ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
145 sonuç · toplam 145 · “yalan” · 2/7
01kebîre
Gj^) [< Ar. kiber] İslâm inancma göre “bifyük günah” anlamında terim, “sagîre” (bk. bu madde) karşıtı. “Kebîre” sözünün Kur’ân-ı Kerîm’de çokluk biçimiyle iki yerde (Nisâ suresi, 4 / 31; Şûrâ suresi, 42 / 36 - 37) “büyük günahlar” anlamında…
fevâtihü’s-süver
Kur’ân-ı Kerîm’de surelerin ilk ayetleri anlamında kullanılan bir tefsir terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de surelerin tamamma yalanı, okuyanm dikkatini çekmesi, ilgisini ve merakmı toplaması bakımmdan benzer ayetlerle başlar. Kur’ân-ı Kerîm’in bu us…
hacb
Sözlük ann lamı, “Engellemek, örtmek.” olan a bu terim, îslâm hukukunda ölen a bir kimsenin mirasma hak kaı, zanan bir kimseden ölene daha ü yalan bir mirasçınm ortaya a çıkması durumu için kullanıle mıştır. c
adâletü’s-sahâbe
u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri
şedîdü’l-mibâl
nin 13. ayetinde geçmektedir. ve e şedîdü’z-za'f a. ü Hadis biliminde, senedinin nı tamamı yalan veya yalan ile ü itham edilen hadis. na
Rezîlet
Kötü ve aşağılayıcı ahlâk özelliği; erdemin karşıtı. Kibir, haset, yalan ve zulüm gibi huylar ahlâk literatüründe rezîlet sayılır.
müttehem
Ç^L) [Ar.] Hadis b minde, “cerh” (bk. bu madde) ikinci derecesinde, yani yalan lıkla suçlanan ravîler için kul nılan terim
velâ'u’l-hılf
(J ^i^ Yardımlaşma veya da nışma esasına dayalı hük yalanlık
metrûk
Hadis bili minde, yalan söylemekle suçla nan bir ravîyi ve onun tek başı na naklettiği rivayeti ifade eden terim
karâbet-i vilâd
Usul ve füru, yani ikinci dereceden oluşan yalanlık
silsiletü’l-kizb
Çjü < LL) Hadis bilimind sahabîden sonraki bütü ravîleri yalancı gösterile sened
namazın vacipleri
Namaz larken “vâcip” (bk. bu madd olan konuları yerine getirm İlmihal kitaplarmda bu konu yirmiye yalan madde sayılma tadır. Bunlardan en önemlil şöyle sıralanabilir: Nama “Allahu ekber” diyerek başlam ve “Fâtiha suresi” (bk. bu ma de) ni o…
ashâb-ı ferâ'iz
Mirasta ölen kişinin soyca birinci dereceden yalan olan bütün varisleri
haber-i kâzib
ÇjlS j^.) Gerçeklik ile uyum içinde olmayan bilgi anlamında ke lâm terimi. haber-i mütevâtir a. Yalan söylemek üzere it - tifak etmelerini akim imkâni sız gördüğü bir topluluğun m verdiği haber
Yemin
Bir söz veya iddiayı Allah’ın adını anarak kuvvetlendirme. Fıkıhta geleceğe ilişkin bir işi yapmak veya yapmamak üzere edilen yeminler; kasıt, içerik ve bozulma durumuna göre farklı hükümlere ayrılır. Lağv yemini Kasıt olmadan ağız alışkanl…
Şâhid-i zûr
Yalan şahitlik yapan kimse. Gerçeği bildiği hâlde mahkeme veya toplum önünde ona aykırı tanıklık etmeyi ifade eder; büyük günahlardan sayılmıştır.
tahzîb
Kur'â Kerîm’in günlük ve düze okunması sırasında surele uzunluklarına göre tasnif ed mesi işi. Bu bölümlemede y alan sureler şunlardır: Biri bölüm, “Bakara, Âl-i İmrâ Nisâ” surelerinden, ikinci b lüm “Mâ'ide, En'âm, A'r Enfâl, Tevbe” surele…
Münafık
İnanmadığı hâlde inanmış görünen veya içindeki inkârı dışarıda iman görüntüsüyle örten kimse. Bu itikadî anlam, Kur’ân’daki münafık tipinin temel özelliğidir. Hadislerde yalan söyleme, sözünde durmama ve emanete hıyanet gibi davranışlar “ni…
kısasu’l- Kur'ân
Kur’ân-ı Kerîm’de y alan ve anlatılan dinî ve tarihî şahsiyetler ile olayl için kullanılan ortak ad
Mübâhele
Lânetleşme. Dar anlamda hazret-i Îsâ'nın ilâh ve Allahü teâlânın oğlu olduğunu söylemekte ısrâr eden ve bu inanışlarının yanlış olduğunu kabûl etmeyen hıristiyanlara, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem); "... Gelin oğullarım…
Mâ'ûn Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz yedinci sûresi. Mâ'ûn sûresi Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Yedi âyet-i kerîmedir. Son âyet-i kerîmesinde Mâ'ûn kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede, İslâm dînini tekzîb eden (yalanlayan) ve Allahü teâlânın emi…
Mesânîd
Meşhûr ve çok kıymetli hadîs kitablarından; İmâm-ı Ahmed bin Hanbel'in "Müsned'i", Ebû Ya'lâ'nın "Müsned'i", Abdullah Dârimî'nin "Müsned'i" ve Ahmed Bezzâr'ın "Müsned'i"nin hepsine birden verilen isim. (Bkz. Müsned)
Telvîn
2.2.15. Telvîn ve Temkin Sûfîlerin tasavvuf yolunda kat ettikleri mertebeleri ve buna bağlı olarak hallerinde yaşanan değişimi ifade eden kavramlardan telvîn ( نيولتلا) ve temkin (ن يكمتلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı âyetlerle…
Maraz-I Kalbî
Kalb hastalığı, bozuk îtikâd; kibir, hased (kıskançlık), kin ve riyâ (gösteriş) gibi kalb hastalıkları. Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere tutulması. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Onların kalblerinde maraz vardır. Cenâb…