ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1436 sonuç · toplam 1436 · “Bî'a” · 8/60
01hizbuşşeytan
Şeytanm or dusu veya ordulan, şeytana tâb 323 hoca ) olanlar, şeytanm kavmi gibi anü lamlara gelen ve “hizbullah” a- karşıtı olarak kullanılan bir tei rim. Kur’ân-ı Kerîm’in “Mücâdele suresi, 58 / 19”nde Allah’ın gazabına uğramış bir >.) ka…
Mâlikü’l-Mülk
“Mülkün sahibi.” anlamında bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a izafe edümektedir. “Âl-i İmrân suresi” nin 26. ayetinde mealen “De ki, Allahım, ey mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin,…
Gusül
Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinden temizlenmek amacıyla bütün bedeni yıkama. Halk dilinde boy abdesti de denir. Ağza ve burna su vermekle bedenin kuru yer kalmayacak biçimde yıkanması Hanefî mezhebinde guslün farzlarıd…
Kur'ân kursu
Kur’ân kursu a. Kur’ân-ı k Kerîm’i doğru ve aslına uygun biçimde, yani “tecvid” (bk. bu madde) usullerine göre okumayı öğretmek, ezberletmek amacıyla oluşturulan kurumlar için kullanılan terim. Bu kurum başlangıcmdan beri “dârü’l-Kur’ân, dâ…
habîs
“Değersiz ve bayağı olmasından dolayı hoşa gitmeyen somut veya soyut varlık ya da durum.” an lamında olan bu terim, insan tabiatmın hoşlanmadığı, aklın ve dinin benimsemediği nesneler ve değerler için kullanılmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de yanlış…
sûre
Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinden meydana gelen ve Hz. Peygamber tarafından belirlenen 114 bölümden her birine verilen ad. Her bir sure, kendi içinde hem uyumlu hem de anlamlı ve ahenkli bir bütünlük oluşturmakta; aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm’in b…
gasp, -bı
gasp, -bı a. t,^) [Ar.] fik. Başkasınm mülkiyetinde olan bir malı, sahibinin rızası olmadan zor kullanarak elde etme veya kendi mülkiyetine geçirme anlamında bir fıkıh terimi. Bu terim Kur’ân-ı Kerîm’de sadece “Kehf suresi” nde geçmektedir.
âdetullah
Allah’ın ezelî hükümlerinin oluşması, tabiat kanunu, sünnetullah.
kavs-i nuzûl
kavs-i nuzûl a. [Ar. ] tas. Sufî inancma göre “devir” terimi ile karşılanan ve bir varlığın değişim ve dönüşüm evreleri den olan, inişe geçüen yarım d ire olarak da nitelenen en sü mertebe. Bu düzende sırasıy “külli akıl, dokuz akıl, dokuz…
tâlip, -bi
tâlip, -bi a. [Ar.] Hadis biliminde, hadis öğrenmeye yeni başlayan ve bu konuda uzmanlaşmaya başlayan, kendini bu konuya veren kimse veya öğrenci. tas. Bir tasavvuf yoluna girmeyi amaçlayan kimse anlamında kullanılan tasavvuf! terim.
hâşâ lillah
hâşâ lillah a. (dJJ LiL) bk. hâşe lillah hâşe lillah a- [Ar.] “Aman ya Rabbi, Allah’ı tenzih ederim.” anlamında tasvip edilmeyen bir durum karşısmda söylenen söz.
İkrah
Bir kimseyi tehdit veya zor kullanarak istemediği bir sözü söylemeye ya da fiili yapmaya mecbur bırakma. İkrâh-ı mülcî Can veya organ kaybı gibi ağır ve hemen gerçekleşebilir tehditle oluşan tam zorlama. İkrâh-ı gayr-i mülcî Ağır olmakla bi…
Şâfi'î Mezhebi
Şâfi'î Mezhebi a. Dört büyük mezhepten biri olup Hicrî yılın ikinci yüzyılında Medine’de doğan ve îmam Ebû Abdullah Muhammed ibn Îdrîs eş-Şâfiî (öl. 204 / 820) tarafindan oluşturulan ve geliştirilen, ismini de kurucusundan alan mezhep için…
adâletnâme
[< Ar. adalet + F. nâme} Haksızlığı ve zulmü ortadan kaldırmak; güçlünün güçsüzü ezmesine meydan vermemek; halkın can, mal, ırz, namus gibi aslî yaşama haklarını kollamak ve gözetmek gibi devletin halka karşı sorumluluğunu ve yükümlülüğünü…
Mâtüridî mezhebi
Mâtüridî mezhebi a. bk Mâtüridiyye Mâ'ûn suresi a. (^j^ (> U [ Ar. “Sûretü’l- Mâ'ûn” ] Kur’ân-ı Kerîm’in. yüz ye dinci, iniş sırasma göre on ye dinci suresi olup “Tekâsür su resi” (102)nden sonra v “Kâfirûn suresi” (109)nden ön ce Mekke dön…
eyvallâh
Wrl “Peki anlaştık, Allah’a ısmarladık.” gib ı anlamlara gelen bu terim, tasavvuf ehli arasmda bir şeyhe ve pire bağlanmayı ifade eder. mı
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
ahit, -hdi
ahit, -hdi a. [< Ar.ahd] “Antlaşma, taahhüt, yükümlülük, güven veren söz.” anlamında kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de “mîsâk, kal ü belâ, ahid, belâ ahdi, rûz-ı elest, bezm-i ezel, bezm-i elest” gibi Allah ile kul arasındaki ahitlerden söz e…
bâb
Kapı, medhal. 2. Dergâh, başvurulacak büyük kapı. 3. Bir kitabın bölümleri: Bâb-ı evvel, bâb-ı sânı. 4. gr. Fiillerin kök biçimi: sülâsi bâb, rübâî bâb. 5. din. Mezheplerde dinîhiyerarşik makam veya unvan. Özellikle Şiâ geleneğinde imamm en…
şemâ'il
“Huylar, alışkanlıklar, tabia lar.” anlamındaki bu terim, H Peygamber’in fizikî ve ahlâ güzellikleri ve özellikleri iç kullanılmıştır. § tam. şemâ'il-i şerîfe Peygamber’ şekil ve sureti ile ahlâk v sünnetini anlatan kitapl için kullanılan o…
tab'-ı kalb
Bireyin dinî gerçekleri kavû) rayıp benimsemesini sağlayan ruhsal yeteneğin köreltilmesi anlamında kelâm telî rimi. li tabâ'i'iyyûn a. [Ar.] Maddeden oluşan ve duyularla algılanabilen tabiat ezelîdir, onun di üstünde yaratıcı ve etkileyici…
azâb-ı harîk
(^ ulic “Yangın ve ateş azabı.” anla mındaki bu söz, âhiret günü verilecek ceza
ashâbu’l-karye
Sözlük anlamı “İnsanların toplandığı yer, köy, kasaba” gibi anlamları olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm (Yasin suresi, 36 / 13 - 29) ’de korkunç bir sesle yok edildikleri bildirilen beldenin halkı için kullanılmıştır
eyyâm-ı bîd
Hicrî takvimde kamerî a aylann 13., 14. ve 15. günleri zı için kullanılan bu söz, Hz. u Peygamber’in Ramazan Oruacu farz kılmmadan önce oruç m! r günlerini ifade eden terim n olarak kullanılmıştır. Rama ” zan Orucundan sonra da bu a orucun…