Ara
Menü

Şeyh Muhammed Mübârek Efendi

Muhammed Mübârek Efendi (1865/66–1904), Dağıstan’dan Şam’a uzanan tahsil hayatında tefsir, hadis ve fıkıhta yetişen; Muhammed Said Efendi’den Bekrî-Şâbânî hilâfeti alan âlim ve şeyhtir.

Doğum
1865
Vefat
1904
Unvan
Muhammed Sultan adıyla tanınan Bekrî-Şâbânî şeyhi, âlim ve müderris

Dağıstan’dan Şam’a

1282/1865-66’da Dağıstan’da doğdu. Babasının adı Abdullah’tır. “Sultan” mahlasıyla Muhammed Sultan Efendi diye tanındı; İstanbul’daki resmî bir müracaat sırasında mühründeki “Sultan” kelimesi sakıncalı görülünce “Muhammed Mübârek” adını kullanmaya başladı.

İlim tahsili

Dağıstan’da Kur’an ve ilk ilimleri okudu. Babasının vefatından sonra İran ve Bağdat üzerinden Şam’a ulaştı; Abdülkādir-i Geylânî ve Ebû Hanîfe’nin makamlarını ziyaret etti. Şam’da İbn Âbidîn Medresesi’ne yerleşerek Arap dili, tefsir, hadis ve fıkıh tahsil etti; kısa zamanda ders vermeye başladı.

Muhammed Said Efendi’ye intisabı

Tasavvuf terbiyesi için Muhammed Said Efendi’ye bağlandı, uzun süre sohbetinde bulundu ve hilâfet aldı. Kaynak onu Halvetiyye’nin Mustafa el-Bekrî koluna bağlı Şâbânî şeyhi olarak gösterir. Ayrıca Ahmed Hüsâmeddin-i Dağıstânî’den ve Rifâî şeyhi Kemâleddin Efendi’den icâzet aldığı kaydedilir; bunlar ikincil icâzet bağlarıdır.

Hac ve Medine anlatısı

Hz. Peygamber’i rüyasında görüp “Ziyaretime gel” hitabını işittiğine dair rivayet üzerine az bir parayla yola çıktığı anlatılır. Beyrut’ta bir hayır sahibinin yardımıyla hacca ulaştığı, Mekke’den Medine’ye Şamlı Abdurrahman Paşa’nın kafilesiyle geçtiği ve dönüş yolunun da açıldığı rivayeti gelenek içi anlatı olarak korunur.

Ders ve zikir hizmeti

Şam’daki askerî idâdî imamlığına imtihanla tayin edildi. Kasîde-i Tâiyye, Kasîde-i Bürde, Kasîde-i Münferice, Kasîde-i Mudariyye ve Delâilü’l-hayrât okuttu. Cuma ikindilerinde salavat, istiğfar, kelime-i tevhid ve ism-i celâlden oluşan tertipli zikir meclisleri yürüttü.

Şahsiyeti ve vefatı

Hüseyin Vassâf onu âlim, edip, hoşsohbet, kanaatkâr ve gösterişten uzak bir mürşid olarak anlatır. 23 Şevval 1322/Aralık 1904 Cuma günü henüz kırk yaşındayken Şam’da vefat etti ve Bilâl-i Habeşî makamı civarına defnedildi.

COĞRAFÎ HAFIZAŞam
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Rabbinin affını ümid ede­ rek dar-ı bekaya gitmekte acele etti. Rıdvan, onun vefatına tarih düşürdü Sultan cennetlerde da­ imi olsun. Burası, merhum Arslan oğlu Abdullah oğlu Dağıstanlı Şeyh Sultan'ın kabridir. 23 Şevval 1 322'de yaklaşık olarak Cuma sabahı saat 4'te vefat etti. /1 39/ Gaybubet-i ebediyyelerinin husule getirdiği te'slr üzerine inşad olunmuştur: Mübarek Şeyh Muhammed azim-i daru'l-karar oldu Gül-istiin-ı şefaacda şefi' olsun Rasulu'llah Muhibban ehl ü evlad oldular gam-nak hem dil-hun Enin ü hasret ü firkat semavata çıkar her gah Tarlk-ı Halveti'nin Mustafa'l-Bekrl kolundandır Gül-i gül-zar-ı Şa'banl idi ol şeyh-i dil-agah Tarlk-ı Nakşıbendi vü Rufaı' den de feyz almış Ana plrlin itsün bezl-i himmet mftcib-i dil-hah Odur sakl-i aşk u ilm ü irfan arif-i Sübhan Anın gaybftbetinden bülbül-i dil dem çeker hep ah Şarab-ı aşk-ı

Metni gösterMetni daralt

Rabbinin affını ümid ede­ rek dar-ı bekaya gitmekte acele etti. Rıdvan, onun vefatına tarih düşürdü Sultan cennetlerde da­ imi olsun. Burası, merhum Arslan oğlu Abdullah oğlu Dağıstanlı Şeyh Sultan'ın kabridir. 23 Şevval 1 322'de yaklaşık olarak Cuma sabahı saat 4'te vefat etti. /1 39/ Gaybubet-i ebediyyelerinin husule getirdiği te'slr üzerine inşad olunmuştur: Mübarek Şeyh Muhammed azim-i daru'l-karar oldu Gül-istiin-ı şefaacda şefi' olsun Rasulu'llah Muhibban ehl ü evlad oldular gam-nak hem dil-hun Enin ü hasret ü firkat semavata çıkar her gah Tarlk-ı Halveti'nin Mustafa'l-Bekrl kolundandır Gül-i gül-zar-ı Şa'banl idi ol şeyh-i dil-agah Tarlk-ı Nakşıbendi vü Rufaı' den de feyz almış Ana plrlin itsün bezl-i himmet mftcib-i dil-hah Odur sakl-i aşk u ilm ü irfan arif-i Sübhan Anın gaybftbetinden bülbül-i dil dem çeker hep ah Şarab-ı aşk-ı

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Rıdvan, onun vefatına tarih düşürdü Sultan cennetlerde da­ imi olsun. Burası, merhum Arslan oğlu Abdullah oğlu Dağıstanlı Şeyh Sultan'ın kabridir. 23 Şevval 1 322'de yaklaşık olarak Cuma sabahı saat 4'te vefat etti. /1 39/ Gaybubet-i ebediyyelerinin husule getirdiği te'slr üzerine inşad olunmuştur: Mübarek Şeyh Muhammed azim-i daru'l-karar oldu Gül-istiin-ı şefaacda şefi' olsun Rasulu'llah Muhibban ehl ü evlad oldular gam-nak hem dil-hun Enin ü hasret ü firkat semavata çıkar her gah Tarlk-ı Halveti'nin Mustafa'l-Bekrl kolundandır Gül-i gül-zar-ı Şa'banl idi ol şeyh-i dil-agah Tarlk-ı Nakşıbendi vü Rufaı' den de feyz almış Ana plrlin itsün bezl-i himmet mftcib-i dil-hah Odur sakl-i aşk u ilm ü irfan arif-i Sübhan Anın gaybftbetinden bülbül-i dil dem çeker hep ah Şarab-ı aşk-ı cananı içüp mest olmak istersen Gel ey zahid şitiiban ol tarlkda

Metni gösterMetni daralt

Rıdvan, onun vefatına tarih düşürdü Sultan cennetlerde da­ imi olsun. Burası, merhum Arslan oğlu Abdullah oğlu Dağıstanlı Şeyh Sultan'ın kabridir. 23 Şevval 1 322'de yaklaşık olarak Cuma sabahı saat 4'te vefat etti. /1 39/ Gaybubet-i ebediyyelerinin husule getirdiği te'slr üzerine inşad olunmuştur: Mübarek Şeyh Muhammed azim-i daru'l-karar oldu Gül-istiin-ı şefaacda şefi' olsun Rasulu'llah Muhibban ehl ü evlad oldular gam-nak hem dil-hun Enin ü hasret ü firkat semavata çıkar her gah Tarlk-ı Halveti'nin Mustafa'l-Bekrl kolundandır Gül-i gül-zar-ı Şa'banl idi ol şeyh-i dil-agah Tarlk-ı Nakşıbendi vü Rufaı' den de feyz almış Ana plrlin itsün bezl-i himmet mftcib-i dil-hah Odur sakl-i aşk u ilm ü irfan arif-i Sübhan Anın gaybftbetinden bülbül-i dil dem çeker hep ah Şarab-ı aşk-ı cananı içüp mest olmak istersen Gel ey zahid şitiiban ol tarlkda

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Kabir kitâbesindeki vefat kaydı ve nesebi

Kabir kitâbesi onu “Arslan oğlu Abdullah oğlu Dağıstanlı Şeyh Sultan” diye tanıtır ve vefatını 23 Şevval 1322 Cuma sabahı olarak kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne'ye alınan kabir kitâbesinin tercümesi şöyledir: burası merhum Arslan oğlu Abdullah oğlu Dağıstanlı Şeyh Sultan'ın kabridir; 23 Şevval 1322'de, yaklaşık olarak Cuma sabahı saat dörtte vefat etmiştir.

Kitâbe, vefat vaktini saat düzeyinde verecek kadar ayrıntılıdır ve nesebi iki kuşak geriye götürerek Dağıstan nispetini de kaydeder.

Çerçeve. Mezar kitâbeleri, tarih kaynakları içinde en doğrudan belge türlerindendir: taş, ölümün hemen ardından ve yakınlarının bilgisiyle yazılır. Bu sebeple buradaki gün ve saat kaydı, sonradan derlenmiş rivayetlerden daha sağlam bir dayanaktır; kitâbenin bulunduğu yer ise metnin bu kısmında belirtilmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Kitâbede geçen “Şeyh Sultan” adı

Kabir kitâbesinde ve vefatına düşürülen tarihte “Sultan” adıyla anılması, bu isimle tanınmasının kaynağını gösterir.

Metni gösterMetni daralt

Kitâbe onu “Dağıstanlı Şeyh Sultan” diye anar; vefatına düşürülen tarih de aynı adı kullanarak “Sultan cennetlerde dâim olsun” der. Böylece kabir taşı ile tarih mısraı aynı adda birleşir.

Mersiyede ise “Mübârek Şeyh Muhammed” diye anılır; her iki ad da aynı zât için kullanılmıştır.

Çerçeve. Tasavvuf muhitlerinde bir şeyhin resmî adı ile çevresinde kullanılan lakabının yan yana yaşaması olağandır; kitâbede lakabın tercih edilmesi, onun bu adla tanındığını gösterir. Bu kayıt, aynı kişinin farklı kaynaklarda iki ayrı adla geçmesinden doğabilecek karışıklığı önlemek bakımından da işe yarar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Mersiyenin verdiği tarîkat nispetleri

Vefatına söylenen manzume, onu Halvetiyye'nin Mustafa el-Bekrî kolundan ve Şa'bâniyye gülzârından sayar; Nakşibendî ve Rifâî yollarından da feyz aldığını söyler.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne'ye alınan Türkçe mersiye, tarîkat nispetlerini açıkça sıralar: o, tarîk-ı Halvetî'nin Mustafa el-Bekrî kolundandır ve Şa'bânî gülzârının gülüdür; ayrıca tarîk-ı Nakşibendî ile Rifâî'den de feyz almıştır.

Manzume onu ilim ve irfan sâkisi, ârif bir zât olarak anar ve gaybûbetinden duyulan hasreti dile getirir.

Çerçeve. Bir şeyhin birden çok yoldan feyz alması, XIX. yüzyıl Şam ve Dağıstan muhitlerinde ender değildir; asıl bağlılık Bekrî-Şa'bânî koluyla kurulur, diğerleri ise teberrük ve icâzet düzeyinde kalır. Bilgi bir mersiyeden geldiği için övgü diliyle yüklüdür; buna karşılık kol adlarının bu kadar sarih verilmesi, silsile kaydı bakımından kullanılabilir bir veridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4
Ortak kaynak kataloğunu aç →