Ara
Menü

Sayfalar 530–537

1.891 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 530–537 bir gece devam eden yolculuktan sonra oraya yaklaştıklarında (RIYH-I SAR-SAR) dedikleri korkunç bir rüzgâr esmeğe başladı. Bu rüzgâr, korkunç bir tayfun idi ve oralarda canlı cansız ne varsa hepsini hâk-i helâke serdi. Rıyh-1 sar-sar, kıyamette de esecek, dağları yerinden sökecek, kâ'inatta herşeyi dümdüz edecektir. Netekim, Şeddâd'ın kavmi de bu korkunç tayfunla mahv-u helâk olup gitmişlerdir. Şeddad ise, amansız bir hastalığa yakalanmış, bir lokma ekmek yiyememiş, bir yudum su içememiş, bütün servet ve saltanatına rağmen aç ve susuz helâk olup gitmiştir. Görenedir, görene!.. Köre nedir, köre ne? Aklı başında, vicdanı ve sağduyusu yerinde olanlara ne büyük bir ibret levhasl... Ismail Dariri hazretleri, Şeddad'ın mezarının başucundaki taşta şunlar yazılıdır diyor: (Ey Şeddad!.. Bin sene yaşadın, bir çok orduları darmadağın ettin, binlerce emirin saltanatlarına son verdin, bin kadınla evlendin, bin erkek evlâdın oldu, binlerce defineye ve bazineye malik idin. Aklınca cennet de inşa ettin ama, sonunda aç…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 530–537 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org