Ara
Menü

Şeyh Abdurrahîm-i Tirsî

Abdurrahîm-i Tirsî (ö. 1520), Eşrefoğlu Rûmî’nin terbiyesinde yetişen, damadı ve vasiyetle halefi olan; kırk sekiz yıl Eşrefiyye postunda bulunan divan sahibi Kādirî-Eşrefî şeyhidir.

Vefat
1520
Unvan
Eşrefiyye postnişini, şair ve divan sahibi şeyh

Ailesi ve ilk terbiyesi

İznik’e yaklaşık sekiz saat mesafedeki Tirse köyünde, Bolulu İsfendiyârzâde ailesinden Bâyezîd Fakih’in oğlu olarak dünyaya geldi. Henüz çocukken babasıyla birlikte Eşrefoğlu Rûmî’nin nazar ve ilgisine mazhar oldu. Eşrefoğlu onu terbiyesine aldı ve tahsiliyle yakından ilgilendi.

Eşrefoğlu Rûmî’nin damadı ve halefi

Eşrefoğlu Rûmî’nin kızı Züleyha Hanım’la evlendi. Tasavvuf eğitimini tamamlayıp hilâfet aldı; kayınpederinin vasiyeti üzerine onun yerine geçti. Hesaba göre kırk sekiz yıl Eşrefiyye irşad postunda bulundu.

Şiiri ve menkıbe mirası

Şairlik kabiliyeti vardı ve bir Dîvân sahibiydi. Keramet ve menkıbeleri gelenek içinde aktarılmıştır; bunlar tarihî biyografiden ayrı bir anlatı katmanında değerlendirilmelidir.

Vefatı

Safer 926/Ocak 1520’de vefat etti. Eşrefoğlu Rûmî’nin yanına defnedildi.

Postun devri: Muslihuddin Efendi ve Pîr Hamdi Efendi

Abdürrahim Tirsî Safer 926'da (Şubat 1520) İznik'te vefat etti ve şeyhinin yanına defnedildi. Eşrefiyye postu ondan sonra boş kalmadı: kaynak, yerine önce Muslihuddin Efendi'nin, daha sonra da oğlu Pîr Hamdi Efendi'nin geçtiğini kaydeder.

Bu iki adımlı devir, dergâhın idaresinin doğrudan babadan oğula geçen bir miras olmadığını gösterir. Eşrefoğlu Rûmî'nin damadı olan Tirsî'den sonra postu önce bir başka halife üstlenmiş, aile hattı ancak bir kuşak sonra Pîr Hamdi Efendi ile devam etmiştir. Eşrefiyye'de nesep ile hilâfetin birbirini otomatik olarak takip etmediği, bu sıralamadan anlaşılır.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Ele geçmeyen divan

Bursalı Mehmed Tâhir ve Sadettin Nüzhet Ergun bir divanı bulunduğunu kaydeder; eser bugüne kadar bulunamamıştır.

Metni gösterMetni daralt

Abdürrahim Tirsî'nin bir Dîvân sahibi olduğu Bursalı Mehmed Tâhir ile Sadettin Nüzhet Ergun tarafından kaydedilir. Ne var ki kaynak, böyle bir eserin bugüne kadar ele geçmediğini açıkça belirtir. Elimizde kalan, dağınık şiirlerdir: eski mecmualarda rastlanan parçalar. Ergun, Türk Şairleri'nde çeşitli mecmualardan topladığı on bir şiirini yayımlamıştır.

Çerçeve. “Divan sahibi” ifadesi ile elde bulunan metin arasındaki fark burada belirleyicidir: kayıt bir eserin varlığına, mevcut durum ise yokluğuna işaret eder. Tirsî'nin şiir mirası bu yüzden müstakil bir kitaptan değil, mecmua sayfalarına dağılmış on bir manzumeden ibaret sayılmalı; künyelerdeki “divanı vardır” kaydı bir tesbit değil, bir rivayet olarak aktarılmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Kādirî dergâhlarında okunan ilâhileri

Güftesi Tirsî'ye ait ilâhiler uzun yıllar Kādirî dergâhlarında okunmuş, bestelerinin notası ise zamanımıza ulaşmamıştır.

Metni gösterMetni daralt

Güftesi Abdürrahim Tirsî'ye ait ilâhiler uzun yıllar Kādirî dergâhlarında okunmuştur. Kaynak ayrıca onun tarafından bestelendiği belirtilen bazı ilâhilere çeşitli el yazması güfte mecmualarında rastlandığını, fakat bunların hiçbirinin notasının zamanımıza ulaşmadığını kaydeder.

Çerçeve. Burada iki ayrı kayıp söz konusudur: divanın metni ve bestelerin notası. Geriye kalan, güfte mecmualarındaki nispet kayıtlarıdır — yani bir eserin varlığına dair ikinci elden şahitlik. Tirsî'nin mûsiki yönü bu sebeple ancak “bestekâr olarak anılmıştır” düzeyinde ifade edilebilir; kendisine mal edilen ezgilerin icrası bugün yeniden kurulamaz. Şiirlerinin Kādirî dergâh repertuvarında yaşaması ise Eşrefiyye'nin Kādiriyye içindeki yerini pratik düzeyde gösteren bir delildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Yûnus Emre çizgisinde hece şiiri

Tirsî'nin şiirleri hece vezniyle ve sade dille, Yûnus Emre ile Eşrefoğlu Rûmî'nin tesiri altında yazılmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, Abdürrahim Tirsî'nin şiirlerini iki isme bağlar: Yûnus Emre ve şeyhi Eşrefoğlu Rûmî. Bu tesir yalnız muhtevada değil biçimdedir de — hece vezni ve sade bir dil tercih edilmiştir. Aruzun hâkim olduğu bir devirde bu tercih, şiirin hitap ettiği çevreyi de belirler.

Çerçeve. Tirsî'nin edebî yerini anlamak için nesep zinciri kadar bu üslûp zinciri de dikkate alınmalıdır: Yûnus'tan Eşrefoğlu'na, Eşrefoğlu'ndan damadı ve halefine uzanan hat, Eşrefiyye'nin yalnız bir irşad silsilesi değil aynı zamanda bir Türkçe ilâhi geleneği taşıdığını gösterir. Şiirin dergâhta okunmak üzere yazılmış olması, hece ve sadelik tercihini bir üslûp zaafı değil bir işlev tercihi yapar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İznik, Bursa · TürkiyeTirse KöyüAbdürrahim Tirsî'nin doğduğu, İznik yakınlarındaki köy. Babası Bayezid Fakih burada imamlık yapıyordu ve rivayete göre Bolulu İsfendiyaroğlu Ahmed Bey'in akrabalarındandı. Nisbesi bu köyden gelir. Köyün bugünkü yeri kesinleştirilmediği için koordinat verilmemiştir.İznik, Bursa · TürkiyeEşrefoğlu Rûmî Dergâhı ve TürbesiÇocukluğunda babasıyla birlikte Eşrefoğlu Rûmî'nin sohbetlerine katılmak için geldiği, sonra şeyhinin himayesinde yetiştiği ve nihayet postnişini olduğu dergâh. Eşrefoğlu'nun 874'te (1469) vefatının ardından vasiyeti gereğince buranın postuna geçti. Safer 926'da (Şubat 1520) İznik'te vefat edince şeyhinin yanına defnedildi. Koordinat İznik merkezine göre yaklaşık verilmiştir.