Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

425 sonuç · toplam 791 · “Edeb” · 1/18

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Edeb

1. Güzel hallere ve huylara sâhib olma ve utanılacak hareketlerden sakınma, her hususta haddini bilip, sınırı gözetme hâli. Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen Hakk'a kavuşamaz. ( İmâm-ı Rabbânî ) Allahü teâlâya karşı edeb,…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

edebiyat

Bir milletin, hbir coğrafyanm, bir dönemin, nbir sanat veya estetik ekolün yaük rattığı edebî ürünlerin bütünüine verilen ad. Batı dünyasmm v “literatür” veya “belles letres” i, terimlerinin karşılığı olarak 18. i, yüzyılın ikinci yarısında…

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Edeb-i kelâm

Edeb-i kelâm a. (^ e ujl) ed. Anlatımda veya edebî e üslûp içinde sıradan veya yi bayağı sözlere yer verüme- -ı mesi. ı

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Edeb Erenlere

Topluluk içinde söylenmesi ayıp bir konu gündeme gelince, bu ifade kullanılır. “Hâşâ huzurdan dışarı, hâşâ huzurunuzdan, sözüm meclisten dışarı ” mânâsına gelir.

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Edeb-Erkân

Erkân Arapça’da temeller, esaslar, direkler anlamlarına gelir. Manevî eğitim gören sâlikin, her yerde ve her an, daima kendisini gören, her hareketini bilen Allah’ı düşünerek ve buna bağlı olarak ağzından çıkan sözlere, yaptığı hareketlere…

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Edeb Ya Hû

Edeb, tasavvuf okulunda önemli bir husustur. Edeble davranma, canlıya, cansıza, insana, hayvana, her şeye, herkese yapılmalıdır. Mutasavvıflar cansız varlıklara, bir tür dirilik atfederler (pan-bioism). Bu sebeble, cansız varlıklara da edeb…

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

dîvân edebiyâtı

dîvân edebiyâtı a. bk. İslâmî edebiyât

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

an ulûm-ı edebiyye

ah Edebiyata üişkin büimler, a- bügüer

↗
09
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sû'-İ Edeb

Edebsizlik, edeb dışı hareket, insanlara iyi muâmele etmemek, haddini bilmemek. Namaz ta'dîl-i erkânına uymadan yâni rükû ve secdeleri tam yapmadan kılınırsa, Allahü teâlâya münâcâtta (yalvarmada) sû'-i edeb edilmiş olur. (Muhammed bin Kutb…

↗
10
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Tedebbür

Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâ…

↗
11
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

nya tedebbür

Bir işin baher şmda, konunun sonucunu dü erin şünerek, hesabmı kitabını yapa sal rak hareket etme. erle

↗
12
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sincede Büzür Bitmez

Sin, Türkçe’de mezar anlamına gelir. Büzür (doğrusu bizr olacak) de, Arapça tohum demektir. Bu şekilde, atasözünün anlamı “mezarda tohum bitmez” şeklinde olur. Erbab-ı tarikat, sır konuşulurken, yanlarında yabancı birisi varsa, bu atasözünü…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdullah

(4 | (عبد Allah'ın kulu, Tanrı kulu. tas. a Allah'ın kendisinde bütün isimlerle tecelli ettiği kul. Allah ismine mazhar olan insan. Allah'ın kulları içinde derecesi en yüksek olan Abdullah'tır; çünkü o ism-i azamı kendisinde gerçekleştirmiş…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ada

اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Akit

Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

arîf

[Ar.} Sözlük anlamı “bilen” olan bu söz, İslâm devletlerinde ve toplumlarında sivil veya askerî bir grubun başında bulunan kimseye verilen ad olarak kullanılmıştır. Hz. Muhammed döneminde hem kumandan hem de sosyal işlerden sorumlu kimse ol…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arakıye

(4.51 عر Başa giyilen ve ter emmeye yarayan bir serpuş. Basta Mevleviler olmak üzere bazı tarikat şeyhlerinin, halifelerinin ve dervişlerinin başlangıçta tekbirle giydikleri, sonraları törenlerde de kullandıkları, bazen tören dışında da giy…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arbede

Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Etvâr-ı dil

Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baba

Peder, ata. tas. a Şeyh, mürşit. Baba Arslan, Baba Maçin, Baba Simmâsi, Baba Tahir Uryani ve benzeri birçok şeyh Baba unvanıyla tanınmıştır. Iki tür babalık söz konusudur; cismani babalık, yani soy ve nesep babalığı ve ruhani/manevi babalık…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bade

ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bahar

ر) lw) Kışla yaz arasındaki mevsim, tas. a İlim makamı. İlim ise perdedir. b Tam tersine vecd ve haleye de bahar denir; çünkü bu, perdenin açılmasıdır. c Bast hali. Eğer desem ki havalar açıldı geldi bahar Murad odur ki benimle sohbete muha…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baş kesmek

Eğilmek. tas. Mevlevilikte dervişlerin, canların ve semazenlerin | şeyhlerinin önünde özel bir şekilde durup baş eğmeleri. Baş kesmek teslimiyetin | — simgesidir. Bkz. İnhina, Secde. Baş okutmak Bektaşilikte her yıl muharrem ayında mürşidin…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

bürhân

Sözlük anlamı “açıklığa kavuşturmak, berraklaştırmak, delil getirmek’ olan bu söz, “Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin delil” olarak tanımlanmış ve Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi”, “Enbiya suresi”, “Mü'min suresi” nde ise “delil” anl…

↗