Ara
Menü

Hâce Ali Râmîtenî

Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.

Vefat
1321
Unvan
Azîzân lakaplı Hâcegân şeyhi, dokumacı ve Hârizm irşad halkası
Temalar
meslek, hizmet, sohbet, Azîzân

Hâce Ali Râmîtenî ve “Azîzân” adı

Hâce Ali Râmîtenî, XIII. yüzyılın sonları ile XIV. yüzyılın başında Hâcegân silsilesini Buhara çevresinden Hârizm’e taşıyan sûfîdir. Kaynaklarda Hâce Azîzân, Hâce-i Büzürg, Ali Nessâc ve Ali Bâverdî adlarıyla da anılır. “Azîzân” daha sonra Bahâeddin Nakşibend’in çevresi için de kullanılan saygı adı haline gelmiştir. Râmîtenî’ye nispet edilen “Azîzân tarikatı” ifadesi, tamamen bağımsız bir ana tarikat kurduğu anlamında değil, Hâcegân içindeki belirgin irşad çevresini anlatır.

Râmîten’de doğumu ve tarih sınırı

Buhara yakınındaki Râmîten veya Râmeyten kasabasında doğdu. Kesin doğum yılı bilinmez. Yüz otuz yıl yaşadığı yolundaki rivayet doğumunu XII. yüzyıl sonlarına götürür; fakat çağdaş belgeyle doğrulanmış değildir. Ölüm için TDV maddesi ve bazı Hâcegân kaynakları 721/1321 tarihini verirken, başka geç geleneklerde 715/1315 veya farklı tarihler görülür. Bu yüzden sayfada 1321 ana kayıt olarak tutulmuş, uzun ömür anlatısı kesin kronolojiye çevrilmemiştir.

Dokumacılık ve helâl kazanç

Dokumacılıkla geçindiği için “Nessâc”, yani dokumacı diye tanındı. Mesleği biyografik bir ayrıntıdan fazlasıdır: Hâcegân terbiyesinin el emeği, helâl lokma ve toplum içinde hizmet ilkelerini temsil eder. İrşad faaliyetini geçim sorumluluğundan ayrılmış özel bir ruhbanlık gibi kurmadı. Tezgâh başındaki dikkat ile zikrin kalpte sürekliliği, gelenek hafızasında aynı çalışma ahlâkının iki yönü olarak anlatıldı.

Mahmûd Encîrfağnevî’ye intisabı

Hâcegân silsilesinde Ârif-i Rîvgerî’nin halifesi Mahmûd Encîrfağnevî’ye bağlandı. Reşehât onu Fağnevî’nin ikinci halifesi olarak kaydeder. Şeyhinin vefatı yaklaşınca müridlerin terbiyesi ve irşad vazifesinin Râmîtenî’ye bırakıldığı aktarılır. Tarihî ana çizgi Abdülhâlik Gucdüvânî → Ârif-i Rîvgerî → Mahmûd Encîrfağnevî → Ali Râmîtenî şeklindedir.

Ahmed Yesevî rivayetindeki kronoloji sorunu

Bazı geç kaynaklar Râmîtenî’nin Ahmed Yesevî ile görüştüğünü söyler. Ancak Yesevî’nin yaygın kabul gören 562/1166 ölüm tarihiyle Râmîtenî’nin 721/1321 vefatı ve ona bağlanan yaklaşık yüz otuz yıllık ömür birlikte düşünüldüğünde yüz yüze görüşme kronolojik olarak mümkün görünmez. Bu kayıt tarihî buluşma değil, Hâcegân ile Yesevî çevreleri arasındaki mânevî yakınlığı geriye doğru şahıslaştıran gelenek olarak değerlendirilmiştir. Seyyid Ahmed Atâ ile temas rivayeti de kimlik ve tarih açıklığı sınırlı olduğu için aynı ihtiyatla ele alınır.

Alâüddevle-i Simnânî ile mektuplaşma

Rükniyye şeyhi Alâüddevle-i Simnânî ile mektuplaştığı kaydedilir. Simnânî’nin hizmet ve misafir ağırlama hakkındaki sorusuna verdiği cevap, Râmîtenî’nin ahlâk anlayışını özetler: insanlara hizmet ettiği için minnet duyan çoktur; hizmet etme imkânını kendisi için nimet bilen azdır. Gerçek hizmet, muhatabı borçlu hissettirmek değil, hizmet edebilmiş olmayı lütuf saymaktır.

“Azîzân” lakabının anlamı

Lakabın kaynağı hakkında farklı gelenek açıklamaları vardır. Kimi rivayetler kendi sözlerini aktarırken tevazu amacıyla “Azîzân buyururlar” demesine, kimileri müridlerinin ona duyduğu hürmete bağlar. Devin DeWeese’in erken Hâcegân topluluk kimliği araştırması, “Azîzân” adının yalnız kişisel bir unvan değil, Râmîtenî çevresinin kendini başka sûfî gruplardan ayıran ortak dilinin parçası olduğunu gösterir. Tek bir etimolojiyi kesinleştirmek yerine bu kullanım katmanları korunmuştur.

Cehrî ve hafî zikir arasında

Râmîtenî hem cehrî hem hafî zikir telkin eden bir şeyh olarak anılır. Hafî zikri yalnız sesin kısılmasıyla ölçmez: kişi “gizli zikir yapan” diye toplumda tanınıyorsa uygulama görünür bir kimlik işaretine dönüşmüş demektir. Bu yüzden sessizlik kendiliğinden ihlâs garantisi değildir. Zikrin değeri ses seviyesinden önce niyet, dikkat ve gösterişten uzaklıkla ilgilidir. Sonraki Nakşibendiyye hafî zikri ana usul haline getirmiş olsa da Râmîtenî’nin dönemi uygulama çeşitliliğini korur.

Dil zikrinden kalp zikrine

“Çok zikir” sorulduğunda başlangıç halindeki mürid için dilin zikrini, olgunlaşan sâlik için kalbin zikrini öne çıkardığı aktarılır. Zikir kalpte yerleştiğinde yalnız sözü değil bakışı, işitmesi, eli ve bütün bedeni itaate yöneltir. Bu açıklama dil zikrini değersiz görmez; onu kalıcı iç dikkate ulaşan eğitimin başlangıç basamağı sayar.

Müridi mizacına göre terbiye

Mürşidi, farklı mizaca sahip hayvanları nasıl eğiteceğini bilen mahir terbiyeciye benzetir. Benzetmenin amacı insanı küçültmek değil, her müride aynı yöntemi uygulamanın yanlışlığını göstermektir. Kimi sâlike hizmet, kimine zikir, kimine susma, kimine sohbet gerekir. İrşad, hazır reçete vermekten çok kişinin kabiliyetini, zaafını ve zamanını tanımayı gerektirir.

Halvet ve toplum içinde dikkat

Ona nispet edilen Risâle-i Hazret-i Azîzân, tasavvuf yolunun on temel ilkesini açıklarken halvet ve uzleti de nefsi haram ve zararlı meşguliyetlerden koruyan bir eğitim olarak ele alır. Bu yaklaşım Hâcegân’ın “halvet der encümen” ilkesine aykırı değildir: geçici ve ölçülü inziva nefsi terbiye edebilir, fakat nihai amaç toplumsal sorumluluktan kaçmak değil halk içinde uyanıklığı sürdürebilmektir.

Bâverd ve Hârizm’e açılış

Geleneksel biyografiler Râmîten’den Bâverd’e, ardından Hârizm’e geçtiğini anlatır. Hârizm’e giriş için hükümdardan yazılı izin aldığına dair hikâye, sûfî ile siyasî otorite arasındaki mesafeyi ve hukuka bağlılık idealini vurgulayan menkıbevî bir çerçevedir. Tarihî çekirdek, irşad çevresinin Buhara bölgesinden Hârizm’e uzandığıdır; ayrıntılı yol ve tarihler açık değildir.

Oğulları ve halifelik tercihi

İki oğlu arasında büyük olan Hâce İbrâhim hayatta bulunduğu halde küçük oğlu Hâce Muhammed’i halife bıraktığı kaydedilir. Müridler Ali Râmîtenî’ye “Hâce-i Büzürg”, oğluna “Hâce-i Hurd” demiştir. Bu tercih, Hâcegân çevresinde yaş büyüklüğü ve otomatik aile verasetinden ziyade irşad kabiliyetinin belirleyici sayıldığı şeklinde okunur; yine de oğlun halife olması aile ile silsile ağının kesiştiğini gösterir.

Başlıca halifeleri

Hâce Muhammed’in yanı sıra Muhammed Külâhdûz, Muhammed Bâverdî, Muhammed Hallâc ve Muhammed Baba Semmâsî başlıca halifeler olarak anılır. Ana silsile Muhammed Baba Semmâsî üzerinden Emîr Külâl’e, oradan Bahâeddin Nakşibend’e ulaşır. Böylece Râmîtenî, Hâcegân’ın erken köy ve meslek çevreleriyle daha sonra Nakşibendiyye adını alacak geniş teşekkül arasında merkezi aktarım halkasıdır.

Mevlânâ’nın dokumacı sûfîsi iddiası

Câmî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin bir şiirinde andığı dokumacı sûfînin Ali Râmîtenî olduğunu söylemiştir. Fakat Râmîtenî’nin kesin olmayan doğum tarihi, coğrafya ve erken tanıklık eksikliği bu özdeşliği ispatlamaya yetmez. Meslek benzerliğinden hareket eden bu nispet, edebî ve geleneksel hatıra olarak korunmalı; kesin tarihî karşılaşma veya kimlik kabul edilmemelidir.

Vefat ve kabir ihtilafı

721/1321 yılında vefat ettiği yaygın kabuldür. Kabir konusunda kaynaklar aynı değildir: bazı gelenekler Hârizm’de öldüğünü ve defnedildiğini, bazıları Râmîten’deki makamı asıl kabir olarak gösterir. Hârizm’deki kesin yer de her kaynakta açık değildir. Bu nedenle harita Râmîten’i doğum ve ilk irşad merkezi, Hârizm’i son faaliyet ve muhtemel defin bölgesi olarak farklı güven dereceleriyle gösterir; noktasal türbe iddiası üretmez.

Hâcegân tarihindeki mirası

Ali Râmîtenî, dokumacılık ve helâl kazancı sohbetle birleştirmesi, cehrî-hafî zikir ikiliğini niyet ve dikkat üzerinden yorumlaması, müridi kabiliyetine göre eğitmesi ve hizmeti minnet değil nimet saymasıyla Hâcegân öğretisini gündelik hayatın içine yerleştirdi. Onun “Azîzân” çevresi sonraki silsilede yalnız bir kişi adı değil, meslek, sohbet, ahlâk ve kalp zikri etrafında örgütlenen ortak bir terbiye kimliği bıraktı.

Kırk halkanın tamamı
COĞRAFÎ HAFIZA11 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi11 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Büyük oğul dururken küçük oğul

Hâce-i Büzürg ve Hâce-i Hurd.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Yüz otuz yıl yaşadığı rivayet edilen Ali Râmîtenî, büyük oğlu Hâce İbrâhim sağ olduğu halde, vefat ederken yerine halife olarak küçük oğlu Hâce Muhammed'i bıraktı.

Müridleri kendisine Hâce-i Büzürg (büyük hoca), Hâce Muhammed'e ise Hâce-i Hurd (küçük hoca) derlerdi.

Çerçeve. Tasavvufta post, mirasla değil ehliyetle geçer; bu tercih o kaidenin somut bir örneğidir. Yüz otuz yıllık ömür rivayeti ise kaynağın kendi ifadesiyle “rivayet edilen” bir husustur, bir kayıt değil.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ali Râmîtenî”, c. 2, s. 436.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Pîr-i Nessâc: dokumacıların şeyhi

Tezgâh başında bir mürşid.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Silsile-i aliyye büyüklerinden olan Ali Râmitenî hazretleri, geçimini dokumacılık yaparak kazanırdı. Bu sebeple kendisine “dokumacıların şeyhi” mânasına “Pîr-i Nessâc” denmiştir.

Çerçeve. Hâcegân silsilesinde el emeği bir tercih değil kaidedir: Ârif-i Rîvgerî, Mahmûd-ı Fağnevî'nin sıvacılığı, Emîr Külâl'in çömlekçiliği, Bahâeddin Nakşibend'in nakışçılığı aynı çizginin halkalarıdır. Şeyh, müridinin sırtından geçinmez.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi (esb) kayıtları.

Hayatından kayıtlar

İlk 3 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Cehrî zikri geri getiren şeyh

Hâcegân'ın usulünde bir dönüş.

Metni gösterMetni daralt

Hemedânî zikri cehrî yaptığı halde halifesi Gucdüvânî, Hâce Hızır'dan öğrendiği hafî zikri benimsemiş ve halifelerine bu metodu telkin etmiştir.

Ancak Ali Râmîtenî tekrar cehrî zikir usulünü getirmiş ve Emîr Külâl zamanına kadar bütün Hâcegân cehrî zikir metodunu uygulamıştır.

Hâce Bahâeddin Nakşibend, Gucdüvânî'nin ruhaniyetinden hafî zikir yolunu öğrenince cehrî zikri tamamen bırakmıştır.

Çerçeve. Nakşibendiyye bugün sessiz zikrin yolu olarak bilinir; oysa silsilesinin bir buçuk asrı sesli zikirle geçmiştir ve bunu başlatan Ali Râmîtenî'dir. Kendi maddesi de “cehrî ve hafî iki ayrı usul uyguladığını” kaydeder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân” ve “Ali Râmîtenî”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Üç ayrı gelenekle temas

Yesevî, Kübrevî ve Hâcegân.

Metni gösterMetni daralt

Ahmed Yesevî ve Seyyid Ahmed Atâ ile görüştü. Alâüddevle-i Simnânî ile mektuplaştı.

Yeseviyye maddesi bunu teyit eder: Seyyid Ata, Hârizm bölgesinde yaşamış ve Hâcegân şeyhlerinden Ali Râmîtenî ile görüşmüştür.

Çerçeve. Alâüddevle-i Simnânî Kübreviyye'nin, Seyyid Ata Yeseviyye'nin temsilcisidir. XIV. yüzyıl Mâverâünnehir ve Hârizm'inde yollar arasındaki sınırlar henüz geçirgendir — cehrî zikri getirmesiyle Yesevî geleneğine yakınlaşması da bu bağlamda okunur. Ahmed Yesevî ile görüşme rivayeti kronolojik olarak tartışmalıdır: Yesevî'nin vefatı 562/1166 kabul edilir, Râmîtenî ise 721/1321'de vefat etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ali Râmîtenî”, “Hâcegân”, “Yeseviyye”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Silsilenin dar boğazı

Hakkında bilgi azlığı.

Metni gösterMetni daralt

Hakkında bir menâkıbnâme bulunan Emîr Külâl'den başka Hâcegân silsilesinde adı geçen sûfîlerin hayatları ve faaliyetleri hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur.

Bunlardan sadece Râmîtenî'ye Risâle-i Hazret-i Azîzân adlı bir eser atfedilmektedir.

Çerçeve. Nakşibendiyye'nin en çok tekrarlanan silsilesinin ortasındaki halkalar hakkında elde bulunan malzeme birkaç sayfadır. Silsilenin kuvveti tarihî belgeden değil, aktarılan usulün sürekliliğinden gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân”.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Risâle-i Hazret-i Azîzân

Ona atfedilen tek risâle.

Metni gösterMetni daralt

Hâcegân silsilesindeki şeyhler arasında eser sahibi olarak anılan tek isim odur: Bunlardan sadece Râmîtenî'ye Risâle-i Hazret-i Azîzân adlı bir eser atfedilmektedir.

Çerçeve. “Atfedilmektedir” ifadesi dikkatle okunmalıdır — nisbeti kesin değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân”.
ESER / METİN

Mahbûbu'l-ârifîn

Osmanlı'da Türkçe'ye çevrilen risâlesi.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı döneminde Farsçadan Türkçe'ye tercüme edilen tasavvufî eserler arasında Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahbûbu'l-ârifîn de sayılır; tercüme bir mecmua içinde neşredilmiştir (İstanbul 1281, s. 95-106).

Çerçeve. Hakkında kaynak azlığına rağmen metninin altı yüzyıl sonra İstanbul'da basılması, Nakşibendî çevrelerinde silsile büyüklerine ait metinlerin canlı tutulduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: “Osmanlı Döneminde Farsçadan Türkçeye Tercüme Edilen Bazı Mühim Tasavvufî Eserler”.
ESER / METİN

Serrişte-i Tarîk-i Hâcegân

Câmî'nin mensup olduğu geleneğe saygısı.

Metni gösterMetni daralt

Molla Câmî'nin Nakşibendî yolunu anlatan risâlesine Serrişte-i Tarîk-i Hâcegân adını vermesi, Nakşibendî tarikatının mânevî ecdadına bir saygı ifadesi olarak değerlendirilir.

Çerçeve. Hâcegân adı tarikat olarak tarihe karışmıştır: Nakşibendîlik'ten ayrı bir tarikat olarak Emîr Külâl'in Bahâeddin Nakşibend dışındaki diğer halifeleriyle ancak iki üç nesil kadar varlığını sürdürebilmiş, daha sonra Nakşibendîliğin içinde erimiştir. Ali Râmîtenî bu erimeden önceki en belirgin simadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân”.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Azîzân

“İki azîz” lakabı.

Metni gösterMetni daralt

“İki azîz (velî)” mânasına İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerinden Ali Râmitenî hazretlerine verilen lakab.

Hâce Azîzân lakabıyla meşhur olan ve Azîzân tarikatının kurucusu sayılan Ali Râmîtenî, kendi adıyla anılan bir kol da bırakmıştır.

Çerçeve. Kendisine atfedilen risâlenin adı da buradan gelir: Risâle-i Hazret-i Azîzân.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi (esb), “AZÎZAN”.
TARİHÎ KAYIT

Cehrî ve hafî zikir

Sesli ve sessiz zikir.

Metni gösterMetni daralt

Cehrî zikir sesli, hafî zikir sessiz — kalple — yapılan zikirdir.

Ali Râmîtenî, zikir telkini konusunda cehrî ve hafî iki ayrı usul uygulamış, daha sonra Nakşibendiyye'de hafî zikir esas alınarak cehrî zikir terkedilmiştir.

Bu tercih tarikatın kimliğini belirlemiştir: Bahâeddin Nakşibend'in kesin bir şekilde hafî zikir yolunu seçmesiyle müntesip bulunduğu silsilenin yeni bir döneme girdiği ve bunun Nakşibendiyye'nin doğuşunda tayin edici bir rol oynadığı söylenebilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân”.
TARİHÎ KAYIT

Kelimât-ı kudsiyye

Hâcegân'ın sekiz esası.

Metni gösterMetni daralt

Hâcegân tarikatının sonradan Nakşibendîliğin mânevî yönünü de tayin eden sekiz prensibi Gucdüvânî tarafından ortaya konulmuştur. Ali Râmîtenî'nin devraldığı ve aktardığı çerçeve budur.

1. Hûş der-dem (her nefeste gafletten kaçınma), 2. Nazar ber-kadem (gözünü ayağına dikme), 3. Sefer der-vatan (iç âlemdeki yolculuk), 4. Halvet der-encümen (halk içinde Hak ile olma), 5. Yâdkerd (zikir), 6. Bâzgeşt, 7. Nigâhdâşt, 8. Yâddâşt.

Bu prensipler, büyük bir ihtimalle Hâce Bahâeddin tarafından ortaya konan üç prensiple (vukūf-ı zamânî, vukūf-ı adedî, vukūf-ı kalbî) tamamlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân”.
TARİHÎ KAYIT

Silsiledeki yeri

Fağnevî ile Semmâsî arasında.

Metni gösterMetni daralt

Rîvgerî'den sonra Hâcegân silsilesi, sırayla Hâce Mahmûd-ı Fağnevî (ö. 685/1286), Alâüddevle-i Simnânî ile ilişkisi bulunan Hâce Ali Râmîtenî, Hâce Muhammed Baba Semmâsî ve Hâce Bahâeddin Nakşibend'in asıl mürşidi olan Emîr Külâl ile (ö. 772/1370) devam eder.

Nakşibendiyye tarikatının kurucusu Bahâeddin Nakşibend, Ali Râmîtenî'nin halifelerinden Muhammed Baba Semmâsî'nin mürididir.

Fağnevî maddesine göre o, Mîr Hasan ve Mîr Hüseyin Vâbkenî kardeşlerle en önemli halifesi olan Ali Râmîtenî'yi yetiştirmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân” ve “Fağnevî”.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Buhara · ÖzbekistanRâmîten (Râmeyten)Doğduğu ve nisbesini aldığı kasaba; Emîr Külâl'in güreşirken Muhammed Baba Semmâsî'nin dikkatini çektiği köy de burasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.Ürgenç · ÖzbekistanHârizmYeseviyye maddesine göre Seyyid Ata'nın yaşadığı ve Ali Râmîtenî ile görüştüğü bölge; irşadının bir kısmının bu havalide geçtiği kabul edilir. Konum bölge merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.Buhara · ÖzbekistanBuharaRâmîten'in bağlı olduğu şehir; Hâcegân yolunun merkezi. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.Buhara · ÖzbekistanFağne (Fağnevî)Mürşidi Hâce Mahmûd-ı Fağnevî'nin (ö. 685/1286) nisbesini aldığı yer; onun en önemli halifesi Ali Râmîtenî'dir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.Buhara · ÖzbekistanSemmâsHalifesi Muhammed Baba Semmâsî'nin köyü; Bahâeddin Nakşibend ona bağlanarak silsile devam etmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.Semnan · İranSimnânMektuplaştığı Kübrevî şeyhi Alâüddevle-i Simnânî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.Buhara · ÖzbekistanGucdüvânHâcegân'ın sekiz esasını ortaya koyan Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'nin memleketi; Râmîtenî'nin geri getirdiği cehrî zikri terkeden de odur. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân” ve “Ali Râmîtenî”
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ali Râmîtenî”, c. 2, s. 436
  3. [3]Evliyalar Ansiklopedisi (esb) kayıtları
  4. [4]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ali Râmîtenî”, “Hâcegân”, “Yeseviyye”
  5. [5]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân”
  6. [6]Evliyalar Ansiklopedisi (esb), “AZÎZAN”
  7. [7]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hâcegân” ve “Fağnevî”
  8. [8]“Osmanlı Döneminde Farsçadan Türkçeye Tercüme Edilen Bazı Mühim Tasavvufî Eserler”
  9. [9]TDV İslâm Ansiklopedisi: Nakşibendiyye ve ilgili şahıs maddeleri; Necdet Tosun, Bahâeddin Nakşbend; Muhammed Pârsâ, Risâle-i Kudsiyye
  10. [10]Kişi kartı kaynak paketi — Hâce Ali Râmîtenî
  11. [11]TDV İslâm Ansiklopedisi — Hâce Ali Râmîtenî
Ortak kaynak kataloğunu aç →

Önceki ve sonraki halka