Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

14 sonuç · “Bezl

01
Sözlük

Bezl

Gönüllü olarak harcamak, ihsanda bulunmak ve cömertçe vermek. Tasavvuf ahlâkında kişinin malını, imkânını ve gerektiğinde rahatını başkaları için kullanmasını anlatır. Bezl-i câh Bir şeyhin veya itibarlı kimsenin nüfuzunu çevresindekileri korumak ve ihtiyaçlarını gidermek için kullanması. Bezl-i nefs Nefsi ve şahsî menfaati başkası uğruna geri plana alma; fedakârlık. Bezl-i mühce En kıymetli görülen şeyi bile Hak uğruna seve seve verme.

02
Sözlük

Bezli

طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Hakk'ın sevilen diğer şeylerin hepsinden önde tutulması Bezm-i elest (Ole Gy) or Meclis, muhabbet ve sohbet toplantısı. 2. tas Hakk'ın “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim,” diye sorduğu, ruhların da “Evet öyledir,” şeklinde cevap verdikleri meclis (Araf Suresi, 172). Bu olay, insanlar yeryüzünde yaraulmadan evvel Allah'la insan ruhları arasında meydana gelmiştir. Bezm-i ev edna Kendinden geçme makamı, mukaddes beşeri ruhların hiçlik (lâ- | sey) makamına yükselmesi, tasavvuf yoluna girenlerin hal ve vecd mertebeleri | . |

03
Eser

YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI

Avârifü’l-Maârif · 42. bölüm · Sûfinin niyetinin güzelliği, maksadının sağlamlığı, ilminin derinliği ve amellerdeki edebe tam riâyeti sâyesinde, âdet gibi görülen işleri ibâdet olur. Sûfi, bütün vaktini ve hayat

04
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

05
Eser

Sayfalar 90–95

Muzaffer Ozak Külliyatı · miyorsun? Kullarım beni dâvet ettiler» diye buyrulduğunda Musa aleyhisselâm, «Böyle bir dâveti zatül uluhiyyetine bildirmege haya ederim» dedi. Allah Sübhanehü «Söyle kullarıma! Cu

06
Eser

Sayfalar 123–129

Muzaffer Ozak Külliyatı · oğlu Ebu Katade'den emanet aldığım elbiseyi giyerek huzuru Resûlüllah'a dahil olmak üzere giderken ashap bölük bölük gelerek Affı ilâhî ve lûtf-u Nebeviyye mazhar olduğumu tebliğ v

07
Eser

Sayfalar 197–203

Muzaffer Ozak Külliyatı · nının canlarını cehenneme yolladı. Düşman, zaten kendisine zayiat veren bu kahramanı kolluyormuş ki, tekbir alıp tekrar tekrar düşman içine dalmasını fırsat bilip, etrafını çevirdi

08
Eser

Sayfalar 235–242

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık, ey hak ve hakikate talip!... Bilmiş ol ki, insanlar dört kısımdırlar: 1. Insan-1 hayvani (yani, insan suretindeki hayvan demektir.) Insan-1 şeytani (Yani, insan su

09
Eser

Sayfalar 231–238

Muzaffer Ozak Külliyatı · rerken, Fahr-i Alemin haberi olmadan nâra sevkedilip, adalet yerini bulacaktır. HÛ! Semalar yarılıp açılıverir, Gök kubbe bir anda düşer derine, Yıldızlar savrulup saçılıverir, Sür

10
Eser

Sayfalar 281–287

Muzaffer Ozak Külliyatı · habım? Ezvâc ve evlâdım neredeler? Hani; Fatıma'm, Rukiyye'm, Zeyneb'im, Ibrahim'im, Kasım'ım, Abdullah'ım? Ummetlerim neredeler, söyle ey Cibril-i emin söyle ümmetlerim nerede? bu

11
Eser

Sayfalar 311–318

Muzaffer Ozak Külliyatı · cemalinle dilşâd, lûtuf ve ihsanlarını müzdâd, dünya ve âhirette bermurâd eyle Yâ Rabbi.. Aziz yurdumuzu ve necib milletimizi, her türlü şerden ve şerirden, zulûmden ve zâlimden, k

12
Eser

Sayfalar 284–290

Muzaffer Ozak Külliyatı · bilmek mümkün degildir. Adam öldürmek, ev yakmak, insanlara insanlıkla bağdaşmayacak eza, cefa ve hakaretlerde bu. lunmak onlar için bir mes'ele degildir. Işte, serhoşluk bu hastal

13
Eser

Sayfalar 410–417

Muzaffer Ozak Külliyatı · Aşıklar bu gece devran ederler, Arş ile kürsiyi cevlân ederler, Cemal-i Resûlü seyran ederler, Habib-i Kibriyâ doğdu bu gece.. Bu gece doğdu ol şems-i hakikat, Levlâke sırrıyla bâ'

14
Eser

Sayfalar 426–433

Muzaffer Ozak Külliyatı · Mazhar-1 sırrı Hudâ, Mesher-i feyz-i atâ, Meş'ar-i pûş-i hata, Pir sultan Abdülkadir.. İns-ü cin oldu hayran, Melekler kıldı devran, Arsı eyledi seyran, Pir sultan Abdülkadir.. Ber