Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 41/76

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müsâvât

Eşitlik, denklik; aynı halde ve derecede olma. İslâm dînindeki hürriyet ve müsâvât, gayr-i müslimlerin çoğunu dâimâ kendine çekmiştir.Pekçoğu bu sebepten dinlerini değiştirmiş, müslüman olmakla şereflenmişlerdir. (Herkese Lâzım Olan Îmân) H…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şekâvet

Kâfir veya fâsık olma, cehennemlik olma. Seâdetin zıddı. Şekâvetin alâmeti dörttür: Geçmiş günâhları unutmak; hâlbuki onlar Allahü teâlânın yanında muhâfaza edilmektedir. Geçmiş iyilikleri zikretmek (söylemek) ; hâlbuki kabûl edilip edilmed…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sekerât-Ül-Mevt

Ölüm sarhoşluğu, can çekişmesi hâli. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Bir de ( bakarsın ki ) sekerât-ül-mevt, hak ( gerçek ) olarak gelmiştir. ( Ey insanoğlu! ) İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir. (Kâf sûresi: 19) Misvâk…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kıyâme Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yetmiş beşinci sûresi. Kıyâme sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet hâllerinden bahsedildiği için Sûret-ül-Kıyâme denilmiştir. Sûrede öldükten sonra dirilme ve kıyâmetin mutlaka kopacağı, insanı…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kısmet

1. Nasîb. Allahü teâlânın ezelde (sonsuz öncelerde) herkes için dilediği şey. Bir müslüman ancak her hangi bir işte aklını kullandığı, her çâreye baş vurduğu ve son derece çalıştığı hâlde bir başarıya ulaşamazsa, me'yûs (ümidsiz) olmamalı v…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Munkatı-I Vahdani

Arapça, bir olana bağlanmak demektir. Bu, cem hazreti olup, onda başkasının ayn’ı ve eser(iz)i yoktur. Bu, başkalarından kesilme mahalli ve ehadiyyetü’l-cem’in aynıdır. Buna, işaretin kesilmesi, vücud hazreti, cem hazreti de denir.

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sürûr

1.5.12. Sürûr Sürûr ( رورسلا) Herevî’nin eserinin “Velâyet” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.893 Sözlükte “içte gizlenen sevinç ve ferahlık” anlamlarına gelmektedir.894 Herevî’ye göre sürûr, kapsamlı bir sevinmey…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vekâhet

Hayâsızlık, utanmazlık, edebsizlik, yüzsüzlük. Vekâhet kalb âfetlerinden (hastalıklarından)dir. (Muhammed Hâdimî) Vekâhet ile îmânın bir arada durmayacağını, bir gün belki ânında îmânı yok edeceğini düşünmedin ise, nefs-i emmâreye hoş gelen…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukarrebûn

1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İhbât

1.1.4. İhbât İhbât (ت ابخإ لا) Herevî’nin, eserinin “Ebvâb” bölümünde makam olarak ele aldığı bir kavramdır.118 Tuma’nîne kavramı ile yakın anlamlı bir terim olan ihbât, sözlükte “yerden daha alt seviyede olmak, huşû, tevazu göstermek, saki…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırâet-İ Seb'a

Yedi kırâet imâmının okuyuş şekilleri. Yedi kırâet imâmının yâni İmâm-ı Nâfi', Abdullah bin Kesîr, Ebû Amr, İbn-i Âmir, Âsım, Hamza, İmâm-ı Kisâî'nin okuyuşları kırâet-i seb'a adıyla meşhur oldu. Kırâet âlimleri bu yedi imâmdan başka, üç im…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Muhammed Aleyhisselâm

Allahü teâlânın insanlara gönderdiği son peygamber. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) , peygamberlerden başka (bir şey) değildir. O'ndan evvel daha nice peygamberler gelip geçmiştir. Şim…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tâzim

2.2.4. Tâzim Tâzim ( ميظعتلا) kavramı, Herevî’nin, eserinin “Vadiler” bölümünde ele aldığı bir makamdır.995 Sözlükte “yüceltmek, ululamak ve büyük addetmek” anlamlarını ifade etmektedir.996 Tasavvufta ise tâzim, Allah’ın yüceliği karşısında…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kıbtî

Mısır'a ilk yerleşen insanlar. Mısır'ın yerli halkına verilen ad. Mısır'da hüküm süren Fir'avn, kıbtîleri yıldızlara ve putlara taptırdı. Kıbtîler, Yâkûb aleyhisselâmın oğullarının neslinden gelen İsrâiloğullarını hakîr ve hor gördüler, en…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fen Yobazı

Fen bilgisinde mütehassıs (uzman) olmadığı hâlde, kendisini fen adamı ve müslüman olarak gösterip müslümanların dînini, îmânını bozmağa, İslâmiyet'i içerden yıkmağa çalışan kimse. Üniversiteden diploma alan bir kimse, sefâhete yâni zevk ve…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kevser Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yüz sekizinci sûresi. Kevser sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). Üç âyet-i kerîmedir. Peygamber efendimize ihsân buyrulan Kevser'i bildirdiği için sûreye, bu isim verilmiştir. Erkek çocukları yaşamadığından Peygamber efendim…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kesb

1. İnsandaki seçme hareketi, istek, ihtiyâr. İsteğin uygulama safhasına sokularak ortaya konulması. İnsanın işinde, kendine düşen pay, kendi kesbidir. Yâni o iş kendi kudreti ve irâdesiyle olmuştur. Fakat o işi yaratan, yapan, Allahü teâlâd…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlm-İ Meânî

Sözün hâle uygunluğundan bahseden edebî ilim dallarından biri.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kerûbiyân

Azâb meleklerinin büyükleri. Kerûb kelimesinin Farsça çoğul şeklidir. Arabî çoğul şekli ise Kerûbiyyûn'dur. Kerûbiyân, meleklerin havâssı, yâni üstünlerindendir. Bu ve Cebrâil, İsrâfil, Mikâil, Azrâil gibi büyük melekler, peygamberlerden ba…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Niyâziyye

Niyazi Mısrî (ö. 1105/1694)’ye nisbet edilen bir tasavvuf okulu. Ahmediyye-i Halvetiyye’nin kollarındandır.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hefneviyye

Hafnalı (Mısır) Şeyh Şemsüddin Muhammed b. Salim b. Ahmed eş-Şâfii (ö. 1181/1767-8) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu olup, Cemâliyye-i Halvetiyye’nin koludur.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emr-İ Ma'rûf

Dinde emredilen şeyleri öğretmek, yaptırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mü'min kullarım! Emrettiğim işleri, ibâdetleri yapar ve emr-i ma'rûf ve nehy-i münker eder iseniz, (günahlardan, kötülüklerden alıkorsanız) b…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emr

1. Buyruk; emredenin, emrolunandan bir işin yapılmasını istemesi veya bu sûretle yapılması istenen şey. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: O hâlde bana uyunuz. Emrime itâat ediniz. (Tâhâ sûresi: 90) İnsan her hareketinde, her işinde, Alla…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Emânât-I Mukaddese

İslâm dîni ve târihi bakımından büyük önem taşıyan, Peygamber efendimize ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ve hâtıralar. Mukaddes emânetler. Bunlar: Hırka-i Saâdet, Seyf-i Nebevî, Nâme-i Saâdet, Mühr-i Seâdet, Dendân-ı Se…

↗