Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-3606- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 607
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Sûfî s. (^j^) [Ar.] (ç. b. klı sûfiyân ve sûfiyyûn)</p><ol class="term-meanings"><li>tas. “Tasavvufa ait, tasavvuf bilimiyle uğraşan (kimse), tasavvuf ehli.” anlamında kullanılan terim.</li><li>L Dinin emir ve yasaklarma sıkı bu sıkıya bağlı olan kimse, sofu, zaun hit, muttaki. n</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-2528- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 607
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Sûfî s. (^j^) [Ar.] (ç. b. klı sûfiyân ve sûfiyyûn)</p><ol class="term-meanings"><li>tas. “Tasavvufa ait, tasavvuf bilimiyle uğraşan (kimse), tasavvuf ehli.” anlamında kullanılan terim.</li><li>L Dinin emir ve yasaklarma sıkı bu sıkıya bağlı olan kimse, sofu, zaun hit, muttaki. n</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12947- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, yünlü, yün giyen anlamına gelen bir kelime. Hakk’a vâsıl olan kişiye, sûfî, yolda süluka devam edene de, mutasavvıf denir; sûfî, vusul; mutasavvıf usûl ehlidir. Sûfî kendi nefsinde fanî, Allah ile bakîdir. Sûfî, nefsin alışkanlıklarından kurtulmuş, hakikatlerin hakikatine ulaşmıştır. Cüneyd, sûfîlerin, sadece Allah’ın bildiği tarzda, Allah ile beraberliğe sahip olduklarını söyler. Bişr ise sûfî’yi, “kalbini Allah için saflaştıran kişi” olarak değerlendirir. Onlara sûfiyye denilmesi, onların Allah huzurunda, ilk safta bulunmalarından kaynaklanmaktadır. Ki bu, onların himmetlerinin Allah’a yükselmesiyle, yani, kalpleriyle O’na yönelmesiyle olur. Bir başka görüşe göre, özellikleri ehl-i suffe’ye benzediği için, bu topluluğa sûfiyye denilmiştir. Bir kanaata göre de, sûf, yani yün giydikleri için, sûfiyye adını almışlardır.</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Sûfî s. (^j^) [Ar.] (ç. b. klı sûfiyân ve sûfiyyûn)
- tas. “Tasavvufa ait, tasavvuf bilimiyle uğraşan (kimse), tasavvuf ehli.” anlamında kullanılan terim.
- L Dinin emir ve yasaklarma sıkı bu sıkıya bağlı olan kimse, sofu, zaun hit, muttaki. n
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, yünlü, yün giyen anlamına gelen bir kelime. Hakk’a vâsıl olan kişiye, sûfî, yolda süluka devam edene de, mutasavvıf denir; sûfî, vusul; mutasavvıf usûl ehlidir. Sûfî kendi nefsinde fanî, Allah ile bakîdir. Sûfî, nefsin alışkanlıklarından kurtulmuş, hakikatlerin hakikatine ulaşmıştır. Cüneyd, sûfîlerin, sadece Allah’ın bildiği tarzda, Allah ile beraberliğe sahip olduklarını söyler. Bişr ise sûfî’yi, “kalbini Allah için saflaştıran kişi” olarak değerlendirir. Onlara sûfiyye denilmesi, onların Allah huzurunda, ilk safta bulunmalarından kaynaklanmaktadır. Ki bu, onların himmetlerinin Allah’a yükselmesiyle, yani, kalpleriyle O’na yönelmesiyle olur. Bir başka görüşe göre, özellikleri ehl-i suffe’ye benzediği için, bu topluluğa sûfiyye denilmiştir. Bir kanaata göre de, sûf, yani yün giydikleri için, sûfiyye adını almışlardır.