ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
3232 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 7/135
01Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakâ’ik
Nev‘îzâde Atâyî · Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı neşri · 2017
Farku’l-cem
فرق | لجبع) Belli mertebelerde tecelli eden Bir'in çokluk haline gelmesi. Bu mertebelerdeki zuhura zat-ı ahadiyetin şuunu adı verilir. Gerçekte bu şuun salt itibari bir şey olup gerçekleşmesi söz konusu değildir. Yalnızca Bir'in, suretiyle…
Mâlikü’l-Mülk
“Mülkün sahibi.” anlamında bu söz, “esmâ’ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’a izafe edümektedir. “Âl-i İmrân suresi” nin 26. ayetinde mealen “De ki, Allahım, ey mülkün sahibi, sen dilediğine mülkü verirsin,…
hukûku’l-ibâd
GUI j^.) Günümüzde, “Temel insan hakları.” kavramı karşılığında kullanılmış olan terim. Bu konuya giren haklarm başlıcalarmı şöyle sıralayabiliriz: Yaşama hakkı, kanun önünde eşitlik ve savunma hakkı, vatandaşlık hakkı, mülk edinme hakkı, ç…
hakku'l-hakk
Gerçek olan varlığm daim olması anlamında kullanılan terim
hâlikü'l-berâyâ
(UijJl jlü Yaratılmış olanların yaratıcı sı. n
dis şakku’l-kamer
G>öll ja) bk. bir inşikâku’l-kamer en
felekü’l-eflâk
Dokuzuncu kat gök
bu turûku’l-hadîs
Ctu^l jj>) [Ar.] “Hadisin senedleri.” anlamındaki bu terim, herhangi bir hadisin k. rivayet edildiği değişik isnatları sı sıralayan hadis kitaplan veya mecmuaları için kullanılmıştır. e
Halku’l-Cedîd
Arapça, yeni yaratılış manasınadır. Kaşanî’ye göre bu tabir, Nefesü’r-Rahmân’dan olan varlığın, kendi zâtı ile varolmayan mümkine ulaşmasıdır. Yine Rahman’ın nefesinden olan, varlığın, sürekli biçimde mümkînler üzerine, her ân yeni bir yara…
Hakku’llah
Arapça, Allah hakkı demektir. Bektaşî tâbiridir. Hasat zamanı, baba veya dede vekillerinin, köylülerden topladığı belli miktardaki bir tür vergiye verilen ad. Ayrıca bir baba veya mürid, yolculuğa çıkacağı zaman, kendisine yapılan yardıma d…
Hakâiku’l-Esmâ
Arapça, isimlerin gerçekleri demektir. Zatın ta’ayyünâtıyla, o ta’ayyünât arasındakinisbetler yerinde kullanılan bir tâbirdir. Nisbetler denilen şeyler, bir takım sıfatlardır ki, insanlar o sıfatlarla birbirinden ayrılır.
Hakk-Ul-Yakîn
Bir şeyin hakîkatine kavuşma, mâhiyetine erişme, bulma, tatma. Allahü teâlânın beğendiği ahlâk ile ahlâklanıp, kalb gözünün açılması ve mânevî perdelerin kaldırılması neticesinde elde edilen kesin ilim, bilgi. Evliyânın çoğu, ancak öldükten…
Melek-Ül-Mevt
Ölüm meleği, Azrâil aleyhisselâm. (Bkz. Azrâil Aleyhisselâm) Allahü teâlâ Kur'ân-kerîmde meâlen buyurdu ki: (Ey Resûlüm onlara) de ki: Sizin canınızı almaya vekil kılınan Melek-ül-mevt canınızı alacak; sonra döndürülüp Rabbinize götürülecek…
Melek-Ül-Mukarreb
Huzûru ilâhide bulunan melekler. ... Kıyâmet, Cumâ günü kopar. Melek-ül-mukarreb, yer ve gökler, o günün dehşetinden korkarak feryâd ederler. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed ibni Hanbel)
Nev‘îzâde Atâyî ve Hadâ’iku’l-Hakā’ik'te Biyografi Usulü
Nev‘îzâde Atâyî'nin 1135 hâl tercemeli Şakāik zeylini hangi bilgi türleriyle kurduğunu ve eserin tasavvuf tarihi için nasıl okunması gerektiğini açıklar.
Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Bayramiyye
Hacı Bayrâm-ı Velî çevresinde Ankara merkezli teşekkül eden; farklı halife hatlarıyla Osmanlı coğrafyasına yayılan tasavvuf yolu.
Bektaşiyye
Hacı Bektâş-ı Velî'nin tarihî ve menkıbevî hafızası çevresinde Anadolu abdalları, Rumeli gazi-dervişleri ve XVI. yüzyılda Balım Sultan'ın düzenlediği erkânla teşekkül eden; Babagân ve Çelebiler otorite hatları bulunan tasavvuf geleneği.
Cerrâhiyye
Nûreddin Cerrâhî'ye nispet edilen; İstanbul Karagümrük'teki âsitâne çevresinde teşekkül eden Halvetî-Ramazânî kolu.
Meşîşiyye
Abdüsselâm b. Meşîş üzerinden Şâzeliyye'nin teşekkülüne uzanan güçlü Mağrib hattı.
Muhammediyye (Küntiyye devamı)
Muhammed el-Küntî'ye nispetle aynı Küntiyye-Muhtâriyye ağı için kullanılan devam adı.
Nehrî Kolu
Şemdinli'nin Nehrî köyünde Seyyid Tâhâ çevresinde teşekkül eden; Türkiye, İran ve Irak'a yayılan Hâlidî şube.
Şâzeliyye
Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî’nin Kuzey Afrika’da şekillendirdiği; çalışma hayatı içinde zikir, sünnete bağlılık, tevekkül ve hizb geleneğini öne çıkaran tasavvuf yolu.