ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
9 sonuç · toplam 9 · “zimmî” · 1/1
01zimmî
Ç,j) [Ar.] fik. İslâm ülkelerinde yaşayan gayrimüslim tebaa.
Hâzım mı, Âzim mi
Nefeszâde Seyyid Mehmed Aziz (Hâzım) · Mahlası kaynaklarda hem Hâzım hem Âzim olarak kayıtlıdır; tenkitli neşir başlıkta ikisini birden verir, dipnotta bazı nüshalarda Âzim yazıldığını belirtir.
Lokma
لقمه) Gıda. Süfilere göre ilhama nail olmak için helal lokma şarttır. Helal lokma yemeyen, melekten gelen ilham ile Seytan’dan gelen vesveseyi ayırt edemez (2K 53). Dervişlerin hayat tarzı bir hırka bir lokma esasına dayanır. | Et lokması l…
Komşu
Bitişik evlerde veya yakın çevrede oturan kimse veya kimseler. Ev satın almadan evvel, komşuların nasıl olduklarını araştırınız! Yola çıkmadan evvel, yol arkadaşınızı seçiniz! (Hadîs-i şerîf-Şir'at-ül-İslâm) Komşuya hürmet etmek ana-babaya…
Arâzi-İharâciyye
Harac vergisine tâbi olan topraklar. Müslüman olmayanlardan sulh ile alınıp harac vergisi karşılığında mülkiyeti eski sâhiplerine bırakılan veya harbde zorla alınıp müslüman olmayan sâhiplerinin elinde bırakılan, yâhut zımmînin (müslüman ol…
Vakf (vakıf)
1. Mükellef (akıllı, müslüman ve ergenlik çağına erişmiş)kimsenin kendi mülkü olan mütekavvim (belli, kıymetli ve dayanıklı)malının menfaatini (faydasını) hiçbir şarta bağlamadan, müslüman veya zımmî (gayr-i müslim vatandaş), bütün veya bel…
Zulm (zulüm)
Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar ke…
Müste'min Kafîr
Müslüman bir memlekete onların izni ile giren müslüman olmayan kimse. Dâr-ül-İslâm'a (İslâm ülkesine) müste'min olarak gelen bir kâfir, burada yaşamakta olan bir zımmî gibi, yâni gayr-i müslim vatandaş gibi korkusuz yaşar. Onun haklarına mâ…
Dedikodu
Bir müslümanın veya zımmînin (İslâm devletinin idâresi altında bulunan müslüman olmayan vatandaşın) ayıbını, onu kötülemek için arkasından söylemek. (Bkz. Gıybet) Sözün kısası şudur ki, dedikodu sözlere inanılacak, dostluk bunlara göre olac…