ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
106 sonuç · toplam 1049 · “Halife” · 3/5
01hal'
[Ar.} Sözlük anlamı, “çıkarmak, çözüp almak, soymak.” olan bu söz, “İş başında bulunan bir devlet başkanının görevden uzaklaştırılması, tahtından indirilmesi.” anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. İslâm hukukçuları bir halifenin veya devl…
imâmü'l-kıbleteyn
Hz. Peygamber’in “Bakara suresi” nin 144. ayeti uyarınca kıblesini “Mescidi Aksâ” (bk. bu madde)dan Kâbe’ye çevirmesi ve Medine’deki “mes-cid-i kıbleteyn” içinde öğle ve ikindi namazlarını kıldırmasmdan dolayı kendisine verilen bir başka un…
Cerrâhiyye
Halvetiyye-Ramazâniyye tarikatının Nureddin Cerrâhî’ye nisbet edilen bir kolu. Bu tarikatın kurucusunun sahabeden Ebû Ubeyde b. Cerrâh soyundan geldiği ve İstanbul’da Cerrahpaşa semtinde doğduğu için “Cerrâhî” adını aldığı rivayeti yaygındı…
da'vâlı
Bir mahkemeye başvurularak biri hakkında dava açılan veya hakkında şikâyetçi olunan kimse; eşanlamlısı “müdde'â aleyh” n da'vet a. [Ar. ] İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtm…
harfûş
(j. ^^ [Ar. ] Memlûk devleti döneminde büyük şehir lerin etrafmda yerleşik aşağı ta bakadan olan halk. 1 Hâricîler öz. a. Hz. Ali döneminde “SıfBn Savaşı” (Temmuz 657) nda Ali b. Ebu Tâlib’in Komutanı ) Eşter Muaviye ordusuna son darbeyi vu…
dârü’l-hilâfe
Ha lifeliğin bulunduğu merkez İstanbul
ehlüT-hâl veT-akd
Devlet başkanmı seçmek veya azletmek yetkisine sahip olan heyet, anlamında fıkıh terimi. Bu terim, Şia ile ehl-i sünnet arasında imamet, halifenin iş başına getiriliş yöntemi ve meşru yönetim konularmdaki tartışmalann alevlendiği dönemde ku…
hulefâ
[Ar.halîfe’nin ç. & “Bir yerden ayrılanın yerine ge çen kimse.” anlamma gele “halîfe”nin çokluk biçimi ola bu söz, Hz. Peygamber’in ölü münden sonra İslâmın koruyu cusu ve dinî lideri olan kimsele için kullanılan bir terimdir, çâr yâr (bk.…
hulefâ-yı râşidîn
Ömer’in neşesinde şeriat, Hz. üş Osman’ın neşesinde tarikat, r! Hz. Ali’nin neşesinde hakikase ti görme anlamında terim. rıhulefâ-yı râşidîn ç. a. Dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osmı, man, Hz. Ali). Hz. Peygamm ber’den sonra halif…
n da'vet
İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtma, Müslümanları dinî maçlarını k yerine getirmeye teşvik etme an, lamında olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektep dir ve tü…
Dinde Bid'at
Peygamber efendimiz ve O'nun dört halîfesi zamânında olmayıp, dinde sonradan ortaya çıkarılan bozuk inanışlar, sevap kazanmak niyetiyle yapılan ibâdetler. Dinde yapılan her türlü değişiklikler, yenilikler ve reformlar. (Bkz. Bid'at)
Fâtımîler
Aslen mecûsî olan Meymûn el-Kaddah'ın neslinden gelen Ubeydullah bin Sa'îd'in etrâfında toplanan, kendilerinin hazret-i Fâtıma'nın neslinden geldiklerini iddiâ eden; Mısır, Kuzey Afrika, Filistin ve Sûriye'de 910-1171 seneleri arasında hükü…
Tersa Beçç
Farsça, Hıristiyan çocuğu. Mürşid-i Kâmilin çocuğu veya halifesi. İlâhî cezbe ile gönüllere gelen manevî ilaç.
Ta'yîn (tâyin)
1.Bir malın cinsini, miktârını, yerini belli etmek. Alış-verişte bir mal ta'yin edilirse, teayyün eder yâni ta'yin edilen malın kendisini vermek, teslim etmek lâzımdır. Benzerini, hattâ iyisini alması için müşteri zorlanamaz. (Ali Haydar Ef…
Kîsâniyye (keysâniyye)
Şiânın kollarından. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekâfî'nin kurduğu bozuk fırka. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekafî'nin bir adı da Keysân olması sebebiyle Keysâniyye denilmiştir. Bu fırkaya Muhtâriyye veya Bedâiyye de denir. Hazret-i Ali'nin oğlu Mu…
Kilâbiyye
Ebû Abdullah Kilâb'ın kurduğu bozuk fırka. Yetmiş iki bid'at (sapıklık) yolunun esâsı dokuz fırkadır. Bunlar hâricî, şiî, mu'tezile, mürcie, müşebbihe, cehmiyye, dırâriyye, neccâriyye ve kilâbiyyedir. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi…
Emânât-I Mukaddese
İslâm dîni ve târihi bakımından büyük önem taşıyan, Peygamber efendimize ve diğer din büyüklerine âit bâzı mübârek şahsî eşyâ ve hâtıralar. Mukaddes emânetler. Bunlar: Hırka-i Saâdet, Seyf-i Nebevî, Nâme-i Saâdet, Mühr-i Seâdet, Dendân-ı Se…
Elyesa' Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. İlyâs aleyhisselâmdan sonra peygamber olarak gönderilmiş ve Mûsâ aleyhisselâmın dînini yaymakla vazîfelendirilmişti. İsmi Kur'ân-ı kerîmde bildirilmiştir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buy…
Karâmita
Milâdî dokuzuncu asırda Hamdan Karmat tarafından kurulan bozuk fırka. İsmâiliyye ve Bâtıniyye de denir. Kûfe'de tüccârlık yapan Hamdan Karmat, Kûfe yakınındaki Dâr-ül-hicre adını verdiği yere bir konak yaptırıp, burayı müstahkem (sağlam) bi…
Kâlib Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Yâkûb aleyhisselâmın on iki oğlundan Şem'ûn'un neslindendir. Babasının ismi Yuknâ'dır. Kendisine Yûşâ aleyhisselâmdan sonra peygamberlik verildi. Mûsâ aleyhisselâma bildirilen dînin emir ve yasak…
Yezîdîler
Hazret-i Ali'ye düşman olan ve şeytana tapan kimselerin mensûb olduğu bozuk fırka. İbâdiyye fırkasının kurucusu Abdullah bin İbâd'ın adamlarından Yezîd bin Enîse'ye uydukları için bu adı almışlardır. Emevî halîfelerinden Yezîd'in bunlarla h…
âdette Bid'at
Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem ve dört halîfesi zamânında olmayıp, ibâdet etmek ve sevâb kazanmak niyyeti ve kasdı olmaksızın sonradan meydana çıkarılan şeyler. Âdette bid'at, hadîs-i şerîfde dalâlet (sapıklık) olarak bildi…
Melik-İ Adûd
Hükûmeti, idâreyi kuvvet zoru ile ele geçiren kimse, sultan. Buna halîfe-i câire de denir. Biz bu işe peygamberlikle ve Allah'ın rahmeti ile başladık. Bundan sonra hilâfet ve rahmet olur. Ondan sonra, melik-i adûd olur. Ondan sonra da, ümme…
Ebû Türâb
Peygamber efendimizin amcasının oğlu, dâmâdı, Cennet'le müjdelenen on kişinin ve dört büyük halîfenin dördüncüsü, Allahü teâlânın arslanı hazret-i Ali'nin "Toprağın babası" mânâsına gelen lakabı. Peygamber efendimiz bir gün mescide girdiğin…