ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
11 sonuç · “üdârâ”
01Cemâleddîn Gazi-Kumukî
Cemâleddîn Gazi-Kumukî (ö. 1286/1869), Muhammed Yeragî’nin halifesi olarak Nakşibendiyye-Hâlidiyye’yi Dağıstan’da yayan; Gazi Muhammed ile Şeyh Şâmil’in mânevî çevresinde yer alan; 1859’dan sonra Kars üzerinden Üsküdar’a hicret eden âlim, mürşid ve müelliftir.
Gîsûdâr Ahmed Kādirî
İlmiyeden kadılığa, oradan Şerif Halil terbiyesiyle Kādirî-Rûmî irşadına geçen; Bağdat ziyaretinin ardından Bursa’daki Kasap Cömert Tekkesi’ni kuran veya dönüştüren XVII. yüzyıl şeyhi ve şair.
İsmâil Hakkı Bursevî
İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653 – 1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın halifesi; Üsküp, Bursa, Şam ve Üsküdar arasında geçen hareketli bir irşad hayatı, yüzü aşkın eseri ve Rûhu'l-beyân tefsiriyle Celvetî geleneğinin en velûd siması.
Muhammed Sâdık Erzincânî
Nakşibendî-Müceddidî ve Kādirî-Abdülvehhâb eğitimlerini aynı zikir ve seyrüsülûk tertibinde birleştiren, Üsküdar Alaca Minare Tekkesi şeyhi ve dört temel risalenin müellifi.
Muk‘ad Ahmed Efendi
Muk‘ad Ahmed Efendi (ö. 1049/1639-40), Balıkesir’den İstanbul’a gelerek Aziz Mahmud Hüdâyî’ye bağlanan; Bulgurlu ve Bursa hizmetlerinden sonra Üsküdar’daki âsitâne postuna geçen Celvetî şeyhidir.
Nefesanbârî Zâkir Şeyh Osman Efendi
Nefesanbârî Osman Efendi (ö. Rebîülâhir 1095/1684), Kayseri'den Üsküdar'a gelen; Abdülehad Nûrî'ye intisap edip Şemsî Paşa ve Tercüman Yunus zâviyelerinde vaizlik ve irşad yürüten güçlü sesli zâkir ve şairdir.
Şeyh Mahmud Efendi (Ahmediye Rifâî Tekkesi)
Şeyh Mahmud Efendi, 1878'de Üsküdar Ahmediye Külliyesi içindeki dershaneye meşihat konularak kurulan Rifâî tekkesinin ilk postnişinidir.
Vişne Mehmed Efendi
Vişne (Fişne) Mehmed Efendi (ö. 991/1583), Şâbân-ı Velî’nin halifeleri arasında anılan; Üsküdar Atik Valide Camii vaizliği ve zâviye şeyhliği yapmış Halvetî mürşididir.
Yavsızâde Mehmed Efendi
Şeyh Yavsî’nin oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin kardeşi olan Yavsızâde Mehmed Efendi, Nûreddinzâde’den hilâfet almış; Üsküdar Atik Vâlide’de muhaddislik ve vaizlik yapmıştır.
üdârâ
Toplumda davranışlarıyla çevresine şer görünen birine karşı normal ölçüler çerçevesinde iyi davranılması, iltifat edilmesi anlamında ahlâk terimi.
Müdârâ
Müdârâ a. (^jb) [Ar.] Toplumda davranışlarıyla çevresine şer görünen birine karşı normal ölçüler çerçevesinde iyi davranılması, iltifat edilmesi anlamında ahlâk terimi.