ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
21 sonuç · “ırân”
01Hemedâniyye
Seyyid Ali Hemedânî'nin Orta Asya, İran ve Keşmir'e uzanan irşad ağına nispet edilen kol.
Nehrî Kolu
Şemdinli'nin Nehrî köyünde Seyyid Tâhâ çevresinde teşekkül eden; Türkiye, İran ve Irak'a yayılan Hâlidî şube.
Rifâiyye
Ahmed er-Rifâî'nin Ümmü Abîde merkezli ilim, hizmet ve irşad mirasına nispet edilen; Irak'tan Suriye, Mısır, Anadolu ve Balkanlar'a çok sayıda aile ve halife hattıyla yayılan tasavvuf yolu.
Tavîlî Hattı
Osman Sirâceddin et-Tavîlî ve ailesinin Tavîle merkezinden İran ve Irak'a yayılan Hâlidî silsilesi.
Zehebiyye
İran sahasında Kübrevî miras içinde gelişen, silsile tertipleri kaynaklara göre farklılaşan kol.
Zincîriyye
Giritli Ali Baba'nın zincir anlatısına nispet edilen Kādirî çevre.
Ali Nûreddin el-Beyyûmî
Ali Nûreddin el-Beyyûmî (1108/1696–1183/1769), Kahire'de Bedevî-Halebî hilâfetini Halvetî-Demirtâşî terbiye ve esmâ usulüyle birleştirerek Beyyûmiyye kolunu teşkilâtlandıran Mısırlı sûfî, muhaddis ve müelliftir.
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi
Anabolulu Ali Hilmî Çelebi (ö. 1004/1595-96), Balyabadra ve Mizistre’de kadılık yapan, mukataa mallarını teftiş eden ve Hilmî mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı ilmiye mensubudur.
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî (ö. 661/1262 [?]), Şihâbüddin Ömer es-Sühreverdî’den hilâfet alarak Mültan’da güçlü bir hankah kuran; Sühreverdiyye’yi Pencap ve Sind coğrafyasında kalıcılaştıran âlim, sûfî ve şehir önderidir.
Bolulu Himmet Efendi
Bolulu Himmet Efendi (1591/92-1684), Halvetî ve Bayramî-Şemsî hilâfetlerini birleştirerek Himmetiyye’yi İstanbul’da kurumsallaştıran; tekke, vaaz, şiir ve tarikat âdâbı alanlarında kalıcı bir miras bırakan mutasavvıf şairdir.
Boyabatlı Dede Efendi
Boyabatlı Dede Efendi (ö. 971/1563-64), Cebel-i Gār adıyla anılan yerde kurduğu zâviyede vaaz, hadis ve tefsir dersleri veren; maaş ve sadaka kabul etmeyip tarımla geçinen ve mahsulünü yolcu, misafir ve gariplerin hizmetine ayıran Halvetî şeyhidir.
Cemâleddîn-i Efgānî
Cemâleddîn-i Efgānî (1254/1838-1314/1897), Kahire, İstanbul, Hindistan, İran ve Avrupa arasında yürüttüğü eğitim, yayın ve siyasî faaliyetlerle İslâm dünyasında ıslah, hürriyet, dayanışma ve sömürge karşıtı düşünceyi etkileyen fikir ve siyaset adamıdır.
Deli Ali Efendi (İzmirli)
Deli Ali Efendi (ö. Zilkade 972/Haziran-Temmuz 1565), İzmir’den İstanbul’a gelerek Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan, medrese görevlerinin ardından 963/1556’da Trabzon müftülüğüne tayin edilen Osmanlı âlimidir.
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî (ö. 329/940-41), Bağdat’ta Mumşâd ed-Dîneverî’nin yanında yetişip Çişt’e gönderilen, Ebû Ahmed Abdal’ı yetiştirerek Çiştiyye nispetinin erken çevresini kalıcılaştıran sûfîdir.
Edirneli Mehmed Cemâleddîn Uşşâkî
Edirneli Mehmed Cemâleddîn Uşşâkî (ö. 1164/1751), Mehmed Hamdi ve Hasan Sezâî çevrelerinde yetişen; Savaklar Tekkesi merkezinde Uşşâkıyye’yi canlandıran, on iki esmâ tertibini yerleştiren ve Cemâliyye şubesine adını veren mutasavvıf şairdir.
Edirneli Şeyh Muhammed Sıdkı Efendi
Edirneli Muhammed Sıdkı Efendi, 1835–1841 arasında Uşşâkî Âsitânesi’nde meşihat vekilliği yapan, Bedreddin Dergâhı’nın son binasını yaptıran ve pîr türbesine defnedilen XIX. yüzyıl Uşşâkî şeyhidir.
Habîb el-Acemî
Habîb el-Acemî (ö. 130/747-48 [?]), Hasan-ı Basrî çevresinde yetişen İran asıllı Basralı zâhid, güvenilir hadis râvisi ve sonraki tarikat silsilelerinin önemli halkasıdır.
Hacı Ahmed Niksârî
Hacı Ahmed Niksârî (1863–1937), Şiranlı Mustafa Rûmî’den ilim ve tarikat icâzeti alan; Yağıbasan Medresesi, Niksar Ulu Camii ve bölgesel irşad ağıyla tanınan Nakşibendî-Hâlidî âlim ve mürşiddir.
Kırân haccı
Aynı ihram içinde umre ile haccı birlikte eda etme biçimi. Kırân haccı yapan kişi, hac menâsikini tamamlar ve ilgili kurban yükümlülüğünü yerine getirir.
ırân
Aynı yıl bir hac dönemi içinde, hac veya umre ibadeti sırasmda aynı ihramla bu iki ibadeti yerine getirme. Hanefi mezhebine göre en faziletli olarak gösterilen bu ibadet için önce “kırân” haccına niyet edilir, Mekke’ye varıhnca önce umre yapılır; ardmdan ihram kır dan çıkmadan zilhiccenin sekizinci günü Arafat’a gider; daha sonra Arafat ve Müzdelife vakfesini yerine getirir; bayram gükır nü Akabe cemresini (şeytanı) taşlar; kurbanını keser ve tıraş olduktan sonra ihramdan çıkar. Böylece “kırân” haccı tamamlanmış olur. kır
Kırân Hac
Hac ile ömreyi birlikte yapmağa niyet etmek. (Bkz. Hac) Kırân Hacc'a niyet eden kimse, önce ömre için tavâf (Kâbe-i şerîf etrâfında dönme) ve sa'y (Safâ ile Merve arasında gidip gelme) edip, sonra ihrâmı çıkarmadan ve traş olmadan hac günleri için tekrar tavaf ve sa'y yapar. (M. Mevkûfâtî) Kırân haccı ve temettü' haccı yapanların şükür kurbanı kesmeleri vâcibdir. (Tahtâvî)