ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
13 sonuç · “Mecîd”
01Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Abdülmecid Sivâsî
Abdülmecid Sivâsî (1563-1639), Şemseddin Sivâsî’nin yeğeni ve halifesi; Şemsiyye’yi Sivas’tan İstanbul’a taşıyan, Ayasofya ve Sultan Ahmed kürsülerinde tefsir ve vaaz veren, Sivâsiyye irşad ağını kuran âlim-sûfîdir.
Abdülmecid Şirvânî
Abdülmecid Şirvânî (ö. 1564-65 civarı), Şahkubâd-ı Şirvânî’den aldığı Halvetî terbiyeyi Tokat’a taşıyan; Şemseddin Sivâsî’yi yetiştirip hilâfet vererek Şemsiyye’nin teşekkül zeminini hazırlayan şeyhtir.
Küçük Muhammed (Mehmed) Âlemî Efendi
Küçük Muhammed (Mehmed) Âlemî Efendi (ö. 1030/1620-21 veya 1045/1635), Amasyalı; Abdülmecid Sivâsî'nin halifelerinden sayılan ve Amasya Sultan Bayezid Camii'nde kürsü şeyhliği yapan âlimdir. Kaynaklarda “Kadızâde Küçük Muhammed” lakabıyla da anılır.
Mısrî Ömer Efendi
Zileli Mısrî Ömer Efendi (ö. 1069/1659), Abdülmecid Sivâsî’nin akrabası ve halifesi; Beşiktaş, Tophane, İstanbul ve Kahire tekkelerinde irşad, büyük camilerde vaaz hizmeti yürüten Halvetî şeyhidir.
Sivâsîzâde Şeyh Abdülbâkī Efendi
Sivâsîzâde Şeyh Abdülbâkī Efendi (1023-1122/1614-1710), babası Abdülmecid Sivâsî'den tarikat terbiyesi alıp İstanbul'da yaklaşık yetmiş üç yıl vâizlik ve irşad hizmeti yürüten Halvetî şeyhidir.
Şeyh Hüseyin Mazlüm Efendi
Hüseyin Mazlûm Efendi, elli yılı aşkın süre dergâh hizmetinde bulunmuş; Kemal Efendi ve Abdullah Nidâî çevresinden icazet taşıyan, Abdülmecid Sivâsî hazîresinde medfun Halvetî dervişidir.
Şeyh Muhammed Nazmi Efendi
Muhammed Nazmî Efendi (ö. 1701), Abdülmecid Sivâsî'nin terbiyesine giren, sülûkünü Abdülehad Nûrî ile tamamlayan ve İstanbul'da uzun yıllar vaaz ve irşad hizmeti veren Halvetî şeyhidir.
Ziyâeddin Yûsuf Şirvânî
Ziyâeddin Yûsuf Şirvânî (ö. 1485), Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî’nin halifesi; Abdülmecid Şirvânî üzerinden Şemseddin Sivâsî’ye ulaşan Halvetî-Şemsî aktarımın erken halkasıdır.
Mecîd
Sözlük anlamı “Soylu, asil” olan bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup “Çok itibarlı, şerefli, cömert.” anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a izafe edilmektedir: “Hûd suresi”. Ayrıca bu terim iki ayette de “çok şerefli” anlamında Kur’ân’m sıfatı olarak “Kur’ânü’l-mecîd” biçiminde “Kâf suresi” ve “Burûc suresi” nde geçmektedir. “Mecîd”, İslâm bilginleri tarafından Allah’ın zatî isimler gurubunda sayümıştır ve Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır.
Mecîd (el-Mecîd)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Büyüklüğü, yüceliği ve işlerinin güzelliği ile tanınan, övülen. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ, nîmetler vermesi sebebiyle övülendir, Mecîd'dir. (Hûd sûresi: 73) Yâ Rabbî! İbrâhim aleyhisselâm ve âlinin (akrabâsının) şerefini ve şânını yükselttiğin gibi Muhammed aleyhisselâmın, dünyâda nâmını âli (yüce) ve meşhûr, güzel dînini dâim, ümmetini çok, âhirette sevablarını sonsuz, kendisini, herkese şefâatçi, Cennet'te yüksek ve nûrlu bir yer olan Vesîle makâmına kavuşturmakla O'nun şânını ve şerefini, derecesini yükselt. O'nun âlinin (akrabâlarının) ve eshâbının (mübârek arkadaşlarının) derecelerini yükselt. (Yâ Rabbî!) Sen Hamîd'sin. Yâni her insanda ve her kalbde övülensin, bütün hamdler yani övgüler sanadır. Sen Mecîd'sin. (Hadîs-i şerîf-Kitâb-üs-Salât) Yâ Rabbî! İbrâhim aleyhisselâmın ve âlinin feyz ve bereketini artırdığın gibi, Muhammed aleyhisselâmın mübârek isminin anılmasını, O'na tâbi olanları (uyanları) , ümmetini (inananları) çoğalt, yolunu dâim eyle. Âlinin ve eshâbının feyz ve bereketini, iyiliklerini artır. (Yâ Rabbî) Sen Hamîd'sin, Mecîd'sin. (Hadîs-i şerîf-Kitâb-üs-Salât) Baras hastası, Eyyâm-ı Biydde kamerî ayın on üç, on dört ve on beşinde oruç tutup iftar vaktinde de, el-Mecîd ism-i şerîfini söylerse, Allahü teâlâ ondan sebebli veya sebebsiz olarak bu hastalığı giderir. (Yûsuf Nebhânî)
Cum’a Şeyh Sa'deddîn Efendi Kadıköy Mecîdiyye Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Cum’a Şeyh Sa'deddîn Efendi Kadıköy Mecîdiyye Dergâhı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Sayfalar 182–190
Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b