ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
613 sonuç · toplam 1859 · “Şive” · 7/26
01enâniyyet
Bireyin kendisini ve çıkarlarmı başkalarmdan üstün görmesi veya bencillik etmesi anlamında ahlâk terimi.
berâ'et
(£1 ^ [Ar.] huk. Sözlük anlamı “Borçtan kurtulma, bir kimseden uzaklaşıp onunla ilgiyi kesme” olan bu söz, bir İslâmî hukuk terimi olarak “Bireyin hukukî veya cezâî sorumluluğunun olmaması veya ortadan kalkması” anlamında kullamlmıştır. “be…
ensâb
ensâb ç.a LLâl) [Ar.neseb’in ç. b.] Arap literatüründe kabilelerin soyunu veya şeceresini inceleyen ve araştıran bilim dalı. Bir görüşe göre sadece baba tarafının incelenmesi, bir başka görüşe göre ise hem baba hem de anne soyunun incelenme…
emânet (I)
emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifa…
istîlâd
Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…
imlâ
GıLI) [Ar.] Hadis biliminde, hadis uzmanı olan kimselerin rivayet ettiği hadisleri veya bir i hadis bilgininin ya da bir şeyhin okutacağı metni öğrenciye dikte ettirmesi veya birebir yazdırması işi.
imâmet
İslâm dün yasında, Hz. Peygamber’in vefa tından sonra devletin dinî ve si yasî liderliği üstlenme işi veya durumu.
i'lâm (I)
i'lâm (I) a. [Ar.] Hadis biliminde, hocanm kendi metotlan çerçevesinde topladığı hadisleri öğrenciye göstermesi ve öğrencinin de hocaya rivayetini hatırlatması, onun da bu metoda itiraz etmemesi esasma dayah rivayet usulü.
i'lâ-i kelimetullah
i'lâ-i kelimetullah a a [Ar.] İslâm inancında, “tevhîd” a (bk. bu madde) akidesini yücela terek hâkim konuma getirme işi veya durumu için kullanılan keu lâm terimi. ” f i'lâl a. [Ar.] Hadis biliminde, bir hadisin senet veya metninde bir kus…
sedd-i zerâ'i'
sedd-i zerâ'i' a. [Ar.] ftk UUl) İslâm fıkhmda, şer'an sakıncalı ete bir sonuç ortaya çıkması veya ket çıkacağı muhtemel olan durumbir larda mubah fiillerin yasaklanrek ması anlamında terim. Bu dueye rum, özellikle Mâlikî usulünde bih “edil…
sabır, -brı
sabır, -brı a. f^) [Ar.] Sözlük anlamı, “Dayanma, dayanıklılık.” sâbık u lâhık 578 olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yetmiş ayette geçmekte (bk. M. F. Abdülbâkî, el-Mu'cem, “sbr” maddesi) ve başa gelen kötülüklerden şikâyet etmeyen, sızlanmaya…
tövbe namazı
tövbe namazı a. Herhangi bir şekilde günah işlemiş bir kimsenin, günahından tövbe etmek amacıyla abdest ahp iki rekât veya daha fazla namaz kıldıktan sonra Allah’a yakarması, yaptıklarından pişmanlık duyduğunu ifade ederek af talebinde bulu…
muhabbet
1. “Sevgi” anlamındaki bu söz, dinî hayatın temel ve aslî değeri ve unsuru olarak kabul edilen bir terim olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’in “Tâhâ suresi” (20)nin 39. ayetinde geçen bu söz, hem Aüah’a hem de insanlara nispet edilerek hadislerde de…
muharrem
“Yasaklanan, haram kılınan veya kutsal sayılan.” anlamına gelen ve Hicrî takvimin ilk ayı için kullanılan ad. İslâmî inançta “haram aylar” (bk. bu madde) arasmda zikredilen bu ay içinde, onuncu 481 muhayyelât günde, Hz. Hüseyin üe aüe fertk…
rükû
(^jSJ [Ar.] İslâmî ibadetleilrin temel unsurlarından olan ete “namaz” (bk. bu madde) m aslî bölümlerinden olan ve “kırâ'at” rükün 574 (.bk. bu madde) in tamamlanmasından sora baş ve sırt düz bir konum oluşturacak ve eller dizlere destek ola…
meşrû müdafaa
meşrû müdafaa a. huk. Bir kimsenin kendisine karşı haksız ve kanunsuz yapılan bir saldırıdan korunmak için ani ve zorunlu tepki göstermesi veya ondan m kurtulmak için belirli ölçüde ve oranda güç kullanmasını ifade eden terim.
harîk
Kur’ân-ı Kerîm’de “azâbü’l-harîk” (.cehennem ateşinin azabı) terkibi içinde yer alan ve cehennem azabı göreceklerin atılacağı yakıcı ateşi ve azabı ifade eden bir terim.
mübeyyen / mübeyyin
mübeyyen / mübeyyin s. te) [Ar.] Bir sözü söyleyenin hermübhem 494 hangi bir açıklaması olmadan ve ne anlama geldiği bilinemeyen hafi (gizli) ve müşkil (anlaşılmamü sı zor) sözlerin kapanıklılığının giderilmesi ve kolay anlaşılabi mü lirliğ…
afv an-il-şecce
afv an-il-şecce a. (4-ül ûW Wr-1 fik. Başı veya yüzü yaralanan bir kimsenin bu olaydan dolayı oluşacak olan kısas ya da diyetten vazgeçmesi, yani kısas ya da diyet istememesi.
aşır, -şrı
aşır, -şrı a. G-k) [< Ar.aşr] Onuncu olan sayı. 2. Kur’ân-ı Kerîm’in on cüzü ve bu cüzlerin her biri. § tam. aşr-ı şerif a. G-AA As) Kur’ân-ı Kerîm’in on ayetten oluşan bölümlerinin bir cemaat önünde sesli olarak okunması ve dua edilmesi. İ…
Bektaşîlik
Adını ünlü Türk düşünürü Hacı Bektâş-ı Velî’den alan ve Anadolu’da 13. yüzyılda Kalenderi tarikati bünyesinde oluşmaya başlayan, giderek yayılan ve 15. yüzyıl sonlanna doğru Hacı Bektâş-ı Velî geleneği çerçevesinde olgunlaşan bir tarikatın…
dîn
“Allah'ın hükmü ve yönee timi” anlamındaki bu söz zaman u içinde “Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya r her milletin tuttuğu yol. ” biçie minde terimleşmiştir. Kur’ân-ı - Kerîm’de bu söz doksan iki yern de geçmektedir. Bu…
fek
îslâm hukukunn da bir kölenin azat edilmesini veya sahverilmesini ya da hacir ve haciz gibi hukukî bir engelin n kaldırılmasını ifade eder. n Kur’ân-ı Kerîm’de “Beled sureı si” nde yer alan “fekkü e rakabetin” (İmanlı bir köleyi azat etmek)…
Seb‘u’l-mesânî
“Tekrarlanan yedi.” Fâtiha sûresinin yedi âyetine verilen Kur’ânî ad. Namazın her rekâtında tekrar okunması ve temel iman-dua muhtevasını toplaması sebebiyle bu adla anıldığı açıklanır.