Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-5515- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 502
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p><strong>İnanmadığı hâlde inanmış görünen veya içindeki inkârı dışarıda iman görüntüsüyle örten kimse.</strong> Bu itikadî anlam, Kur’ân’daki münafık tipinin temel özelliğidir.</p><p>Hadislerde yalan söyleme, sözünde durmama ve emanete hıyanet gibi davranışlar “nifak alameti” olarak anılır. Bu ahlâkî uyarı, belirli bir kişiyi kolayca inançsız ilan etme yetkisi vermez; davranıştaki ikiyüzlülüğe karşı öz denetim çağrısıdır.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-4557- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 502
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p><strong>İnanmadığı hâlde inanmış görünen veya içindeki inkârı dışarıda iman görüntüsüyle örten kimse.</strong> Bu itikadî anlam, Kur’ân’daki münafık tipinin temel özelliğidir.</p><p>Hadislerde yalan söyleme, sözünde durmama ve emanete hıyanet gibi davranışlar “nifak alameti” olarak anılır. Bu ahlâkî uyarı, belirli bir kişiyi kolayca inançsız ilan etme yetkisi vermez; davranıştaki ikiyüzlülüğe karşı öz denetim çağrısıdır.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-9312- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>İnanmadığı hâlde, müslümanları aldatmak için, inanmış görünen kimse.</p><p>Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:</p><p>Ey münâfıklar! Allahü teâlâ sizi kendi hâlinize bırakmaz. Hâlis mü'minleri münâfıklardan ayırır. (Âl-i İmrân sûresi: 179)</p><p>Dört şey münâfıklık alâmetidir: Emânet olunana hıyânet etmek, yalan söylemek, vâdini bozmak ve ahdine vefâ göstermemek (verdiği sözde durmamak) ve mahkemede doğruyu söylememek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)</p><p>Münâfık, iki sürü arasında bulunan bir koyun gibidir ki, o, bir defâ bu sürüye, diğer defâ öbür sürüye katılır. (Hadîs-i şerîf-Sülûk-ül-Ulemâ)</p><p>Ey Allah'ım! Ben, münâfıklıktan, şikâktan (tefrikadan) ve kötü ahlâktan sana sığınırım. (Hadîs-i şerîf-Sülûk-ül-Ulemâ)</p><p>Münâfıkın alâmeti üçtür. Yalnız olduğu zaman tembeldir. Yanında birisi olduğu zaman çalışkandır. Bütün işlerinde övülmeyi çok sever. (Vehb bin Münebbih)</p><p>Mescide giren münâfıklar, kafesteki serçe kuşlarına benzer. Kafesin kapısı açılır açılmaz uçarlar, kaçarlar. (İmâm-ı Mâlik)</p><p>Münâfık, İslâmiyet'ten bahseder, fakat onunla amel etmez ve ona uymaz. (Huzeyfet-ül-Yemânî)</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
İnanmadığı hâlde inanmış görünen veya içindeki inkârı dışarıda iman görüntüsüyle örten kimse. Bu itikadî anlam, Kur’ân’daki münafık tipinin temel özelliğidir.
Hadislerde yalan söyleme, sözünde durmama ve emanete hıyanet gibi davranışlar “nifak alameti” olarak anılır. Bu ahlâkî uyarı, belirli bir kişiyi kolayca inançsız ilan etme yetkisi vermez; davranıştaki ikiyüzlülüğe karşı öz denetim çağrısıdır.
Dinî Terimler Sözlüğü
İnanmadığı hâlde, müslümanları aldatmak için, inanmış görünen kimse.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
Ey münâfıklar! Allahü teâlâ sizi kendi hâlinize bırakmaz. Hâlis mü'minleri münâfıklardan ayırır. (Âl-i İmrân sûresi: 179)
Dört şey münâfıklık alâmetidir: Emânet olunana hıyânet etmek, yalan söylemek, vâdini bozmak ve ahdine vefâ göstermemek (verdiği sözde durmamak) ve mahkemede doğruyu söylememek. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Münâfık, iki sürü arasında bulunan bir koyun gibidir ki, o, bir defâ bu sürüye, diğer defâ öbür sürüye katılır. (Hadîs-i şerîf-Sülûk-ül-Ulemâ)
Ey Allah'ım! Ben, münâfıklıktan, şikâktan (tefrikadan) ve kötü ahlâktan sana sığınırım. (Hadîs-i şerîf-Sülûk-ül-Ulemâ)
Münâfıkın alâmeti üçtür. Yalnız olduğu zaman tembeldir. Yanında birisi olduğu zaman çalışkandır. Bütün işlerinde övülmeyi çok sever. (Vehb bin Münebbih)
Mescide giren münâfıklar, kafesteki serçe kuşlarına benzer. Kafesin kapısı açılır açılmaz uçarlar, kaçarlar. (İmâm-ı Mâlik)
Münâfık, İslâmiyet'ten bahseder, fakat onunla amel etmez ve ona uymaz. (Huzeyfet-ül-Yemânî)