ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1221 sonuç · toplam 1710 · “Kur’ân” · 33/51
01âdem (aleyhisselâm)
Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhakkak ki, Îsâ'nın hâli de (yâni babasız dünyâya gelişi de) Allah indi…
Bedbaht
Tâlihsiz. Bahtıkara. Beş şey bedbahtlık alâmetidir: Kalb katılığı, Allah korkusundan ve günâhlarını hatırlayarak ağlamamak, utanmamak, dünyâya fazla rağbet etmek, uzun emelli olmak. (Fudayl bin Iyâd) Evlâd, ana baba elinde bir emânettir. Ço…
Kâf Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin ellinci sûresi. Kâf sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk beş âyet-i kerîmedir. Kâf harfi ile başladığı için Sûre-i Kâf denilmiştir. Sûrede; kâfirlerin inkârlarında inâd etmeleri, Allahü teâlânın varlık ve kudretinin del…
Kadr (kadir) Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan yedinci sûresi. Kadir sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Beş âyet-i kerîmedir. Kadir gecesinden bahsedildiği için sûre bu ismi almıştır. Sûrede, Kadir gecesi, fazîleti, o gece meleklerin yeryüzüne inişi bildirilmekt…
Abdu’r-Rahîm
er-Rahîm, bağışlayan, esirgeyen, acıyan anlamlarmadır. er-Rahîm isminin tecellî ettiği kula, Abdu’r-Rahîm denir. O, rahmetini takva sahibi ve sâlihlere tahsis etmiş, kızdıklarından da intikam almıştır. Kur’an’da yüz on beş yerde geçer.
Abdu’r-Râfi’
er-Râfi’, yücelten demektir. Her şeyin üzerinde yükselen kula, Abdu’r-Râfi’ denir. O’nun ona nazarı, siva (diğer) ve gayr (başka)’ın nazarı iledir. Dereceleri yükselten, Hak ile kaim olmasından dolayı, nefsini kendi rütbesinden yukarı kaldı…
Kadr (kadir) Gecesi
Daha çok Ramazân-ı şerîf ayı içerisinde bulunduğu bildirilen ve Kur'ân-ı kerîmin indirilmeye başladığı mübârek gece. Kadir gecesini inanarak ve sevâbını bekleyerek ihyâ edenin (ibâdetle geçirenin) bütün günâhlarını Allahü teâlâ bağışlar. (H…
Kâdiyânîlik
On dokuzuncu yüzyılda, Hindistan'da Mirzâ Gulâm Ahmed tarafından kurulan bozuk yol. Kurucusunun doğum yeri olan Kâdiyan kasabasına nisbetle bu adla anılmaktadır. İsmine nisbetle, Ahmediyye de denilmektedir. İngilizlerin Hindistan'ı sömürge…
Firdevs Cenneti
Sekiz Cennet'in altıncısı. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Hakîkaten îmân edip de iyi amel ve harekette bulunanlar ( var ya ), onların konakları da Firdevs Cenneti'dir. (Kehf sûresi: 107) Cennet'te yukarıya doğru birbirle…
İnfitar Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen ikinci sûresi. İnfitâr sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On dokuz âyet-i kerîmedir. İlk âyetinde geçen ve göğün yarılması mânâsına olan infitar kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûre, kıyâmet ve âhiret hâllerini anlatm…
İstikamet
1.5.9. İstikamet İstikamet ( ةماقتسإ لا), Kuşeyrî’nin sûfîlerin halleri ve makamları arasında, Herevî’nin ise muâmelât kısmındaki makamlar arasında yer vermiş olduğu bir kavramdır.840 Sözlükte, “doğruluk, dürüstlük, adalet, itidal, itaat, s…
Ta'vîz
Kur'ân-ı kerîmde bildirilen ve Peygamberimizden naklen gelen duâları okumak veya bunları yazıp üzerinde taşımak. Ta'vîz câizdir. İnanan, güvenen kimseye fayda verir. Ta'vîz, yazılı muska olarak taşınır. (İbn-i Âbidîn ve Mevlânâ Osman Sâhib)
Abese Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin sekseninci sûresi. Mekke-i mükerremede nâzil oldu (indi). Kırk iki âyet-i kerîmedir. Birinci âyet-i kerîmede yüzçevirdi, iltifat etmedi mânâsına olan Abese lafzı sûreye isim olmuştur. Sûrede, Kur'ân-ı kerîmin Allahü teâlâ t…
Ehad (el-Ehad)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiç bir yönden benzeriolmayan, tek olan, ikilik tasavvur edilmeyen, hiç bir şeye muhtaç olmayan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: De ki: O, Allah'tır, Ehad'dır. ( İhlâs sûresi: 1…
Ecr (ecir)
İyilik, mükâfât, ücret, karşılık. Allahü teâlânın râzı olduğu, beğendiği işleri yapanlara verdiği sevâb. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız sizi imtihân etmek için verildi. Allahü teâlâ i…
Heyemân
2.3.8. Heyemân Heyemân (ن اميهلا) Herevî’nin eserinin “Ahvâl” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.699 Sözlükte “hay- 694 Uludağ. 695 Kuşeyrî. 696 Âl-i İmrân, 3/175. Bkz. Kuşeyrî; ayrıca bkz. Serrâc, el-Luma‘; 697 Fâ…
Şevk
2.2.3. Şevk Muhabbetin daha ileri bir boyutunu ifade eden şevk ( قوشلا) kavramını Serrâc haller arasında ele almıştır.984 Ebû Tâlib el-Mekkî şevki muhabbet makamlarından daha üstün bir mertebede görerek müşâhede makamlarından biri olarak s…
Ecel
Belli vakit. Hayâtın sonu. Hayat sâhibinin, canlının ölümü için Allahü teâlânın takdir ve tâyin ettiği vakit. Allahü teâlâ insanları yaratırken, ecellerini, ömürlerini ve rızıklarını takdir etmiştir. ( Hadîs-i şerîf-Berîka ) Hadîs-i şerîfte…
Ebter
Nesil ve hayırdan kesilmiş. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Habîbim) gerçekten biz sana Kevser'i verdik. O hâlde (buna şükür olarak) namaz kıl ve kurban kes. Sana buğzeden, düşmanlık eden yok mu? İşte asıl ebter odur. (Sa…
Setr
2.3.12. Setr Setr (ر تسلا), Kelâbâzî ve Kuşeyrî’nin ıstılâhlar arasında yer verdikleri bir kavramdır.734 Sözlükte “örtmek, gizlemek, kapamak ve saklamak” anlamlarına gelen735 setr, tasavvufta sâliki rabbinden ayıran her şeyi kapsamaktadır.…
Tezekkür
1.3.7. Tezekkür ve Tefekkür Özü itibariyle düşünme eylemini ifade eden tezekkür ( ركذتلا) ve tefekkür (ر كفتلا) kavramları Herevî’nin “Başlangıç” kısmındaki makamlar arasında ele aldığı kavramlardandır.573 Tezekkür, sözlükte “hatırlamak, an…
Lazy
Hiçbir dîne inanmıyanlar ile müşriklerin (Allahü teâlâya ortak koşanların) azâb görecekleri, Cehennem'in altıncı tabakası. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Şüphe yok ki hem âhiret, hem dünyâ bizimdir. İşte sizi alevlendikç…
Vehhâb (el-Vehhâb)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden), mahlûkâtına (yarattıklarına) ihsân hazînelerinden karşılıksız veren Allahü teâlâ. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Yâ Rabbî! Bizi doğru yola hidâyet ettikten ( ilettikten ) sonra…
Câsiye Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin kırk beşinci sûresi. Hâ-mîm de denir. Câsiye sûresi, Mekke'de nâzil olmuştur (inmiştir). Otuz yedi âyet-i kerîmedir. "Korku ve endişe yüzünden ayakta duramayıp diz üstü çökmek" anlamına gelen ve yirmi sekizinci âyette geçen…