ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 32/76
01hürmet-i hafîfe
hürmet-i hafîfe a. Bir veya iki talak üe oluşan haram. hürmet-i musâhere a. Evlüik münasebetiyle oluşan akrabalıktan doğan haramlığı ifade eden terim. İslâm inancına göre, evlilikten doğan akrabalık sebebiyle kendileri ile evlenilmesi yasak…
Vedâ hutbesi
Hz. Muhammed’in Vedâ haccı sırasında Arafat, Mina ve çevresinde yaptığı hitapların İslâm geleneğinde topluca anıldığı ad. Can, mal ve namus dokunulmazlığı; faiz ve kan davalarının kaldırılması; emanet, aile hukuku, kardeşlik ve dinî sorumlu…
Lohusalık
Doğumdan sonraki toparlanma dönemi. Bu sırada görülen kana fıkıhta nifas denir. Nifas hâlinde namaz ve oruçla ilgili hükümler hayız hükümleriyle birlikte ele alınır; tutulamayan oruçlar daha sonra kazâ edilir, namazlar kazâ edilmez. Sürenin…
enel-hak
Hallâc-ı Man- < sur*un söylediği “Ben Hakkım?’ j anlammdaki bu söz, sonradan terimleşmiş ve yaygmlaşmıştır. ş Bu sözü söylediği ve ulûhiyet ya m da hulûl iddia ettiği gerekçesiyle e Hallaç öldürülmüştür. e
Hızır günleri
Hızır günleri a. Halk arasında yaz günlerinin başlangıcı sayılan 6 mayıs “hıdrellez” günü başlayıp 26 ekim (8 kasım) gününe kadar 186 gün süren eski takvim dönemi için kullanılan bir terim h {bk. hıdrellez).
Baht
Talih, nasip ve kişinin payına düştüğü düşünülen hayat şartları. Farsça kökenli kelime halk ve edebiyat dilinde iyi veya kötü talihi anlatır. İslâmî düşüncede baht bağımsız ve kör bir güç değildir; kader, insan iradesi, sebepler ve sorumlul…
Hıdırellez
Hızır ile İlyas’ın buluştuğuna inanılan bahar bayramı. Anadolu ve Balkan halk kültüründe 5 Mayıs gecesi ile 6 Mayıs günü kutlanır; bereket, sağlık ve dilek gelenekleriyle ilişkilidir.
Gusül
Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinden temizlenmek amacıyla bütün bedeni yıkama. Halk dilinde boy abdesti de denir. Ağza ve burna su vermekle bedenin kuru yer kalmayacak biçimde yıkanması Hanefî mezhebinde guslün farzlarıd…
hızlân
Buyruklarmı yerine getirmeyen kullardan Allah’ın yardımmı ve mağfiretini h kesmesi ve bu kullarını kendi hâllerine terk etmesi anlamında kullanılan kelâm terimi; “nusret, tevfîk, lütuf’ karşıtı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de üç ayette geçmekted…
Kur'ân kursu
Kur’ân kursu a. Kur’ân-ı k Kerîm’i doğru ve aslına uygun biçimde, yani “tecvid” (bk. bu madde) usullerine göre okumayı öğretmek, ezberletmek amacıyla oluşturulan kurumlar için kullanılan terim. Bu kurum başlangıcmdan beri “dârü’l-Kur’ân, dâ…
müdrec
(jtjaA [< Ar. dere] 1 Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinin as İmda bulunmadığı hâlde baz sahabenin konunun iyi anlaşıl ması amacıyla metnin araşma ekledikleri kelime veya ibare. 2 Hadis biliminde, bir hadisin se nedinde veya metninde bulun mayan, son…
ârid
Tasavvuf inancında, sûfînin kalbine birden bire doğan ilham ve bundan dolayı oluşan ruh hâli.
efrit
Toplum içinde ahlâkî davranışlarda ılımlı hâlin altmda bulunan sapmalar; “ifrat” (bk. bu madde) karşıtı.
Teheccüd
Yatsı namazından sonra uyuyup gecenin bir bölümünde kalkarak kılınan nâfile namaz. Vakti yatsıdan fecr-i sâdığa kadardır; iki rekâttan başlanarak çift rekâtlar hâlinde kılınır. Kur’ân’da gece ibadeti özellikle İsrâ sûresinin 79. ve Secde sû…
karz
GAâ) [Ar. ] fik. İslâm hukukunda, altın ve gümüş benzeri para değerinde bir malı veya buğday, arpa gibi eşdeğer bir malı geçici bir süre için eşdeğerinin geri verümesi ilkesine bağlı olarak birine veya birilerine ödünç verilmesi konusunda k…
takriri sünnet
takriri sünnet a. Hz. Peygamber’in Müslümanların söylediği bir söz veya yaptığı bir davranıştan haberdar olduğu hâlde bu konulara karşı çıkmaması durumu için kullanılan terim. Bu sünnet, aynı zamanda bu eylemlerin tasvip edildiği anlamına g…
tefrîd
Hiçbir dünya hâlinin sûfîyi etki altına almaması, onun nefsi arzulardan sıynhp Allah’a yönelmesi.
Hasta ziyareti
Hastanın hâlini sormak, ona moral ve yardım vermek amacıyla yapılan ziyaret. İslâm ahlâkında müminin diğer mümin üzerindeki haklarından sayılır. Ziyaret kısa tutulur, hastayı yoracak konuşmalardan kaçınılır, ümit veren sözler söylenir ve du…
gâ'ib
Uli) [Ar.] Şiî fırkalarınca ölmediği hâlde toplum içinde görünmeyen ve bir gün döneceğine inanılan liderler.
Sühreverdiyye
İslâmî tarikatlerinden 13. yüzyılda ortaya çıkan, Ebû Hafs Şehâbeddin Ömer es-Sühreverdî (öl. 632 / 1234) ’ye nispet edilen bir tarikatın adı ve bunun için kullanılan terim. Kuruluş yıllarını Bağdat yöresinde gerçekleştiren bu tarikat, önce…
a mîrâs
a mîrâs a. (il[< Ar. “verâset” ve ğe “irs”] Ölen bir di kimsenin arkada bıraktığı mal, zı mülk veya değerli eşya. Mîrâs mı, hukuku, İslâm dininin önemli yi konularından biridir. Bu önem, m Kur’ân-ı Kerîm’den ileri gelğu mektedir. Şöyle ki y…
sâni
İslâm dünyasında, daha çok kelâm bilginleri tarafından Allah ve hâlik ismi yerine kullanılan terim.
hâcet namazı
hâcet namazı a. Bir ihtiyacm karşılanması ve ortadan kaldırılması veya çok arzu edilen bir konunun gerçekleşmesi için Allah’a dua etmek amacıyla kılınan namaz için kullanılan bir terim. Dört sünnî mezhep ve Caferîlerce “müstehab” (bk. bu ma…
gaybet (II)
gaybet (II) a. (. c^ [Ar. ] Şiâ mezhebi çerçevesinde, “isnâaşeriyye” (bk. bu madde)nin on ikinci imamının ölmeden önce insanlar arasından kaybolup gizlenmesi inancı. Bu konuda ilk iddia, Hz. Ali’nin ilâh olduğu ve kıyamet öncesi dönerek dün…