Ara
Menü
ذ

Zulm (zulüm)

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-8535
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık.</p><p>Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:</p><p>Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar kendilerini azâba, acılara sürükleyen bozuk düşünceleri, çirkin işleri ile kendilerine zulm ve işkence ediyorlar. (Nahl sûresi: 33)</p><p>Zulme mâni olarak zâlime de, mazlûma da yardım ediniz. (Hadîs-i şerîf-Eşî'at-ül-Lemeât)</p><p>Allahü teâlâ buyurdu ki: &quot;Ey kullarım! Ben kendi nefsime zulmü harâm ettim. Onu sizin aranızda da harâm kıldım, birbirinize zulüm yapmayınız...&quot; (Hadîs-i kudsî-Nesâih-ul-İbâd)</p><p>Benden sonra ümmetim için üç şeyden korkarım. İmâmların (devlet adamlarının) zulmünden, nücûma (yıldız falına) inanmaktan, kaderi yalanlamaktan. (Hadîs-i şerîf-İhyâu-Ulûmiddîn)</p><p>Ey oğul! Şakîlerin (kötü kimselerin) alâmeti sende bulunmasın. Bu alâmetlerin evveli zulm etmektir. Zulüm üç kısımdır. Birincisi Allahü teâlâya âsî olmak, ikincisi zulmeden kimselere yardım etmek; üçüncüsü kendi emri altında bulunanlara ezâ-cefâ etmek, onların ibâdet yapmalarına mâni olmak. Bu üç çeşit zulmü işleyenlerin varacakları yer Cehennem'dir. (Süleymân bin Cezâ)</p><p>Her müslüman hem îmânını korumaya, kaptırmamaya çalışmalı, hem de Allahü teâlâya ve O'nun Peygamberine inanmayan kâfirleri sevmemelidir. Fakat sevmediklerine de kötülük ve zulüm yapmamalı, kâfirlere ve bid'at sâhiplerine tatlı dil ve güler yüz ile nasîhat etmelidir. Onların felâketten kurtulmalarına, seâdete kavuşmalarına çalışmalıdır. (Hâdimî)</p><p>Sana zulmedeni affet. Amelinle mağrur olmaktan sakındığın gibi, ilimle gururlanmaktan sakın. Yakınının, fakirin ve komşunun hakkını gözet. Konuşmadan hoşlanmayanın yanında konuşma. Mazlum kardeşine yardım et. Zamânını iyi değerlendir. (Harputlu Hacı Ömer Efendi)</p><p>Zımmîye yâni gayr-i müslim vatandaşa zulm etmek, müslümana zulm etmekten daha fenâdır. Hayvana zulm, işkence etmek, zımmîye etmekten daha fenâdır. (Alâüddîn Haskefî)</p><p>Hâşâ zulm etmez kuluna Hüdâsı,</p><p>Herkesin çektiği kendi cezâsı</p><p>(M. Sıddîk Gümüş)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9167
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık.</p><p>Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:</p><p>Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar kendilerini azâba, acılara sürükleyen bozuk düşünceleri, çirkin işleri ile kendilerine zulm ve işkence ediyorlar. (Nahl sûresi: 33)</p><p>Zulme mâni olarak zâlime de, mazlûma da yardım ediniz. (Hadîs-i şerîf-Eşî'at-ül-Lemeât)</p><p>Allahü teâlâ buyurdu ki: &quot;Ey kullarım! Ben kendi nefsime zulmü harâm ettim. Onu sizin aranızda da harâm kıldım, birbirinize zulüm yapmayınız...&quot; (Hadîs-i kudsî-Nesâih-ul-İbâd)</p><p>Benden sonra ümmetim için üç şeyden korkarım. İmâmların (devlet adamlarının) zulmünden, nücûma (yıldız falına) inanmaktan, kaderi yalanlamaktan. (Hadîs-i şerîf-İhyâu-Ulûmiddîn)</p><p>Ey oğul! Şakîlerin (kötü kimselerin) alâmeti sende bulunmasın. Bu alâmetlerin evveli zulm etmektir. Zulüm üç kısımdır. Birincisi Allahü teâlâya âsî olmak, ikincisi zulmeden kimselere yardım etmek; üçüncüsü kendi emri altında bulunanlara ezâ-cefâ etmek, onların ibâdet yapmalarına mâni olmak. Bu üç çeşit zulmü işleyenlerin varacakları yer Cehennem'dir. (Süleymân bin Cezâ)</p><p>Her müslüman hem îmânını korumaya, kaptırmamaya çalışmalı, hem de Allahü teâlâya ve O'nun Peygamberine inanmayan kâfirleri sevmemelidir. Fakat sevmediklerine de kötülük ve zulüm yapmamalı, kâfirlere ve bid'at sâhiplerine tatlı dil ve güler yüz ile nasîhat etmelidir. Onların felâketten kurtulmalarına, seâdete kavuşmalarına çalışmalıdır. (Hâdimî)</p><p>Sana zulmedeni affet. Amelinle mağrur olmaktan sakındığın gibi, ilimle gururlanmaktan sakın. Yakınının, fakirin ve komşunun hakkını gözet. Konuşmadan hoşlanmayanın yanında konuşma. Mazlum kardeşine yardım et. Zamânını iyi değerlendir. (Harputlu Hacı Ömer Efendi)</p><p>Zımmîye yâni gayr-i müslim vatandaşa zulm etmek, müslümana zulm etmekten daha fenâdır. Hayvana zulm, işkence etmek, zımmîye etmekten daha fenâdır. (Alâüddîn Haskefî)</p><p>Hâşâ zulm etmez kuluna Hüdâsı,</p><p>Herkesin çektiği kendi cezâsı</p><p>(M. Sıddîk Gümüş)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık.

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:

Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar kendilerini azâba, acılara sürükleyen bozuk düşünceleri, çirkin işleri ile kendilerine zulm ve işkence ediyorlar. (Nahl sûresi: 33)

Zulme mâni olarak zâlime de, mazlûma da yardım ediniz. (Hadîs-i şerîf-Eşî'at-ül-Lemeât)

Allahü teâlâ buyurdu ki: "Ey kullarım! Ben kendi nefsime zulmü harâm ettim. Onu sizin aranızda da harâm kıldım, birbirinize zulüm yapmayınız..." (Hadîs-i kudsî-Nesâih-ul-İbâd)

Benden sonra ümmetim için üç şeyden korkarım. İmâmların (devlet adamlarının) zulmünden, nücûma (yıldız falına) inanmaktan, kaderi yalanlamaktan. (Hadîs-i şerîf-İhyâu-Ulûmiddîn)

Ey oğul! Şakîlerin (kötü kimselerin) alâmeti sende bulunmasın. Bu alâmetlerin evveli zulm etmektir. Zulüm üç kısımdır. Birincisi Allahü teâlâya âsî olmak, ikincisi zulmeden kimselere yardım etmek; üçüncüsü kendi emri altında bulunanlara ezâ-cefâ etmek, onların ibâdet yapmalarına mâni olmak. Bu üç çeşit zulmü işleyenlerin varacakları yer Cehennem'dir. (Süleymân bin Cezâ)

Her müslüman hem îmânını korumaya, kaptırmamaya çalışmalı, hem de Allahü teâlâya ve O'nun Peygamberine inanmayan kâfirleri sevmemelidir. Fakat sevmediklerine de kötülük ve zulüm yapmamalı, kâfirlere ve bid'at sâhiplerine tatlı dil ve güler yüz ile nasîhat etmelidir. Onların felâketten kurtulmalarına, seâdete kavuşmalarına çalışmalıdır. (Hâdimî)

Sana zulmedeni affet. Amelinle mağrur olmaktan sakındığın gibi, ilimle gururlanmaktan sakın. Yakınının, fakirin ve komşunun hakkını gözet. Konuşmadan hoşlanmayanın yanında konuşma. Mazlum kardeşine yardım et. Zamânını iyi değerlendir. (Harputlu Hacı Ömer Efendi)

Zımmîye yâni gayr-i müslim vatandaşa zulm etmek, müslümana zulm etmekten daha fenâdır. Hayvana zulm, işkence etmek, zımmîye etmekten daha fenâdır. (Alâüddîn Haskefî)

Hâşâ zulm etmez kuluna Hüdâsı,

Herkesin çektiği kendi cezâsı

(M. Sıddîk Gümüş)

Sözlüğe dön ←