Ara
Menü

Eşrefoğlu Rûmî

Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî yanında yetişip Hüseyin el-Hamevî’den Kādirî hilâfeti alan; İznik’te Eşrefiyye’yi kuran, Müzekki’n-nüfûs ve ilâhileriyle Türk tasavvuf dilini derinden etkileyen mutasavvıf şairdir.

Vefat
1470
Unvan
Eşrefiyye’nin pîri, mutasavvıf şair ve Türkçe tasavvuf müellifi
Temalar
İznik, Bursa, Ankara, Hama, Bayramî terbiye, Kādirî hilâfet, Eşrefiyye, Müzekki’n-nüfûs, Divan, tekke mûsikisi

Kimliği, adı ve tarih meselesi

Eşrefoğlu Rûmî’nin asıl adı Abdullah’tır. Kaynaklarda Abdullah-ı Rûmî, Abdullah İznikî, Eşrefzâde, Eşrefoğlu ve Eşref-i Rûmî adlarıyla anılır. Babası Ahmed Efendi’nin “Eşref” adı veya lakabıyla tanınması, şöhret adının kaynağıdır. Aile şeceresi Seyyid Ahmed el-Mısrî ve Seyyid Muhammed Süyûtî adları üzerinden Mısır’a bağlanır; bu kayıt tarikat ve aile geleneğinin nesep anlatısıdır. İlk yıllarına dair çağdaş belge bulunmadığından doğum yılı kesin değildir.

Geç kaynaklarda 754/1353 tarihi verilir; başka araştırmalarda yaklaşık 1377 kabulü de görülür. Buna karşılık en eski menâkıbnâme, 874/1469-70’te muhtemelen yüz yaşlarında öldüğünü bildirir. 754 doğum kabulüyle 120 yıllık ömür hesabı, kaynakların kendi içinde de uyuşmaz. Bu sebeple doğum yılı bilgi kartında kesin rakama çevrilmemiştir. Vefat için türbe kitâbesine nispet edilen “Eşrefzâde azm-i cinân eyledi” mısraının gösterdiği 874/1469-70, 876/1471 ve 899/1493-94 gibi rivayetlerden daha güçlü kabul edilir.

İznik’ten Bursa medreselerine

İznik’te doğup ilk öğrenimini aile çevresinde gördüğü kabul edilir. Daha sonra Bursa’ya giderek Çelebi Sultan Mehmed Medresesi’nde tahsil gördü ve muîdlik yaptı. Menâkıb geleneğindeki “kırk yıl medresede kaldı” kaydı, tam bir resmî hizmet cetvelinden çok uzun ve ciddi bir zâhirî ilimler tahsilini ifade eder. Kaynaklar onun hangi hocalardan hangi kitapları okuduğunu ayrıntılı biçimde bildirmez; buna rağmen eserlerindeki âyet, hadis, fıkıh ve ahlâk birikimi medrese eğitimini doğrular.

Eşrefoğlu’nun medreseyi bir rüya üzerine terk etmesi, Abdal Mehmed’in kendisine bâtınî ilimlerden nasibi bulunduğunu söylemesi ve onu Emîr Sultan’a yönlendirmesi en eski hayat kaynağı olan Menâkıb-ı Eşrefzâdenin anlatı örgüsüdür. Bu rivayet, tasavvufa geçişin gelenek içindeki açıklamasıdır; tarihî biyografide rüya kesin dış olay gibi değil, menkıbevî hafıza olarak okunmalıdır. Tarihî çekirdek, Bursa’daki ilmî hayatın ardından Emîr Sultan çevresi üzerinden Hacı Bayrâm-ı Velî’ye ulaşmasıdır.

Hacı Bayrâm-ı Velî yanında terbiye

Ankara’ya giden Eşrefoğlu, Hacı Bayrâm-ı Velî’ye intisap etti. Menâkıbnâme, dergâhta on bir yıl riyâzet, hizmet ve mücâhedeyle yetiştirildiğini; ağır hizmetlerden sonra imamlığa getirildiğini anlatır. Hacı Bayram’ın kızı Hayrünnisâ ile evlenmesi, mürşid-mürid bağını aile bağıyla da güçlendirdi. İcâzet alıp Bayramiyye’yi temsil etmek üzere İznik’e gönderildi.

Bu ilk terbiye sebebiyle bazı eski tasnifler Eşrefiyye’yi Bayramiyye’nin kolu saymıştır. Fakat Eşrefoğlu’nun son tarikat icâzetini Hüseyin el-Hamevî’den alması ve kurduğu yolun Kādirî silsilesine bağlanması sebebiyle Eşrefiyye, Kādiriyye’nin Anadolu’da teşekkül eden koludur. Hacı Bayram ilişkisi silinmemeli; fakat Eşrefiyye’nin kurumsal aidiyetini değiştirecek biçimde de yorumlanmamalıdır.

Hama yolculuğu ve Kādirî hilâfeti

İznik’e döndükten sonra mânevî terbiyesini ilerletmek istediğini Hacı Bayram’a bildirdi. Onun yönlendirmesiyle eşi Hayrünnisâ’yı da yanına alarak Hama’ya gitti ve Abdülkādir-i Geylânî ailesinden Hüseyin el-Hamevî’ye intisap etti. Anadolu’dan Hama’ya yaya gidişi, birbiri ardınca erbaîne alınması ve kırk günlük halvet sonunda Kādirî hilâfetnâmesi alması kaynakların ortak çekirdeğidir.

Halvetin otuz birinci gününde donmuş veya ölmüş sanılması, kırkıncı gün Hüseyin el-Hamevî’nin üçüncü çağrısıyla kendine gelmesi ve “Ah azizim, bize kıydınız” demesi ayrıntılı bir menkıbedir. Bu anlatı, Eşrefiyye hafızasında istiğrak ve mürşide teslimiyetin örneği olarak korunur; hayat kronolojisinin doğrulanabilir bir tıp vakası gibi sunulmaz. Kādirî silsile Hüseyin el-Hamevî üzerinden Şihâbeddin Ahmed, Hüsâmeddin ve Abdülkādir-i Geylânî’nin oğlu Şemseddin vasıtasıyla pîre ulaşır. Eski silsile listelerinde Alâeddin adının bulunup bulunmaması konusunda iki varyant vardır.

İznik’te Eşrefiyye’nin teşekkülü

Kādirî icâzetiyle İznik’e dönen Eşrefoğlu bir süre uzlet yaşadı, ardından dergâhında irşada başladı. Bu tekke Kādiriyye’nin Osmanlı ülkesindeki ilk dergâhı kabul edilir. Eşrefiyye onun sağlığında belirli bir çevreye ulaşmış olsa da âdâb ve kurum yapısının tamamlanması halifesi Abdürrahim Tirsî ve torunu Hamdi Efendi döneminde gerçekleşti. Böylece kurucunun şahsî irşadı, İznik merkezli kalıcı bir tekke ve post silsilesine dönüştü.

Vasiyeti üzerine, küçük yaşından beri yanında yetişen ve kızı Züleyha ile evlenen Abdürrahim Tirsî posta geçti. Eşrefiyye İznik ve Bursa çevresinde kökleşti; İncirli Dergâhı, XVII. yüzyıldan itibaren İznik âsitânesinin yanında ikinci büyük merkez oldu. “Pîr-i sânî” unvanı, Abdülkādir-i Geylânî’nin yerine geçen evrensel bir ikinci kurucu iddiası değil; Kādirî terbiyeyi Anadolu’da Eşrefiyye adıyla kurumsallaştıran pîrlik makamını ifade eder.

Müzekki’n-nüfûs ve ahlâk öğretisi

Müzekki’n-nüfûs, Eşrefoğlu’nun en yaygın ve tesiri en uzun süren eseridir. Müellif mukaddimede halkı doğru yola sevketmek amacıyla özellikle Türkçe yazdığını söyler. Eser nefsi arındırma, dünya sevgisi, tövbe, riyâzet, zikir, mürşid terbiyesi, ahlâkî hastalıklar ve tasavvuf yolunun edeplerini sade bir dille anlatır; öğretici açıklamalar arasına kıssalar ve menkıbeler yerleştirir.

Çok sayıdaki yazması ve eski-yeni baskıları, kitabın yalnız Eşrefî tekkelerinde değil geniş bir okur çevresinde kullanıldığını gösterir. Muhammediyye ve Envârü’l-âşıkīn gibi halkın din ve ahlâk dilini biçimlendiren metinlerle aynı dolaşım alanına girmiştir. Kitabın değeri yalnız bir tarikat kılavuzu olmasında değil, tasavvuf ahlâkını erken Osmanlı Türkçesiyle sistemli ve anlaşılır biçimde aktarmasındadır.

Tarîkatnâme, evrâd ve Eşrefî erkânı

Tarîkatnâme, Türkçe tarikatnâme türünün en eski örneklerinden sayılır. Tarikat âdâbını, mürid-mürşid ilişkisini ve Ehl-i beyt muhabbetini ele alır. Eşrefiyye’nin sonraki erkânı bu metin ile Müzekki’n-nüfûs etrafında şekillendi. Günlük “tertîb-i Eşrefî” istiğfar, İhlâs, Fâtiha, salavat ve kelime-i tevhid tertibinden oluşur; seyrüsülûk esmâsı kelime-i tevhidden başlayıp Allah, hû, hak, hay, kayyûm, kahhâr, settâr, müheymin, bâsıt, vedûd ve hâdî isimleriyle ilerler.

Evrâd-ı Eşrefiyye’nin bir bölümünün Abdülkādir-i Geylânî’ye, bir bölümünün Hüseyin el-Hamevî’ye dayandığı ve Eşrefoğlu tarafından tertip edildiği aktarılır. Perşembe gecesi icra edilen kuûdî zikirden kıyâmî zikre geçişte Eşrefoğlu’nun “Cem‘ olmuş dervişleri pîrim Abdülkādir’in” ilâhisi okunur. Taç ve hırka, özellikle üç halkalı yaprak düzeniyle “Eşrefî gülü”, yolun maddî ve sembolik hafızasının parçalarıdır. Bu ayrıntılar kurucunun hayatından çok Eşrefiyye yol dosyasının erkân katmanına aittir.

Divan, şiir dili ve tekke mûsikisi

Eşrefoğlu hece ve aruzu birlikte kullanan, lirik ilâhilerle öğretici manzumeleri buluşturan güçlü bir mutasavvıf şairdir. Yûnus Emre tesiri belirgindir; fakat halk söyleyişlerini, atasözlerini, âyet meallerini ve tasavvuf remizlerini kendine mahsus bir lirizm içinde işler. İlâhî aşk, tevhid, fenâ-bekā, nefsin terbiyesi, gurbet, mürşid ve Abdülkādir-i Geylânî sevgisi şiirlerinin ana eksenleridir.

Divanın yirmiden fazla yazması vardır ve nüshalardaki şiir sayıları değişir; sonraki şairlerin manzumeleri bazı nüshalara karışmıştır. Bu sebeple herhangi bir şiir yalnız matbu divanda bulunuyor diye kesin nispet edilemez. Sitedeki 137 şiirlik dijital arşiv, nüsha ve metin denetimi yapılmış ayrı bir okuma katmanıdır. “Tecellî şevk-i dîdârın” diye başlayan şathiyesi Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkī tarafından şerhedilmiş, “Ben dost hevâsına düştüm” ve başka birçok ilâhisi tekke mûsikisi repertuvarında yaşamıştır.

Eser nispetlerinin sınırı

En eski menâkıbnâme Eşrefoğlu’nun eserleri arasında açıkça yalnız Müzekki’n-nüfûs ile Tarîkatnâmeyi sayar. Sonraki kaynaklar bunlara Delâilü’n-nübüvve, Fütüvvetnâme, İbretnâme, Ma‘zeretnâme veya Hediyyetü’l-fukarâ, Elestnâme, Nasîhatnâme, Hayretnâme, Münâcâtnâme ve Esrârü’t-tâlibîn adlarını ekler. Ancak 856/1452’de istinsah edilen ilgili mecmuadaki mesnevilerde müellif adı yazılı değildir; müstensih bunları Eşref b. Ahmed’e nispet eder. Bu Eşref, şairin babası da olabilir.

Dolayısıyla uzun eser listesi kesin külliyat gibi tekrarlanmamalıdır. Divan, Müzekki’n-nüfûs ve Tarîkatnâme sağlam çekirdektir; diğer risaleler ayrı ayrı nüsha ve aidiyet incelemesi gerektirir. Risâle fî sırrı’d-deverân nispeti de geç bir katalog kaydıdır; Eşrefzâde Sırr Abdülkādir’in aynı konudaki eseriyle karışma ihtimali göz önünde tutulmalıdır.

Vefatı, türbesi ve tarihî hafıza

Eşrefoğlu 874/1469-70’te İznik’te vefat etti ve dergâhının hazîresine defnedildi. Dergâh, cami, türbe ve hücrelerden oluşan külliye zamanla önemli bir ziyaret merkezine dönüştü. Yapıların Mükerreme Hatun tarafından inşa veya ihya ettirildiğine dair kayıtlar vardır; Menâkıbnâme’de onun Fâtih’in annesi sayılması tarih bakımından yanlıştır, TDV araştırması kendisini Fâtih Sultan Mehmed’in hanımı olarak tanımlar.

Fâtih devriyle ilgili dil yarasının iyileştirilmesi, padişahın tebdilikıyafetle peşinden İznik’e gelmesi ve Mahmud Paşa için dua etmesi anlatıları menâkıbnâme katmanındadır. Yunan işgali sırasında külliyenin yıkıldığı ve kabrin cephane aranırken açıldığına dair Hüseyin Vassâf kaydı ise Bursa Seyyid Usul Dergâhı şeyhi Abdi Efendi’nin görgü aktarımına dayanır. Tarihî biyografi, menkıbe, görgü tanıklığı ve sonraki tarikat hafızası bu nedenle ayrı başlıklarda okunmalıdır.

Türk tasavvuf tarihindeki yeri

Eşrefoğlu Rûmî, medrese ilmini Bayramî hizmet terbiyesiyle ve Kādirî hilâfetle birleştiren; bunu İznik’te Türkçe eser, şiir, evrâd ve tekke düzenine dönüştüren kurucu bir şahsiyettir. Tesiri yalnız Eşrefiyye post silsilesinde kalmamış, Müzekki’n-nüfûs aracılığıyla geniş halk dindarlığına, divanı aracılığıyla tekke şiiri ve mûsikisine yayılmıştır.

Onu Bektaşî veya Kalenderî bir şair diye sınıflandıran geç yorumlar, aynı ad çevresindeki şahısların karıştırılmasına dayanır. Şathiyelerinde vahdet-i vücûd neşvesi görülse de temel eserleri şeriat, ahlâk, nefis terbiyesi ve Ehl-i sünnet tasavvufu çerçevesindedir. Eşrefoğlu’nun tarihî büyüklüğü, farklı kaynak katmanlarını birbirine karıştırmadan okunduğunda daha açık görünür: Bayramî terbiyeden geçen bir Kādirî pîri, güçlü bir Türkçe ahlâk müellifi ve yüzyıllarca söylenen ilâhilerin şairidir.

COĞRAFÎ HAFIZA14 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi14 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç1 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 6 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Bir nebînin kademi vardığı yere velînin başı varmak muhaldir”

Hacı Bayrâm-ı Velî'nin damadına verdiği cevap.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

İznik'te ulaştığı hâlin zevkleriyle yetinmeyip daha ileriye varma arzusuyla dönen Eşrefoğlu, Hacı Bayrâm-ı Velî'ye sorar: “Seyrüsülûkün tamamı şimdiki makamımız mıdır, yoksa daha var mıdır?”

Cevap şudur: “Bir velînin bin sene ömrü olsa, envâ-ı mücâhedât ve riyâzet eylese henüz enbiyâdan bir nebînin kademi vardığı yere velînin başı varmak muhaldir.”

Çerçeve. Velâyetin nübüvvetin altında olduğu esasının en veciz ifadelerindendir. Hacı Bayrâm bu cevaptan sonra damadını Hama'daki Hüseyin el-Hamevî'ye göndermiştir — yani kapıyı kapatmamış, başka bir kapıya yollamıştır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde, vr. 4a.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Anadolu'yu yaya geçmek

Hanımı ve kızıyla çıkılan Hama yolculuğu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

İznik'e dönen Eşrefoğlu derhal erbaîne girer ve bu sırada gördüğü rüyaları yazar. Ardından yanında hanımı ve kızı olduğu hâlde uzun ve çileli bir yolculuğa çıkar; Anadolu'yu bir baştan bir başa yaya olarak aşar.

Hama'ya varır varmaz Hüseyin el-Hamevî'ye intisap eder; şeyhi, erbaînde gördüğü rüyaların yazılı olduğu kâğıda bakarak onu âdeta ayağının tozuyla tekrar erbaîne sokar. Kırk gün içinde çilesini tamamlar ve Kādirî hilâfetnâmesi alarak İznik'e döner.

Çerçeve. Ailesinin bir asır önce Hama'dan Anadolu'ya göç ettiği hatırlanmalıdır — yolculuk aynı zamanda geriye doğrudur.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Abdal Mehmed'in haber verişi

Medreseyi bıraktıran rüya ve meczubun sözü.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Eşrefoğlu gördüğü bir rüya üzerine medreseyi ve ilim yolunu terkeder. Abdal Mehmed adlı bir meczup kendisine bâtınî ilimlerden nasibi olduğunu söyleyince Emîr Sultan'a başvurur.

Emîr Sultan ihtiyarlığından söz ederek onu, dervişlik ve tasavvuf yolunda ileri bir merhaleye ulaştıracak olan Hacı Bayrâm-ı Velî'ye gönderir.

Çerçeve. Emîr Sultan 833/1429, Hacı Bayrâm 833/1430'da vefat etmiştir; bu münasebet, doğum tarihini 754 (1353) gösteren kayda karşı 779 (1377) lehine delil sayılır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

On bir yıllık hizmet

Ankara dergâhında en ağır işlerde çalışmak.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Ankara'ya giden Eşrefoğlu, Hacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı'nda on bir yıl kadar riyâzet ve mücâhede ile en ağır hizmetlerde çalıştırılır.

Sonunda şeyhi onu önce dergâha imam, sonra kızı Hayrünnisâ ile evlendirerek damat yapar ve Bayramiyye'yi temsil etmek üzere İznik'e halife tayin eder.

Çerçeve. Medresede müderrisliğe uzanabilecek bir tahsili bırakıp on bir yıl hizmete girmesi, menâkıbnâmenin en çok vurguladığı noktadır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Saraydan gelen davet

Mükerreme Sultan'ın tedavisi ve Fâtih'in ısrarı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Fâtih Sultan Mehmed'in hanımı Mükerreme Sultan'ın (menâkıbnâmede Fâtih'in annesi olarak geçer) dilindeki bir yarayı tedavi etmesi için kendisine başvurulur; davetin birkaç defa tekrarlanması üzerine İstanbul'a giderek hastayı tedavi eder.

Aynı kaynakta, İznik'e döndükten sonra padişahın arkasından tebdilikıyafetle gelerek kendisini dervişliğe kabul etmesi için ısrar ettiği, Eşrefoğlu'nun ise uzun nasihatlerden sonra padişahı İstanbul'a geri dönmeye razı edebildiği rivayeti de yer alır.

Çerçeve. Menâkıbnâme rivayetidir; kaynak, hasta kişinin kimliğinde bile iç tutarsızlık bulunduğunu (hanım mı, anne mi) açıkça göstermektedir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Yedikule'den gelen haber

Mahmud Paşa'nın hapisteyken gönderdiği adam.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Fâtih Sultan Mehmed'in sadrazamı Mahmud Paşa'nın da Eşrefoğlu'nun müridleri arasında bulunduğu nakledilir.

Rivayete göre Fâtih tarafından Yedikule Zindanı'na hapsedildiği zaman, duasıyla padişahın gazabını hafifletmesi için adamlarından birini Eşrefoğlu'na göndermiştir.

Çerçeve. Kayıt Eşrefoğlu'nun kendi menâkıbnâmesinden değil, Mahmud Paşa'nın menâkıbından gelir; iki ayrı gelenekte birbirini destekleyen bir bağdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Menâkıb-ı Mahmûd Pâşâ-yı Velî, s. 22-24.

Hayatından kayıtlar

İlk 1 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Yetmiş bin mürid

Evliya Çelebi'nin İznik'te gördüğü.

Metni gösterMetni daralt

Evliya Çelebi, Eşrefoğlu'nun medfun bulunduğu İznik'teki cami ve dergâhtan bahsederken ondan “yetmiş bin müride mâlik bir pîşvâ-yı âşıkān” diye söz eder.

Çerçeve. Rakam Evliya'nın üslûbunca mübalağalıdır; delil değeri, XVII. yüzyılda türbenin ve itibarın canlılığında yatar. Kaynak, daha yaşarken büyük bir kitlenin teveccühünü kazandığını ve türbesinin asırlarca ziyaretgâh olduğunu kaydeder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliya Çelebi, Seyahatnâme, III, 8-10.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Müzekki'n-nüfûs

Anadolu tasavvuf düşüncesinin en önemli Türkçe kitaplarından.

Metni gösterMetni daralt

Kaynağın hükmü şudur: Anadolu'da XIII. yüzyıldan beri gelişen tasavvuf cereyanının en önemli eserlerinden biridir.

Eşrefoğlu mukaddimede eserini halkı doğru yola sevketmek için bilhassa Türkçe olarak yazdığını belirtir. Özellikle bu eseriyle, Orta Asya'dan gelip Anadolu topraklarını yurt edinen Türkler'in tasavvufî ahlâkı benimsemesinde asırlar boyunca önemli bir rol oynamıştır.

Çeşitli kütüphanelerde pek çok yazma nüshası bulunur; eski ve yeni harflerle birçok defa basılmıştır (İstanbul 1269, 1281, 1298, 1322, 1966, 1968, 1977).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2070; İÜ Ktp., TY, nr. 6200, 6387.
TARİHÎ KAYIT

Divan

Yirmiden fazla nüsha, değişken muhteva.

Metni gösterMetni daralt

Yirmiden fazla nüshası tesbit edilmiş olup bunlardaki şiir sayısı birbirinden farklıdır. Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki iki nüsha başka şairlerin şiirlerinin en az karıştığı nüshalardır.

Divan eski harflerle birkaç defa yayımlanmış (İstanbul 1286, 1301, 1307), yeni harflerle de hayatı ve şahsiyetiyle ilgili geniş bir inceleme ile birlikte Âsaf Hâlet Çelebi tarafından neşredilmiştir (İstanbul 1944; sonraki baskılar 1967, 1972).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 1732; Esad Efendi, nr. 2590.
TARİHÎ KAYIT

Tarîkatnâme

Tarikat âdâbı ve Ehl-i beyt muhabbeti.

Metni gösterMetni daralt

Eserde daha çok tarikat âdâbıyla müellifin Ehl-i beyt'e olan muhabbet ve bağlılığı anlatılmakta, Hz. Ali'nin üstünlüğünü gösteren delillere yer verilmektedir.

Atatürk Kitaplığı (Osman Ergin, nr. 389, 428, 441, 1017), Süleymaniye ve Bursa Eski Yazma ve Basma Eserler kütüphanelerinde nüshaları bulunur.

Menâkıb-ı Eşrefzâde'nin İÜ nüshasında eserleri olarak sadece Müzekki'n-nüfûs ile Tarîkatnâme'nin adları geçer.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 4667.
ESER / METİN

Nisbeti tartışmalı risâleler

Babasına mı, kendisine mi ait?

Metni gösterMetni daralt

İlk defa Mehmed Şemseddin, Yâdigâr-ı Şemsî'de kaynak zikretmeksizin Eşrefoğlu'na Tarîkatnâme, Delâilü'n-nübüvve, Fütüvvetnâme, İbretnâme, Ma'zeretnâme, Elestnâme, Nasîhatnâme, Hayretnâme, Münâcâtnâme, Esrârü't-tâlibîn risâlelerini nisbet etmiş; bu bilgi daha sonra konuyla ilgili hemen bütün eserlerde aynen tekrarlanmıştır.

Delâilü'n-nübüvve ve Esrârü't-tâlibîn dışındakiler, 856 (1452) yılında istinsah edilen bir mecmuada (Köprülü kitapları, Yapı Kredi, nr. 133) yer alır. Mesnevi tarzındaki bu eserlerin hiçbirinde müellif adı geçmez; yalnız her eserin başında müstensih Nasûh b. Ahmed'in risâlenin Eşref b. Ahmed'e ait olduğuna dair kaydı bulunur.

Orhan Bilgin Fütüvvetnâme'yi, elde açık bir delil bulunmamakla birlikte Eşrefoğlu'nun babası Eşref b. Ahmed'e ait olabileceği kanaatiyle yayımlamıştır (1992). Kaynağın hükmü: yeni bilgiler elde edilinceye kadar bu eserlerin Eşrefoğlu'na mı, babasına mı ait olduğunu tesbit etmek oldukça güç görünmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mehmed Şemseddin, Yâdigâr-ı Şemsî, s. 47-51.
ESER / METİN

Menâkıb-ı Eşrefzâde

Hayatının ilk elden yegâne kaynağı.

Metni gösterMetni daralt

Torunu Şeyh Hamdi Efendi'nin müridlerinden Abdullah Veliyyüddin Bursevî tarafından kaleme alınmıştır; hayatı hakkında en eski ve ilk elden yegâne kaynak durumundadır.

Abdullah Uçman ve Önder Akıncı tarafından yayımlanmıştır (İstanbul 1976). Orhan Köprülü'nün özel kütüphanesindeki diğer nüsha XVII. yüzyılın başlarına ait olup gerek dil ve ifade özellikleri gerekse muhteva bakımından öbüründen önemli farklılıklar gösterir — doğum tarihini 779 (1377) veren kayıt bu nüshanın arkasındaki küçük menâkıbnâmededir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde, İÜ Ktp., TY, nr. 270.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eşrefiyye

Kādiriyye'nin Anadolu'da doğan ilk kolu.

Metni gösterMetni daralt

Eşrefoğlu Rûmî, Hama'da Abdülkādir-i Geylânî'nin beşinci göbekten torunu Şeyh Hüseyin el-Hamevî'den Kādirî hilâfetnâmesi alarak İznik'e dönmüş ve burada kurduğu dergâhta irşada başlamıştır; tarikatı kısa zamanda yayıldı.

Kādirîler arasında Abdülkādir-i Geylânî'den sonra tarikatın ikinci pîri sayılır. Kolun devamı, vasiyeti üzerine yerine geçen ve kızı Züleyha ile evlenen halifesi Abdürrahim Tirsî ile sağlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tomar-Kādiriyye, s. 48-49.
TARİHÎ KAYIT

Erbaîn (çile)

Kırk günlük halvet.

Metni gösterMetni daralt

Erbaîn, kırk gün süren halvet ve riyâzettir; tarikat terbiyesinin en yoğun safhasıdır.

Eşrefoğlu'nun hayatında iki defa belirleyici olmuştur: Hama'ya çıkmadan önce İznik'te girdiği erbaînde gördüğü rüyaları yazmış, Hama'da ise şeyhi bu kâğıda bakarak onu ayağının tozuyla tekrar erbaîne sokmuş ve kırk gün içinde çilesi tamamlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Eşrefoğlu Rûmî”, c. 11, s. 480-482.
TARİHÎ KAYIT

Kıyâmî zikir

Ayakta yapılan Kādirî zikri.

Metni gösterMetni daralt

Kādirî usulünde kıyâmî zikir ayakta, halka hâlinde yapılan zikirdir.

Kaynak bugüne uzanan bir tesbit yapar: Kādirî dergâhlarında kıyâmî zikir, Eşrefoğlu'nun “Cem' olmuş dervişleri pîrim Abdülkādir'in” ilâhisiyle başlamaktadır.

Şiirleri en çok bestelenen mutasavvıf şairlerdendir; Müstakimzâde'den naklen kendisinin de bazı besteler yaptığı belirtilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sadettin Nüzhet Ergun, Türk Şairleri, III, 1368.
TARİHÎ KAYIT

Şathiyyât

Zâhire aykırı görünen coşkun sözler.

Metni gösterMetni daralt

Divanında “Tecellî şevk-i dîdârın beni mest eyledi hayrân / Enelhak sırrını candan anunçün kılmazam pinhân” matla'lı manzume gibi şathiyyât türünde yazılmış bazı şiirler bulunur.

Kaynağın hükmü nettir: onda şeriatın zâhirine ters düşecek herhangi bir ifade yoktur. Bu sebeple “eâzım-ı evliyâullah”tan sayılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Eşrefoğlu Rûmî”, c. 11, s. 480-482.
KAVRAM

İki Eşrefzâde karışıklığı

Biyografisine sızmış yabancı bilgiler.

Metni gösterMetni daralt

Eşrefoğlu'nun Hocazâde ve Mevlânâ Tûsî'den istifade ettiği ve Alâeddin Ali'ye muîd olduğu rivayeti, aslında Şekāik Tercümesi'nin ulemâ kısmındaki Eşrefzâde Muhyiddin Muhammed adlı başka bir kişiye aittir.

Orhan Köprülü doktora tezinde bu karışıklığa ilk defa dikkat çekmiş, fakat çalışması neşredilmediği için eski rivayetler bugüne kadar tekrarlanagelmiştir.

Aynı karışıklık, Eşrefoğlu'nun Kalenderî ve Bektaşîler zümresinden gösterilmeye çalışılmasının da muhtemel sebebidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mecdî, Şekāik Tercümesi, s. 225.
TARİHÎ KAYIT

İki tarikat, tek şahsiyet

Bayramî hilâfetten Kādirî pîrliğe.

Metni gösterMetni daralt

Eşrefoğlu, Hacı Bayrâm-ı Velî'den icâzet alarak Bayramiyye tarikatını temsil etmek üzere İznik'e halife tayin edilmiş, sonra aynı şeyhin yönlendirmesiyle Hama'ya gidip Kādirî hilâfetnâmesi almıştır.

Bu iki bağ, mürşidin müridini kendi yolunda tutmak yerine daha ileri gitmesi için başka bir kapıya göndermesinin somut bir örneğidir. Nihaî nisbeti Kādiriyye-Eşrefiyye olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Eşrefoğlu Rûmî”, c. 11, s. 480-482.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bursa · TürkiyeEşrefoğlu Rûmî Camii ve Türbesi, İznikİznik'te kurduğu ve sonradan camiye çevrilen dergâhın hazîresinde medfundur. Türbe kitâbesindeki “Eşrefzâde azm-i cinân eyledi” mısraının gösterdiği 874 (1469-70) tarihi, vefat yılı olarak en doğru kabul edilendir.Bursa · TürkiyeİznikAilesinin Manisa'dan sonra yerleştiği, çocukluğu ve gençliği ailesinin terbiyesi altında geçen; Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halife tayin ettiği ve ömrünün sonuna kadar irşad ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir.Ankara · TürkiyeHacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı, AnkaraOn bir yıl riyâzet ve mücâhede ile en ağır hizmetlerde çalıştığı, sonra imam ve damat olduğu dergâh; Bayramiyye icâzetini burada aldı. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir. 1887: görevlerin mevcut mutasarrıf üzerinde sürdürülmesi 6 Mart 1887 tarihli kayıtta, Ankara’daki Hacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı’nın meşihat, tevliyet, zaviyedarlık ve türbedarlık görevlerinin Abdülhamid Baba üzerinde bulunduğu; bu görevlere yönelik yeni bir tayin başvurusunun uygun görülmediği belirtilir. Kayıt, dergâhtaki idarî görevlerin aynı mutasarrıf üzerinde sürdüğünü gösterir.Hama · SuriyeHamaAbdülkādir-i Geylânî'nin beşinci göbekten torunu Şeyh Hüseyin el-Hamevî'ye intisap edip Kādirî hilâfetnâmesi aldığı kasaba; ailesinin bir asır önce Anadolu'ya göç ederken uğradığı yer de burasıdır. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir.Bursa · TürkiyeÇelebi Sultan Mehmed Medresesi, Bursaİleri bir yaşta tahsile başladığı, gördüğü bir rüya üzerine terkettiği medrese. Yeşil Külliye içindeki medresenin konumu yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir.Bursa · TürkiyeEmîr Sultan Türbesi, BursaBâtınî ilimlerden nasibi olduğu söylenince başvurduğu Emîr Sultan'ın makamı; Emîr Sultan onu ihtiyarlığından söz ederek Hacı Bayrâm-ı Velî'ye yönlendirdi. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir.Manisa · TürkiyeManisaMısır ve Hama üzerinden Anadolu'ya göç eden ailesinin İznik'ten önce yerleştiği şehir. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir.İstanbul · TürkiyeİstanbulMenâkıbnâmeye göre, Fâtih Sultan Mehmed'in hanımı Mükerreme Sultan'ın tedavisi için birkaç defa tekrarlanan davet üzerine gittiği şehir. Rivayet menkıbe niteliğindedir; konum şehir ölçeğinde verilmiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde, vr. 4a
  2. [2]Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde
  3. [3]Menâkıb-ı Mahmûd Pâşâ-yı Velî, s. 22-24
  4. [4]Evliya Çelebi, Seyahatnâme, III, 8-10
  5. [5]Tomar-Kādiriyye, s. 48-49
  6. [6]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Eşrefoğlu Rûmî”, c. 11, s. 480-482
  7. [7]Sadettin Nüzhet Ergun, Türk Şairleri, III, 1368
  8. [8]Mecdî, Şekāik Tercümesi, s. 225
  9. [9]Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2070; İÜ Ktp., TY, nr. 6200, 6387
  10. [10]Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 1732; Esad Efendi, nr. 2590
  11. [11]Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 4667
  12. [12]Mehmed Şemseddin, Yâdigâr-ı Şemsî, s. 47-51
  13. [13]Abdullah Veliyyüddin Bursevî, Menâkıb-ı Eşrefzâde, İÜ Ktp., TY, nr. 270
  14. [14]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Eşrefoğlu Rûmî” ve “Eşrefiyye”
  15. [15]Kişi kartı kaynak paketi — Eşrefoğlu Rûmî
  16. [16]Kişi kartı kaynak paketi — Eşrefoğlu Rûmî; Meclis-i Meşâyih Defterleri
Ortak kaynak kataloğunu aç →