Ara
Menü

Eşrefoğlu Rûmî

Eşrefoğlu Rûmî (ö. 1469), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî çevresinde yetişen; Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye koluna adını veren mutasavvıf şairdir.

Doğum
1377
Vefat
1469
Unvan
Eşrefiyye’nin pîri, Müzekki’n-nüfûs ve Dîvân müellifi

İznik ve tahsil

Asıl adı Abdullah olan Eşrefoğlu Rûmî, İznik'te yetişti. Medrese tahsilinin ardından tasavvuf yoluna yöneldi.

Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî

Ankara'da Hacı Bayrâm-ı Velî'nin hizmetinde bulundu; onun yönlendirmesiyle Hama'ya giderek Hüseyin Hamevî'den Kādirî terbiyesi ve hilâfet aldı. Menkıbevî ayrıntılar tarihî biyografiden ayrı okunur.

Eşrefiyye

İznik'teki irşad halkası Kādiriyye'nin Anadolu'daki Eşrefiyye koluna dönüştü. Müzekki'n-nüfûs nesir dilinin, Dîvân ise Türkçe şiir ve ilâhi dilinin temel eserleridir.

Dîvân

Aşk, tevhid, nefis terbiyesi, mürşid, fenâ, gurbet ve Abdülkādir-i Geylânî bağlılığı şiirlerin ana eksenidir. Dijital arşiv, verilen Semazen nüshasındaki 137 başlıklı metni sayfa artıkları ayıklanarak sunar.

Kādiriyye-Resmiyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIKādiriyye-Resmiyye tâc-ı şerifi

Sekiz terkli, mavi kadife kubbeli ve merkezinde gül mühür bulunan Kādirî tâcı. Değerlendirme bölümünde Resmiyye koluna ve XIX. yüzyıla bağlanır.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 1

Şeyh’in kemâlât-ı ârifânelerinin mertebe-i bülendine delâlet eder. Bu nutk-ı münîflerini tahmîs edenler ve şerh eyleyenler olmuştur. Abdullâh Salâhaddîn-i Uşşâkî hazretleri pek ârifâne şerh ve hakîkat-ı ma’nâsını beyân buyurmuşlardır.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh’in kemâlât-ı ârifânelerinin mertebe-i bülendine delâlet eder. Bu nutk-ı münîflerini tahmîs edenler ve şerh eyleyenler olmuştur. Abdullâh Salâhaddîn-i Uşşâkî hazretleri pek ârifâne şerh ve hakîkat-ı ma’nâsını beyân buyurmuşlardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 2

Bu nutk-ı münîflerini tahmîs edenler ve şerh eyleyenler olmuştur. Abdullâh Salâhaddîn-i Uşşâkî hazretleri pek ârifâne şerh ve hakîkat-ı ma’nâsını beyân buyurmuşlardır. Ben dost hevâsına düşdüm gayri hevâ neme gerek Başımda dost sevdâsı var gayri sevdâ neme gerek Ben Eşref-oğlu Rûmî’yim ben bâkîyim kadîmîyim Ben ol mürg-i lâhûtîyim arz u semâ neme gerek Âsâr-ı Aliyyeleri : 1.

Metni gösterMetni daralt

Bu nutk-ı münîflerini tahmîs edenler ve şerh eyleyenler olmuştur. Abdullâh Salâhaddîn-i Uşşâkî hazretleri pek ârifâne şerh ve hakîkat-ı ma’nâsını beyân buyurmuşlardır. Ben dost hevâsına düşdüm gayri hevâ neme gerek Başımda dost sevdâsı var gayri sevdâ neme gerek Ben Eşref-oğlu Rûmî’yim ben bâkîyim kadîmîyim Ben ol mürg-i lâhûtîyim arz u semâ neme gerek Âsâr-ı Aliyyeleri : 1.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 3

Abdullâh Salâhaddîn-i Uşşâkî hazretleri pek ârifâne şerh ve hakîkat-ı ma’nâsını beyân buyurmuşlardır. Ben dost hevâsına düşdüm gayri hevâ neme gerek Başımda dost sevdâsı var gayri sevdâ neme gerek Ben Eşref-oğlu Rûmî’yim ben bâkîyim kadîmîyim Ben ol mürg-i lâhûtîyim arz u semâ neme gerek Âsâr-ı Aliyyeleri : 1. Divân-ı Şerîfleri : İlm-i lisân ve târîh-i edebiyyât nokta-i nazarından da pek mühimdir; matbû'dur. 2.

Metni gösterMetni daralt

Abdullâh Salâhaddîn-i Uşşâkî hazretleri pek ârifâne şerh ve hakîkat-ı ma’nâsını beyân buyurmuşlardır. Ben dost hevâsına düşdüm gayri hevâ neme gerek Başımda dost sevdâsı var gayri sevdâ neme gerek Ben Eşref-oğlu Rûmî’yim ben bâkîyim kadîmîyim Ben ol mürg-i lâhûtîyim arz u semâ neme gerek Âsâr-ı Aliyyeleri : 1. Divân-ı Şerîfleri : İlm-i lisân ve târîh-i edebiyyât nokta-i nazarından da pek mühimdir; matbû'dur. 2.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Dîvânın şiir dili

Eşrefoğlu Rûmî’nin Dîvânı Kādirî-Eşrefî irfanını aşk, fakr, nefis terbiyesi, mürşid ve tevhid temalarıyla Türkçe şiire taşır.

Metni gösterMetni daralt

Şiirlerdeki mecaz, doğrudan kurum tarihi veya fıkhî hüküm diye okunmaz. Nüsha farkları ve mahlas karışmaları gözetilerek beyitler kıta düzeniyle yayımlanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Eşrefoğlu Rûmî Dîvânı İncelemesi.

Öğütleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

Neseb-i âlîleri, İmâm Ali efendimize müntehî olup, pederi mükerremleri Eşref, onun pederi Muhammed el-Mısrî’dir. "Eşrefeğlu", "Eşref-zâde", "Eşref-i Rûmî" diye meşhûrdur. 754/(1353) târîhinde İznik’te tevellüd buyurmuşlardır. Tahsîl-i ibtidâîden sonra Bursa’ya azîmetle Çelebi Sultân Muhammed Medresesi'nde, el-yevm mevcûd bulunan hücrede tahsîl-i kemâlâta başlayıp, kırk sene burada bulundukları mervîdir.

Metni gösterMetni daralt

Neseb-i âlîleri, İmâm Ali efendimize müntehî olup, pederi mükerremleri Eşref, onun pederi Muhammed el-Mısrî’dir. "Eşrefeğlu", "Eşref-zâde", "Eşref-i Rûmî" diye meşhûrdur. 754/(1353) târîhinde İznik’te tevellüd buyurmuşlardır. Tahsîl-i ibtidâîden sonra Bursa’ya azîmetle Çelebi Sultân Muhammed Medresesi'nde, el-yevm mevcûd bulunan hücrede tahsîl-i kemâlâta başlayıp, kırk sene burada bulundukları mervîdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 2

Derhâl müşârünileyhe intisâb ile onbir sene imâmet hizmetiyle şeref-yâb olmuş ve seyr ü sülûkta bulunmuştur. İkmâl-i sülûktan sonra istihlâf buyurulup, İznik beldesine i’zâm ve kerîmeleri Hayrunnîsa hazretlerini tezvîc eylemişlerdir. Eşref-zâde hazretleri, ma’nevî bir cilveye mazhar olup, merâtib-i ma’nevîyede daha ziyâde i’tilâ sevdâsıyla niyâzda bulunduklarında, işâret-i mahsûsa üzerine, Hama’da sülâle- i tâhire-i Kâdiriyye’den Şeyh Hüseyn-i Hamavî hazretlerine sevk ederler.

Metni gösterMetni daralt

Derhâl müşârünileyhe intisâb ile onbir sene imâmet hizmetiyle şeref-yâb olmuş ve seyr ü sülûkta bulunmuştur. İkmâl-i sülûktan sonra istihlâf buyurulup, İznik beldesine i’zâm ve kerîmeleri Hayrunnîsa hazretlerini tezvîc eylemişlerdir. Eşref-zâde hazretleri, ma’nevî bir cilveye mazhar olup, merâtib-i ma’nevîyede daha ziyâde i’tilâ sevdâsıyla niyâzda bulunduklarında, işâret-i mahsûsa üzerine, Hama’da sülâle- i tâhire-i Kâdiriyye’den Şeyh Hüseyn-i Hamavî hazretlerine sevk ederler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 3

Tahrîk etmek ister, hareket etmediğini görünce, huzûr-ı şeyhe gelip, “Efendim, Rûmî vefât etmiş, siz sağ olunuz.” der. Şeyh, hücrenin kilitlenip, miftâhının kendisine teslîmini emir buyururlar. Ba'zı cahiller, “Meyyitin hücre içinde habsine ne lüzûm var, defn olunsun, varıp şeyhe arz edelim.”, derler.

Metni gösterMetni daralt

Tahrîk etmek ister, hareket etmediğini görünce, huzûr-ı şeyhe gelip, “Efendim, Rûmî vefât etmiş, siz sağ olunuz.” der. Şeyh, hücrenin kilitlenip, miftâhının kendisine teslîmini emir buyururlar. Ba'zı cahiller, “Meyyitin hücre içinde habsine ne lüzûm var, defn olunsun, varıp şeyhe arz edelim.”, derler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 4

Ba'zı cahiller, “Meyyitin hücre içinde habsine ne lüzûm var, defn olunsun, varıp şeyhe arz edelim.”, derler. Bir kısmı ise, "Şeyhin işine müdahâle etmek caiz değildir.” demişlerse de, nihâyet keyfiyyet şeyhe arz olununca, “Kırk gün olmayınca hücreyi açmayacağım.” buyururlar. Vaktâ ki kırk gün tamâm olur, cenâb-ı şeyh maa ihvân hücre kapısına gelirler, “Ya Rûmî!”, diye hitâb ederse de ses gelmez.

Metni gösterMetni daralt

Ba'zı cahiller, “Meyyitin hücre içinde habsine ne lüzûm var, defn olunsun, varıp şeyhe arz edelim.”, derler. Bir kısmı ise, "Şeyhin işine müdahâle etmek caiz değildir.” demişlerse de, nihâyet keyfiyyet şeyhe arz olununca, “Kırk gün olmayınca hücreyi açmayacağım.” buyururlar. Vaktâ ki kırk gün tamâm olur, cenâb-ı şeyh maa ihvân hücre kapısına gelirler, “Ya Rûmî!”, diye hitâb ederse de ses gelmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 5

İrtihâlleri : 876/(1471) İznik’te mükellef bir türbe-i şerîfe ve bir câmi'-i münîf ve hucurât inşâ olunmuş ve son zamâna kadar ümrânını muhâfaza etmiş iken, Yunanlıların İznik’i istîlâlarında cümlesini topla hedm ve hâk ile yeksân edip; hattâ, Hz. Pîr’in kabr-i enverlerini kazıp, içinde cephâne aramış olduklarını; müteessirâne bir lisân ile, Bursa’da Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdî Efendi meşhûdâtına istinâden söylemiştir. Çünkü şöhret-i ârifâneleri, velvele- endâz-ı âlem olup, umûm-ı ehl-i tarîkat nezdinde pek büyük bir mevki'-i hürmet ü i’tibârları vardır.

Metni gösterMetni daralt

İrtihâlleri : 876/(1471) İznik’te mükellef bir türbe-i şerîfe ve bir câmi'-i münîf ve hucurât inşâ olunmuş ve son zamâna kadar ümrânını muhâfaza etmiş iken, Yunanlıların İznik’i istîlâlarında cümlesini topla hedm ve hâk ile yeksân edip; hattâ, Hz. Pîr’in kabr-i enverlerini kazıp, içinde cephâne aramış olduklarını; müteessirâne bir lisân ile, Bursa’da Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdî Efendi meşhûdâtına istinâden söylemiştir. Çünkü şöhret-i ârifâneleri, velvele- endâz-ı âlem olup, umûm-ı ehl-i tarîkat nezdinde pek büyük bir mevki'-i hürmet ü i’tibârları vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 1

Tahsîl-i ibtidâîden sonra Bursa’ya azîmetle Çelebi Sultân Muhammed Medresesi'nde, el-yevm mevcûd bulunan hücrede tahsîl-i kemâlâta başlayıp, kırk sene burada bulundukları mervîdir. Tarîkat-ı sûfiyyeye intisâb sevdâsına düşüp, evvelemirde Bursa’da Abdal Muhammed nâmiyle meşhûr olan ve el-yevm türbeleri ma’mûr ve ziyâret-gâh bulunan zât- ı âlîkadrin, nazar-ı feyzine uğrayıp emr ü işâretiyle Emîr Sultân hazretlerine, onlar da Hacı Bayram-ı Velî hazretlerine sevk ederler. Derhâl müşârünileyhe intisâb ile onbir sene imâmet hizmetiyle şeref-yâb olmuş ve seyr ü sülûkta bulunmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Tahsîl-i ibtidâîden sonra Bursa’ya azîmetle Çelebi Sultân Muhammed Medresesi'nde, el-yevm mevcûd bulunan hücrede tahsîl-i kemâlâta başlayıp, kırk sene burada bulundukları mervîdir. Tarîkat-ı sûfiyyeye intisâb sevdâsına düşüp, evvelemirde Bursa’da Abdal Muhammed nâmiyle meşhûr olan ve el-yevm türbeleri ma’mûr ve ziyâret-gâh bulunan zât- ı âlîkadrin, nazar-ı feyzine uğrayıp emr ü işâretiyle Emîr Sultân hazretlerine, onlar da Hacı Bayram-ı Velî hazretlerine sevk ederler. Derhâl müşârünileyhe intisâb ile onbir sene imâmet hizmetiyle şeref-yâb olmuş ve seyr ü sülûkta bulunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 2

Tarîkat-ı sûfiyyeye intisâb sevdâsına düşüp, evvelemirde Bursa’da Abdal Muhammed nâmiyle meşhûr olan ve el-yevm türbeleri ma’mûr ve ziyâret-gâh bulunan zât- ı âlîkadrin, nazar-ı feyzine uğrayıp emr ü işâretiyle Emîr Sultân hazretlerine, onlar da Hacı Bayram-ı Velî hazretlerine sevk ederler. Derhâl müşârünileyhe intisâb ile onbir sene imâmet hizmetiyle şeref-yâb olmuş ve seyr ü sülûkta bulunmuştur. İkmâl-i sülûktan sonra istihlâf buyurulup, İznik beldesine i’zâm ve kerîmeleri Hayrunnîsa hazretlerini tezvîc eylemişlerdir.

Metni gösterMetni daralt

Tarîkat-ı sûfiyyeye intisâb sevdâsına düşüp, evvelemirde Bursa’da Abdal Muhammed nâmiyle meşhûr olan ve el-yevm türbeleri ma’mûr ve ziyâret-gâh bulunan zât- ı âlîkadrin, nazar-ı feyzine uğrayıp emr ü işâretiyle Emîr Sultân hazretlerine, onlar da Hacı Bayram-ı Velî hazretlerine sevk ederler. Derhâl müşârünileyhe intisâb ile onbir sene imâmet hizmetiyle şeref-yâb olmuş ve seyr ü sülûkta bulunmuştur. İkmâl-i sülûktan sonra istihlâf buyurulup, İznik beldesine i’zâm ve kerîmeleri Hayrunnîsa hazretlerini tezvîc eylemişlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 3

Bize kıydınız.” derler ki, makâm-ı istiğrâk, dünyâyı unutmaktan, lezâiz-i ma’neviyyeden âlem-i hisse getirdiniz, demektir. Gavs- ı A’zam efendimize, silsile-i tarîkatları bu sûretle muttasıl olmaktadır: Hz. Pîr, Sultân Seyyid Abdülkâdir (Kuddise sırruhu'z-zâhir ), Hz.

Metni gösterMetni daralt

Bize kıydınız.” derler ki, makâm-ı istiğrâk, dünyâyı unutmaktan, lezâiz-i ma’neviyyeden âlem-i hisse getirdiniz, demektir. Gavs- ı A’zam efendimize, silsile-i tarîkatları bu sûretle muttasıl olmaktadır: Hz. Pîr, Sultân Seyyid Abdülkâdir (Kuddise sırruhu'z-zâhir ), Hz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 4

Velâdetleri : 754/(1353) Müddet-i ömürleri : 120. İrtihâlleri : 876/(1471) İznik’te mükellef bir türbe-i şerîfe ve bir câmi'-i münîf ve hucurât inşâ olunmuş ve son zamâna kadar ümrânını muhâfaza etmiş iken, Yunanlıların İznik’i istîlâlarında cümlesini topla hedm ve hâk ile yeksân edip; hattâ, Hz. Pîr’in kabr-i enverlerini kazıp, içinde cephâne aramış olduklarını; müteessirâne bir lisân ile, Bursa’da Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdî Efendi meşhûdâtına istinâden söylemiştir.

Metni gösterMetni daralt

Velâdetleri : 754/(1353) Müddet-i ömürleri : 120. İrtihâlleri : 876/(1471) İznik’te mükellef bir türbe-i şerîfe ve bir câmi'-i münîf ve hucurât inşâ olunmuş ve son zamâna kadar ümrânını muhâfaza etmiş iken, Yunanlıların İznik’i istîlâlarında cümlesini topla hedm ve hâk ile yeksân edip; hattâ, Hz. Pîr’in kabr-i enverlerini kazıp, içinde cephâne aramış olduklarını; müteessirâne bir lisân ile, Bursa’da Seyyid Usûl Dergâhı şeyhi Abdî Efendi meşhûdâtına istinâden söylemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 5

Çünkü şöhret-i ârifâneleri, velvele- endâz-ı âlem olup, umûm-ı ehl-i tarîkat nezdinde pek büyük bir mevki'-i hürmet ü i’tibârları vardır. Entâk-ı aliyyeleri esnâ-yı zikirde okunduğu gibi birçoğu gerek durak, gerek ilâhî tarzında bestelenmiştir. En ziyâde mütedâvil olan nutklarından: Tecellî şevk-i dîdarın beni mest eyledi hayrân Ene’l-Hak sırrını cândan anınçün kılmazam pinhân Aceb hayrân u mestim ki bilişde bilmezem yârı Gözüm her kande kim baksa görünür sûret-i Rahmân Cihân tılsımının bendi benim elimdedir şimdi Tennûrî-zâde Menâkıbnâme'sindc Seyyid Sa’düddîn-zâde olduğunu yazmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Çünkü şöhret-i ârifâneleri, velvele- endâz-ı âlem olup, umûm-ı ehl-i tarîkat nezdinde pek büyük bir mevki'-i hürmet ü i’tibârları vardır. Entâk-ı aliyyeleri esnâ-yı zikirde okunduğu gibi birçoğu gerek durak, gerek ilâhî tarzında bestelenmiştir. En ziyâde mütedâvil olan nutklarından: Tecellî şevk-i dîdarın beni mest eyledi hayrân Ene’l-Hak sırrını cândan anınçün kılmazam pinhân Aceb hayrân u mestim ki bilişde bilmezem yârı Gözüm her kande kim baksa görünür sûret-i Rahmân Cihân tılsımının bendi benim elimdedir şimdi Tennûrî-zâde Menâkıbnâme'sindc Seyyid Sa’düddîn-zâde olduğunu yazmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.
TARİHÎ KAYIT

Tarikî ve tarihî bağlantı 6

Sultân Bâyezîd’de Kütübhâne-i umûmîde, Risâle fî Sırrı’d-Deverân nâmında gördüğüm bir eser dahi müşârünileyhe isnâd olunmaktadır. El-yevm, Kâdirî tekkelerinde okunmakta olan evrâd-ı Kâdiriyye’nin, (...‫’)الله م أج ل‬den yukarısı Pîr-i sânî Eşref-zâde’nin olduğundan bu evrâda, “Evrâd-ı Kâdiriyye-i Eşrefiyye” derler. Evrâk-ı Kâdiriyye mütercimi Şeyh Nâci Efendi böyle yazıyor.

Metni gösterMetni daralt

Sultân Bâyezîd’de Kütübhâne-i umûmîde, Risâle fî Sırrı’d-Deverân nâmında gördüğüm bir eser dahi müşârünileyhe isnâd olunmaktadır. El-yevm, Kâdirî tekkelerinde okunmakta olan evrâd-ı Kâdiriyye’nin, (...‫’)الله م أج ل‬den yukarısı Pîr-i sânî Eşref-zâde’nin olduğundan bu evrâda, “Evrâd-ı Kâdiriyye-i Eşrefiyye” derler. Evrâk-ı Kâdiriyye mütercimi Şeyh Nâci Efendi böyle yazıyor.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 1.