ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
380 sonuç · toplam 659 · “âşir” · 1/16
01âşir
İslâmm ilk dönemlerinden başlayarak ticaret ve gümrük vergisi olarak halktan toplanan “öşür” (bk. bu made) vergisini toplamakla görevli memur veya kimse.
aşır, -şrı
aşır, -şrı a. G-k) [< Ar.aşr] Onuncu olan sayı. 2. Kur’ân-ı Kerîm’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri. § tam. aşr-ı şerif a. G-AA As) Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi. İ…
Asr (asır)
1. Zaman, devir, yüz yıllık zaman. Hadîs-i şerîflerde buyruldu ki: Zamanların en hayırlısı benim asrımdır. Ondan sonra kıymetli olan, benim asrımdan sonra gelen asırdır. Daha sonra kıymetlisi, onlardan sonra gelen asrın müslümanlarıdır. Bun…
Basiret
Öngörü, sağgörü, gaflete düşmeden ve duygulara kapılmadan ileriyi ve gerçekleri isabetli olarak görme yeteneği. 2. tas. Kutsiyet nuruyla aydınlanmış kalbin bir gücüdür ve onun sayesinde nesnelerin hakikati ve içyüzü görülür. Nefse göre nesn…
veliyyü’l-kâsır
(^lilljj ftk. Kısıtlı olan babası vey dedesi
Kütüb-i tefâsîr
Tefsir kitapları; Kur’ân âyetlerini açıklayan eserler. Rivayet, dirayet, işârî, fıkhî ve dil ağırlıklı farklı tefsir türlerini kapsar.
Abdu’l-Basîr
Bkz. Abdu’s-Semi’ ve Abdu’l-Basîr.
Anâsır-Ierbe'a
Dört temel unsur. Maddelerin asıllarını teşkil ettiği kabûl edilen dört unsur; toprak, su, hava, ateş. Allahü teâlâ mahlûkları, anâsır-ı erbe'adan yarattı. (Abdullah bin Abbâs) İnsan bedeni, anâsır-ı erbe'adan meydana gelmiştir. Onların her…
Basîr (el-Basîr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Gizli ve açık her şeyi hakkıyle görücü. (Bkz. Basar) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Şüphesiz O, semî'dir (her şeyi hakkıyle işitendir), Basîr'dir. (İsrâ sûresi: 1) B…
Ve’l-Basîr
es-Semî’, işiten; el-Basîr, gören demektir. Kendisinde bu iki isim tecellî eden kul, Hakk’ın işitme ve görmesiyle sıfatlanır. Kudsî hadîs: “Onun işiten kulağı, gören gözü olurum…” (Buharî, l, 105). Bu kul, eşyayı, Hakk’ın gözü ile görür, ku…
Mufâvada Şirketi
Sermâyedeki hisseleri, kâr ve kullanma hakkı, ortaklar arasında eşit olan ve ortakların müslüman olması ve herbirinin sermâyesinden başka parası bulunmaması şartlarıyla kurulan bir şirket. Müsâvat şirketi. Mufâvada şirketinde ortaklardan he…
Müzârea Şirketi
Zirâat ortaklığı. Harman yapılan ürünleri yetiştirmek için, tarla yâni toprak birinden, çalışma, işçilik diğerinden olmak ve mahsûlü sözleşilen nisbette (miktârda) aralarında paylaşmak üzere, kurulan şirket. Müzâreaya verilmiş bir toprağı,…
Ab-ı hayat
ب > ة) İ) x. Can suyu, içene ebedi hayat veren çeşme. 2. efs. Bir Ab-keş: damlası bile içildiğinde insanı ölümsüzleştiren ve ebedileştiren su. Bu suyun doğuda karanlık bir yerde bulunduğuna, Hızır ve İlyas'ın bu çeşmeden içip ölümsüzlüğün s…
Âb-ı revân
Akan su; akarsu. Farsça tamlama, sözlükte hem gerçek hem mecazî anlamlarıyla kullanılır. Tasavvufî kullanımı Gönle peş peşe gelen ferahlık ve iç huzuru; insanın ezelî bağ ve irtibatından haberdar olması anlamında kullanılan bir tabirdir. Ta…
Âdâb
İ) t. Edep Uyulması gereken görgü kuralları, göz önünde tutulması gerekli olan esaslar, izlenmesi gereken yol yordam. En iyi hal ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen esaslar. tas. Süfilerin uydukla…
Ağlama
Bükâ, girye, gözyaşı dökme. tas. Elem, haz; üzüntü, sevinç; ilâhî azap, ilâhî lütuf sebebiyle gözyaşı akıtma. İ Gözlerimden yaş ile kan akıtır İlâhi yaşım dilemezem siline Zira aktıkca gözümden kanlı yaş Hos teselliler gelir ben kuluna Hoş…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Âmme
Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
EE
اا حتت Ashab-ı kurb-i nevafil yolculuk sırasında asa bulundurmak süfilikte bir gelenektir. Hz. Ibrahim ve Hz. Musa'nın asalan vardı. Hz. Peygamber de asa kullanırdı (sa 136, 137, 142). Asaya muin ve müttekâ da denir. Asa o çağlarda hem sila…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Aynullah
Allah'ın gözü ve zatı. Allah'ın el-Basir ismiyle tahakkuk eden, bu ismin mazharı olan kimse, Kutsi bir hadiste, “Bu kulumun gören gözü olurum da, o kul benimle görür,” buyrulmuştur. Bu mertebedeki kimse âlem olan her şeyi Allah'la görür, Al…
Cam
Çiy. Kadeh, kâse. 2. tas. a Haller. b İçi marifetle dolu olan sülûk ehli arifin gönlü. c Cam bedene, içindeki bade bedeni tasfiye etmeye işarettir. İlahi bade kadehinden içen kâmil arif tevhitle sermest olur. Bezm-i aşk içre sun bana bir ca…