ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
89 sonuç · toplam 89 · “abede” · 2/4
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01ihrâm keffâreti
ihrâm keffâreti a. Hac ve umre ibadeti sırasında “ihrâm” (bk. bu madde) yasaklarmm bozulması karşılığı yerine getirilmesi gereken bedeller için kullanılan terim. Bu konu Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi, 2 / 196 ve Mâ'ide suresi, 5 / 95”nde…
inber-nâme
ed. Tasavvufî edebiyatta mutasavv şairlerin “minber” (bk. bu mad de) in faziletini şiirleştiren eser ler için kullandıkları ortak ad. minnet a. [Ar.] Allah’a nis pet edilen bu söz, “O’nun evren deki bütün yaratıklara dönük lü tuf ve keremi,…
Cenaze
Vefat etmiş insanın bedeni ve onunla ilgili defin hazırlıklarının bütünü. Ölmek üzere olan kişiye telkin ve dua, vefattan sonra bedenin yıkanması, kefenlenmesi, cenaze namazı ve defin İslâm cenaze hukukunun temel aşamalarıdır. İşlemler ölün…
icâreteyn
feLl) [Ar.] fik. Vakıf hukukunda biri peşin, öteki veresiye olmak üzere vakıf gelirleri üzerinde uygulanan uzun süreli çifte kira bedeli.
bedel
ÜJ lAr. ] Sözlük anlamı, “Karşılık, bir şeyin yerine geçen, ivaz, denk” olan bu söz, İslâmî terim olarak “1. Alışverişte satılan mala karşılık ödenen para veya verilen mal. 2. Bazı ibadet ve borçların aslî şekliyle yapılamaması durumunda uy…
Cerrâhiyye
Halvetiyye-Ramazâniyye tarikatının Nureddin Cerrâhî’ye nisbet edilen bir kolu. Bu tarikatın kurucusunun sahabeden Ebû Ubeyde b. Cerrâh soyundan geldiği ve İstanbul’da Cerrahpaşa semtinde doğduğu için “Cerrâhî” adını aldığı rivayeti yaygındı…
ferâset
Kâbe’de hizmet a edenlerin görevi. § tam. ferâşet-i şerîfe berâtı Kâbe’nin temizlik görevlisine e verilen berat. n ferâşet-i şerîfe vekili Kâi be’nin temizliğiyle görevli bulunan kimselerin İstana bul'daki temsilcisi. r
Kur'ân kursu
Kur’ân kursu a. Kur’ân-ı k Kerîm’i doğru ve aslına uygun biçimde, yani “tecvid” (bk. bu madde) usullerine göre okumayı öğretmek, ezberletmek amacıyla oluşturulan kurumlar için kullanılan terim. Bu kurum başlangıcmdan beri “dârü’l-Kur’ân, dâ…
tabaka
et Hadis biliminde, sahabeden baştabakât 630 layarak daha sonraki dönemlere ulaşmcaya kadar hadis bilimi ile uğraşan kimselerin oluşturdukları gruplar.
âs
Kitap, sünnet ve icmâda hükmü bulunmayan bir meseleye, aralarmdaki bağ sebebiyle, bu kaynaklardan birinde bulunan bir meselenin hükmünü vermek anlamında fıkıh terimi. § tam. kıyâs-ı fukahâ a. ( ^ ^U) fik. Fıkıh bilginlerinin üzerinde birleş…
ımını istiğrak
Bir Allah sûfînin İlâhî coşku altında bedee, rab nî ve maddî âlem ile ilgili hiçbir yette, duygu, algı ve düşünceye itibar ayette etmemesi, dış dünya ile ilintisini ayette tamamen kesmesi anlamında yedi bir tasavvuf terimi. u te
kitâbet
kitâbe-i seng-i meza a. Mezar taşl rının üzerine nakşedilm ölen kişinin kimliği ile du içeren yazı, mezartaşı kitab si. kitâbet a. [Ar.] Hadis bi minde Hz. Peygamber’in hadi lerinin sahabe veya tâbiîn d neminde yazılı olarak tesp edilmesi i…
dârü’n-nedve
GjjJI jb) (toplantı yapılan yer) Kâbe’de, bugünkü “Makâm-ı Hanefî” denilen yerin yanmda, “Hacerü’l-Esved” tarafında bulunan ve eskiden Kureyşlilerin toplantı yaptıkları meclis
mi'râç, -cı
“Basamak, merdiven yükselme, göğe çıkma. ” anlamla rındaki bu söz, Hz. Peygam ber’in Kâbe’de buluna “Mescid-i Harâm”dan Kudüs’t bulunan ve Müslümanlarm il kıblesi ve de kutsal sayıla “Mescid-i Aksâ”ya yapılan ma nevî yolculuğu, oradan da gö…
münkatı
Hadis b minde, bir hadisin senedin sahabeden sonra gelen bö münde birkaç ravînin atlana rivayet edilen hadis anlamm terim
Meydan Rehberi
Bektaşî ıstılahı. Tarikata intisab eden (giren) can (derviş)’a kılavuzluk yapan kişiye denir.
Remy-İ Cimâr
Hac ibâdeti esnâsında Kurban bayramının birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü günlerinde Minâ'da bulunan ve Cemre adı verilen taş yığınlarına nohut büyüklüğündeki taşları atmak. Buna şeytan taşlama da denilmektedir. Remy-i cimâr haccın vâcibl…
Rükn-İ Hacer-Ül-Esved
Kâbe'de Hacer-ül-esved'in bulunduğu köşe. Tavâfa (Kâbe'nin etrâfında dönmeye), Rükn-i Hacer-ül-esved'den başlamak ve burada bitirmek, haccın sünnetlerindendir. (İbn-i Âbidîn) Resûlullah efendimiz, Rükn-i Hacer-ül-esved ile Rükn-i Yemânî'nin…
Mukâyada Satışı
Altın ve gümüşten başka, ayn (belli) olan bir malı yine ayn olan mal karşılığında satmak. İki kile buğdayı, yüz yumurta karşılığında satmak mukâyada satışıdır. Böyle satışta, birbirine karşılıklı satılan malları söz kesilirken tâyin etmek (…
Metânet
Sağlamlık, dayanıklı olma. Türklerde önce, itâat (söz dinlenme, emre uyma) duygusunu kırmak ve mânevî râbıtalarını (bağlarını) parçalamak, dînî metânetlerini zayıflatmak îcâb eder. Bunun da en kısa yolu, an'anât-ı milliyye (millî gelenekler…
Karâmita
Milâdî dokuzuncu asırda Hamdan Karmat tarafından kurulan bozuk fırka. İsmâiliyye ve Bâtıniyye de denir. Kûfe'de tüccârlık yapan Hamdan Karmat, Kûfe yakınındaki Dâr-ül-hicre adını verdiği yere bir konak yaptırıp, burayı müstahkem (sağlam) bi…
Kalb
1. Gönül. Yürek denilen, et parçasına yerleştirilmiş nûrânî ve mânevî kuvvet. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Biliniz ki kalbler zikr ile (Allahü teâlâyı anmakla) rahat bulur. (Ra'd sûresi: 30) Kalbleri bozuk olanlar, hak…
Kahhâr (el-Kahhâr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Düşmanlarından, cebbâr (kibirli, zorba, zâlim), inâdcı, nîmetlere nânkörlük edenleri öldürüp, onları zelîl (aşağı, hakîr) etmekle dünyâda kahreden, âhirette düşmanları olan kâfirlere…
Fadl
1. İhsân. Allahü teâlâ, kullarına iyi olanı, faydalı olanı vermeğe, kimisine sevâb, kimisine azâb yapmağa mecbûr değildir. Âsîlerin, günâh işleyenlerin hepsini Cennet'e koysa, fadlına yakışır. İtâat, ibâdet edenlerin hepsini Cehennem'e atsa…