Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-7371- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kur'ân-ı kerîmin yetmiş beşinci sûresi.</p><p>Kıyâme sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet hâllerinden bahsedildiği için Sûret-ül-Kıyâme denilmiştir. Sûrede öldükten sonra dirilme ve kıyâmetin mutlaka kopacağı, insanın kıyâmet günündeki aczi, telâşı, o gün başıboş bırakılmayacağı, onu basit bir meniden yaratan Allahü teâlânın tekrar diriltmeye de kâdir olduğu bildirilmektedir. (Râzî, Taberî)</p><p>Allahü teâlâ, Kıyâme sûresinde meâlen buyuruyor ki:</p><p>Gerçek şu ki; siz, çarçabuk geçen (dünyâ hayâtını ve nîmetlerin) i seviyor, âhireti bırakıyorsunuz. (Âyet: 20, 21)</p><p>Kim Kıyâme sûresini okursa, ben ve Cebrâil (aleyhisselâm) , kıyâmet günü kıyâmete inandığına dâir ona şâhidlik yaparız. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-7325- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kur'ân-ı kerîmin yetmiş beşinci sûresi.</p><p>Kıyâme sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet hâllerinden bahsedildiği için Sûret-ül-Kıyâme denilmiştir. Sûrede öldükten sonra dirilme ve kıyâmetin mutlaka kopacağı, insanın kıyâmet günündeki aczi, telâşı, o gün başıboş bırakılmayacağı, onu basit bir meniden yaratan Allahü teâlânın tekrar diriltmeye de kâdir olduğu bildirilmektedir. (Râzî, Taberî)</p><p>Allahü teâlâ, Kıyâme sûresinde meâlen buyuruyor ki:</p><p>Gerçek şu ki; siz, çarçabuk geçen (dünyâ hayâtını ve nîmetlerin) i seviyor, âhireti bırakıyorsunuz. (Âyet: 20, 21)</p><p>Kim Kıyâme sûresini okursa, ben ve Cebrâil (aleyhisselâm) , kıyâmet günü kıyâmete inandığına dâir ona şâhidlik yaparız. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)</p>
Dinî Terimler Sözlüğü
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş beşinci sûresi.
Kıyâme sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk âyet-i kerîmedir. Kıyâmet hâllerinden bahsedildiği için Sûret-ül-Kıyâme denilmiştir. Sûrede öldükten sonra dirilme ve kıyâmetin mutlaka kopacağı, insanın kıyâmet günündeki aczi, telâşı, o gün başıboş bırakılmayacağı, onu basit bir meniden yaratan Allahü teâlânın tekrar diriltmeye de kâdir olduğu bildirilmektedir. (Râzî, Taberî)
Allahü teâlâ, Kıyâme sûresinde meâlen buyuruyor ki:
Gerçek şu ki; siz, çarçabuk geçen (dünyâ hayâtını ve nîmetlerin) i seviyor, âhireti bırakıyorsunuz. (Âyet: 20, 21)
Kim Kıyâme sûresini okursa, ben ve Cebrâil (aleyhisselâm) , kıyâmet günü kıyâmete inandığına dâir ona şâhidlik yaparız. (Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)