ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
324 sonuç · toplam 517 · “Emr” · 1/14
01Emr
1. Buyruk; emredenin, emrolunandan bir işin yapılmasını istemesi veya bu sûretle yapılması istenen şey. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O hâlde bana uyunuz. Emrime itâat ediniz. (Tâhâ sûresi: 90) İnsan her hareketinde, her işinde, Alla…
Emr-i şer‘î
Şeriatın buyruğu; dinî hükümle yapılması veya kaçınılması istenen iş. Hükmün derecesi farz, vâcip, mendup, haram veya mekruh gibi tasniflerle belirlenir.
Emr-i ilâhî
Allah’ın buyruğu ve hükmü. Edebî kullanımda ölüm de kaçınılmaz ilâhî emir olarak bu tamlamayla anılabilir.
Emr-i Hak
Allah’ın emri ve hükmü. Edebî metinlerde ölüm, ilâhî buyruğun gerçekleşmesi anlamında bu ifadeyle anılabilir.
emr-i kün
Q£ ^.l) Evrenin yaratılış anmda Allah’ın ver diği “kün” emri. emr-i münîf-i vâcibü’l-ittibâ a. (Herke sin uymakla yükümlü olduğu hayırlı buyruk) Padişah buy ruğu
Emr-İ Hakk
Arapça, Hakk’ın emri demektir. Ölüm anlamında kullanılır.
Emr-İ Tekvînî
Allahü teâlânın yaratmayı dilediği şeylere "kün" yâni "ol" demesi. Emr-i tekvînî ile, Allahü teâlânın dilediği şey hemen var olur. Hiç bir kimse, bu şeyin var olmasına mâni (engel) olamaz. Allahü teâlâ her şeyin yaratılması için, belli şeyl…
Emr-İ Teklîfî
Allahü teâlânın insanlara yapmaları veya sakınmaları için verdiği emirler. Buna Emr-i teşrîî de denir. Emr-i teklîfîlerin yapılması, insanın irâdesine, dilemesine bağlıdır. Allahü teâlâ insanı irâdesinde, dilemesinde serbest bırakmıştır. Fa…
Emr-İ Ma'rûf
Dinde emredilen şeyleri öğretmek, yaptırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mü'min kullarım! Emrettiğim işleri, ibâdetleri yapar ve emr-i ma'rûf ve nehy-i münker eder iseniz, (günahlardan, kötülüklerden alıkorsanız) b…
Emred
Bâliğ olmamış (ergenlik çağına gelmemiş), sakalı çıkmamış parlak genç. Emred'in imâm olması, âlim olsa bile mekrûhtur (dînen uygun değildir). Çünkü fitneye sebeb olur. Parlak olmayan köse (sakalsız) arkasında kılmak mekrûh değildir. (Alâüdd…
Emr âlemi
Zaman ve mekan üstü olarak, emirle birlikte yaratılan âlem. Ruhlar ve akıllar bu âlemdendir. Bir anda yaratılmıştır. “Vemâ emruna illa vâhidetün ke-lemhin bi’l-basar” Kamer/50.
men lehü’l-emr
[Ar. ftk. İslâm hukukunda, emir sa hibi kimse
Âlem-i emr
İlâhî emre nispet edilen, zaman ve madde ölçülerinin ötesindeki yaratılış mertebesi. Halk âlemiyle karşılaştırmalı kullanılır.
Kün Emri
Allahü teâlânın yaratmayı dilediği şeylere "Ol!" emri. (Bkz. Emr)
Cemriyye
Sayramlı Hoca Ahmed Yesevî (Ö. 562/1166) tarafından kurulduğu ileri sürülen bir tasavvuf mektebi olup, Hızriyye’nin kolu olarak kabul edilir.
Ahdâs
(! ع (احد Hades. Yeni yetmeler, oğlanlar, tüyleri yeni bitmiş yakışıklı ve güzel sesli çocuklar. Bazı mutasavvıflar bu nitelikteki oğlanları sohbet toplantılarına çağırmışlar, onlara ilâhî okutup coşmuşlardır. Râiha-i tayyibe, vechisabih ve…
Ahilik
Kardeşlik, cömertlik ve yiğitlik. Anadolu’da esnaf ve sanatkâr çevrelerinde gelişen; meslek ahlâkını fütüvvet, dayanışma, hizmet ve tasavvufî terbiye ilkeleriyle birleştiren teşkilât ve yaşayış biçimidir. Ahiliğin tarihî gelişimi yalnız bir…
Âmme
Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
Avâlimü'Hübs
١ لم ١ (عر Lübs âlemleri, Ahadiyet hazretinden inen ve onun aşagisinda bulunan mertebelerin tümü. Zat-ı Akdes bütün tecellileriyle (taayyün) bu mmm mmm A'yân-ı sâbite am a EA İLE im del mertebeye iner, bütün ruhani, misali ve hissi sıfatlar…
Aynu’l-cem
عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “…
Biat
veya Beyat. Ahdetme, söz verme, bu amaçla el sıkma. tas. El almak; seyhine sadik ve bagh kalacagina, ona kayıtsız şartsız teslim olacağına, her dediğini itiraz etmeden yapacağına dair müridin mürşidine söz vermesi, bu amaçla tarikat mensupl…
Cihan
( (جها Dünya, âlem. Cihan-ı emr İlahi emir âlemi. Cihan-ı halk Belirtiler (taayyünat) suretindeki tecelli mertebesi, Cihan-ı nefs Nefsani arzular (taallükat, bağlar) âlemi (sp).
Cilve
Kintma, nazlanma; güzellerin gönül fetheden ve hoşa giden hal ve hareketleri. 2. tas. Sülûk ehli arifin gönlünde parıldayan onu deli divane eden ilâhî nurlar, Insan da âlem de Hakk'ın nurlarının cilve mahallidir (sr). İlahi cilve: Sürpriz n…