ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
59 sonuç · toplam 179 · “Renc” · 2/3
01medrese-nişîn
Medrese öğrencisi veya medreseli. ç. mefhar a. [< Ar.fahr] “Övünme, iftihar etk me.” anlammdaki bu söz, bazı e kelime veya terkiplerle birlikte yeni terimler yapmak için kullanılmıştır. e ^
Ashâb
Sâhib kelimesinin çoğulu; arkadaşlar ve bir kimsenin çevresinde bulunanlar. Dinî kullanımda özellikle Hz. Peygamber’i mümin olarak görüp iman üzere vefat eden sahâbîlerin topluluğunu ifade eder. Kelime ayrıca bir mezhep imamının öğrencileri…
meclis (I)
meclis (I) a. [< Ar. cülûs] Belli bir amaca yönelik toplu çalışmaların yapıldığı yer. Bu tür meclisler, çalışmanın yapıldığı konulara göre adlandırılmaktadır: ilim meclisi, zikir meclisi, tartışma meclisi gibi. Ayrıca “meclis”ler, hocanın a…
tâlip, -bi
tâlip, -bi a. [Ar.] Hadis biliminde, hadis öğrenmeye yeni başlayan ve bu konuda uzmanlaşmaya başlayan, kendini bu konuya veren kimse veya öğrenci. tas. Bir tasavvuf yoluna girmeyi amaçlayan kimse anlamında kullanılan tasavvuf! terim.
kırâ'at (II)
kırâ'at (II) a. [Ar. ] Namazın aher bir rekâtında kıyam duruen munda iken Kur’ân-ı Kerîm’den ayetler okuma için kullanıre lan terim. Namazda bu okuma, e sesli veya sessiz olmak üzere iki yi şekilde yapılmaktadır. Namazda an “kırâ'at”ın okun…
âs
Kitap, sünnet ve icmâda hükmü bulunmayan bir meseleye, aralarmdaki bağ sebebiyle, bu kaynaklardan birinde bulunan bir meselenin hükmünü vermek anlamında fıkıh terimi. § tam. kıyâs-ı fukahâ a. ( ^ ^U) fik. Fıkıh bilginlerinin üzerinde birleş…
bâb
Kapı, medhal. 2. Dergâh, başvurulacak büyük kapı. 3. Bir kitabın bölümleri: Bâb-ı evvel, bâb-ı sânı. 4. gr. Fiillerin kök biçimi: sülâsi bâb, rübâî bâb. 5. din. Mezheplerde dinîhiyerarşik makam veya unvan. Özellikle Şiâ geleneğinde imamm en…
kitâbet
kitâbe-i seng-i meza a. Mezar taşl rının üzerine nakşedilm ölen kişinin kimliği ile du içeren yazı, mezartaşı kitab si. kitâbet a. [Ar.] Hadis bi minde Hz. Peygamber’in hadi lerinin sahabe veya tâbiîn d neminde yazılı olarak tesp edilmesi i…
softa
O manlI eğitim sistemi içind medrese öğrencisi. mec. B inanca veya görüşe körü körün bağlanan, geri kafalı veya tutuc kimse
vakf-ı hayrî
mle Gelirleri yoksul kimseler, öğrarı renciler gibi kimselere ayeya rılmış olan vakıf. lâm
İmâm-ı Âzam
“En büyük imam” anlamındaki unvan. Hanefî mezhebinin imamı Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit için kullanılır. Ebû Hanîfe 8. yüzyılda Kûfe’de yaşamış; fıkıh düşüncesi öğrencileri Ebû Yûsuf ve Muhammed eş-Şeybânî başta olmak üzere sonraki Hanefî âli…
e'imme-i selâse
“Üç imam” anlamında u kullanılan bu terim, İmam a Ebu Hanife ile öğrencileri Ebû Yûsuf ve Muhammed için kullanılmıştır
imâmet-i uzmâ
imâmet-i kübrâ imâmeyn a.ç. [Ar.imâm sözünün tensiye (müennes) biçi mi.] İki imam anlamma gelen bu terim, Ebû Hanîfe’nin iki öğren cisi olan Ebû Yûsuf’ üe Mu hammed b. Haşan eş-Şeybân için kullanılmıştır. § tam. İmâmeyn-i
meclis (II)
e Hadis biliminde, / uzman bir kimsenin hadis tespie ti üzerine öğrencileriyle yaptığı a toplantı için kullanılan terim ve k bu tür toplantılarda yazılan hae dislerden oluşan eserlere veric len ad
kerâmet-i sugrâ
“Küçük keramet” olaer'î rak adlandırılan bu terim, yaateşe dayanıklı olma veya alyanmama, su üzerinde batan madan yürüme, uzun mesave feyi kısa sürede katetme gibi dehafif kerametler için kullanılmıştır. Sûfîler bu tür keye ramete pek itiba…
ders-i âmm
ÇL^jj) Müderrislerin cami ve n benzeri yerlerde verdikleri al ders, va’az. 2. Medreselerde k öğrencilere, camilerde halka ı ders veya va’az verme yetkia- sine sahip müderris. Bu uni. vanı alabilmek için medreser den mezun olduktan ve ica /…
Âdâbü tâlibi’l-hadîs
Hadis öğrenen öğrencinin uyması gereken ilmî ve ahlâkî kurallar. Niyetin düzeltilmesi, hocaya ve rivayete saygı, metni dikkatle yazma, ezber ve mukabele, kaynağı doğru gösterme ve öğrendiğiyle amel etme başlıca esaslardır. Bu adla müstakil…
Sabır
1.1.8. Sabır ve Şükür Mutasavvıfların üzerinde önemle durdukları ve eserlerinde uzunca yer ayırdıkları sabır ( ربصلا) ve şükür (ر كشلا) kavramları hemen tüm tasavvuf kaynaklarında yer alan terimlerdir.197 Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib el- Mek…
Meydan Rehberi
Bektaşî ıstılahı. Tarikata intisab eden (giren) can (derviş)’a kılavuzluk yapan kişiye denir.
Kelime-İ Şehâdet
"Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh" mübâreksözü. Mânâsı şöyledir: "Görmüş gibi bilir ve inanırım ki, Allahü teâlâdan başka, varlığı lâzım olan, ibâdet ve itâat olunmağa hakkı olan, hiç ilâh, hiçbir kims…
Kur'ân-I Kerîm
Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize kadar ilk nâzil olduğu şekilde tevâtürle, yalan söylemeleri mümkün olmayan üstün vasıflı insanların bildirmeleri ile gelen…
Ecîr
Bir işi yapmak için kendi kuvvetini veya san'atını kirâya veren, çalışan kimse, işçi.
Belâ
Allahü teâlânın insanları imtihan etmek, denemek için verdiği maddî ve mânevî üzüntü, sıkıntı, musîbet, âfet. Kulumu bir belâ ile ibtilâ (imtihân) ettiğim vakit sabreder ve ziyâretçilerine beni şikâyette bulunmazsa, ona etinden iyi et, kanı…
Takvîm
Zamânı; sene, ay, hafta, gün ve saat gibi sâbit bölümlere ayıran, dînî-millî gün ve bayramları gösteren cetveller. Ramazân-ı şerîfin birinci gününü anlamakta takvimlere güvenilmemelidir. Çünkü oruç, gökte yeni ayı görmekle olur. Peygamberim…