ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
37 sonuç · toplam 37 · “âfâkî” · 1/2
01âfâkî
Dış dünya ile ilgili şeyler karşısında bireyin şahsî görüş ve inanışlanna bağlı olarak değerlendirilen ve herkesin izleyip gözleyebileceği reel durumlar, “enfüsî” sözünün karşıtı, objektif. Kur’ân-ı Kerîm (Fussilet suresi 41 / 53) ’de bu sö…
Âfâkıyye / Akdağlık Hâceleri
Hidâyetullah Âfâk Hoca çevresinde Kaşgar ve Doğu Türkistan'da siyasî-mânevî güç kazanan; Akdağlık Hâceleri diye de bilinen Kâsânî kolu.
Seyr-İ âfâkî
Tasavvuf yolunda bulunan kimsenin; ilminin, bilgisinin ve kendi ihtiyârı (dilemesi, istemesi) olmaksızın dış âlemde ilerlemesi. Seyr-i âfâkîde kötülüklerden temizlenmek ve seyr-i enfüsîde iyi ahlâk ile ahlâklanmak vardır. (İmâm-ı Rabbânî)
Kâsâniyye ve Doğu Türkistan: İshâkıyye ile Âfâkıyye
Ahmed Kâsânî'nin usulünü, İshâkıyye–Âfâkıyye ayrımını ve Doğu Türkistan'da mânevî otoritenin siyasî güce dönüşmesini kaynak katmanlarıyla ele alan dosya.
Mûsâfakih mahallesi
Kastamonu · Türkiye · Doğduğu mahalle. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ömer Fuâdî : Ömer Fuâdî (ö. 1636), Kastamonu’daki Şâbân-ı Velî Âsitânesi’nde otuz üç yıl postnişinlik yapan; menâkıbnâme, tarikat âdâbı, devran ve şiir alanları…
Afak
& Ufuk. Ufuklar. Dünya, maddi âlem. “Mana ve gönül âlemine ise enfüs denir (Fussilet Suresi, 53) Tasavvufta Allah, afaktan çok enfüste (kalp) aranır. Afaki ayetler Hakk'ın birliğine delalet eden dış âlemdeki her zerre. Birliği çoklukta bulm…
teoloji
Tanrı bilimi, “ilâhiyât” (bk. bu madde). teravih, a. [Ar.] Ram ayma özgü olmak üzere namazmdan sonra kı namz. Hz. Peygamber, bu n zı özellikle kıldığı için ve mazan ayını inanarak ve se nı Allah’tan bekleyerek kimsenin geçmiş günahları b la…
enfiisî
Türk-İslâm düşünce dünyasında “âfâkî” (objektif) karşıtı olarak sübjektif nitelikli bütün sezgi, delil ve tecrübeler için kullanılmış olan kelâm, felsefe ve psikoloji terimi.
in sünnetü’z-zevâ'id
UljjJI ok,) İbadetlerle ilgisi olmayan ya da dinî anlam taşımar-i yan ve Hz. Peygamber’in k-) günlük hayatta yeme, içme, za yatıp kalkma gibi hareketleri ra fakihlerce bu grupta an deperlendirilmiştir. ve sünnet (III) CL, [Ar.] İslâm arinan…
Sabır
1.1.8. Sabır ve Şükür Mutasavvıfların üzerinde önemle durdukları ve eserlerinde uzunca yer ayırdıkları sabır ( ربصلا) ve şükür (ر كشلا) kavramları hemen tüm tasavvuf kaynaklarında yer alan terimlerdir.197 Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib el- Mek…
Mükâteb
Efendisi ile anlaşıp belli bir ücret ödeyince hür olacak köle. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: ... Hayır ve tâat; Allahü teâlâya, âhiret ve meleklere ve Allahü teâlânın indirdiği kitablara ve peygamberlere îmân etmektir. Ve…
Atiyye
İhsan, lütuf, muhtaç olanlara yapılan bağış. (Bkz. Atâ) Kim dilencilik kapısını açarsa, Allahü teâlâ dünyâda ve âhirette ona fakirlik kapısını açar. Kim Allahü teâlânın rızâsını kasdederek atiyye kapısını açarsa, Cenâb-ı Hak ona hem dünyâ,…
Mülk-İ Yemîn
Bir kimsenin emrindeki köleler ve câriyeler. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ibâdet edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ananıza, babanıza (güzel söz ve fiil ile) , akrabânıza (ziyâret etmekle), yetimlere (gönül…
Tavâf-I Kudûm
Mekke-i mükerremeye varınca, yapılan ilk tavâf. Buna tahiyye, likâ (kavuşma) tavâfı da denir. Tavâf-ı Kudûm, Âfâkîler için yâni dışardan gelenler için sünnettir. (M. Zihni Efendi)
Tavâf-I Sadr (sader)
Hac esnâsında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Mina'dan Mekke'ye inildiğinde yapılan tavâf. Buna Tavâf-ı vedâ da denilir. Hac vazîfeleri bununla sona erer. Âfâkî olan yâni Mîkât denilen yerden daha uzak memleketlerin hacılarının Mekke'…
Terk-İ Hükmî
Dünyâyı hükmen terk etmek, (terk etmiş sayılmak) yâni her işte İslâmiyet'e uymak. Meselâ zekâtı İslâmiyet'in gösterdiği yere seve seve vermek, komşu, akrabâ, fakir ve ödünç istiyenin hakkını gözetmek ve başkalarının hakkına tecâvüz etmemek…
Vâkıa Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli altıncı sûresi. Vâkıa sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Doksan altı âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyette geçen Vâkıa kelimesinden alır. Sûrede, kıyâmet ve âhiret hâllerinden, Cennet ve Cehennemden vb. konulardan bahs e…
Gasb
Başkasının malını izinsiz (rızâsı olmaksızın) zorla elinden almak. Malı alana gâsıb, alınan mala mağsûb denir. Gasb, haram olduğu gibi, gasbedilen malı; hediye, sadaka, ücret olarak almak, kirâ ile kullanmak da haramdır. (Abdülganî Nablüsî)…
Nezr Kurbanı
Allah rızâsı için, bir koyun veya şu koyunu kurban etmek adağım olsun diyen zengin veya fakir kimsenin Kurban bayramında kesmesi gereken kurban. Nezr kurbanının belli üç günde yâni Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde kesi…
Seyr-İ Enfüsî
Tasavvuf yolunda bulunan kimsenin kendinde ilerlemesi, kötü huylardan temizlenen nefsin, iyi huylarla bezenmesi, süslenmesi. Seyr-i âfâkî (kendinin dışında ilerleme) insanı matlûbdan (aranılandan) uzaklaştırır; seyr-i enfüsî ise insanı, mat…
Seyr-İ Fillah
Allahü teâlânın isimlerinde ve sıfatlarında ilerleme. Allahü teâlânın beğendiği ve râzı olduğu şeylerde fânî olma (yâni O'nun sevdiklerini sevmek ve O'nun sevdikleri kendine sevgili olmak). Allahü teâlâya kavuşmakta zulmet perdelerinin kalk…
Seyr-İ İlallah
Allahü teâlâya doğru olan yolda ilerlemek, mânevî ilimde durmadan yükselmek. Seyr-i âfâkî (kötü hâllerden kurtulma) ve seyr-i enfüsî (iyi hâllerle süslenme) yi içine alan tasavvuf yolculuğu. Seyr-i ilallah ve seyr-i fillah yâni Allahü teâlâ…
Şühûd-İ Enfüsî
Kendi hakîkatini görme. Tasavvuf yolunda Allahü teâlâya yakın olma hâli. Tasavvuf makamlarını kalb gözüyle görme. Şühûd-i enfüsîye kavuşmak için önce seyr-i âfâkî lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)
Şühûd-İ Tecellî (şühûd-İ Sûrî)
Tasavvuf yolunda ilerleyen kimsenin tecellinin sûretlerini müşâhedesi. Şühûd-i tecellî nasıl olursa olsun hep seyr-i âfâkîde hâsıl olmaktadır. Seyr-i âfâkîde ele geçen şeyler ise aslın yanında hiçtir. (İmâm-ı Rabbânî)