ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
20 sonuç · “ahbâr”
01ahbâriyye
feLi-O [Ar. ahbâr’in ç. b.] İslâmî inanca göre, dinî konularda nakil ve rivayetlere göre amel edenler, onlara sadık kalanlar.
ahbâr
G^D [Ar. ahbâr veya habr’in ç. b.] Tevrat'ı ve onun hükümlerini iyi bilen Yahudi din bilginleri ve hahamlar için Kur’ân-ı Kerîm’de kullanılan bu söz, “Mâ'ide suresi” nde iki defa geçmektedir.
ilmü'l-ahbâr
(jLkifl Hz. Peygamber’in, sahabenin ve tâbiûnun söz ve davranışlarını inceleyen bilim dalı
İnegöl
Bursa · Türkiye · Cerrâhî silsilenâmesine göre 941/1534'te vefat ettiği kasaba. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Orta Pazar Camii hazîresi
Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali'nin yaptırdığı cami; 938'de (1532) vefat edince buraya defnedildi. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresi, öldüğünde bir tekkede şeyh olduğunu gösterir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Karaman (Lârende)
Karaman · Türkiye · Nisbesini aldığı şehir; Lârende Karaman'ın eski adıdır. Silsilede kendisinden önceki halka İzzeddin Ali Karamânî de aynı şehirdendir. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Bursa
Bursa · Türkiye · 1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Murâdiye Medresesi
Bursa · Türkiye · Gençliğinde Molla Ahaveyn ile Hasanzâde Molla Mehmed'den ders aldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Manisa (Yiğitbaşı Türbesi)
Manisa · Türkiye · Silsilede iki halka öncesindeki Ahmediyye pîri Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin'in (ö. 910/1504) medfeni. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Yeşiltürbe
Bursa · Türkiye · Dedesi Nakkaş Ali b. İlyâs Ali'nin nakışlarını yaptığı yapı; ailenin sanatla bağının simgesi. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Afyonkarahisar
Afyonkarahisar · Türkiye · Kendisinden sonraki halka Mehmed Muhyiddin Karahisârî'nin (ö. 994/1585) nisbe aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Ramazânî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Zincirin iki halka sonra vardığı yer; Ramazan Mahfî'nin kurduğu ve Ramazâniyye'nin merkezi olan âsitânedir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.
Emîr Buhârî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · İntisap ettiği Nakşî şeyhi Emîr Buhârî'nin merkezi; Lâmiî'nin Câmî'ye ve Nakşibendîliğe yönelmesi bu bağdan doğdu. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Herat
Herat · Afganistan · Eserlerini Türkçeye çevirdiği Abdurrahman-ı Câmî'nin ve Gûy u Çevgân müellifi Ârifî-i Herevî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
Şîraz
Şîraz · İran · Dîbâcesini şerhettiği Gülistân 'ın müellifi Sa'dî'nin ve Şem' u Pervâne 'nin müellifi Ehlî-i Şîrâzî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.
SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK
Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
GECE İBÂDETİNİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 48. bölüm · Allahu Teâlâ, gece ibadeti hakkında buyurmuştur ki: “Onlar, geceyi Rableri için secde ve kıyamda geçirirler." (Furkan (25), 64.) “İşledikleri salih amellere mükâfaat olarak onlar i
MAKÂMLAR HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞLERİ
Avârifü’l-Maârif · 60. bölüm · 1-TEVBE HAKKINDAKİ SÖZLERİ Ruveym demiştir ki: “Gerçek tevbe; kulun tevbesinden tevbe etmesidir.” Denilmiştir ki, bu sözün mânası, Râbiatü’l-Adeviyye’nin şu sözü ile aynı manadadır
Sayfalar 530–537
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir gece devam eden yolculuktan sonra oraya yaklaştıklarında (RIYH-I SAR-SAR) dedikleri korkunç bir rüzgâr esmeğe başladı. Bu rüzgâr, korkunç bir tayfun idi ve oralarda canlı cansı