Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

1055 sonuç · toplam 2366 · “şer'î” · 3/44

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ferâşet-İ Şerife

Feraset, Arapça süpürmek anlamına gelen bir kelimedir. Kabe’yi ve Peygamber Efendimiz (s)’in türbelerini süpürme görevine, “ferâşet-i şerife” adı verilir. Bu işi yapacak kişiye “Ferâşet-i Şerife Beratı” verilirdi. Bu görevlinin istanbul’da…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Lihye-İ Şerif

Arapça, şerefli, değerli sakal demektir ki, tâbir Hz. Peygamber Efendimiz’in (s) sakalı için kullanılır. Peygamber Efendimiz (s) traş edilirken, sahabe-i kiram teburrüken bir hâtıra olarak kıllarını toplardı. Bunlar zamanla nesilden nesile,…

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Liva-İ Şerif

Arapça, şerefli sancak demektir. Peygamber Efendimizin (s) sancağı. Bu bayrak, Topkapı Sarayında Mukaddes Emanetler Bölümü’nde muhafaza edilmekte olup, eskiden isyan ve savaşlarda açılır, ihtilal ve savaş bitince, katlanıp tekrar yerine kon…

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Matbah-I Şerif

Arapça, şerefli mutfak demektir. Bu tâbir, özellikle Mevlevîler’e aittir. Mevlevî tekkelerinde, bir dervişin ilk terbiye yeri mutfaktı. Konya’da “Âsitâne” adıyla da anılan merkez dergâhta iki önemli mekân vardı. 1- Yemeklerin piştiği mutfak…

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mukâbele-İ Şerif

Arapça, şerefli mukabele demektir. Mevlevi zikr tören(ayin)ine, Mukâbele-i Şerif denirdi. Bütün muhiblerin iştirakini sağlamak üzere, tatil olan cuma günü yapılırdı.

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sancak-I Şerif Şeyhi

Seferde, Sancak-ı Şerif ile beraber bulunan sâdâttan olan zat hakkında bu tâbir kullanılır. Bunun yanında Sancak-ı Şerif altında bulunmak üzere bir kısım sâdât da sefere giderdi. Savaş sırasında Sancak-ı Şerif, altında bulunmak üzere, bir k…

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Serîr

Arapça, yatak, döşek, taht gibi anlamları ihtiva eden bir kelime. İlâhiyye makamında (Mekâne) bulunan Rahmani mertebe.

↗
08
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Sikke-İ Şerife

Mevlevîlerin giydikleri sikkeye denir. Şerefli sikke anlamına gelir.

↗
09
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mescid-İ Şerîf

Mescid-i Nebî. Medîne şehrindeki Mescid-i şerîf'i hicretin birinci senesinde Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Eshâb-ı kirâm ile birlikte yaptılar. Hicretin ikinci senesi, Receb ayında, kıblenin Kudüs'ten Kâbe'ye dönmesi emrolununca…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lenger

Tâcın başa oturan, çoğu zaman destarın çevresine sarıldığı alt bölümü. Bazı sembolik açıklamalarda şeriat evi, üst kubbe ise tarikat kubbesi olarak yorumlanır.

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müjgânlı tâc

Alt kenarına kirpik görünümünde siyah yün saçak veya kürk şerit dikilen tâc tipi. Bazı Kadirî ve Nakşibendî örnekleriyle ilişkilendirilir.

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âbaü'l-ahval

(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âdâb

İ) t. Edep Uyulması gereken görgü kuralları, göz önünde tutulması gerekli olan esaslar, izlenmesi gereken yol yordam. En iyi hal ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen esaslar. tas. Süfilerin uydukla…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ahlak

ع Huluk, Huy. Huylar, beşeri davranışlar. tas. Huluk, nefsin bir melekesi olup o sayede fiiller, düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden kolaylıkla meydana gelir. Biri güzel, diğeri çirkin olmak üzere ahlak iki kısımdır. İlkine ahlak-i hamide…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Alevi

ى) se) Ali'ye bağlı tas. a Hz. Ali'nin soyundan gelen, seyit-şerif. b Ali'ye varan tarikat silsilesi. e Kızılbaş.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âlim

¢. Ulema Bilgin; ilim ehli. tas. a Yüce Allah'ın, kendi zatını, sıfatlarını, fiillerini ve isimlerini, yani bunların tecellilerini yakin yolu (ilme1yakin) ile temaşa etme mertebesine çıkardığı kimseler. Söz konusu hususları müşahede yoluyla…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

A‘mâl-i zâhire

Zahiri ameller, şer'i fiiller, şeriat ulemasının incelediği ve hükümlerini tespit ettiği insan fiilleri. Ahkâm-ı hakikat, ahkâm-ı şeriat.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Amel

ع A'mâlı. Fiil, iş, eylem, hareket, davranış. 2. tas. Şeriat ve tarikat gereği olarak yapılan her işe ve tâate amel denir. Amel dini, ahlaki ve ruhi fillerin hepsini kapsar. Bildiğini uygulama alanına koyana âmil, koymayana amelsiz denir. B…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âmme

Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arz

Yer, yeryüzü. tas. a İnsan bedeni ve rızkın zuhur mahalli olan yeryüzü. b Arz halk (yaratık), ondaki zinet ise Hak'tır. c Hakk'ın sıfatlarına sema, halkın sıfatlarına arz denir. d Arz, süfli âlem, fesat âlemi; sema, salah âlemi, ulvi âlemdi…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ashab-ı suffe

1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aşk

Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ateşbaz

تشبا 1) >. Atesle oynayan. 2. Mevlevilikte aşçı dede. Ateşbaz-ı veli makamı Mevlevi tekkelerinde dervişlerin terbiyesine mahsus olan mutfak müştemilatında bulunan meydan-ı serif teki beyaz post. Ateşbaz-ı veli ocağı Mevlevi tekkelerinde lok…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ayin

Merasim, tören, âdet, usül, nizam; şekil, kanun, kaide. tas a Tarikat ehlinin kendi aralarında belli bir usül ve düzene göre topluca icra ettikleri zikir, dini merasim, semâ. b Bütün din mensuplarının, Mecusilerin, Yahudilerin ve özellikle…

↗