Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

8 sonuç · “Dervişlik

01
Sözlük

Dervişlik

Tarikata mensubiyet manasını ifade eder. Dervişlik, İslâm’a bağlanmakla olur. islâm’ın ihlâsla, sıdk ile takva, vera üzere yaşanmasına dervişlik denir. Dervişlikte fakirlik şartı koşan mutasavvıflar olduğu gibi, Hoca Ubeydullah Ahrâr Taşkendî, Abdülkâdir-i Geylânî, Sadreddin-i Konevi gibi zenginliğiyle tanınmış sufîler de vardı. Zühd, bunlara, göre malın cepte bulunması, fakat kalbte bulunmamasıdır. Mevlana Celâleddin de buna yakın bir izah getirir: Dünya, Allah’dan gafil olmaya derler. Yoksa gümüş, kumaş, oğul ve hanım sahibi olmak değildir. Din yolunda sarfetmek üzere malın bulunursa, bu şekildeki bir mal için Hz. Peygamber (s) “helâl mal, sahibi için ne kadar iyidir” buyurmuştur. Su, geminin içinde bulunursa onu batırır, altında bulunursa onu selâmetle yürütür. Sen de (gemi gibi) mal sevgisini ayaklarının altına alabilirsen, seyr ü sûlük denizinde selâmetle yüzersin. Ancak Hz. Peygamber (s) kendisine yaşama biçimi olarak zühdü ve fakrı seçerek, “fakirlik benim öğüncümdür. Ben onunla öğünürüm” demiştir. Kendisi müslümanların lideri olarak, her türlü dünyevî zenginlik fırsatları elinin altında iken, O, bilinçli olarak fakirliği seçmiş, hattâ sevgili eşlerinden bir kısmının bu yönde biraz sızlanması üzerine, “îlâ ve tahyîr” denilen olayda görüldüğü gibi, onları dünya veya ahiret (yani zengin olmak ve fakir yaşamak) konusunda seçim yapmak için serbest bırakmış, onlardan bir ay kadar uzak kalmıştı. Sufîlerin fakrı bilinçli olarak seçmesinde, Hz. Rasulullah (s)’ın bu tavrının önemli etkisinin olduğu şüphesizdir. Ancak, bu fakirlik, meskenet, zillet, tembellik manasında bir fakirlik değildir. Yine Ashab-ı Suffe’nin yaşadığı fakr ü zaruret hali, aynı esprinin bir başka veçhesini teşkil eder. Dervişlik, bu yönüyle büyük bir feragat gerektirir, zor bir meslektir. Rıza Tevfik bu konuda şunu söyler:Rıza’dan himmet al berzahta kalma Serden geçmedinse ummana dalma Dervişlik sözünü ağzına alma Demir leblebidir, kişniş değildir.

02
Makale

Bolulu Himmet: Dîvân, Tarikatnâme ve Âdâb

Dîvân Himmet’in Dîvânı klasik nazım şekilleriyle tekke şiiri söyleyişini bir arada taşır. Meclislerde bestelenerek okunan ilâhiler, metnin sözlü ve musikili dolaşımını gösterir. Manzum Tarikatnâme Manzum eser, yol eğitimini ezberlenebilir ve mecliste okunabilir bir öğretim diline dönüştürür. Beyitler bağlamından koparı

03
Makale

Orhan Gazi Devrinde Âlimler ve Dervişler

Dâvûd-ı Kayserî’den Geyikli Baba ve Abdal Mûsâ’ya uzanan erken Osmanlı ilim ve irşad çevresini, tarihî kayıt ile menkıbeyi ayırarak okuyan kaynak dosyası.

04
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

05
Eser

Sayfalar 18–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,

06
Eser

Sayfalar 25–32

Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl

07
Eser

Sayfalar 129–135

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil

08
Eser

Sayfalar 610–617

Muzaffer Ozak Külliyatı · kendisinden şefaat umdugumuz Resûl-ü zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-ül-Mennân efendimizin evlâdına da hiyanet mi edecegiz? Dünyada, adımız şakiye çıktıgı ve yüzümüz kara oldugu