Ara
Menü

Esircizâde Şeyh Hüseyin Efendi

Esircizâde Şeyh Hüseyin Efendi (ö. 1694), Abdülahad Nûrî'ye intisap edip Midilli'de hilâfet vazifesi üstlenen; İstanbul'a döndükten sonra yaklaşık kırk yıl tekke hizmetinde bulunarak Mehmed Ağa Zâviyesi postuna geçen Halvetî-Sivâsî şeyhidir.

Vefat
1694
Unvan
Halvetî-Sivâsî şeyhi ve Mehmed Ağa Zâviyesi postnişini

İstanbul'da tahsili

Hüseyin Efendi İstanbul'da doğdu. Kaynak, ailesinin esir ticaretiyle ilişkili mesleğinden dolayı “Esircizâde” diye tanındığını bildirir; babasının adı ve doğum tarihi verilmez. Devrin âlimlerinden temel dinî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvuf yoluna yöneldi.

Abdülahad Nûrî'ye intisabı

Halvetî-Sivâsî şeyhi Abdülahad Nûrî'ye biat etti. Riyâzet ve mücâhedeyle “etvâr-ı seb‘a” diye anılan yedi mânevî tavır eğitimini tamamladı; tarikat âdâbını öğrendi ve hilâfet aldı. Bu açık intisap kaydı onun yol aidiyetinin temel dayanağıdır.

Midilli hilâfet vazifesi

Abdülahad Nûrî için Midilli'de yaptırılan zâviyeye halife olarak gönderildi. Bir veya iki yıl kadar burada kaldı. Bu kısa vazife, Halvetî-Sivâsî irşadının İstanbul dışına taşınan coğrafî halkalarından biridir.

İstanbul'a dönüşü

Kaynağın duygulu anlatımına göre şeyhine duyduğu muhabbet ağır basınca İstanbul'a döndü. Mehmed Ağa Zâviyesi yakınındaki bir hücreye yerleşerek derviş topluluğuna katıldı ve “pîş-kademlik”, yani tekke içindeki hizmet ve düzen vazifesini üstlendi.

Kırk yıla yaklaşan tekke hizmeti

Yaklaşık kırk yıl boyunca belirli hizmetini sürdürdü. Uşşâkîzâde bu uzun devreyi “Kanaat tükenmez bir hazinedir” sözüyle anlatır. Bu kayıt onun yalnız postnişinlik dönemini değil, post öncesindeki sabırlı tekke hizmetini de biyografinin merkezine yerleştirir.

Mehmed Ağa Zâviyesi postu

1102/1690-91'de şeyhinin oğlundan boşalan Mehmed Ağa Zâviyesi postuna geçti. Böylece uzun hizmet döneminin ardından zâviyenin şeyhliğini üstlendi. Kaynak “pîr zâviyesi” ifadesiyle bu mekânın Abdülahad Nûrî çevresindeki yerini vurgular.

Vefatı ve defni

9 Şevval 1105/3 Haziran 1694'te vefat etti. Abdülahad Nûrî'nin türbesi civarına defnedildi. Şeyh Nazmî, vefatı için “Makamı ola yâ Rabbî Hüseyin'in cennet-i me'vâ” mısraını söyledi; neşirde mısraın sayı değerinin 1106 çıktığı ve ta‘miyeli olabileceği belirtilir.

Oğlu Yahyâ Çelebi ve post devri

Vefatından sonra zâviye büyük oğlu Yahyâ Çelebi'ye verildi. Yahyâ'nın hayatına dair yeterli müstakil bilgi bulunmadığından bu aşamada ayrı ve geniş bir kişi biyografisi kurulmamış; post devri babasının dosyasında doğrulanmış aile ve halefiyet kaydı olarak tutulmuştur.

Şahsiyetine dair kaynak değerlendirmesi

Uşşâkîzâde onu temiz yaratılışlı, vakur, edepli ve heybetli bir şeyh olarak anar. Bunlar tabakat müellifinin karakter tasvirleridir. Midilli vazifesi, kırk yıllık hizmet, post tarihi ve vefat kaydı gibi kronolojik bilgilerden ayrı bir değerlendirme katmanı olarak okunur.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİAbdülahad Nûrî SivâsîAbdülahad Nûrî → Esircizâde Hüseyin: biat, etvâr-ı seb‘a terbiyesi ve hilâfet bağı.ÖNCEKİ POSTAbdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa EfendiMustafa Efendi'nin 1691'deki vefatı üzerine Mehmed Ağa Zâviyesi postu Esircizâde Hüseyin Efendi'ye verildi.