ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 21/100
01ferâğ kaydı
ferâğ kaydı a. Yazma eserlerin sonuna konulan eserin istinsah bilgilerini içeren not. Bu kayıt notu “kad veka'a’l-ferâğ” ifadesi ile başladığı için bu terim kullanılmıştır. Buradaki satırlar “ketebehu” ibaresiyle başlarsa “ketebe kaydı” (bk…
ferâğ
Glü) [Ar.] fik. Sözlük anlamı, “Bir işten ayrılıp boş kalmak olan bu söz, bir kimsenin kendi üzerinde bulunan gayrimenkul bir mal üzerindeki hakkını bir başkasına verme anlamında fikıh terimi.
kamîs
(^^ [Ar.] fik. Ölünün kefeninin bir parçası için, boyun hizasmdan ayaklara kadar uzanan, yeni ve yakası olmayan bol gömlek için kullanılan terim.
Kalederiyye
Dünya değerlerine veya nimetlerine itibar etmeyen, içinde yaşadıkları toplumun ortak değer yargılarına karşı çıkarak kendi yaşama felsefesini ön planda tutan kalendermeşrep sûfîler ve bunların oluşturdukları zümreler için kullanılan ortak a…
teoloji
Tanrı bilimi, “ilâhiyât” (bk. bu madde). teravih, a. [Ar.] Ram ayma özgü olmak üzere namazmdan sonra kı namz. Hz. Peygamber, bu n zı özellikle kıldığı için ve mazan ayını inanarak ve se nı Allah’tan bekleyerek kimsenin geçmiş günahları b la…
hadîs usûlü
hadîs usûlü a. Hadis biliminde, hadislerin hangilerinin sağlıklı veya kabul edilebilir olduğu, hangilerinin zayıf veya ret edilmesi gerektiği konularmı inceleyen büim dah için kullanılan terim, “ilmü’l-hadîs” (bk. bu madde).
Kâmiliyye
Ali’yi ilk halife olarak görmeyen veya ona karşı çıkan ashabın kâfir olduğunu ileri süren ve Ebû Kâmil adlı bir kişiye bağh oluşan ve gelişen fırka için kullanılan terim.
sûr
“Ses çıkaran eğri boynuz.” anlamında olan bu terim, kıyamet gününün alâmeti olarak üflenecek boru için kullanılmıştır.
fâcir
Uş.ü) [Ar.] Sözlükte, “Yalancı, zina yapan, âsi.” anlamındaki bu terim, İslâmî inançta şirk, yalan, zina, hırsızlık gibi Allah’ın ve Hz. Peygamber’in haram kıldığı işleri ve hareketleri yapan ve ahlâk dışı davranışlarda bulunan, günahkâr ya…
evhaş-Allah
“Allah acı göstermesin! Allah kaza belâ vermesin! ” anlamında bir iyi dilek sözü. levh-i mahfûz a. [< Ar levhü’l-mahfûz ] Kâi natta var olacak ve meydana ge lecek olayları, değişimleri veya yok oluşları düzenleyen İlâh takdirin kayıtlı bulu…
tenkis
fik “Azaltma, eksiltme.” anlamında olup borçlarm kanunî veya makul hadlere indirilmesi.
guluv
Sözlük anlamı, “Sınırı ve haddini aşmak, belirlenen çizginin ötesine geçmek.” olan bu söz, “Kur’ân ve sünnetin çerçevesi dışında İslâm anlayışını zedelemek ve bu anlayışın sınırlarını aşan ve “ehl-i sünnet” cemaati tarafından pek hoş karşıl…
Şüf‘a hakkı
Paylı bir taşınmazdaki hissenin üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşa öncelikle satın alma imkânı veren hak. Kullanım şartları ve süreleri hukuk sistemine göre belirlenir.
suç
İslâm inancma göre, işlene yene cezâî yaptırımlar uygucu lanması öngörülen yasak eylemler için kullanılan terim. lir
namazın şartları
namazın şartları a. Namaz ibadetini eda etmeden önce bir müminin sağlıklı bir ibadet için gerekli koşulları ya da durumları yerine getirmesi için kullanılan terim. Bu şartlar ikiye ayrılmaktadır. Birincisi, namazm dışındaki şartlar; İkincis…
enfiisî
Türk-İslâm düşünce dünyasında “âfâkî” (objektif) karşıtı olarak sübjektif nitelikli bütün sezgi, delil ve tecrübeler için kullanılmış olan kelâm, felsefe ve psikoloji terimi.
berâ'et
(£1 ^ [Ar.] huk. Sözlük anlamı “Borçtan kurtulma, bir kimseden uzaklaşıp onunla ilgiyi kesme” olan bu söz, bir İslâmî hukuk terimi olarak “Bireyin hukukî veya cezâî sorumluluğunun olmaması veya ortadan kalkması” anlamında kullamlmıştır. “be…
tecessüs
İslâm düşünce dünyasında, bir kimsenin öğrenilmesini istemediği özel durumunu merak etme, araştınp soruşturma anlamında bir ahlâk terimi. techîz a. [Ar.] İslâmî inan göre, ölen bir kimsenin yıka masmdan kabre defnedilmes kadar yapılması ger…
şeyh-i imâret
İmareti idare eden, yoksul ve kimsesizleri kollayıp gözeten kimse. şeyh-i necdi a. ^ j^ mec. Şeytan. şeyh-i kebir a. (j^ ^i) t Mevlevîlik tarikatın Sadreddin Konevî için kul nılan terim. şeyhü’l-cebel a. (J^JI j^ Haşhaşîler olarak nitelen İ…
tâ sin mim
tâ sin mim a. [Ar.] Kur’ân- Kerîm’in. “Şu'arâ suresi” nin başmda bulunan ve kendi adlarıyla okunan harfler; bk. hurûf-ı mukatta'a tatavvu a. ^) [Ar.] Hanefî mez hebi inancma göre, farz ve vacip ibadeflerin dışında meşru görü len ibadet ve t…
Basit
Sözlük anlam “Yaymak, cömertlik etmek, se vindirmek” olan bu söz “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güze isimleri)dan olup “Dilediğine rız kı bol veren” anlamıyla Allah’ın sıfatı olarak kullanılmış olup Kur’ân-ı Kerîm’de dokuz ayet te geçmektedir.…
müvelledûn
müvelledûn ç. a. bk. muhdesûn müteverrî a. [Ar. ] fik. Şeri hükümlerine göre yasak, güna ve haram olan veya haram olm şüphesi bulunan şeylerden s kınan kimse. mütkın a. [Ar. ] Hadis bi minde, sağlam, dikkatli, güven lir ravi veya muhaddis a…
müstakim
Çuüuu) [Ar.] Sözlük anlamı “Doğru, doğruluktan m şaşmayan.” olan bu söz, hadis biliminde “sahih hadis” karşılığmda bir terim. Bu söz, ayrıca, “ceyyid, mahfûz, nehîl, sabit, m sâlih” (bk. bu maddeler) terimleriyle eşanlamlı olarak kullanılmı…
emânet (I)
emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifa…