ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
10 sonuç · “Aşevi”
01Haşeviyye
Allahü teâlâyı mahlûklara,yaratıklarına benzeten, madde, cism diyen bozuk fırka, topluluk. Haşeviyye, "Rabbinin vechi bâkî kalır" meâlindeki Rahmân sûresi yirmi yedinci âyetinin ve "Allah'ın yedi onların ellerinin üstündedir" meâlindeki Tâhâ sûresi onuncu âyetinin zâhir (görünen) mânâsını kabûl ederek, Allahü teâlâya cism demişlerdir. (İmâm-ı Gazâlî) Allahü teâlâyı mahlûklara, cisimlere benzetme fikri ilk olarak Haşeviyye tarafından ortaya atılmış, sonra bu bozuk inanış şîa ve diğer bozuk fırkalara geçmiştir. (Şehristânî) Ehl-i sünnet âlimlerine göre; peygamberler günâh işlemekten mâsumdurlar (korunmuşlardır). Fakat bu konuda Haşeviyye aksi kanâattedir. Onlara göre peygamberler günâh işlerler. (Teftâzânî)
Aşevi
Hacı Bektaş Tekkesi’ndeki makamlardan biri. Burada her on Muharrem’de aşure pişirilir.
Tavîla Dergâhı ve kabri
Halepçe · Irak · Mevlânâ Hâlid'in Şam'a hicretinden sonra Osman et-Tavîlî'nin yerleştiği ve kırk yıl irşad hizmeti yürüttüğü köy; Tavîlî nisbesi buradan gelir. Dergâh aynı anda aşevi, misafirhane, halvethane ve medrese olarak işledi; şöhreti Osmanlı Devleti ve İran'ın her tarafına yayıldı. 1283 Şevvalinin altıncı Salı günü burada vefat etti ve evinin önündeki bahçeye defnedildi; kabri ziyarete açıktır. Köyün kesin konumu doğrulanmadığından koordinat verilmemiştir.
Hacı Bektâş-ı Velî Pîr Evi ve Külliyesi
Nevşehir · Türkiye · Tarihî ve geleneksel işlev Hacı Bektâş türbesi, Kızılca Halvet, Kırklar Meydanı, Balım Sultan Türbesi, aşevi, mihman evi ve hizmet birimleriyle Bektaşiyye'nin merkez külliyesidir. İlişki katmanları Mekânın kuruluş tarihi, daha sonraki Bektaşî aidiyeti, türbe/ziyaret hafızası ve güncel kullanım durumu aynı şey değildir; farklı dönemler tek başlangıç hikâyesine indirgenmez.
Abdal Musa Tekkesi
Antalya · Türkiye · Erken Bektaşî âsitânesi Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte Kaygusuz Abdal’ın Bursa’nın fethinden sonra burada Abdal Mûsâ’ya bağlandığını bildiren gelenek, tekkenin XIV. yüzyılın ikinci yarısında mevcut olduğunu düşündürür. XVII. yüzyılda zengin vakıfları bulunan tam teşekküllü bir Bektaşî âsitânesiydi. Misafirlik ve tekke ekonomisi Tekke köyü dergâha vakfedilmişti. Evliya Çelebi hiç sönmediğini söylediği ocaktan çıkan “baba çorbası”nın yolculara sunulduğunu aktarır; su kuyusu, aşevi, mihman evi ve derviş hücreleri ziyaret ile gündelik hizmetin birlikte yürüdüğünü gösterir. Kapatılma ve ihya 1826’da Bektaşîliğin ilgasıyla kapatılan tekke 1874’te Sultan Abdülaziz tarafından ihya edildi; II. Abdülhamid döneminde ve 1910’da yeniden onarıldı. Üç avlulu düzende mescid, meydan evi, hücreler, mutfak ve hizmet yapılarıyla türbe-hazîre bölümü birbirini izliyordu. Günümüze kalan çekirdek İlk dönemden türbe, şifalı kabul edilen su kuyusu ve hazîre günümüze ulaşmıştır. Diğer tekke birimleri büyük ölçüde kaybolmuştur. Türbe 1968’de onarılarak ziyarete açılmış; içeride Abdal Mûsâ ve yakınlarına nispet edilen sandukalar korunmuştur.
Harabati Baba Tekkesi
Kalkandelen · Kuzey Makedonya · İki kurucu adı Harâbâtî Baba Tekkesi, kaynaklarda Sersem Ali Baba Tekkesi adıyla da geçer. İlk kuruluş muhtemelen 958/1551’de Kalkandelen’e gelen Sersem Ali Baba’ya bağlanır; Harâbâtî Baba ise XVIII. yüzyılda türbe ve yapıların gelişmesinde ikinci kurucu olarak anılır. Tarih ihtilafı Kuruluş için XVI. yüzyıl sonu, 1799 ve 1832 gibi farklı tarihler ileri sürülmüştür. 1815 tarihli vakfiye ile Receb Paşa’nın yardımlarına ilişkin kayıtlar, külliyenin tek seferde değil farklı dönemlerde genişlediğini gösterir. Geniş Bektaşî külliyesi Yaklaşık 26.700 metrekarelik duvarlı yerleşkede mescid, semâhâne, Sersem Ali Baba ve Harâbâtî Baba türbeleri, mihman evi, şadırvan-çardak, dervişhâne, aşevi, harem, çeşmeler, samanlık ve ahır bulunur. On iki köşeli Sersem Ali Baba türbesi Bektaşî sembolizmini mimariye taşır. Korunan ve dönüşen birimler Mescid, türbeler, harem ve aşevi gibi önemli bölümler ayaktadır; semâhânenin yalnız sınırlı duvar kalıntıları kalmıştır. Bazı hizmet yapıları restorasyonlarla motel veya restoran işlevi kazanmış, yazma koleksiyonu ise Üsküp kütüphanelerine dağılmıştır.
Demir Baba Tekkesi
Razgrad · Bulgaristan · Deliorman’daki Bektaşî merkezi Demir Baba Tekkesi, Razgrad yakınındaki İsperih çevresinde, Deliorman’ın ormanlık vadilerinden birinde kurulmuştur. Demir Baba’nın hayatı büyük ölçüde menkıbevîdir; Akyazılı Sultan çevresiyle ilişkisi ve XVI. yüzyıldaki gazi derviş geleneği öne çıkar. Kuruluş tarihini ayırmak XIX. yüzyıl seyyahları Demir Baba’yı Rusçuklu Pehlivan İbrâhim Paşa ile karıştırmıştır. Türbenin mimarisi ve gelenek kayıtları tekkenin II. Mahmud döneminde değil XVI. yüzyılın ikinci çeyreğinde tesis edildiğini düşündürür. 1826 sonrası Yeniçeriliğin ve Bektaşîliğin 1826’da kaldırılmasıyla tekke kapatıldı; Abdülaziz döneminde yeniden canlandı. Deliorman topluluklarının adak, ziyaret ve pehlivanlık hafızası dergâhın bölgesel önemini sürdürdü. Mimari düzen ve türbe Avluda hazîre, derviş ve şeyh odaları, mihman evi, aşevi ve meydan evi bulunuyordu. Sekizgen türbe ile giriş bölümü yapının en nitelikli kısmıdır; sanduka çevresindeki on iki çerağ, Hüseynî taç ve gazi derviş eşyaları Bektaşî sembolizmini görünür kılar.
Şahkulu Sultan Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Ahî zâviyesinden Bektaşî âsitânesine Merdivenköy’deki merkez bazı geleneklerde 1329 sonrasında kurulmuş bir ahî zâviyesine bağlanır. Kesin tarih tartışmalı olmakla birlikte yapı XVI. yüzyıl başlarından itibaren Bektaşîliğe geçti ve İstanbul’daki en önemli Bâbâgân merkezlerinden biri oldu. İkinci pîr evi Şahkulu Sultan Tekkesi kaynaklarda “âsitâne-i sâniye” veya ikinci pîr evi diye anılır. Kırşehir’den İstanbul’a gelen dedebabaların burada karşılanması, devlet, Yeniçeri Ocağı ve Bektaşî teşrifatı içindeki özel konumunu gösterir. 1826 kırılması ve yeniden canlanma Bektaşîliğin ilgasıyla tekke Nakşibendîlere devredildi, postnişin Âhir Mehmed Baba sürgüne gönderildi. XIX. yüzyıl ortalarında yeniden canlanan merkez, Mehmed Ali Hilmi Dedebaba döneminde meydan evi, aşevi, harem ve hizmet yapılarıyla genişletildi. Kültür merkezi olarak devam 1925 sonrasında terk edilen yapıların bir bölümü kayboldu; 1960’larda başlayan onarımlar işlev verilmediği için kalıcı olmadı. Daha sonraki ihya çalışmalarıyla meydan evi ve çevresindeki yapılar Alevî-Bektaşî kültürünün yaşatıldığı bir merkeze dönüştü.
Sayfalar 110–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü
Sayfalar 338–345
Muzaffer Ozak Külliyatı · -338.- 2) İlim, sahibini saklar ve korur. Malı ise, mal sahibi saklar ve korur. 3) Allahu tealâ, malı razı olduğu kula bahş ve ihsanı buyurduğu gibi, rizasına mazhar olamayan kulun