Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

105 sonuç · toplam 105 · “Kase” · 4/5

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şeâ'irullah

Görülünce, Allahü teâlâyı hatırlatan şeyler. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Bir kimse, Şeâ'irullahı ta'zim ederse, bu iş kalblerin takvâsındandır. (Hac sûresi: 32) Safâ ve Merve, Allahü teâlânın, Şeâ'irindendir. (Bekara s…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şeref

Yükseklik, büyüklük, yüksek mertebe. İnsanlar arasında geçerli ve makbûl olma. Cenâb-ı Hakk'a itâat ve yüksek hizmeti ile çok ihsâna mazhâr olma, iftihâr. İnsanların en akıllısı ölümü çok hatırlayandır. Ölümü çok hatırlayan insana, dünyâda…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şerh-İ Sadr

1. Peygamber efendimizin çocukluğunda ve peygamberliği sırasında (mîrâc gecesinde) mübârek göğsünün açılarak kalbinin çıkarılması ve yıkanıp ilim, hikmet ve mârifet ile doldurulduktan sonra yerine konması hâdisesi. (Bkz. Şakk-ı Sadr) Yeşil…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İslâmiyyet (islâmiyet)

Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların dünyâda ve âhirette râhat ve mes'ûd olmalarını sağlayan usûl ve kâideler, emirler ve yasaklar. Allahü teâlâ âyet-i kerîme…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baş Gözü-Gönül Gözü

Bu ifadedeki baş gözü ile kasetedilen, insanda fizikî ve biyolojik olarak bulunan, bildiğimiz gözdür. Ancak bu göz, sadece eşyanın şeklini görmeyi sağlar, görülen şey üzerinde, anlama, yorumlama, istidlal yapma vs. gibi değerlendirmelerde b…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bel-Yol

insanın neslini devam ettiren evlâd, sulbî evladdır. Bir mürşide intisap ederek, onun terbiyesi altına girerek adeta onun evlâdı mesabesinde olana ise, yol evladı denilmiştir. Böylece mürşid, adeta onun babası sayılmıştır. Nitekim, Yesevîli…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Çeşm-İ Bülbül

Farsça bülbül gözü demektir. Çizgili ve hareli olarak yapılmış cam ürününe Çeşm-i Bülbül denir. Bu cam işleme tekniğini ilk kez Venedik’ten getiren kişi, Üçüncü Selim devri Mevlevî sûfilerinden Mehmed Dede’dir. Şeyh Efendi, bu san’atı Vened…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Elifî Sumat

Mevlevî tekkelerinde, dervişlerin topluca yemek yemeleri için kullanılan, deriden yapılmış sofraya denir. Deri sofralar üç türlü olur: Bir kısmı daire şeklinde, etrafında halkalara sahiptir. Bu halkalara bir zincir geçirilip çekilince, sofr…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fütuhat

Arapça, açılmalar demektir. Beklenmedik birşeyin ele geçmesi. Zahirdeki fütûha “Fütuhûl- ibade”, batmdakine de “fütuhûl-halâve” denir. Bu iki fütûhtan başka, bir de “fütûhul-mükâşefe” vardır.Rızık, ibâdet, ilim, marifet, keşf vs. gibi maddî…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kka’be

Yer yüzünde Allah’a ibâdet edilmek üzere inşâ olunan ilk mâ’bed. Vuslat makamı. Kalbin Hakk’a, sevgiliye, bembeyaz ihram giyerek, yani güzel huylarla süslenmiş olarak yönelmesi. Tasavvuf erbabına göre, iki türlü Ka’be söz konusudur: Birisi…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırklar Şerbeti

Bektaşîlikte, “Nasib Gecesi” içilen şerbete “Kırklar Şerbeti denir. Beyaz bir kase içinde hazırlanan şerbetten önce, baba bir yudum içer, ardından diğer canlar kıdem sırasına göre bu işi devam ettirirlerdi. Bu şerbet, cennetteki Kevser’in t…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selman

Sahabe-i Kiram’dan Hz. Selmân-ı Farisî ibn İslâm (r) için kısaca “Selmân” da denilir. Bazı sûfiyye tarikatlarında, dervişler, nefsi aşağılamak üzere, ellerinde keşkül (bir çeşit tabağı andırır kâse) ile halktan bir şeyler toplamaya giderler…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Somat Gülbangi

Mevlevî tekkelerinde, yemek yendikten sonra okunan gülbange “somat gülbangi” denir. Bu gülbank şöyledir: “Mâ sûfiyân-ı rahîm, mâ tablahar-ı şahîm, payende dar yâ Rab. în kâse-i âb u nânrâ Elhamdülillah. eş-Şükrü lillah, Hak berakâtın vire!…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sultan Veled Devri

Mevlevî tâbiridir. Mukabele günü, semâ’dan önce, şeyh efendi önde, derviş (can)ler ortada olmak üzere, semahanenin etrafında halka şeklinde yürüyerek yapılan üç devir (daire)’e Sultan Veled Devri denirdi. Bunun ilk düzenleyicisi Sultan Vele…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vâdî-İ Eymen

Arapça, sağdaki vadi demektir. Kalbin ilâhî tecellîyi kabul edecek şekilde arındırılması. Mutlak vahdet ki bundan “innî enallah (Ben Allah’ım)” hitabı gelir. Vâdî; peygamber, âlim ve velîlerin kalpleridir. Tur dağından, yani feyz kaynağında…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Varını Veren Utanmaz

Arapça, “cömertlik vardan olur” anlamına gelen atasözünün bir başka şekilde ifade edilmiş şeklidir. Tasavvufta cömertlik, kişinin olgunluğunun göstergesi olarak telâkkî edilmiştir.

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mahlûk

Yaratılmış; yoktan vâr edilmiş. Rabbimiz cism değildir, zamânı, mekânı yok. Maddeye hulûl eylemez, böyle olmalı îmân. Mahlûka muhtaç değildir, ortağı benzeri yok, Her şeyi O'dur yaratan hem de varlıkta tutan. (M. Sıddîk Gümüş) Vilâyete (evl…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mutlak Fenâ

Allahü teâlâdan başka her şeyin kalbden çıkıp, isimlerinin bile unutulması. (Bkz. Fenâ) Mutlak fenâ hâsıl olmadıkça, Hakk'ın şühûdü (yâni Allahü teâlânın kalbe tecellîsi) mümkün değildir. (Ahmed Fârûkî) Sonsuz kavuşmak ve devamlı huzur anca…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mutlak Zuhûr

Bir kayda bağlı olmayan zuhûr, akis. Bir şeyin bir başka şeyde görünmesi meselâ insanın aynada, Hakk'ın, velînin kalb aynasında tecellî etmesi böyledir.

↗
20
Mekân · Bağlam eşleşmesi

Sertarikzâde Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Silsilede kendisinden önceki halka Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi'nin kurduğu tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Abdülaziz Efendi : Seyyid Abdülaziz Efendi (1700–1760), Sertarîkzâde yanında yetişen…

↗
21
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 96–103

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd

↗
22
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî

Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî (ö. 617/1220-21), Harad’dan Uvâce’ye yerleşen, Muhammed el-Becelî’ye hırka veren ve Yemen’deki Hikemiyye şubesinin kendisine nispet edildiği Sâhib-i Uvâce’dir.

↗
23
Şahsiyet · Bağlam eşleşmesi

Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî

Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî, XII. yüzyılda Sicilmâse ile Fas arasında yaşayan, Murâbıt baskısını gören ve Ebû Medyen’in hırka ile ilk tasavvuf terbiyesinde yer alan Mağrib sûfîsidir.

↗
24
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

er-Ravzatü’l-enîka

Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî · Şeriat ile tarikat arasındaki ilişkiyi açıklayan muhtasar eseridir.

↗