Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

13 sonuç · “bezm-i elest

01
Sözlük

Bezli

طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Hakk'ın sevilen diğer şeylerin hepsinden önde tutulması Bezm-i elest (Ole Gy) or Meclis, muhabbet ve sohbet toplantısı. 2. tas Hakk'ın “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim,” diye sorduğu, ruhların da “Evet öyledir,” şeklinde cevap verdikleri meclis (Araf Suresi, 172). Bu olay, insanlar yeryüzünde yaraulmadan evvel Allah'la insan ruhları arasında meydana gelmiştir. Bezm-i ev edna Kendinden geçme makamı, mukaddes beşeri ruhların hiçlik (lâ- | sey) makamına yükselmesi, tasavvuf yoluna girenlerin hal ve vecd mertebeleri | . |

02
Sözlük

Ekmel

( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve ondan evrat almaya el almak dendiği gibi şeyhin bir şahsı tarikatine kabul edip ona evrât vermesine de el vermek denir. Inabe deyimi de aynı anlamda kullanıhr. El ele el Hakk’a Tarikat silsilesinin önemini ifade için bu deyim kullanılır. Bu deyimin esası, Feth Suresi'nin 10. ayetidir. Hz. Peygamber'e biat edenler Allah’a, şeyhe biat edenler Hz. Peygamber'e biat etmiş, onun elini tutmuş sayılır. El kurtarıcılığı da simgeler. “Eline, diline, beline” Bir Bektaşi ve Ahi deyimidir; bu kelimelerin baş harfleri EDEB (edep) kelimesini oluşturur. Elin tek, dilin pek, belin berk tut sözü de aynı düşünceyi ifade eder, Dört kapu selamın verip aldılar Pirim huzuruna çekip yetiler: El ele el Hakk’a olsun dediler Henüz masum olup cihana geldim Elest “Değil miyim?” Kur’ân'da geçen “Rabb'iniz değil miyim” (Araf Suresi, 172) cülmesinin ilk kelimesi. Bkz. Bezm-i elest.

03
Sözlük

Hitap i ar

خطا ب) Flestii bi-Rabbiküm hitabı; Allah'ın ezelde kullarına “Ben sizin | Rabb'iniz değil miyim?” diye seslenmesi. Bezm-i elest. Bkz. Hutbe-i kün, |

04
Sözlük

Kala belâ

لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bir sözleşme yapılmış; kullar Allah'a ahit ve söz vermişlerdir. Buna bezm-i elest, ezeldeki meclis ve ahit denir. “Ne zamandan beri Müslümansın?” sorusunun cevabi “Kala belâ'dan beri"dir. Aşk için saf eyle gel süfi derün-i kalbi kim Zeyneder kâşânesin elbette mihmân isteyen Hanif Ayine-i idrâkını pâk eyle sivâdan Sultan mı gelir hâne-i nâ-pâka hicâb et 5 Nabi Kam! Nefsin hevâ ve hevesinin kökünü kazımak.

05
Sözlük

Vefa

Bağlılık. 2. tas. a Ruhu gaflet uykusundan uyandırmak, zihni dünya dağdağasıyla meşgul etmemek (sr 88). Sözde samimi olma, ruhun dürüstlük içinde bulunması. b Ezelde, bezm-i elestte Allah’a verilen söze, misaka bağlı kalmak. c Insanlara verilen ahdi korumak (ahde vefa). d Ezeli inayet. Kur’ân'da “Bana verdiğiniz ahde vefa edin ki, size verdiğim ahde vefa edeyim” (Bakara Suresi, 40) buyrulmuştur. Yapılan akitlere ve verilen ahitlere sadakat ve vefa temel bir ilkedir (x1). Yar kilmazsa bana cevr i cefadan gayn Ben ona eylemezem mihr u vefadan gayrı Fuzali Avam ibadet için, aydınlar ubüdiyet için, seçkinler ubüdet için Hakk’a söz vermişlerdir. Buna vefa göstermeleri gerekir. Bi-vefa: 1. Vefasız, 2. tas. Dünya. Safâ ister isen terk et safâyı Vefa ister isen ko bi-vefâyı Esrefzade Agyar vefâdan dem vurur, yar cefadan Ademde vefâ olmaya, var ola köpekte Rühi Vefasız, 2. tas. Dünya. Safâ ister isen terk et safâyı Vefa ister isen ko bi-vefâyı Esrefzade Agyar vefâdan dem vurur, yar cefadan Ademde vefâ olmaya, var ola köpekte Rühi

06
Sözlük

elest

“Değil miyim?” anlamında Allah’ın kullarına hitaben söylediği söz (bk. kâl ü belâ ve bezm-i elest).

07
Sözlük

belî ahdi

belî ahdi a. bk. bezm-i elest bengi su bk. âb-ı hayât

08
Sözlük

hitâp, -bı

hitâp, -bı a. Çlki) [Ar.] tas. Allah’ın insanı muhatap olarak alan sözleri anlamında bir tasavvuf terimi. Tasavvuf inancına göre insanlar, ilk defa ruhlar âleminde, yani “Bezm-i elest” (bk. bu madde) te ilk yaradıhşta, Allah’ın hitabma mazhar olmuştur. Bu aşamada Allah’ın ruhlara “Ben sizin Rabbiniz miyim?” sözüne karşılık, ruhların “Evet, Rabbimizsin!” sözünü verdiği ezelî sözleşmesinin oluştuğu mecliste gerçekleşen bu “hitâp”m manevî hazzı yine sûfîlere göre hâlâ gökler âleminde teneffüs edilmektedir. İnsanm gönlüne düşen bu hitaplar, İlâhî, melekî, nefsî ve şeytanî olabilmektedir.

09
Sözlük

kalp gözü

kalp gözü a. tas. Hikmet ve marifeti anlayabilecek veya kavrayabilecek derunî güç. Kalp gözü açık olanlarm manevî gerçekleri kolay anlayabileceği; bu mertebeye ermiş sûfînin ibadet, taat ve mücahedeye kolay ulaşabileceği inancı tasavvuf ehli arasında yaygmdır. kâlû belâ cüm. 6L jlü) [Ar.] “Evet, dediler.” anlamında Arapça söz; İslâm inancına göre, Allah evreni yaratırken insanlara “Ben Rabbiniz miyim?” diye sordu; onlar da, “kâlû belâ” (Evet, Rabbimizsin.) dediler, olgusunu ifade eden bir terim (bk. bezm-i elest). İslâm inancma göre, “mîsâk” (bk. bu madde) olarak da adlandırılan bu olay, Kur’ânıKerîm’de “A'râf suresi” nin 172. ayetinde açıkça anlatılmaktadır.

10
Sözlük

mîsâk

“Antlaşma, 'î, sözleşme.” anlammdaki bu ten- rim, dinî metinlerde “Allah ile uf peygamberler ve kullar arasında a söz konusu olan ahit.” için kullanılmıştır. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yirmi beş ayette yer dl almaktadır (bk. M. F. Abdülbâkî. el-Mu'cem, “msk” maddesi). a. Cenab-ı Allah’ın “Kâlû belâ” (bk. in bu madde) olarak da bilinen ve il, kendisini Rab olarak kabul etmeleri konusunda insanlardan almış olduğu söz için kullanılan ^) terim, bk. bezm-i elest an

11
Sözlük

ahit, -hdi

ahit, -hdi a. [< Ar.ahd] “Antlaşma, taahhüt, yükümlülük, güven veren söz.” anlamında kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de “mîsâk, kal ü belâ, ahid, belâ ahdi, rûz-ı elest, bezm-i ezel, bezm-i elest” gibi Allah ile kul arasındaki ahitlerden söz eden pek çok ayet yer almaktadır. Allah’a karşı olan yükümlülük, and, kasem. Padişah buyruğu, ferman, hatt-ı hümâyûn. tas. Allah ile kul arasında var olduğuna inanılan ahidleşme. Sûfîler, “bezm-i elesf’te Allah’ın “Rab” olduğunu ikrar etmeyi “ahid”, bu taahhüde bağh kalmayı da “ahde vefa” olarak benimsemişlerdir.

12
Sözlük

bezm-i ezel

bezm-i elest” gibi değişik adlar da verilmiştir. bezm-i ezel a. (jy ^ bk. bezm-i elest

13
Eser

Sayfalar 402–409

Muzaffer Ozak Külliyatı · «RAMAZAN» Jn bir ayın sultanı yıne şevk ile geldı Muhammed bülbülleri hâfızlar dile geldi Melek yüzlü mü'minler dağıldı câmilere, Hak inayet eyledi, affa vesile geldi.. Minareler d