesine defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Fahreddin-i Himmetî : Muhammed Fahreddin-i Himmetî (1849–1915), Nazilli’den İstanbul’a uzanan memuriyet hayatını Uşşâkî hizmetiyle birleştiren; Emin Efendi’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı Dergâhı’nı kuran ve Salâhaddin-i Uşşâkî’nin eserlerini istinsah ederek koruyan şeyh ve şairdir.Aydın · TürkiyeNazilliDoğduğu, sıbyan mektebi ve medrese tahsilini gördüğü, on üç yaşında ilk memuriyetine başladığı kaza. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Fahreddin-i Himmetî : Muhammed Fahreddin-i Himmetî (1849–1915), Nazilli’den İstanbul’a uzanan memuriyet hayatını Uşşâkî hizmetiyle birleştiren; Emin Efendi’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı Dergâhı’nı kuran ve Salâhaddin-i Uşşâkî’nin eserlerini istinsah ederek koruyan şeyh ve şairdir.İstanbul · TürkiyeVâlide CamiiCenaze namazının ikindi vaktinde kılındığı cami. Sefîne metninde yalnızca “Vâlide Câmi-i şerîfi” denildiği için hangi Vâlide Camii olduğu kesinleştirilememiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Fahreddin-i Himmetî : Muhammed Fahreddin-i Himmetî (1849–1915), Nazilli’den İstanbul’a uzanan memuriyet hayatını Uşşâkî hizmetiyle birleştiren; Emin Efendi’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı Dergâhı’nı kuran ve Salâhaddin-i Uşşâkî’nin eserlerini istinsah ederek koruyan şeyh ve şairdir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Şeyh Muhammed Fahreddin-i Himmetî
Ortak kaynak kataloğunu aç →