ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 33/100
01hükümranlık
Allah için söz ko nusu olduğunda, bütün evrenin 333 HUmeze suresi m yönetimi, yani “mülk” (bk. bu e madde) için kullanılmıştır. e
fetih (I)
fetih (I) a. [Ar.] Müslümanlarm memleket veya şehirleri Allah rızası ve O’nun adını yüceltmek amacıyla ele geçirmeleri ve İslâm devletine katılmalarım sağlamaları için kullanılan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de pek çok yerde, mealen “Biryerin s…
ved, -ddi (I)
ved, -ddi (I) a. Gfl [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de geçen ve Nuh kavminin taptığı Cahiliyye dönemi putlarından birinin adı ve onun için kullanılan terim. ved, -ddi (II) a. 6j) [Ar.] tas. Tasavvuf inancına göre, muhabbetin kalpte karar kılması duru…
yed-i vâhid
yed-i vâhid a. Uij a) Tekel. yed-i yümnâ a. (^ ^ t Ukba. yed-i yüsrâ a. [< F. + Ar.] t Kuvvet ve kudret anlamm kullanılan tasavvuf! terim
bayramnâme
ed. Tasavvuf! edebiyatta mutasavvıf şairlerin dinî bayramların faziletlerini şiirleştiren eserleri için kullandıkları terim.
vâzı'
Hadis biliminde, hiçbir kaynağa bağh kalmadan nde, hadis uyduran kimse için kullabir nılan terim. adar
yevm
Ç^) [Ar.] 1 “Gün, ruz, gündüz, nehar.” anla mındaki bu söz, başka kelime v terkiplerle yeni terimleri oluşması için kullanılmıştır. 2 İslâmm temel inançlarından olan “Âhiret” (bk. bu madde anlamında Kur’ân-ı Kerîm’d pek çok ayette geçen ter…
diyet
İslâm hukukuda adam öldürme veya yaralama hadiselerinde mağdur olan tarafa ceza veya kan bedeli olarak ödenen para veya mal karşılığı kullanılan terim. Diyet insanlık tarihinin en eski dönemlerinden başlayarak var olan ve uygulanan bir olgu…
ıtk
İslâm hukukunün da kölenin azat edilmesi karşılızel ğında kullanılan bir fıkıh terimi; tebk. köle
hudûs
Allah’ın varlığını kanıtlamak amacıyla kozmolojik delillerden biri için kullanılan kelâm terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de yer almayan bu söz, kelâm bilimi içinde ele alınmış ve yorumlanmıştır.
bayramiyye a. 1
ed. Ramazan ve kurban bayrammm faziletlerini anlatan dinî-tasavvufî eserler için kullanılan terim. bk. Bayramîlik
fitre
G>^) [< Ar. sadakatü’l-fıtr < fatr] Sözlük anlamı, “Kesmek, yaratmak, ikfye ayırmak. ” olan “fatr” kökünden gelen bu söz, oruç açmayı ifade eden “sadakatü’l-fıtr” veya “zekâtü’l-fitr” (bk. bu madde) sözünün Türkçede kısaltılmış biçimidir. B…
kâbilü’tevb
Ljill Jj [Ar.] “Tevbeleri kabul eden.” anlamında Allah’ın sıfatlanndan biri olarak kullanılan terim.
Sûfî
Sûfî s. (^j^) [Ar.] (ç. b. klı sûfiyân ve sûfiyyûn) tas. “Tasavvufa ait, tasavvuf bilimiyle uğraşan (kimse), tasavvuf ehli.” anlamında kullanılan terim. L Dinin emir ve yasaklarma sıkı bu sıkıya bağlı olan kimse, sofu, zaun hit, muttaki. n
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…
bernâmeç
(^üj [Ar.] Hadis biliminde, hadisleri derleyen veya yazan kimsenin hocalarınm adlarını, senedlerini, rivayetleri, mektupları ve benzer kaynaklan içeren kayıt defteri veya kitabı için kullandığı ad.
betûl
Erkeklerden armmış ve kendini Allah’a adamış (kadm). 2. Bundan dolayı Hz. Meryem ve Hz. Muhammed’in kızı Fâtıma için kullanılan lâkap. Bundan dolayı Hz. Meryem ve Hz. Muhammed’in kızı Fâtıma için kullanılan lâkap.
Mâlik
Mâlik a. (dlL) [Ar.] İslâm inancına göre, cehennemi idare eden meleklerden biri için kullanılan ad.
hizip, -zbi (II)
hizip, -zbi (II) a. [< Ar. hizb] tas. Belli konularda veya amaçlarda kullanılmak veya okunmak için düzenlenmiş, özellikle de tarikat üyeleri tarafından okunması gelenek hâlini almış dualar için kullanılan bir tasavvuf terimi. Bu dualar, Ara…
arş (II)
arş (II) a. [Ar.] tas. Bir varlık mertebesi olarak nesneler âleminin başlangıcı olarak tanımlandığı gibi tasavvuf ehlince Allah’ın zuhur ve tecellî edeceği bir "tenezzül makamı” olarak da nitelenmiş ve “arşu’lhüviyet” terimi de kullanılmışt…
cevâmi'ü’l-kelîm
Hz. Peygamber’in hadislerinde az sözle çok mana ifade edebilme yetisi ve öteki peygamberlerden daha üstün bir özelliğe sahip olma özelliğini ifade eden terim. Bu söz aym zamanda Kur’ân-ı Kerîm için de kullanılmıştır.
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…
Medine sözleşmesi
Medine sözleşmesi a. Farklı din ve sosyal gruplar arasındaki ilişkileri, hukuk düzeni ve karşıhklı güven anlayışı temeli üzerine kurulmuş ve Hz. Peygamber tarafından Hicret (622) ’in hemen sonrasında Medine’de çoğu Yahudi olan farklı kabile…
derek
İki ikişi arasın da alım satım yapılan bir ma üzerinde üçüncü bir kişinin hak iddia etmesi durumunda, alıcı nın ödediği paranm geri almma smı garanti eden bir fıkıh terimi Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde “derk”, bir yerde de “derek” biç…